|

Alevi Federasyonu, "Tüm Alevi kadınlar o...dur" kepazeliğine suç duyurusuyla karşılık vermeye hazırlanıyor. Tüm yetkililere "Yeter artık! Durdurun şu kepazeliği." çağrısı yapan ABF Genel Başkanı Turan Eser, bu tür saçmalıkları ortaya atan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
20 Mart 2008 21:23
ALEVİLERE HAKARET VE AYRIMCILIK İLKÖĞRETİM VE ÜNİVERSİTE MEZUNU
Asırladır süregelen asimilasyoncu, inkârcı ve kıyımcı politikaların, halen güncel tutulması, örtülü ya da açık şekilde işlenmesinden dolayı, Alevilere yönelik ayrımcılık, dışlama ve hakaretler artık devlet okulları, üniversiteler dâhil, hayatın her alanında yaşanan „sıradan olaylar" haline getirilmesinin, AKP hükümeti döneminde artması oldukça düşündürücü ve manidardır. Son dönemlerde okullarda ve üniversitelerde giderek artan Alevi yönelik ayrımcılığa, bu yöndeki baskılara ve kepazeliğe son verilmelidir.
AKP İKTİDARINDA ALEVİLERE BASKI, GÜNLÜK OLAY HALİNE GELDİ!
Öğretim üyesi Doç. Dr. İbrahim Öztürk: "Bütün Alevi kadınlar o..." diyerek, hem cehaletini, hem kinini, hem de bir öğretim üyesinin bunca çağdışı olabileceğinin örneğini sergilerken, İstanbul Üsküdar Esat Paşa İlköğretim Okulu öğretmeni Necla Tekgül ise Alevi öğrencileri tespit etmeye çalıştı. Birinci olayda Doç. Dr. İbrahim Öztürk, 18 Mart Salı günü derste 'Benim ailemin düşüncesine göre Alevi kadınlar o...' demesi derste bulunan öğrencileri çileden çıkartıyor. Bunun üzerine öğrencilerden 9'u hemen bir şikâyet dilekçesi ile durumu İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörlüğü'ne bildiriyor. Şikâyet dilekçesini işleme aldıklarını ve Doç. Dr. İbrahim Öztürk'ü işten uzaklaştıracaklarını belirten İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ateş Vuran'ın 'Bu yapılan insanlık dışıdır, özrü mümkün değildir. Bu adam psikayitrik bir vaka'dır dediği ve üniversitesi adına hakarete uğrayan, rencide edilen öğrencilerden özür dileyeceğini belirtiyor.
ALEVİLERE YÖNELİK AYRIMCILIK ŞİMDİ İLKÖĞRETİM 5. SINIFTA
İstanbul Üsküdar'da Esatpaşa Ilköğretim Okulu 5-C sınıfının türbanlı öğretmeni Necla Tekgül, kendisi gibi ailesi tesettürlü olan öğrencisine görev vererek sınıfındaki Alevi öğrencileri tespit etmesini istediğini basından öğreniyoruz. Çağdaş, demokratik ve laik okullarda olması gereken, kardeşlik, dostluk, paylaşım ve dayanışma duygusu yerine, çocuk yaşta öğrenciler arasına ayrımcılık sokan cehalet, öğretmen statüsüne gelince, Türkiye'de bir arada yaşama kültürünü tehditler artıyor. Ülkemizde sadece mahalle baskısı değil, eğitim baskısı da güçleniyor. Din, vicdan ve inanç özgürlüğü açısından kimsenin inancını açıklama zorunluluğu yoktur ilkesi, ilköğretimde ihlal ediliyor. Çocuklar "Alevi misin" diye sorgulanıyor. 21 Yüzyılda Türkiye'ye yakışmayan bu çirkin olaylara tanık olmak istemiyoruz.
