Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar

Son Yorumlananlar
Devamını Oku LeMan'dan Bomba Resepsiyon!
Devamını Oku TÜBİTAK: UFO Görüntüleri Gerçek
Devamını Oku Bu poponun sırrı çözüldü
Devamını Oku Sayım Çınar, Ayşe Özyılmazel ile Söyleşti
Devamını Oku Bu Akşam Dem Tv'de Kırmızı Kart'tayız

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


Anasayfa> Teknoloji> Haftanın En Beğenilen Entryleri
 Haftanın En Beğenilen Entryleri

Haftanın En Beğenilen Entryleri
Sözlükler alemi Renkhaber'de.




eglenceli geceden eve donunce coken mutsuzluk

"yaptigim bir arastirmaya gore (ciddi ciddi insanlarla oturdum konustum "*nudge* ya bişi sorucam eglenceli bi geceden eve donunde bi mutsuzluk cokuor mu sana da" seklinde 15 kisiye sordum... sonra baktim yüzdeye vuramiyorum 5 kisiye daha sordum yuvarlak hesap oldu) insanlarin yüzde 75 i (yani 20 kisinin 15 i) eglenceli bir geceden sonra eve geldiklerinde eger hemen yatip uyumazlarsa, inanilmaz bir mutsuzlukla karsilasiyorlar..

boyle sanki içini pirçik pirçik bir şeyler edermiş gibi, inanilmaz bir yalnizlik, inanilmaz bir dram.. o an yaninizda savaş ay olsa, handy cam'i ile "nasil bir geceydi" diye sorsa, kisik sesi ile korkutsa, o derece..

nette arastirdim, boyle dandik bir seyin arastirmasini yapan bir tek kendimin oldugunu farkettim.. ota boka sendrom bulan insan oglu, bu tarz bir mutsuzlukla kimse hastaneye gitmedigi, direk yatip uyudugu için bir ad bulamamis..

ben buna izmir sendromu demek istiyorum arkadas.. maksat sehrimin adi yürüsün.. paris sendromu var, kudus sendromu var, stockholm sendromu bile var niye izmir sendromu olmasin.. bu da ilime, ilçeme bir hizmetimdir."(eksi sözlük, azuth)

facebook taki fotograf yorumlari

"- lan amuğa goduum ne biçim bakış lan o ( mahalleden arkadaş)

- canım çok güzel çıkmışsın ( yakın arkadaş)

- ehuehuehu bu ne lan mal ( yavşak arkadaş)

- kankaa yanındaki kız kim ( abazan arkadaş)

- janiim ne küsel bakmıjın öle ( zikerim böle arkadaşı )" (uludag sözlük, templar)

öss de birinci olmuş öğrenci klişeleri

"ders çalışmaya lise 1'de başladım." [en doğrusu.]

"düzenli ve verimli çalıştım." [aferin canım.]

"sinemaya da gittim, tiyatroya da." [güzel olduğunuz kadar küstahsınız da.]

"annem ve babam maddi ve manevi, hep yanımda oldular." [anne yüreği, baba taşşağı.]

"hocalarım alanında uzman kişilerdi, hep destek oldular bana." [diğerlerine de "üvey hoca" olmuşlardır zaten, bilirim böylelerini.]

"bütün kaynaklardan soru çözdüm." [bi kaynak olmuş 20 ytl.]

"bol bol, ketçaplı makarna yedim." [bu klişe değil götümden uydurdum; fakat beslenmek sağlığa yararlıdır.]

her öss sonrası, birincilerin ağzından yukardakilere benzer açıklamalar dinliyorum, henüz yaratıcı bi şey duymuş değilim. valla kıskandığımdan değil. hem birilerini kıskanmam gerekseydi, birinciyi değil dört bininciyi kıskanırdım; istediğim yere yerleşmem için yerinde olmam gereken kişi o dört binincidir zira. fakat ben, biri de çıkıp, "eşşek gibi çalıştım anasını satayım." desin istiyorum, "sinemaya-tiyatroya gitmedim, halı sahada maç yapmadım, kantine bile çıkmadım; koduğumun sistemi bizi maymun etti." desin istiyorum. yok mu lan böyle taşaklı öss birincileri." (itü sözlük, ayakkabınıniçinekaçankarga)

