|
Serdar Sadık Şimşek
BU POLİTİKALARIYLA AKP'NİN 'ALEVİ AÇILIMI' BİR "ASİMİLASYON OPERASYONU"NDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR!
NEDEN Mİ? BAKIN ANLATALIM:
Bugünlerde Alevi olmak nasıl bir duygudur diye düşünür dururum. İnsanlarımız arasındaki kardeşlik duyguları birlik ve beraberlik duyguları öylesine yok edilir bir hal alıverdi ki görmezden gelmek mümkün değil.
Özellikle batıda yaşayan birkaç kendini bilmez doğu'nun ve Anadolu'nun ne tür sıkıntılar içerisinde olduğunu bilmeden ahkâm kesiyor. Aleviler ve diğer etnik kökenli yurttaşlarımız aşırı uçlar tarafından hedef gösteriliyor. Türkiye cumhuriyeti devleti kurulurken öncülük eden aleviler laik devlet sistemine yine bugünlerde sahip çıkan en büyük topluluklardandır.
Aleviler Cumhuriyetten önce de Anadolu'nun bir azınlığı değil aksine bir bütünlüğüdür. Aleviler bir azınlık değil toplumun büyük bir parçasıdır. Toplumun büyük bir parçası olan Alevilerin sorunları burada yazmakla bitmez ancak görünen bir şey de vardır ki aleviler inançlarını özgürce yaşayamamaktadır. İnançlara saygının esas olması gerektiği demokrasilerde her yurttaş inancı ve düşüncesi gereği özgür olmalıdır. Alevilerin ibadet yeri olan cemevlerini cümbüş yeri olarak niteleyen anlayışın günümüzde var olduğu aşikârdır. Alevilerin taleplerinin en başında gelen cem evlerinin ibadethane statüsüne getirilmesi isteği yerine getirilmemekle birlikte laik cumhuriyetin Diyanet İşleri Başkanı tarafından da anlaşılması güç bir şekilde reddedilmektedir.
Cami yerine cem evine giden Alevilerin Müslümanlıktan kopacağını iddia etmek son derece yanlış bir beyandır. Kimin Müslüman olup olmayacağına bir diyanet işleri başkanı karar veremez. Diyanet işleri başkanı sadece bir mezhebin temsilcisi değil farklı din ve mezheplere mensup yurttaşların temsilcisi olmalıdır.
Alevilerin ibadet yeri cem evleridir. Yüz yıllardır bu topraklarda var olan aleviler Anadolu'nun bir bütünüdür ve Anadolu'nun bugünlere kadar gelmesindeki en büyük etkendir. Alevilerin inançlarını yok saymak ve asimile etmeye kalkışmak tarihsel bir suç olmakla birlikte insanların inançlarından ötürü dışlanmasından başka bir şey değildir.
Cem vakfı başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan hocamızda dediği gibi, Anadolu'yu 13. asırda Müslümanlaştıran alevi bir anlayış vardır. Sünni Anadolu yoktur keza sünnilerin sayısı azdır. Anadolu'da göreceğiniz camiler değildir. Dergâhlardır, Türbelerdir… Anadolu'yu Müslümanlaştıranlar büyük Alperenlerdir. Horasan erenleridir.
Hiç bir tarihi kaynağa dayanmadan genellemeler yaparak Müslümanlığın bir mabedi var oda camiidir demek, alevi toplumunu dışlamakla birlikte tarihi bir yanlışa sürüklenmenin en acı bir şekilde açıklanmasıdır.
Cemevi caminin alternatifi söylemi kendilerinin bir söylemidir.. Kur'an hükümlerini herkes istediği biçimde anlar ve ona uygun biçimde dilediği yerde ibadetini yapar Allah'ı ile buluşur, bunun için insanların bir başkasından izin alması gerekmemektedir…
Değerli dostlar hal böyle olunca insanlar arasındaki kardeşlik ve bütünlük duyguları da adım adım yok olmaktadır. Bugün asırlardır bir arada yaşadığımız Alevi-Sünni Türk-Kürt vatandaşlarımız uygulanan yanlış politikalar ve söylemler sonucu birbirlerine düşman edilmeye çalışılmaktadır.
Yalan yanlış beyanlar ve bilinçsizce yapılan açıklamalar bu tür ince konular hakkında bilgisi olmayan insanlar nazarında kötü sonuçlara yol açmaktadır. Örneğin meclis çatısı altında bir milletvekilinin çıkarak haince bir tutumla Alevilik inancını ateistlikle aynı kefeye koyması oldukça büyük yankı uyandırmış ve alevi toplumunu son derece rencide etmiştir.
Yine aynı şekilde kendini prof dr olarak gören birisinin alevi kadınlarına hakaret etmesi daha doğrusu küfür etmesi ve suçlaması bizleri rencide etmekle kalmamış adeta gerim gerim gerilmemize sebebiyet vermiştir.
Bu söylemler kendi eşlerine analarına bacılarına söylense acaba ne hissederlerdi düşünmek bile istemiyorum.
Bizler bir Türk değil'de bir kürt olarak doğabilirdik ve yine aynı şekilde alevilere karşı gelenler de Sünni değil'de bir alevi olarak doğabilirlerdi. İnsanlar doğarken ırkını, inancını ve cinsiyetini seçme hakkına sahip değillerdir.
Her insan doğar, yeri ve zamanı geldiğinde de ölür ve gider ancak bu süre içerisindeki dünyada yaptıkları ve yapamamış oldukları onun yaşamı içerisinde iyi yada kötü bir şekil de yer alır.