Özellikle AKP ile eğitimdeki dinci kadrolaşmanın etkilerini ve sonuçlarını okurlarda Alevi öğrencilere yönelik baskı ve ayrımcılık uygulamaları ile yaşıyoruz. Alevi öğrencilerin fişlenmesini hedefleyen Necla Tekgül'ün kendisini "Ne var bunda, sadece merak ettim" cümlesiyle ve okul müdürü Cengiz Içel'inde "Büyütmeyin, bana 7 Alevi öğrencinin isminin olduğu bir liste geldi, yırtıp attım" diyerek, sorunun ciddiyetini kavrayamaması açısından tam anlamıyla bir skandaldır.
BU VERİLERİ ENDİŞEYLE İZLİYORUZ. ZİHİNSEL DIŞA VURUM:
İbrahim Öztürk Zaman Gazetesi yazarıdır... Ne dediğini bilmediği, hastalıklı ve cahil bir ürün olduğu, bulunduğu ortam ve zihni yapısıyla sabittir. Bu yüzden İbrahim Öztürk'lere mesai vermenin zaman kaybı olduğunun ve esas sorunun bir türlü demokratikleşemeyen, laikliği gerçek anlamda uygulamayan, çoğulculuk ve tolerans gibi çağdaş değerleri içselleştiremeyen sistem olduğunun bilincindeyiz.
Sistem sürekli olarak kirlilik ve bataklık üretmektedir. Bataklıklardan en başlıcası Diyanet'tir. Diyanet toplumsal barışı değil, çelişkiyi ve kavgayı körüklemektedir. Tekçidir. Mezhepçidir. Diyanet, Zorunlu Din Dersleri, İmam Okulları vb gibi toplumsal barışı, kardeşliği değil çelişkiyi çoğaltan kurumlar, Devlet bütçesinden finanse edilmeye ve korunmaya devam ettikçe bu sorunlara daha da artacaktır. Ve ne yazık ki, İbrahim Öztürk'ler ve Necla Tekgül'ler bir neden değil sonuçtur. Bu yüzden bu tür kişiliklerin yetişmesine neden olan eğitim-öğretim sisteminin değişmemesi ve bataklığının kurutulamaması durumunda, çok daha vahim toplumsal çatışmalarla karşılaşmamız kaçınılmaz görünmektedir.
SORUMLU OLAN, GERİCİLİĞE KOL KANAT OLAN HÜKÜMETTİR! "KENDİNE MÜSLÜMAN „ VE "KENDİNE İNANÇLI" AKP HÜKÜMETİNE ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ!
Aleviliği inanç olarak saymıyorsun!
"Sünnilere bütçe ayırırım, Alevilere vermem, hortumlarını kestim!"
"Cami ibadethane ama cemevleri değil!"
"Cemevi cümbüş evi!"
"Zorunlu Din Dersini kaldırmam: Alevi çocukları da namaz kılıp, oruç tutacak!" Diyorsun.
Bunlar kendisini topluma "mazlum ve masum" göstermeyi başaran AKP hükümetinin çeşitli sorumlularına ait sözler.
TBMM ÜYELERİNE ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ
Bu hakaret, baskı, sindirme, hukuksuzluk, insan hakları ve çocuk hakları ihlalleri artık son bulsun. Devlet, gericiliğin, çağdışçılığın ve Alevi düşmanlığının üretildiği bataklığın finansmanı bir yana bırakıp, din ve inanç işlerinden elini çeksin!
Aleviliğe hakaret taltif nedeni sayılmasın!
Sünniliğe hakaret şuç ise, Aleviliğe hakaret de suç sayılsın!
YÖK ve MEB'nın okullarda ayrımcılığa karşı mücadele başlatmaları konusunda hükümet yeni politikalar geliştirmelidir.
YÖK VE MİLLİ EĞİTİM BAKANINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ.
