|
Konu insan olunca, haktan yana duranlar da her daim bol olur.. Peşrev hep böyledir de zurnanın deliği kaçtır hiç saymazlar...
Kırklareli"ndeki mültecilerin barınması için kurulan Gaziosmanpaşa Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi'nde çıkan isyan olayına takıldım. Sınır dışı edilecek, ülkeye kaçak yollardan girenlerin yerleştirildiği bu merkezde (kamp değil!) isyan çıkmış ve 1 mülteci ölmüş ya da öldürülmüştü. Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Birleşmiş Milletler"in, bu merkezde kötü muamele edildiğine dair bilgileri, konuyla ilgili yönelttikleri yanıtlanmamış soruları vardı. Belliydi, iyi değildi içerisi. Yatakların yakılıp, polislerin silahlarının alınmasına kadar varan bir isyanın nedenleri vardı elbette.. Mültecilere iyi davranılmıyor, onlar da polisleri rehin alıyor ve sonra başlıyordu kargaşa.. Mermiler, alevler, ölüler, yaralananlar, insan hakları savunucuları, ırkçı devletçiler diye uzar gider..
Peki, neden hiç şurasından bakan olmaz bu konuya? Mülteci ya da kaçakların derdi ne, ne işi var Türkiye"de? Mülteci, varolan tanımıyla; zulümden, savaştan ya da doğal afetten kaçan kişi olarak adlandırılıyor. Cenevre sözleşmesine göre, Türkiye sadece Avrupa ülkelerinden mültecileri kabul ediyor. Kırklareli"nde olanlar ise Pakistanlı, İranlı, Bangladeş ya da Afganistanlı.. Göç etme ihtimallerini sorgulayan yok, herkes sonuç tablosu ile ilgileniyor.. İngiltere"nin emekçi-emekli başbakanı Tony Blair de göç konusunda takıntılıydı, "kesin yoksa yardımı keseriz" demişti.. Ayrıca Türkiye üzerinden KKTC'ye giden bu göçmenlerin, Güney Kıbrıs'a yeşil hattan geçtikleri için AB"nin eli Türkiye"nin yakasında, şu an için unutulmuş olsa bile..
Türkiye'de son 12 yılda 620 bin yasadışı göçmen tespit edilmiş. Bu rakam bugün itibarıyla elbette artmıştır. İtalya"da Kuzey Ligi olarak bilinen ırkçıların yaklaşımı gibi (Berlusconi"nin karısı da onları destekliyor!) "ülkeye kaçak yollardan girmeye çalışanları oracıkta kurşuna dizin" zihniyeti hüküm sürmüyor bu ülkede. Yer veriliyor ama, bu defa da huzur eksik.. Avrupa ülkeleri kabul etmiyor mültecileri göründüğü üzere. Bu, İtalya"ya göç etmek isteyen ben olsam bile!.. Nedense, ülkeler kaçak yollardan göç etmeye çalışanlara karşı diktatör eğilimler sergilerken, "neden göç ediyor bu insanlar?" diye soru sormuyor göç veren ülkelerin yetkilileri. Göç eden ettiğine pişman kıstırılıveriyor bir yaban elde, sonra konuşuyor insan hakkı savunucuları; "nerede bu devlet?"
Ben de kendi kendime soruyorum; para ve huzur içinde huşu bulup da göç etmeye iten nedenleri sorgulayamayacak, laf olsun diye yapıyor görünse de bunu anlayamayacak büyük tayfa orada duruyorken kalıp aç kalmayı mı, göçüp ölmeyi mi tercih ederdim acaba?
Yeni Türkü"nün dediği gibi; göç yollarında geçit var mıdır yarına bilinmez ama "en büyük silah umut etmek, yadigar kalsın size.."
Taylan Efe Çeki
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|