|

Galatasaray ve Fenerbahçe iştahla ilerliyorlar. Geçen hafta liderlik koltuğunu yitiren Sivasspor duraklamada.
|
Kayserispor ve Sivasspor, 40 yıl evvel, 43 cana malolan o futbol savaşına tutuşmuşlardı malum. Aslında bu, iki komşunun, Orta-Doğu Anadolu sanayi ve ticaretinin merkezini tutma rekabetiydi. Kayserispor ve Kayseri yürüdü gitti, malum; Sivas ise ufaldı, marjinalleşti. 1993, Madımak, bir göçüğün infilakıydı belki de. Üç yıl önce nihayet 1. Lig'e ulaşmayı başaran Sivasspor, yitik şehrin tesellisi oldu. Hele bu sezon, kafaya oynayışıyla. Liderlikten geçen hafta düşen Yiğidolar, bu hafta Antep'te kaleci Akın'ın cesaret ve dirayetiyle beraberliği kurtarıp yarışta az geri düştüler. (İki yenişmezlikle ligin en az berabere kalan takımı, onlar.)
Bundan önceki iki sezonun Anadolu yıldızı ise, Kayserispor'du. Sarı-Kırmızılılar, tıpkı o iki sezon gibi yine beşinci sırada oturuyor (altındakinin 9 puan yukarısında). İkinci devre dört maçını da kazandı (dörtte dört yapan bir de Galatasaray var). Bu hafta, oyun gereği olan ve olmayan sertliklerle geçen maçta, iştahsızlıktan yakınan Beşiktaş'ı alt ettiler. Üç İstanbullu'dan, hiç yenilmeyerek, en fazla puan söken takım onlar: 8 puan. (Üç Büyük'ten sebeplenenlerin kesat puantajı şöyle: İstanbul Belediyesi 6, Sivas 3, Gençlerbirliği Oftaş ve Manisa 2'şer, Ankaraspor, Bursa, Rize, Antep 1'er.) Bu sezon, maddi ve manevi kuvvetlerinin önemli bir kısmını Mehmet Topuz&Gökhan Ünal'ı tutma mücadelesine gömdü Kayserispor. Beraberliklerle geçen krizli evreyi aşan teknik direktör Tolunay Kafkas, son haftalarda bir de Gökhan Ünal'ı tediple meşgul ki halloluyor görünüyor; iki haftadır kulübeden gelip sayı yapıyor. Bu sene Mehmet Eren ve Koray'ın gösterdiği gelişmeyi de takdir etmek gerek. Kayseri, 'yayına hazırlanan' yeni stadı, ekonomik potansiyeli ve istikrarıyla, Sivasspor'dan daha sağlam görünüyor. Doğrusu, pas dostu oyunuyla, daha da 'güzel' görünüyor.
Fener'in ilk penaltısı Galatasaray presle, Fenerbahçe'yse 'posession'la bezdiriyor rakiplerini. Galatasaray, yüzde yüz milli kadrosuyla, sezonun en gollü maçını oynadı. Canlı, katılımcı, hızlı, sertler, ara ara kırılganlaşıyorlar. Üçleme yapan Hakan Şükür, yeni bahar ve baharlar peşinde. Bu sezon ilk penaltısını atan Fenerbahçe'de de Kezman, yeniden zuhur etti.
İstanbul'da yenilenler: Gençlerbirliği Oftaş'ın, İstanbul'un mabet stadlarına ilk çıkışıydı. İlk kez ikiden fazla gol yediler. Siyah matem formasından kırmızı-beyaza (omuzlarda siyah apoletlik) dönen Manisaspor'da Yılmaz Vural, yorumculuk-teknik direktörlük çarkıfeleğinde kaybolmuş gibiydi. Uzun demecinde yedikleri gollerin analizini yaptı; mahalle takımında olmayacak bireysel hatalardan yakındı, kendisinin bu düzeydeki 'arkadaşlara' fundamental becerileri bellettecek hali olmadığından dem vurdu. Vural, hep 'enteresan'dır.
Bu hafta 'yayıncı kuruluş'un canlı yayın menzili dışına çıkan Trabzonspor, yeni yönetiminin belirlendiği saatlerde Bursa'yı yenerek ferahladı. Gençlerbirliği, hakiki Ankara derbisinde Ankaragücü'nü 2004/05 sezonundan beri ilk kez mağlup etti. Son 8 maçında sadece 3 beraberlik puanı alabilen Ankaragücü, düşüşte. Dört haftadır kazanamayan Denizlispor'dan 90'da yediği golle, ikinci yarıdaki dördüncü maçını da kaybeden Konyaspor, keza öyle. Rize de dörtte dört yenildi; bu hafta ilk kez fark yemeden.
İstanbul Belediyesi ise 11 hafta sonra kazanarak oruç açtı. Bu maçtaki yardımcı hakem gafleti: Rize serbest atışı aniden kullanarak ofsayttaki Riberio'yu kaçırırken, Ekrem Kan elinde bayrağıyla sahanın içerisine dalmış, atışın kullanılacağı mıntıkada toplaşan oyunculara doğru seğirtmekteydi, işgüzar bir zabıta misali!
Takviyeler: Maldonado sahne aldı. Ankaraspor, bu hafta skora çalışmasa da De Nigris ve Neca'yla memnun. Antepspor'da Beto Da Silva tesirli. Belediye İbrahim Akın'la, Manisa Burak'la, Denizli Christian'la skor buluyor. Ama ara transferin şehinşahı: Gençlerbirliği'nin iki yakasını bir araya getiren El Saka'dır.
Uygun'un 'uygunsuz yazıları Alt sıralarda dehşet: Son üç, her hafta değişiyor. 1996/97'de Zeytinburnu 11 puanla 1. Lige veda ederek en aciz 'düşücü' olmuştu (2 puanlı sistemde aynı puanla, 1981/82'de Diyarbakırspor). Ankaraspor'u 75 dakika zorlayan Kasımpaşa, bu menfi rekoru kırmaz değil mi?
Pazar günkü Radikal, Bülent Uygun'un yazılarının, Sedat Peker 'himayesindeki' internet sitesinde yayımlandığını haberleştirmişti. Sitede bazı spor yazarlarının yazılarına da rastlanıyor. Gözler, Hakan Şükür'ün Peker'le deniz sefası fotoğraflarını arıyor. Ne tatlı bir futbol camiamız var!
(Radikal)
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|