francisco de goya y lucientes

ispanya'nın yetiştirdiği, diğer ressamlara nazaran değeri törpülenen acılı ressam.
acılı diyorum çünkü özellikle fransa-ispanya savaşından sonra ve ondan sonra geçirdiği hastalıktan sonraki yapmış olduğu resimlerindeki derinlik, acı, ızdırap onun kendi vicdanından gelmektedir.
her ne kadar kendisi bir portre ressamı olarak görünse de (bunun sebebi de zamanında saraya ressamı olduğu için önemli insanların portresini yaptığından olsa gerek, portre ressamı olarak adlandırılmış. goya için bir hor bir adlandırma bence. goya bir portreciden çok daha fazlasıdır zira) kendisine romantik bir ressam diyorum ben. çünkü eserlerini bütün duygularıyla resmetmiş. kendisinin de bir müddet aralarında bulunduğu napolyon baskısına karşı örgütlenen bir grup ispanyol isyancının kurşuna dizilmesi gibi onu ta içinden etkileyen olayları aynen, bütün duygularıyla tuvale, dolayısıyla bize yansıtmıştır. tarihin kara sayfalarının ressamı olurdu kendisinden eğer çok daha uzun süreler yaşamış olsaydı.
romantik ama diğer romantiklerden farklı olarak duyguları dah çok ızdırap ve hüzün üzerine. kendisi her ne kadar barok dönemin yumuşaklığının ve genişliğinin ressamı olsa da kendisi barok anlayışla çelişir. özellikle son dönemlerinde.

goya başlarda fransız ihtilaliyle birlikte gelen fransız aydınlanmasının bir yandaşı olarak ispanyayı bu ölçüde değiştirmek ihtiyacı duymuştur. ama sonra gelen fransız ispanya savaşında fransız aydınlanmasının sonucu olarak kendi topraklarında gördüğü ızdırap, acı ve baskılardan ciddi bir biçimde etkilenerek aydınlanmaya inandığı için kendini büyük ölçüde suçlamıştır. kendisinin ikinci dönemi(özellikle kurşun bazlı boyalarla çizdiği kara tablolar serisi) işte bu kendi içinde yaşadığı ileri derecedeki pişmanlıktan, hayal kırıklığından ve sorgulamaktan gelmektedir. bunun etkisini arttıran şey, kendisinin de ispanyol direnişçileri safında yer aldığı "savaş" fenomeninin insan duyguları üzerindeki etkisidir hiç şüphesiz. işte savaş döneminde ve hayatının sonraki geri kalan döneminde yaşadığı bu vicdani retler kendisinin bu dönemlerde artık saray burjuvası kişilere değil de halka yani puebloya karşı dönmesinin sebebidir. halkın çektiği sıkıntıları sansürlemeden ve üzerine bazı mitolojik, hayali imgeler de ekleyerek içinde bulunduğu geniş hayal gücüyle resmetmiştir.
kendisinin bir hastalık dolayısıyla sağır olduğu doğrudur lakin sonradan iyileşmiştir, tamamıyle sağır değildir.

kara tablolarına hakim olan karanlık ve kasvettir goyanın iç dünyasında yaşadığı fırtınaları yansıtan. ama goya bu resimleri davranış bozuklukları, psikolojk anormallikleri olan bir dönemde resmetmiştir. burada önemli olan o resimlerin anormal dönemlerinde resmetmesi değil, onu anormalliğe sürükleyen iç dünyasındaki ağır fırtınalarıdır.

bu tür resimlerinden bir kaç örnek vermek gerekirse:

---ispanyol direnişçilerinin kurşuna dizilmesini resmettiği:
the executions of thethird of may 1808:

(bkz: http://www.shafe.co.uk/crystal/images/...y_1808.jp
g)


saturn'ün kendi oğlunu yemesini konu edindiği resim. özellikle bu resim için yazdıkları önemlidir:

(bkz: http://data.quenta.org/goya-saturn-son.jpg)

"...karanlıklar içindeki yaşlı tanrı kendi öz oğlunu yemektedir çünkü çocuklarından birinin onu devirip yerine geçeceğinden korkmaktadır. o insanı kendi kendisinin en büyük düşmanı yapan herşeyin, sadece kötülüklerin ve zulmün değil ama aynı zamanda cehalet, şüphe, korku, hırs ve zayıflık gibi niteliklerin de özümsenmesidir."

