Uzun süredir kulislerde konuşulan kapatma davası Cuma günü itibari ile açıldı. Süreç Bu pazartesi başlıyor.
Bu dava ile birlikte kuşkusuz gerek ülke gerekse dış dünya adeta sarsıntı yaşadı. Bu dava diğer kapatılan partilerin davasından çok farklı bir dava. %47 oyla iktidara gelmiş tek başına iktidar olmuş bir partinin kapatılması söz konusu.
İlginç bir gelişme ise Piyasaların özellikle de borsaların kapanması beklenerek dava bir anda ülkenin gündemine Cuma günü bomba gibi düştü.
Cumhuriyet halk partisi hariç bir çok kesimden net bir görüş ortaya konulmadı. Malum İktidara destek veren medya ise olayın şokuna girmiş olacak ki demokrasiye darbe flaşları ile haberleri duyurma tercihini seçtiler.
Orta da örtülü bir ekonomik kriz yaşanırken insanlar gelecekten ümitsiz ve de zor durumda iken bu kapatma davasının açılması kim ne derse desin iktidarın işine gelmiştir.
Günü kurtarmak anlayışı ile iktidar yürüten değerli muhteremler sürekli milleti yapay gündemlerle oyaladılar meşgul ettiler.
Hiçbir zaman gerçek gündem maddeleri masaya yatırılmadı. Hep yapay gündemlerle gündem meşgul edildi. Neden mi ?özelleştirmelerde ki dalgalanmaların önü kesilsin diye. Neden mi? insanlar gerçekleri konuşmasın sürekli oyalansın diye.
Süreç o kadar akıllıca işletildi ki iktidara gelen bu anlayış yeniden iktidara gelebilmek için Türkiye'nin bütün kurumları ile tartışmalı hale geldiler.
Benden olmayanla işim olmaz anlayışı ile muhalif kesimler ve içlerinde Cumhuriyet kaygısı laiklik kaygısı olan herkesle tartıştılar kavga ettiler.
Her kesimde kadrolaşma zihniyeti içerisinde olan bu anlayış ülkenin en yüksek makamı Cumhurbaşkanlığı seçiminde bile içlerinde laiklik kaygısı olan herkesle tartıştılar..
Toplumu gerdiler. Sonuç olarak 367 engeline takıldılar.Ama bu sürecide akıllıca kullanan bu anlayış dindar cumhurbaşkanını seçtirmediler diyerek mazlum ve mağdur edebiyatı da yaparak milletin gerçekleri görmesini engellercesine insanların dini duygularını da siyasete alet ederek rekor denilecek bir oranla iktidara geldiler.
Geçmişlerin' de laiklik ile Cumhuriyetimizin ilkeleri ile sorunu olanlar her nedense bir anda biz değiştik o görüşte değiliz söylemlerini geçmişlerini unuttuğumuzu sanarak bizlere anlatmaya başladılar.
Ama her düşünen ve kaygı duyan insanlar gibi bizler de unutmadık ve asla da aklımızdan çıkarmadık ve çıkarmayacağız da.
Son Türban meselesin' de ortaya attıkları söylemler de yine kuşkusuz ki toplum arasında bir ayrımcılık ortamı yarattı.
Ama benim herkes gibi merak ettiğim bundan sonra ne olacağıdır?
Şayet kapatılma gerçekleşmezse AKP mağdur edebiyatı yapacak ve önümüzde ki yerel seçimler de rekor denilecek bir oranla seçimi önde götürecektir.
Bakın bizleri durdurmak için hangi yollara başvurdular önümüzü kesmek için ellerinden geleni yaptılar diyeceklerdir.
Bunun tam tersi olur da AKP kapatılır bu kişilere de siyasi yasak getirilirse bu seferde kahraman unvanı almak için yine mağdur edebiyatı yapacaklardır.
Kendilerinin çok başarılı olduklarından dem vuracaklar her şeyin iyiye gittiğini ifade edip birilerinin engel olduklarını dile getireceklerdir.
Yaptıkları özelleştirmeler aldıkları kararlar böylelikle sumen altı edilecek ve bu insanlar hesap vermeden milletin gözün de kahraman olarak süreci yırtacaklardır.
Sonrasın' da ise yep yeni bir parti ile bu görüştekiler ortaya çıkar yine aynı ilkelerle hızlarını kesmeden durmak yok yola devam diyerek süreci devam ettirmeye kalkışırlar işte bu noktada özellikle muhalif partilere büyük görevler düşüyor kendi içlerinde ayrışmak yerine bütünleşerek Cumhuriyetin ve laikliğin zaafa uğratılmasına engel olmaları gerekmektedir..
Ama sumen altı edilmemesi gerekenler de bir bir ortaya çıkarılmalı kim haklı kim haksız milletin de anlaması sağlanmalıdır.
Türk milleti'ni İMF,AB,ABD oyunları ile ayrıştırmaya çalışanlar bilmelidir ki tarihte mandacılığı red eden bu millet yaşananların farkındadır. Gidişatın farkındadır. Planların üzerinde plan oyunların üzerinde de oyun olduğunu bilmektedir ve el ele vererek de bu oyunları bozacaktır bundan hiç ama hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır.