ALEVİLERİ HEDEF SEÇTİLER Öyle bir zamandan geçiyoruz ki birileri her telden çalmaya başladı özellikle de gücü elinde tutmayı amaçlayan çevreler her kesimden insanı kendi yandaşları yapmak için dörT koldan hücum ediyorlar..
Birisi Çıkıyor tek amacım ne olursa olsun şu şu şu belediyeleri kazanmak diyor oralarda benden olsun daha iyi olur anlayışı ile siyaset yaptığını zannediyor.
Bu ne biçim kindir Bu ne biçim bir davranış biçimidir anlamak elden değil ama son bir kaç gündür gündemden hiç düşmeyen alevi açılımı ise dikkate değer bir psigolojik hareket olduğu ne yazıkki her haliyle aşikardır..
22 Temmuz Seçimlerin`de ortaya çıkan tabloda siyasi iktidara oy vermeyen her iki kişiden birisi kesinlikle alevilerdir.
Aleviler Yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi`ne oy vermiş ve bu çizgisini asla değiştirmemiştir.Hedef bellidir Alevilerin oylarını da alabilmek için onlara bir türlü pisigolojik hareket başlatarak onları da yumuşatmak ve asimile ederek onlarında kollarını kırmak tek amaç olarak karşımıza çıkı vermektedir..
Ama bilinmelidir Ki Cumhuriyetimiz`in kurulmasında önderlik eden ve en büyük desteği veren aleviler Emperyalizmin oyununa gelen Büyük İsrail Projesi kapsamında bizleri yok etmek isteyenlerin tuzağına asla düşmeyecektir oyunu üç beş torba erzak için geleceğini düşünmeden verenlerin kervanına asla katılmayacaktır..
Alevi oylarına oynayanlara söylenecek tek bir laf vardır size biz neden inanalım meclis kürsüsünden hak isteyen canlarımıza ataist muamalesi yaptığınız için mi inanalım hiç sanmıyorum...Dilerim Aleviler Oy avcılığın`a izin vermez geçmişine ve geleceğine sahip çıkar çünkü öyle bir duruma getirildikki bugun var olma mücadelesi veriyoruz bu mücadele de bilinmelidir ki en kutsal mücadeledir.....
*** --- ***
Yargı`da Derin Sessizlik!
Binlerce hakim ve savcı ülkemiz`de görev yapıyor şuanki iktidar partisi AKP 4 binin üzerinde hakim ve savcıyı kendi hükümetine bağlı Adalet Bakanlığının etkili olacağı sınavlar ile atayacak.
İşin özü şudur ki mevcut kadronun yarısına denk gelecek büyük oranda bir sayı AKP`nin siyasi etkisi ile atanacak.Yüksek Yargının Bağımsızlığı için tarihi bir nokta olan bu değişime evre evre yaklaşırken yüksek yargıdan ses çıkmamasıda düşündürücüdür.....
``Yargı Kanadından Ses Çıkmaması Düşündürücüdür``
Kadrolaşma için bir dönüm noktası olacak bu girişime başta Anayasa Mahkemesi,Yargıtay ve Yüksek Yargı kurumlarından Hiç bir tepkinin gelmemesi şaşırtıcıdır..
Benim kanaatimce Cumhuriyetimiz`in değiştirilemez niteliklerini korumakla görevli başta Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı olmak üzere Anayasayı korumakla ve uygulamakla görevli Anayasa Mahkemesi ve Danıştay yetkilileri bu çok önemli girişimle ilgili bir açıklama hemen ve derhal yapmalıdırlar..
367 Kararrın`da red oyu veren ve Cumhurbaşkanı Sezer`in görev süresinin dolması ile birlikte ardından Anayasa Mahkemesi Başkanlığın`a gelen Haşim Kılıç`ın seçilmesi ile ortaya çıkan sessizliğin ardından akıllara gelen soruların başında yetkililer Çankaya`ya göre pozizyon alıyorlarsa taşrada görev yapan hakim ve savcılar soruyoruz size yargıyı nasıl koruyacaklar???..
Biri Bana bunun cevabını verebilirse sevinirim..
*** --- ***
``Türkçemiz`i Öldürmeyelim!..``
Türkçe`miz ne yazıkki her geçen gün yabancı kelimelerin girmesi ile birlikte çürüyor çürütülüyor.Ve Güzelim dilimizin Nasıl bir tahribata uğradığını hepimiz görüyoruz ama engel olmak için bir şey yapıyormuyuz?Ne Yazıkki Hayır..
Geldiğimiz noktada dilimiz öylesine bir tahribata saldırıya uğramış ki insalarımız aralarında konuşurken ``ok`` ``yes`` gibi kelimeleri kendi dillerinde sanmaya başlamışlardır..
Bir milleti yok etmenin ve kontrol altına almanın en etkili yolu kültürünü bozmak ve yozlaştırmak olduğu acı bir gerçekten ibarettir..
Öyle bir hale geldikki kendini bilmez dikkat çekmek uğruna ortalarda dolaşan liboş gerzekler yabancı dille anlaşmayı bir büyüklük sanıyor ve bazende türkçe konuştukları kelimelerin arasına ingilizce kelimeler karıştırarak konuşmayı tercih ediyorlar..
Bu durumdan da hiç rahatsız olmamaları nasıl bir durumda olduğumuzu gözler önüne seriyor...
Dilimizin kurallarını hiçe sayan konuşma tarzları sergileyen insanların yeri geldiğinde büyük milliyetçi oldukları gözlerden kaçmayan trajikomik bir durum.Kendileri ile çelişkiye düşen ama bunu onlara söylemedikçe asla farkına varamayan insanlar var. Türkçe yi basit ve sıradan bir dil gibi yorumlayan bu kişilerin kendilerini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak nitelemeleri açıkçası üzücü bir durum.
Türkiye Cumhuriyeti nin resmi dili Türkçe dir ve bu ülkede yaşayan insanların da kendi dillerini özenle korumaları gereklidir.Eminim ki bir çoğu anayasada yer alan bu maddenin kaldırılmasından rahatsız duymayacaklardır.Böyle düşünmemin sebebi ise Türkçe yi kullanış biçimlerinden başka bir şey değildir.
Özellikle msn de konuşurken ok yes gibi kelimeler kullanılmakta ve insanlarımız gittikçe Türkçe`mizi dilimizi karma karışık bir hale getirmektedir karşılarına çıkan eleştiren kişilerede cevapları hazırdır böyle alıştım naparsın::)
Şu unutulmamalıdır ki Türk Demek Türkçe Demektir Bundan Daha ötesi yoktur olmaz da olamaz da...
Türkiye`yi korumak önce dilini korumaktan kültürünü korumaktan geçer iyi bir hafta geçirmeniz dileği ile saygıyla kalınız...