-saturn resmine benzer şekilde bir mitolojik karakter olan colossus isimli devi yaşadığı savaşın vahşiliği içine iliştirerek resmettiği resmi için:

(bkz: http://www.ibiblio.org/wm/paint/auth/g...lossus.jpg)

ve kara tablolarına geçersek:

- adamın üzerinde uyuduğu masanın bize bakan kısmının üzerinde "aklın uykusu canavarlar yaratır" yazısı yazan aynı isimli düşündürücü ve bir o kadar etkileyici eseri için:

(bkz: http://ecko4inc.files.wordpress.com/2007/05/sleep-o...n_goya.jpg)

bu resim goya'nın kendi resimlerde yarattığı canavarlarının bir açıklamasıdır adeta. goya'nın son zamanlarındaki ruh halini açıklayan eşsiz bir eserdir

başka karanlık tablolarından da örnekler vereyim, sonra bitireyim goya hakkında nacizane bir şekilde de olsa kişisel ahkam kesmiş olmayı:


-great deeds! against the dead:
(bkz: http://www.bosphorusartproject.org/new/bapq/issue1...s/goya.jpg)

-(bkz: http://www.artgallery.sbc.edu/images/goya.jpg)

-(bkz: http://bp2.blogger.com/_ejwxfrsylpc/rm...ientes.gif)

-(bkz: http://pixhost.eu/avaxhome/gfxwor...0/goya.jpg)

-(bkz: http://artmuseum.arizona.edu/exhibitions/exh...es_55
0.jpg)


felan filan gidiyor işte bir sürü. yoruldum lan. fazla bile size. sanki okucanız. (nacizane sözlük, tosbish)



15.07.2008 13:00:19
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Teknoloji Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 04.09.2008 10:43:38 - Google Chrome ne kadar hızlı?
Devamını Oku 01.09.2008 19:37:58 - Dünya nefesini tuttu bu deneyi bekliyor
Devamını Oku 01.09.2008 11:30:38 - Film yıldızı olmak ister misiniz?
Devamını Oku 01.09.2008 11:26:26 - ADSL'de büyük indirim
Devamını Oku 26.08.2008 11:47:54 - Yeni bir galaksi bulundu
Devamını Oku 25.08.2008 12:19:38 - USB bellekte GB rekoru!
Devamını Oku 25.08.2008 12:18:44 - Efsane hacker Kevin Mitnick
Devamını Oku 24.08.2008 01:08:54 - Ve Youtube yasağı kalktı
Devamını Oku 23.08.2008 13:08:51 - Youtube'ye kapak olsun!
Devamını Oku 23.08.2008 13:08:11 - Sanal çeteye büyük vurgun
Devamını Oku 23.08.2008 13:07:23 - YouTube yasağı dünya basınında
Devamını Oku 10.08.2008 19:52:25 - Windows çöpe gidiyor, Midori geliyor
Devamını Oku 04.08.2008 12:52:24 - Haftanın En Beğenilen Entryleri
Devamını Oku 03.08.2008 14:49:11 - Ekşi Sözlük'te Önemli Bir Kayıp!
Devamını Oku 03.08.2008 13:17:53 - YouTube sansürlü çözüm bulundu
Devamını Oku 21.07.2008 12:58:56 - MSN kullananlar dikkat!
Devamını Oku 18.07.2008 11:57:22 - Yatay Zeka Didem SK Korsanhaber'de
Devamını Oku 15.07.2008 13:00:19 - Haftanın En Beğenilen Entryleri
Devamını Oku 11.07.2008 12:56:25 - Nacizane Sözlük Mahkeme Kararıyla Engellendi!
Devamını Oku 10.07.2008 23:13:54 - Girişim Günleri Türkiye'de!
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 7 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Google Chrome ne kadar hızlı?
Google Chrome ne kadar hızlı? Bir Google ürünü olan, Google chrome, gerçekten de çok mu hızlı?...
Dünya nefesini tuttu bu deneyi bekliyor
Film yıldızı olmak ister misiniz?
0,53 saniyede derlendi.