|
9 Ağustos 2007 20:53
Yaşanılan sürecin, toplumu sürü halinde bir yerlere sürüklemesinde ki fatura sola kesilip, Sol ölü ilan edildi. Oysa ki Sol’ un nabız atışlarını kontrol eden, her yaşam belirtisinde, üzerine tüneyip, boğmaya sesini kıstırmaya çalışan, bazı gizli odaklar, kim bilir? kaç kez Solu, soluksuz bırakmışlardı. Son yaşanan Seçim sonuçlarında, düşünme yetisini kaybettiği kanaatine varılan toplumunun, Pavlov’ un deneyinde ki gibi şartlı refleks göstermesi, zil çalınca topluma bir şey verilmediği halde, AKP ye koşarak oy vermesinin temelinde ki şartlanmışlık, dinsel öğelere bağlandı. Sonuçların AKP olarak çıkması, liberal sistemin bir parçası olarak görülen, halkın afyonu olan dinin, AKP tarafından kullanılmasından ibaret mi idi? Umberto Eco’ nun Evrensel faşizm olarak nitelendirdiği sekiz öğe, toplumu şartlanmışlığa, sürükleyen nedenleri şu şekilde açıklıyor. 1- Geleneğe tapınması 2- Modernizmin reddi 3- İr rasyonalizm ve eylem için eyleme tapılması 4- Eleştirel bakışa ve kültür kavramına duyulan tepki 5- Orta sınıfa seslenmesi 6- Komplo kuramının saplantılı düzeyde gelişmesi 7- Popüler elitizm 8- Sürekli olarak savaş ve kahramanlığın yüceltilmesi Evrensel faşizm, ABD kültürünün lokomotifini oluşturuyor. Toplumsal çürümeye neden olan, Yeni dünya düzeni dediğimiz olguyla halk kitleleri, kaosa sürükleniyor. Türkiye de ki Kapitalist toplumun anatomisinin şartlanmışlık dürtüsü de, evrensel faşizmle örtüşüyor. Türkiye’nin İslamlıkla şekillenen, siyasal ve ideolojik bir yapıya bürünmesi, 2. Dünya savaşı sonrası ABD ve Almanya ya dayanıyor. Türkiye de ki Solsuzluk sorunun kökleri, 1949 yılında 2. dünya savaşının hemen bitiminde kurulan NATO ya, 1952 yılında Türkiye’nin üye olmasıyla başlıyor. ABD nin o dönemlerde ki temel sorunu, Sovyet sisteminin yayılmasını önlemek, Kızıl tehlikenin, Sol siyasetin, dünyada şekillenmesini engellemek, bunun için örgütlü siyaset oluşturmak. Komünizme karşı oluşturulan, emperyalist organizasyona girecek üyelerin, gizli bir maddeyle Sol a karşı olmaları esas alınmış. NATO nun 1949 da yaptığı ikili anlaşmada ki gizli maddeye göre; NATO ya üye olmak isteyen devlet, komünizme karşı mücadele edecek, devlet kuruluşunu oluşturmak zorundaydı. Bu örgütte yer alacak kadrolar gizli tutulacak ve gizli oluşturulacaklardı. NATO üyeleri için öngörülen, Gladio (kontrgerilla) denilen gizli örgüt biçimi, Türkiye de 1952 yılında Özel harp dairesi olarak şekillendi. Böylece Türkiye siyasetine Sol’ un girmesi devlet eliyle engellendi. Tarihin en kanlı sahnelerini ülkemizde yaşatmış olan ve yaşatmaya devam eden örgüt, Pentagon politikası gereği, Solun her nabız atışına, kurşun atarak cevap verdi. Her kurşun yarası, Solun ayakta durmasını sağlayan organlarını zedeledi. Şimdi oturup ağıt yakılan Sol, bu ülkede kaç kez öldürüldü düşünmek gerek... Ve Son Söz ! Bin kez kırdılar Yine çiçekteyiz, yine meyvedeyiz işte Bin kez korkuyla boğdular zamanı Bin kez ölümlediler Yine doğumdayız işte, yine sevinçliyiz Bitmedi daha sürüyor o kavga Ve sürecek Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek... Serpil YILDIZ.
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Haber Yorumları (1 adet)
gencKurtulus
|
|
yaşasındevrimvesosyalizm!!
|
Kahpe kurşunlar, Kanlarımızda boğuldular, Kalleşlikler ve yalanlar, Çirkin yüzleriyle döküldüler meydana, Bizi öldüremediler, Diriltiler bizi, Çünkü biz Halkların Kurtuluşu Uğruna, Can kalkan etmeye kurşuna, Can asmaya boyunlarımızdan darağaçlarına, Yeminliyiz, Yeminliyiz, Yeminliyiz Kurtuluş'a kadar savaşmaya... Yaşasın Devrim ve Sosyalizm |
|
|
| 12.08.2007 14:09:48 |
|