Kısa bir süre önce TBMM, İnsan Hakları Komisyonunun gündemine gelen, Amasya'da Alevi kızlarına, Tercan, İstanbul ve Adana'da Alevi öğrencilere yönelik şiddet ve baskılar güncelliğini korurken, son üç gün içinde biri İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde, diğeri Istanbul Üsküdar'da Esatpaşa Ilköğretim Okulu'nda olmak üzere iki ayrımcılık ve skandal düzeyde hakaretler ortaya çıkıyor. Başta YÖK Başkanı, üniversitelerde siyasal islam lehine „tam özgürlük" isterken, sorumlusu olduğu üniversitelerde, Alevilere yönelik yüzyıllardır devam eden aşağılamaların artmasını, densiz ve kepazelik düzeyindeki iftiraların ifade edilmesine zemin sağlamaktadır.
Eğitim adına dindarlık üretiminden yana olanlar, ürettikleri sonuçları görmek zorundadır.
ALEVİLER ÖZÜR DEĞİL, KEPAZELİĞE SON VERİLMESİNİ İSTİYORUZ
Ünvanı ve görevi ne olursa olsun, hiç kimse siyasal islam rüzgârını arkasında alıp, okullarda ve üniversitelerde Alevilere ve farklı kimliklere yönelik ayrımcılık yapamaz ve iftira atamaz.
YÖK Başkanı üniversite öğretim elemanı olan Doç. Dr. İbrahim Öztürk isimli kişiyi, Milli Eğitim Bakanı ise Necla Tekgül hakkında derhal görevlerini ve sorumluluklarını hatırlamalıdırlar. Türban ve eğitimde dindarlık üretimi konusunda gösterdikleri hassasiyetinin ve ideolojik yaklaşımının, üniversitelerde Alevilere ve farklı inanç kesimlerine yönelik ayrımcı ve hakaret olarak dönmekte olduğu gerçeği ile yüzleşmelidirler.
ABF SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAKTIR.
Doç. Dr. İbrahim Öztürk derste Alevilere yönelik, ayrımcı ve hakaret içeren sözlerinden dolayı, bağlı bulunduğu üniversitede hakkında soruşturma açılmıştır. Necla Tekgül hakkında MEB görevini ihmal etmemelidir. ABF olarak bu şahısların görevlerine derhal son verilmesini ve akademik unvanlarının derhal geri alınmasını talep ediyoruz.
ABF olarak, Necla Tekgül ve İbrahim Öztürk hakkında ağır hakaretten ve Alevi toplumunu rencide eden bu çirkin ve bilim yuvasına yakışmayan iftirasından dolayı, üniversitede açılan soruşturmanın sonuçlarına uygun olarak suç duyurusunda bulunulacağız. 21.03.2008
Kamuoyun saygılarımızla Turan Eser, Genel Başkan
| Üniversitede Alevilere Hakaret Tartışması Dosyasının Son İçerikleri |
|
Doçent'ten Yol Tv ve Kamer Genç'e Suçlama, 25 Mart 2008
|
|
Necet Saraç: Ben Demedim, "Diyorlar", 22 Mart 2008
|
|
Zaman, "Şikayetçi Olan" Öğrencileri Suçladı, 22 Mart 2008
|
|
Skandal Meclis Gündeminde, 21 Mart 2008
|
|
Zaman Yazarı: Demedim, "Diyorlar" Dedim, 21 Mart 2008
|
|
Skandala Ne Diyecekler?, 21 Mart 2008
|
|
PSAKD'den Pazartesi Günü Basın Açıklaması, 21 Mart 2008
|
|
Boğaziçi'ne Bile Hoca Yapmışlar, 21 Mart 2008
|
|
ABF, Suç Duyurusunda Bulunuyor, 21 Mart 2008
|
|
ABF: Akademik Ünvanları Derhal Geri Alınsın, 21 Mart 2008
|
|
Haberin karnesini siz belirleyin
Bu haber için oy kullanan 26 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,19
|
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
Sivil Toplum Bölümünden Son Yazılar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|