Tornacı dükkanı işleten Ahmet Amca Sen Çalışmaya devam et vergini de aksatmadan ödemeye aman ha dikkat et.
Yanında çalışan İşçin Musa'ya da maaşını eksiksiz ver ha bu arada unutmadan sigorta primlerini de aksatmadan yatır, çocuğun hiç değilse sosyal güvencesi olmuş olur..
Babacığım Seni de unutmak istemem sen de nede olsa esnaf adamsın Tornacı Ahmet Amcaya dediklerim Senin İçin de geçerlidir.Umarım sen de bu dediklerimi unutmadan dikkate alırsın..
Klasik bir giriş yapmak istedim değerli okurlar; şuan geldiğimiz nokta çok içler acısıdır insanlar arasında giderek bir uçurum oluşmakta ve çalışan emekçilerin hakkı dağıtılan yardımlarla erzaklarla gasp edilmektedir.
Biz çalışan insanlar vergimizi ödeye duralım evin de çalışmayan yan gelip yatan yurdum insanı dağıtılan erzaklar yardımlar sayesinde de krallar gibi yaşasın.
Sonra da yetkililerin dağıttıkları bu yardımlara karşı çıkanları da aymazlıkla suçlayalım ne güzel değil mi?
Bir takım çevreler önce vatandaşı fakirleştiriyor sonra da siyasi istismar için biz sosyal devletiz diyerek tonlarca kömür poşetler dolusu erzakları fakirleşen insanlara ulaştırıyor yetinmiyor resmen partisinin reklamını yaparak insanları rencide ederek bu yardımları dağıtıyor.
Sonra da biz sosyal devletiz diyerek geçiştiriyorlar .
Yok kardeşim ben çalışan anlının teri ile ekmeğini kazanan bir vatandaş bir işletmeci olarak kabul etmiyorum ve bu olanları içime sindiremiyorum.
Tamam dağıt yine yardımını dağıtma diyen yok ama yardıma gerçekten muhtacı olanlara dağıt.
Devletin parasını seçim yatırımı adı altında dağıtırsan babalar gibi bütçen de açık verir zarar da edersin sonra birer birer tüm milli kuruluşları özelleştirme adı altında elin yabancısına da babalar gibi satarsın..
Biz sosyal devletiz kimse kusura bakmasın da sadakacı devlet değiliz.İnsanları fakirleştirmek ve sürekli yardıma muhtaç hale getirmek yerine iş verelim,çalıştıralım anlının teri ile evine ekmek götürmesini sağlayalım.
Yardıma muhtaç hale getirip önüne oyunu alabilmek için sadaka atacağımıza sosyal güvencesini sağlayalım iş verelim iş aşını da çalışarak kendisi götürsün evine..
Bizim iş bilirler ne yapıyor yok olmaz diyor bununla da kalmıyor çocuk parası veriyor düşünün bir benim çalışan memur vatandaşım üç kuruşluk maaşla evini geçindirmek için ter döküyor.
Babalar gibi yan gelip yan yatan çalışmayan vatandaş da çocuk başına bilmem kaç ytl para alıyor.
u başlı başına bir yanlıştır 5-6 çocuğu olan bir adam çalışmaz çalışsa da yardım almak için erzak almak için ve kömür almak için kendisini sigortalı yaptırmaz niye yaptırsın ki çocuk parasını kim almak istemez.
Sonra da bir güzel bütçe açık verir yaptığımız özelleştirmelerle övünür dururuz.
Yaklaşan yerel seçimler öncesin de birileri şimdiden kaleleri almak için girişimlere başlamış gazetenin birin de yer alan habere göre erzak dağıtımına yeniden start verenler yoksullara ayrı zenginlere de ayrı ikramlarda bulunacaklarmış.
Bu düpe düz siyasi istismardır bunun başka bir izahı olamaz insanlara bunu anlatmak gerek ama ne yazık ki anlatsan da yoksulluğa alıştırılmış vatandaş dan olumlu tepki alamazsınız geçenler de Nihat Genç çıkmış demiş ki Atarsın önlerine birkaç kilo erzak birkaç torbada kömür alırsın oylarını demiş bilmiyorum Nihat Genç haklı mı?Haksız mı?ona da artık siz karar verin.
Sosyal devletiz sadakacı değil ama böyle giderse gidişat çok kötü insanlar tembelliğe alışacak ve birilerinin siyasi çıkarı siyasi istismarı için,yardımlarını bekleyecek dolayısı ile de insanlar arasında çalışan kesimin emekçinin hakkı yenmiş olacaktır.
Bunu aklı başında hiç kimse kabul edemez ve de içine sindiremez.
Son olarak gündemi gerim geren adeta kör düğüme dönüştüren türban meselesine kısa bir şekil de kendimce yorum yapmak istiyorum.
Dünya Microsoft'un Yahoo'yu 45 milyar dolara almasını konuşuyor adeta ekonomi de ve de teknolojide çığır açior biz ise ülkemizin gelişmesine sürekli engel olarak yapay gündemlerle tartışıyor günümüzü saçma sapan boş işlerle geçiriyoruz.
Ağlanacak halimize gülüyoruz yeter artık yapay gündemlerle ülkemizin gelişmesine engel olacağımıza bütçe açığını konuşalım.
Satılan milli kuruluşlarımızı tartışalım ve neden niçin satıldığını soralım haykıralım milyonlarca genç işsizimizin sonunu düşünelim.
Yazık ki ne yazık koyun gibi sürüklenmek istemiyorsanız gece yatarken Allah aşkına bu vatanı kurtaran o ulu muhteşem Türk Atatürk'ü bir düşünün onun geleceğe ışık tutan sözlerini düşünün bursa nutkunu tekrar tekrar okuyarak geldiğimiz nokta ile özdeşleştirin.
Dünü bugünü değil de geleceği düşünerek geleceği yaşarak hareket edin yoksa bu yolun sonun da acı vardır ümitsizlik vardır gidilen yol doğru değil tamamı ile karanlıktır..