|
Bodrum tatilinin tadı damağımda geri döndüm. Bodrum'un en kalite mekanı Marina Yacht Club'ın işletmecisi Şenkar Öztüzün'ün konuğuyduk, denize nazır yenilen balıklar, ege mezeleri, rakı ve latin ezgilerinden Bodrum'un başka tarafını görmedi gözümüz.. Sadece yiyip içerek tamamladığımız tatilin son durağı Mine Söğüt ve Bahadır Baruter'in birlikte dekore ettiği, Elle Decor'a kapak olmuş taş ve kırmızı ağırlıklı Gümüşlük'teki o şahane köy evi oldu.. Kekikli salatalar, otlu börekler, taze meyve ve yoğurttan yapılan dondurmalarla siyaset yerine bol dedikodu yaptık! O kısa günümüzü nasıl anlatıp nereye sığdıracağımı bilemiyorum.. Yazmak istiyorum organik hayatın her zerresini! Bodrum'daki en güzel deniz ne Yalıkavak'ta ne de Gümüşlük'te, karar verdim Bardakçı Koyu'nda. Gümbet'i ve merkezi zaten saymıyorum bile, oralar bronz sarışınlar ve onları mutlu eden delikanlıların yuvası olmuş, gerisinde yeller esiyor..
İstanbul'a döndüğüm gün Metallica konseri vardı. Metal sevmeyi bir türlü yediremesem de benliğime bu adamları bir kez olsun görmek fena olmayacaktı. Boşver dedim sert nesnelerin insanı olamadın sen, haydi ver kendini Björk'e! Karanlıkta Dans'ta defalarca kez böğürerek ağladım filmin kahramanı, güzel kafaların haykıran sesi, dünyanın 8. harikası ayağımıza kadar geliyordu.. Basın kategorisinden biletleri arkadaşlara dağıtıp, çatır çatır bedelini ödeyerek aldım biletini bir hafta öncesinden. Pazar akşam üstü bizi Kabataş'tan Kuruçeşme'ye götüren motorda sadece konsere gidenler vardı. Benim kahkaha atmaktan karşı koltuklara fırladığım ve dizimi çürüttüğüm, herkesin pür neşe içinde olduğu o çok hoş ortamı anlatırsam sanırım yetkililer, ikincisini yapmamıza izin vermeyecektir. Bu nedenle burası çok çabuk atlanabilir. Doğuş grubun bünyesine henüz kattığı Radio Virgin'in Kuruçeşme Arena'nın her yanına koyduğu graffitilere birkaç boya atışı yaparak başladı gece. Konserden önce o akustik mistik uzak doğu müziklerini çalan Radyo Eksen'den sevgili arkadaşım Güven olmasaydı herhalde başka şeyler yazmak zorunda kalırdım. Ben dinlemeye takılmadım ama takılanlar alandan uzaklaştı onu biliyorum. Herkes birbirini tanıyor, tahmin yürüttüğüm herkesi bir bir karşımda buluyordum. Haber merkezinin yanında Kanal t'de Çarşamba akşamları yapmaya başladığımız MediaMania programına stüdyo konuğu organize etmek için de muhteşem bir sahaydı!
Saat 21:15 olunca sahnedeydi küçük dev kadın! En bilinen şarkılarını söylerken, hatta biz dans ederken yanımızdaki güruhun neredeyse tamamının ağızlarını açarak sadece sahneye bakmaları anlaşılır gibi değildi. Yahu Björk o, Muazzez Abacı değil ki! Bu kadar mı ruhsuz olunur? Sadece merak edip görmek için mi geldiniz nasıl bir şey acaba bu diye? Bir de konseri izlemek yerine cep telefonlarıyla sürekli kameramanlık yapanlar vardı ki ayrı bir illete neden! O nereyi nasıl çektiğiniz belli olmayan kayıtlardan bir şey çıkmaz ben size söyleyeyim.. Björk, Pagan Poetry'i söylediğinde herkes ağlamış ama ben yanımdakilerin enerjisizliği ile ruhsuzdum sanırım o dakika!..
Olanlar oldu tabii, sahne önünden hiç enerji alamayan şirine, 75 dakikada bitiriverdi konseri. Bari dedik, hiç değilse "Declare Independence" ile koparsa Türkiye'yi.. Kimileri bekledi Freedom Cyprus diye bağırmasını hatta o İstanbul'a gelmeden köşeler yazdı; pek ileri gidip Kürdistan diye bağırırsa ne olur şeklinde. Uzak doğuda verdiği o siyasi mesajlar bu kez yoktu. Kimbilir belki de öyle bir kafa yapısı görmedi karşısında, balık baştan kokuyordu çünkü çoğu zaman..
Ne olursa olsun, ruhlar öteden beriye geçip geçip dursa da bugün var yarın yok bu bedenler. Björk'ü gördüm ve canlı dinledim ya ölsem de gam yemem artık!
Konserin sonunda yan yana gelebildiğimiz sıkı müzik dostu Banu'ya (Güven) nasıl buldun diye sorunca şaşırdım! Herkesin aksine memnun olduğunu, 75 dakikanın bu performans için az buz bir şey olmadığını söyledi. Aman dünya yansın, sana bir şey olmasın deyip, Declare Independence! diye bağırdık, sarılıp vedalaştık.
Ve aylar öncesinden hayaller kurup, kafalarda büyütülüp, evde saatlerce hazırlanılıp gidilen ve bir şahaser olacağı düşünülen Björk konseri, böyle yarı hüsranla sona erdi.
Aynısı da olabilir ama yeter ki gelsin dediğim Madonna için evde geri sayıma başladık bugünlerde..
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|