RENKHABER'DE ÇALIŞMA FIRSATI! Gazeteler
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Eşinin çıplak fotoğraflarını kitap yaptı!
Devamını Oku Halil Ergün pornodan son anda vazgeçmiş!
Devamını Oku TSK'dan önemli açıklamalar
Devamını Oku Müthiş iddia!
Devamını Oku "Samimi fikrimi söyleyemem!!!"

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Mutluluk Üzerine Bir Deneme
Devamını Oku Harbiye 8 Bin Yürekti
Devamını Oku LeMan'dan Bomba Resepsiyon!
Devamını Oku TÜBİTAK: UFO Görüntüleri Gerçek
Devamını Oku Bu poponun sırrı çözüldü

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


Anasayfa> Teknoloji> Haftanın En Beğenilen Entryleri
 Haftanın En Beğenilen Entryleri

Haftanın En Beğenilen Entryleri
Sözlükler alemi.




key odemeleri

www.keyodemeleri.com'dan bakamayanların resmi gazetenin pdf'sine göre bakarak ne kadar alacaklarını öğrenebileceği ödeme.
alfabetik sıraya göre baktıktan sonra sizinle aynı isimde birden fazla kişi varsa kimlik numarası ve sosyal güvenlik numarasına göre bakmanız tavsiye edilir.
linklerin kaynağı: donanimhaber / tenahiz
düzenleme: rapidshare ilk linklerdeki dosyalara engelleme koymuş buyrun yeni linkler:

a
a.rifat akkaya-abdulselam yildiz
http://rapidshare.com/...3280646/c__304_lt-1.pdf.html

abdulselam yildiz-adnan sacli
http://rapidshare.com/...3280735/c__304_lt-2.pdf.html

adnan saçak-ahmet eryilmaz
http://rapidshare.com/...3280812/c__304_lt-3.pdf.html

ahmet eryilmaz-ahmet sular
http://rapidshare.com/...3280924/c__304_lt-4.pdf.html

ahmet sular-ali candar
http://rapidshare.com/...3280985/c__304_lt-5.pdf.html

ali candar-ali aksu
http://rapidshare.com/...3281044/c__304_lt-6.pdf.html

ali aksu-ali riza ünal
http://rapidshare.com/...3281105/c__304_lt-7.pdf.html

ali riza ünal-asim inan
http://rapidshare.com/...3281218/c__304_lt-8.pdf.html

asim inan-ayhan namli
http://rapidshare.com/...3281287/c__304_lt-9.pdf.html

ayhan namli-ayse zeynep ögel
http://rapidshare.com/...281379/c__304_lt-10.pdf.html

ayse zeynep sabuncu-bayram dogan
http://rapidshare.com/...281439/c__304_lt-11.pdf.html

b
bayram dogan-beyzar tasköprü
http://rapidshare.com/...281511/c__304_lt-12.pdf.html

beyzat akdemir-cafer dönertas
http://rapidshare.com/...281563/c__304_lt-13.pdf.html

c
cafer dönertas-cemal özyay
http://rapidshare.com/...281625/c__304_lt-14.pdf.html

cemal özyildiz-ceyda er cerrahoglu
http://rapidshare.com/...281689/c__304_lt-15.pdf.html

d
ceyda ercan-dilek erik
http://rapidshare.com/...281738/c__304_lt-16.pdf.html

dilek erikan-efrahim yenilmez
http://rapidshare.com/...281796/c__304_lt-17.pdf.html

e
efrahim yesilyurt-emine uguz
http://rapidshare.com/...281853/c__304_lt-18.pdf.html

emine uguz-erdogan danis
http://rapidshare.com/...s/133281910/c_lt-19.pdf.html

erdogan danis-esat bucak
http://rapidshare.com/...s/133282003/c_lt-20.pdf.html

esat bucuka-fatih gogbulut
http://rapidshare.com/...s/133282074/c_lt-21.pdf.html

f - g
fatih gogusgeren-ferhat avci
http://rapidshare.com/...s/133282147/c_lt-22.pdf.html

ferhat avci-fikriye özcan
http://rapidshare.com/...s/133282212/c_lt-23.pdf.html

fikriye özcan karabulut-gulten karaosmanoglu
http://rapidshare.com/...s/133282403/c_lt-24.pdf.html

gulten karapinar dingil-habibe göksün
http://rapidshare.com/...s/133282465/c_lt-25.pdf.html

h
habibe göktekin-halil ucar
http://rapidshare.com/...s/133282540/c_lt-26.pdf.html

halil ucar-hamit yigiter
http://rapidshare.com/...s/133282612/c_lt-27.pdf.html

hamit yildiran-hasan dernekbasi
http://rapidshare.com/...s/133282673/c_lt-28.pdf.html

hasan dernekbasi-hasan türköz
http://rapidshare.com/...s/133282729/c_lt-29.pdf.html

