|
|
| |
Değerli dostlar birkaç gündür mail kutuma gelen eleştirilere tek tek yanıt vermek yerine bu köşeden sizlerin huzurunda yanıt vermek istedim.
Özellikle son birkaç gündür ülkemizde bir kutuplaşma ortamı hakim iken insanları fikirlerimizle ayrıştırmak yerine bütünleştirmek istedim. Saygıdan bahsettim sevgiden bahsettim ve en önemlisi de birliktelikten bahsettim. Ama ayrımcılık duyguları insanlarımızın içerisine o denli sağlam yerleşmiş ki bütünleşmek biraz zor olsa gerek.
İlk olarak Kanal Türk televizyonunun satışı ile ilgili olarak bir yazı kaleme aldım.Ortalığın toz duman olduğu bu satışta her iki tarafı eleştirenlerinde bir husumet içerisinde olduğunu belirttim.Tuncay Özkan'ın kanalı satarak bu zor süreç içerisinde mantıklı bir karar aldığını belirtirken aynı zamanda kanalı satın alan Akın İpek'i de ocu bucu ilan etmenin yanlış olduğunu dile getirdim.O yazıda da belirttiğim gibi Akın İpek son derece modern çağdaş aynı zamanda muhafazakar olmakla birlikte ulu önder Atatürk'ün izinden giden bu vatanı sahte vatanseverlerden daha fazla seven birisidir dedim.Kendisi hakkında ki izlenimlerimle medyada yer alanların uyuşmadığını dile getirdim.Sonuçta kanal satılmıştır ama satın alanda bir vatan haini değildir dedim. Bırakın kendisini çok yakinen tanımış olduğum kaynaşmış olduğum oğlu 16 yaşındaki Muhammed Ali İpek' de bu vatanı sahte vatanseverlerden daha fazla sevmekte ve ulu önder Atatürk'ün ilkelerine sahip çıkmaktadır. O minicik yüreğinde Atatürk sevgisi taşıyan Ali İpek bile medyada yer alan bu saçma sapan haberlere gülüp geçmektedir.
Değerli dostlar; .Bu konuda pek fazla bir değerlendirme yapmak istemiyorum nitekim önceki yazımda da dile getirmiştim. Tekrar okumak isteyenler yada okumamış olanlar varsa köşemin sağ kısmında Kanal Türk'ü satın alan Akın İpek vatan haini mi başlıklı yazımı okuyabilir ancak şunu da son olarak belirtmem gerekirse ortada kopartılan bu yaygaranın altında başka bir neden yatmaktadır. Geçtiğimiz yıllara kadar iktidarı elinde bulunduran bir takım basın güçleri ellerindeki bu iktidar gücünü kayb etmeye başlayınca ne yapacaklarını şaşırmış ve insanlara inançlarından dolayı saldırma yolunu seçmişlerdir.Ama hiç merak etmesinler biz aklı başında olan insanlar her şeyin farkındayız ve artık onların oyununa kesinlikle gelmeyeceğiz.
İnsanların inançları üzerinden bir şeyler elde etmek istemek son derece yanlıştır. Benim geçimimi ne Akın İpek nede Tuncay Özkan sağlamamaktadır. İkisinden de hiçbir beklentim yok ama kalkıp ta bana kaç para aldın? Sendemi onların tarafına geçtin diye mailler atar sorular sorup beni boğmaya kalkarsanız yanlış yaparsınız. Ben dün ne isem bugünde oyum görüşlerimi hiçbir kimse ama hiçbir kimse değiştiremez. Ben ne ocuyum ne bucuyum ben ulu önder Atatürk'ün izinden giden bir vatan evladıyım. Bu vatanı ben onun bunun aklıyla değil kendi aklımla severim.
İşte o yüzdendir ki ben tarafsız değil tarafım arkadaş. Yanlışa yanlış doğruya doğru diyenlerdenim,beni tanıyanlarınız bilir hemen hemen yaklaşık iki yıldır özellikle iktidarın birtakım yanlışları üzerine yazılar yazmaktayım.Bu yanlışları yazarken elbette bir tarafın dili ile konuştuğumuz yazdığımız olmuştur. Ancak iktidarın yine aynı şekilde doğruları olduğu zaman da doğrularını sizlerle paylaşmaktan hiç çekinmedim. Seçim öncesi belki de en sert muhalefet yapanlardan biriydim. Ancak şuan geldiğimiz noktada kalkıp ta hükümeti ve de yetkilileri hedef almak yerinde değildir.Bile bile benim yanlışa doğru dememi bekliyorsanız kusura bakmayın da daha çok beklersiniz. Doğruya yanlış demek manyaklıktır daha da ötesi alçaklıktır namussuzluktur.
