|
Serdar Sadık Şimşek
BAŞLIĞI okuyucunca sakın şaşırmayın ülkemiz de ne yazık ki ölüler üzerinden siyaset yaparak hala yükselebileceğini düşünen siyasetçilerimiz var.
Sakın yanlış anlamayasınız, bu kastettiğim şehit olan askerlerimiz filan değil. Evine ekmek götürme derdinde olan gariban işçilerimizin tuzla tersanelerinde yaşamını yitirmesi ile ilgili...
Günlerdir ülkemizin gündeminde olan tuzla tersanelerindeki dramatik olaylar birilerinin 'siyasi rant' kapısına dönüştürülmek istenmektedir.
Şehitler üzerinden siyaset yapmak yetmemiş olacak ki sağdan soldan herkes ölüler üzerinden siyasi rant elde etme gayreti içerisine girmiş durumda.
Almanya'daki ırkçı saldırlar da yanarak yaşamını yitiren yurttaşlarımızın acısını paylaşmak için Almanya'ya giden Başbakan Recep Tayip Erdoğan'a Ludwigshafen'de meydana gelen acı olay nedeni ile anıt yaptırılıp yaptırılmayacağı sorulmuş ve bunun üzerine Erdoğan'da ''Bu tür olayları anıtlaştırmak bana göre gelecek nesillere farklı olumsuzlukları yansıtır. Biz, bu tür olayla ebediyete intikal edenleri kalkalım kendi değerlerimizle, dualarımızla analım." demişti.
Erdoğan'ın hiçbir icraatına katılıp desteklemeyen biri olarak 'doğruya doğru' misali bu sözüne bende katılıyorum…
Bu anıtlar dikildiği zaman, bu anıtın altına siz bir tanım getireceksiniz. Ve bu tanımı getirdiğiniz zaman bunun gelecek nesillere bir kin, bir nefret tohumu ekmeyeceğini kim garanti edebilir?
Böyle acı bir olay sonrasında kim ne derse desin duymuş olduğum en mantıklı cevaplardan biri idi başbakanın verdiği bu yanıt.
Nevval iş başında!
Şimdiler de ise bir hanımefendi çıkmış modası geçmiş bir politik anlayış ile tuzla tersanelerinde yaşanan ciddi olayları siyasi rant malzemesi yapmaya kalkışıyor ve tuzla tersanelerine anıt dikilmesini de talep ederek ölüler üzerinden siyasi rant elde etmeye yelteniyor.
Kim mi bu kadın?
Bir aralar Fethullah Gülen hocaefendi ile röportaj yapıp tanınan, tanınmakla da kalmayıp hocaefendi sayesinde şöhret olan ve onun cemaatine katılan bununla da kalmayıp her kesimin dikkatini üzerin de toplamak için hoca efendi ile ilgili yazılarının yanı sıra aşktan meşkten de bahseden renkli bir isim.
Her alan da yer olma duygusu içerisinde olan bu hanımefendi öyle ki basın ve Gülen cemaati yetmediği için siyasete de atılmış bir vatandaşımızdır.
Her ne kadar cemaati iktidar partisine yamayamasa da, o Demokrat Parti'ye katılmış ve gittiği her yerde eski genel başkan Mehmet Ağar'ı öve öve bitirememişti.
O kadar çelişkili bir görüşe sahip ki, seçim öncesi öve öve bitiremediği Mehmet abisini seçim sonrasın da Demokrat Parti kazanamayınca ilk terk eden de o olmuş ve seçimin Mehmet Ağar yüzünden kaybedildiğini resmen ilan edivermişti.
Dün öve öve bitiremediği Ağar'ı seçim hezeyanı sonrasında ilk terk eden bu hanımefendi sonrada hızını alamayarak genel başkanlığa aday olmuştu.
Ama ne yazık ki o kadar uğraşına rağmen Demokrat Parti teşkilatlarından beklediği desteği alamadı ve Süleyman Soylu'nun ekibine girerek genel başkan yardımcısı olu verdi.
Evet bu isim Nevval Sevindi…
Günümüz de modası geçmiş bir siyasi anlayışla tuzla tersanelerin de ne olup bittiğini bilmeden, yaşananlardan habersiz bir şekilde ucuz siyaset yaparak kalkıp işçilerin de dediği gibi bir siyasi olarak çözüm üretmek yerine, anıt dikilsin demesi son derece yanlış ve üzücüdür.
Ölüler üzerinden siyasi rant elde etmeye çalışanların kimse kusura bakmasın da benim nazarım da dini siyasete alet edenlerden hiçbir farkı yoktur.
Tuzla tersanelerindeki yaşanan olaylara çözüm üretmek yerine kalkıp anıt dikilsin demek son derece yanlış ve siyasi anlayışa yakışmayan bir üsluptur.
Muhtemeldir, genel başkan Süleyman Soylu bu hanımın dikkatini çekip uyarmıştır.
Çünkü gördüğümüz kadarıyla Sayın Soylu şu ana kadar hamaset yapmadı, realist bir politika izledi.
Serdar Sadık Şimşek
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|