Alevi inancında ayrımcılık yoktur, ne dinsel nede ırksal bir ayrım söz konusu değildir. Alevilik inancı'nı yanlış tanıtan anlatan ve lekelemeye çalışanlar tarihsel bir suç işlemektedirler.
Bugün geldiğimiz süreç içerisi'nde Alevilik inancı törpülenmeye çalışılmakta ve bir takım kişilerce de asimilasyona uğratılmaya çalışılmaktadır.
Toplum içerisi'nde özellikle tarikat bağı olan kişiler Alevileri dışlamakla kalmamakla birlikte onları asimile etmeye çalışmanın yanı sıra Alevileri sürekli olarak hedef haline getirmek istemektedirler. Vahşice hakaretler yağdırılmakta ve bu toplum rencide edilmektedir.
Alevilik oysaki onların anlattığı karaladığı gibi bir inanç ve yaşayış şekli değildir. Alevilik; İslam'ı benimseyen, Allah'ın birliğine inanan, Hz. Muhammed'i Peygamber kabul eden, kitabı Kur'an olan, Hz. Muhammed'in Ehlibeyt'ini seven, namazı, niyaz ile bütünleştiren, kıyam, rüku ve secdesi ile ibadetini kendi lisanıyla yapan, ümmet yerine hür insanı, yaratanla yaratılan ayrılığını "Vahdet-i Vücut" ile birleştiren, Allah korkusu yerine, sevgisini benimseyen, Kuran'ın şekline değil, özüne inen akıl ve gönlü ile (Ruhsal olgunlaşma) olan bir tasavvuf yoludur.
Alevilik; Özünü insan sevgisinde bulan, Allah'ın insanda tecelli ettiğine ve zerresinden oluştuğuna, onun için de insanın ölümsüzlüğüne inanan, ibadetlerinde kadın erkek ayrımı yapmadan, kendi öz diliyle, semahıyla inancını yerine getirme biçimidir.
Alevilerin ibadeti ayin - i cemdir. Namaz değil !
Alevilerin orucu Muharrem'dir. Ramazan değil !
Alevilerin ibadet yeri cem evleridir. Camiler değil !
Alevilerin inanç önderleri dedeler ve babalardır. Mollalar değil !
Aleviler ibadetlerini saz eşliğinde yaparlar !
Alevilere göre okunacak en büyük kitap insandır !
Alevilere göre insan konuşan Kur'an'dır !
Alevilere göre devriye ve tenasüh haktır !
Alevilere göre semah Hazreti Muhammed'in müminlere armağan ettiği bir ibadettir.
Alevilere göre Hazreti Muhammed nebi, Hazreti Ali velidir.
Aleviler taştan bir binaya değil insana secde ederler.
Değerli dostlar bugün geldiğimiz süreç içerisinde fitne çıkarılmak istenmektedir. Barışı kardeşliği bozan davranışlar ve söylemler dış mihraklarca yönetilen bir takım çevrelerce uygulamaya sokulmak istenmektedir. Doğuda fitne çıkarılmak istenmekte olduğu aşikardır. Kardeşçe asırlardır yaşamış olduğumuz Kürt ve Türk bütünlüğüne zarar verilmek istenmektedir. Bugünlerde özellikle bir takım provokatörler süreçten de faydalanarak her kürdü hain ilan etmekte ve akla hayale gelmeyecek söylemlerle ithamlarda bulunmaktadırlar bunlar son derece yanlış şeylerdir.
Değerli dostlar ben bir kürt değilim ama belki kürt olarak da doğabilirdim. Yarın evleneceğim belki de eşim bir kürt olacak. Birbirimize kız vermişiz kız almışız aynı binayı aynı yolları paylaşmışız aynı çeşmeden su içmiş aynı köprüden geçmişiz. Birlikte ağlamış birlikte gülmüşüz. Kurtuluş savaşına giderken hainleri işgalcileri püskürtürken Ne Türk ayrımı ne de Kürt ayrımı kesinlikle yapmamışız.
Bugünler de ise kafası kapalı kutu içerisi'nde olan hiçbir tarihi bilgiye sahip olmayan bir takım çevreler özellikle provokatörler her kürdü vatan haini ilan etmeye kalkışmaktadırlar.Ama bilinçli halkımız kesinlikle bu oyunlara gelmeyecektir bizler bir toplum olarak iç içe yaşıyoruz..Öte yandan alevi Sünni barışını bozup bir fitne çıkarılmak istendiği açıkça ortadadır. Şimdi bizler bir bütün olarak bir millet olarak bu oyunları dikkatlice izlemeliyiz ve de değerlendirmeliyiz. Kardeşlik duygumuzu milli çapta bozmaya zedelemeye çalışan olaylara karşı durmak unutmayınız ki bireylerin elindedir. Bugünlerde bizleri bölmek parçalamak isteyenler öncelerde sağ sol dediler bölemediler Türk Kürt dediler bölemediler alevi Sünni dediler bölemediler şimdilerde ise laik anti laik şeklinde fitneler meydana çıkarmaya çalışmaktadırlar.
Bu oyunlara gelmemek alet olmamak bizlerin elindedir. Herkesin inancına saygı duymak bir birey olarak toplum içerisinde huzur olması için kesinlikle şarttır.Ulu önder Muhteşem Türk Atatürk'ün de dediği gibi toplumun kurtuluşu bireylerin kurtuluşuna bağlıdır.
Nasıl ayrılık gayrilik güdenler kendi içlerinde bir fayda sağlayamazlarsa toplum içerisinde de unutulmamalıdır ki bir fayda kesinlikle sağlayamazlar.
Ne Mutlu Dalgalanan Ay yıldızlı Bayrağın altında hür yaşayanlara!
Serdar Sadık Şimşek
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|