Doğruya doğru demek yanlışa yanlış demek benim en büyük özelliğimdir ve olması gereken de budur. İnsanları bizler yazılarımızla düşüncelerimizle aydınlatmaktayız. Ama kalkıp sizlerle yanlış bilgileri paylaşırsak sizi aydınlatmak yerine karanlığa sürüklemiş oluruz.
Dedim ya ben tarafsız değil tarafım arkadaş;Ama haklıdan yana tarafım doğrudan yana tarafım.Ortada bir yanlış var ise buna sessiz kalmam kesinlikle mümkün değildir.Değerli dostlar bir hadisi şerifte geçtiği gibi ''haksızlık karşısında sesini çıkarmayan dilsiz şeytandır'' evet açık ve net söylüyorum haksızlık karşısında sesini çıkarmayan dilsiz şeytandır. Bende kim olursa olsun ne olursa olsun. Yanlışı varsa burada sizlerle yanlışını paylaşırım ve paylaşma yada devam ederim.
Ben gazeteciyim siyasetçi değilim ve inşallah bu yolda da büyük hocalarımızın izinden giderek bu yolda emin adımlarla yürüyeceğim.Kimse benden onun bunun silahlığını yapmamı beklemesin ümit etmesin. Bu köşeler insanları köşeye sıkıştırmak için değil de toplumu aydınlatmak için kullanılmalıdır. Bu köşelerden kalkıp birilerini hedef alıp birilerini de överek yalan yanlış yere sizleri yönlendirirsek kusura bakmayın da o zaman biz hem size hem de bu mesleğe ihanet etmiş oluruz.
Ben her şeyden önce bir siyasetçi değil bir gazeteciyim ve herkese eşit duygularla yaklaşmak zorundayım.Kalkıp ta kendi siyasi düşüncemi buradan sizlere empoze etmeye kalkarsam bir gazeteci değil açık konuşmak gerekirse bir militan olurum. Belirli bir görüş içerisinde bakış açısı içerisinde kalır kapalı bir kutu gibi buradan sizlere seslenir isem kendimiz çalar kendimiz de oynarız. Ortada bir seçim yok iken böyle bir atmosfer oluşmamış iken kalkıp bu köşelerden particilik yapmak kimse kusura bakmasında akıl işi değildir.
Kafalarında benimle ilgili soru işaretleri olanlara son olarak sadece şunu söylüyorum ben insanları olduğu gibi kabul eden bir yapıya sahibim. İnançlara saygı bekleyenlerdenim ama saygı beklerken karşımdaki başka bir inanca sahip olan kişiye de saygılı olan biriyim. Benim için bu topraklarda yaşayan insanların dili,dini,ırkı,inancı,cinsiyeti ve yaşayış şekli hiç önemli değildir. Benim için her insan eşittir. Ben insanları ocuydu bucuydu diye ayıranlardan değilim ve yine ben ne ocuyum ne bucuyum yukarda da belirttiğim gibi Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden giden,ulusal çıkarlarına sahip çıkan,her zaman haksızın değil de haklının yanında olan bununla da kalmayıp insanları ocuydu bucuydu diye ayıranlara inat biz biriz hepimiz birimiz için birimiz hepimiz için diyen Yeni Türkiye Hareketinin bir neferiyim.
Yıllardır insanlarımız sağcıydı solcuydu diye ayrıldı zıt kutuplara doğru yönlendirildi. Ben ocuyum ben bucuyum diyenler yüzünden bu gün bu hallerdeyiz. Atalarımız kurtuluş savaşına giderken sen ocusun ben bucuyum demediler. Yüreklerindeki kurtuluş aşkı ile savaşıp bu vatanı bizlere emanet ettiler. Ayrılık gayrilik gütmek yerine bir oldular beraber oldular.
İşte bu yüzdendir ki ben tarafsız değil tarafım arkadaş kim olursa olsun yanlışını buradan sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Yanlışları paylaşırken de o kişilerin doğrularını da sizlerle paylaşmayı kesinlikle ihmal etmeyeceğim..
21.Yüzyıl Türkiye sin'de insanlarımızı kutuplara ayırmak yerine bütünleştirmek birleştirmek hepimizin görevi olmalıdır. Unutmayınız ki ayrılık gayrilik güdenler kendi içlerinden nasıl bir fayda sağlayamazlarsa toplum içerisinde de hiçbir fayda sağlayamazlar.
Serdar Sadık Şimşek
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
|
|
Haberi Değerlendirin
Bu haber için oy kullanan 6 ziyaretçimizin puan ortalaması: 4,50
|
|
|