|
Serdar Sadık Şimşek
Tüm dünyada bir bayram havasında kutlanan 1 mayıs ne yazık ki AKP' iktidarının ısrarları ve daha doğrusu inatları sonucunda ülkemizde bir savaş havasında kutlandı. Bütün bu yaşananlardan sonra kalkıp uzun uzun yorum yapmaya kesinlikle gerek yok. Ancak ben bireysel izlenimimi sizlerle paylaşmak istemekteyim.
Değerli okurlar 1 mayısı gerek işçilere ve gerekse'de İstanbullulara zehir eden bu zihniyete anlam vermek kesinlikle mümkün değildir. AKP bu uygulaması ile inanız ki bir kez daha demokrat olmadığını kanıtlamıştır. Hükümetin bu uygulamasını bir kenara bırakıp İstanbul Emniyet müdürü sayın Celalettin Cerrah'ı ele alacak olursak.
Her yer savaş alanına dönmüş,sokaklar adeta çatışma alanı gibi,işçilere gazlar sıkılıyor işçileri geçiyoruz bir acil servis de polisin gaz bombasından nasibini alıyor. Milletvekilleri baygınlık geçiriyor.Hatta ve hatta Şişli belediye başkanı Mustafa Sarıgül bile gaz bombasından etkilenerek rahatsızlık geçiriyor. Devamla;İşçiler tartaklanıyor,dayak yiyor bununla da kalınmıyor hiçbir suçu olmayan turistler de polis copundan nasibini alıyor ama bu yaşananlara rağmen İstanbul Emniyet Müdürü sayın Celalettin Cerrah çıkarak İstanbul'da olumsuz bir durum yaşanmadı her şey normaldir diyerek işçileri çıkarmadığı meydan'da resmen basın mensuplarının gözünün içine bakarak ve gülerek alay ediyor.Bu duruma tahammül etmek hiç de mümkün değildir.
İşte bu noktada dikkatlice düşünmek gerekir neden diyecek olursanız İstanbul gibi bir dünya şehrinin emniyet müdürü bunca yaşananlara rağmen çıkıp bu şekilde konuşamaz. Yapmış olduğu açıklama gerçekleri yansıtmamaktadır.
Televizyonlar,internet siteleri,radyolar ve tüm iletişim araçları olayları an ve an canlı yayınlarken ve bir çok vatandaşımız da bu yaşanan gerginlikten etkilenirken çıkıp olumsuz bir durum söz konusu değildir ve yaşanmadı demek gerek bu millete gerekse'de tüm emekçilere yapılmış en büyük bir saygısızlıktır.
Ama bu yaşananlardan elbette Sayın Cerrah sorumlu değil direk olarak özgürlüklerden bahseden AKP' iktidarı sorumludur.Dünyanın dört bir tarafında bayram gibi kutlanan 1 mayıs. AKP'li İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın verdiği talimat doğrultusunda "orantılı güç"ün şiddetine maruz bırakılmıştır. Dünyanın her yerinde kutlanan 1 Mayıs işçi bayramı , bizim ülkemizde ne yazık ki AKP iktidarı sayesinde tam bir vahşete dönüşmüştür.
Geçmişte işçi ile kavgalı olan,çiftçiye ananı da al git diyen,şehit ailesine askerlik yan gelip yatma yeri değildir diyen bir zihniyet bir kez daha gerçek yüzünü ortaya koymuştur. Demokrasiden ve özgürlüklerden bahsedenlerin yüzüne 1 mayıs'ta yaşananlar bir tokat gibi vurulmuştur.
Yaşanan bunca olumsuzluklardan sonra kuşkusuz ki demokrasi 1 mayıs 2008 tarihinde AKP' iktidarının elinden kurtulmayı başarmıştır.İktidara yalakalık yaparak gününü gün etmek isteyenler demokrasi tekelini ellerinde tutmaya çalışsalar da yaşanılan bu dehşet anları oyunun bozulduğunun en büyük göstergesidir.
12 eylül ruhu ile şiddete mağruz bırakılan işçi kesimi olası bir seçimde kimsenin kuşkusu olmasın bu iktidara en ağır yanıtı verecektir.
Şişli'de yaşanan bu gerginlik ve daha sonra Tüm ülkeyi gerim gerim geren bu zihniyetin ürünü çatışma ortamı sonrasında iktidarı savunanların köşe bucak kaçtığını ve orada yaşananları hiç bir şey olmuyormuş gibi haberlerine yansıtmalarına hiç mi hiçbir anlam veremedim sanırım bu gidişle sizler de veremeyeceksiniz.
Ülkemize bu utanç görüntüsünü yaşatanlar bu millete ve ülkenin bel kemiği olan işçi kesimine altından kalkılamayacak bir utanç günü yaşatmıştır. Dünyada bayram gibi kutlanılan işçi bayramını emekçilere zehir eden bir anlayışı desteklemek kesinlikle mümkün değildir.
Bizlere bu günleri yaşatanlara diyecek hiçbir şey bulamıyorum! Ne diyelim her şey açık ve ortada yaşananlar yalan da değil uydurmada değil. Yorum ve değerlendirme sizlere kalmış!
Türkiye kısmen özgür ülkeler arasında!
Ülkemiz basın özgürlüğü'nde bile kısmen özgür ülkeler arasında yer aldı.Özgürlüklerden bahseden bir anlayışın iktidar olduğu ve 1 mayısı işçilere zehir eden bir anlayışın basın özgürlüğünde bile pek de özgür olmadığını ortaya koyan bir rapor açıklandı.
Hem de bu rapor ülkemizde'de değil okyanus ötesinde' ABD'de sivil toplum kuruluşu Freedom House'un (Özgürlük Evi) 2008 yılı basın özgürlüğü raporunda yer aldı.
Raporda ülkemizin basın özgürlüğünde kısmen özgür ülkeler arasında yer aldığı ifade edilirken ''özgür ve adil milletvekili seçimlerinin'' yapıldığı da dikkate alınarak gidişatın olumlu yönde yol aldığı ifade edildi.
Bir bakıma yurdumuz gerçeklerini yansıtmış gibi düşünmek gerekse de milletvekili seçimleri özgür ve adil bir şekilde yapılmamaktadır. Uzun uzun anlatmaya hiç gerek yok bir çok milletvekili genel başkanının listesi sonucunda seçilmektedir. Yani halkın değil parti liderinin istediği olarak mecliste genel başkanına hizmet edecek milletvekilleri seçime aday olarak sokulmaktadır.
Yani bu bakımdan da ülkemizin özgür olduğu kanısına varmak pek de mümkün değildir. Basının taraf tutarak çıkar ve menfaat ilişkilerini de ön plana çıkararak yayın yaptığı günümüzde milletin gerçek sesinin yansıtıldığını söylemek ne yazık ki oldukça zordur.
Özgürlüklerin hakim olduğu,barışın ve kardeşliğin hoşgörünün yer aldığı bir gün geçirmeniz temennisi ile kalın sağlıcakla..
Serdar Sadık Şimşek
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|