hasan türköz-hayrettin ozyurt
http://rapidshare.com/...s/133282792/c_lt-30.pdf.html

hayrettin ozyurt-hulya polat
http://rapidshare.com/...s/133282876/c_lt-31.pdf.html

hulya polat-hümmet kiliç
http://rapidshare.com/...s/133282985/c_lt-32.pdf.html

hümmet kiliç-hüsmen alkan
http://rapidshare.com/...s/133283109/c_lt-33.pdf.html

hüsmen altin-imdat ucar
http://rapidshare.com/...s/133283198/c_lt-34.pdf.html

i - i - j
imdat ucar-ibrahim anil
http://rapidshare.com/...s/133283286/c_lt-35.pdf.html

ibrahim apak-ilker erdogan
http://rapidshare.com/...s/133283406/c_lt-36.pdf.html

ilker erdogan-ismail sasmaz
http://rapidshare.com/...s/133284539/c_lt-37.pdf.html

ismail sasmaz-kamil agirbas
http://rapidshare.com/...s/133284621/c_lt-38.pdf.html

k - l
kamil agirbas-kemal sagkol
http://rapidshare.com/...s/133284702/c_lt-39.pdf.html

kemal saglam-leyla ekizgeli
http://rapidshare.com/...s/133284768/c_lt-40.pdf.html

leyla ekici-makbule kavak
http://rapidshare.com/...s/133284838/c_lt-41.pdf.html

m
makbule kavakl1-mehmet bal
http://rapidshare.com/...s/133284993/c_lt-42.pdf.html

mehmet bal-mehmet esenlekci
http://rapidshare.com/...s/133285060/c_lt-43.pdf.html

mehmet esenli-mehmet merdane
http://rapidshare.com/...s/133285366/c_lt-44.pdf.html

mehmet merdanoglu-mehmet toprak
http://rapidshare.com/...s/133285418/c_lt-45.pdf.html

mehmet toprak-meral gozubuyuk
http://rapidshare.com/...s/133285483/c_lt-46.pdf.html

meral gozukan-mevlüt kolo
http://rapidshare.com/...s/133285535/c_lt-47.pdf.html

mevlüt kolsuz-muhittin topcu
http://rapidshare.com/...s/133285605/c_lt-48.pdf.html

muhittin topcu-murat yildirim
http://rapidshare.com/...s/133285863/c_lt-49.pdf.html

murat yildirim-mustafa cevik
http://rapidshare.com/...s/133285961/c_lt-50.pdf.html

mustafa cevik-mustafa kiyak
http://rapidshare.com/...s/133286038/c_lt-51.pdf.html

mustafa kiyak-mustafa yavas
http://rapidshare.com/...s/133286163/c_lt-52.pdf.html

mustafa yavas-nadiye sayici
http://rapidshare.com/...s/133286236/c_lt-53.pdf.html

n
nadiye selvi-necati evrendirek
hhttp://rapidshare.com/.../133286340/c_lt-54.pdf.html

necati evrendirek-nesrin siraç
http://rapidshare.com/...s/133286527/c_lt-55.pdf.html

nesrin sirmali-niyazi kaya
http://rapidshare.com/...s/133286611/c_lt-56.pdf.html

niyazi kaya-nursel ates
http://rapidshare.com/...s/133286714/c_lt-57.pdf.html

nursel ates-orhan güçlü
http://rapidshare.com/...s/133286806/c_lt-58.pdf.html

o - ö - p

orhan güçlü-osman tokgoz
http://rapidshare.com/...s/133286863/c_lt-59.pdf.html

osman tokgoz-özkan koruyucu
http://rapidshare.com/...s/133286927/c_lt-60.pdf.html

özkan kosaryilmaz-ramazan köroglu
http://rapidshare.com/...s/133287100/c_lt-61.pdf.html

r
ramazan köroglu-recep yavuz
http://rapidshare.com/...s/133287169/c_lt-62.pdf.html

recep yavuz-s albatros akkaya
http://rapidshare.com/...s/133287256/c_lt-63.pdf.html

s
s. alev topuzoglu-sahap durgun
http://rapidshare.com/...s/133287359/c_lt-64.pdf.html

sahap durmus-sami çamlica
http://rapidshare.com/...s/133287423/c_lt-65.pdf.html

sami çamlidag-selahattin cubuk
http://rapidshare.com/...s/133287583/c_lt-66.pdf.html

selahattin cubuk-semsigul cepnioglu
http://rapidshare.com/...s/133287665/c_lt-67.pdf.html

semsigul kahreman-sevim ay
http://rapidshare.com/...s/133287744/c_lt-68.pdf.html

s - ş
sevim ay-sinan çelik
http://rapidshare.com/...s/133287804/c_lt-69.pdf.html

sinan çelik-süleyman araç
http://rapidshare.com/...s/133287874/c_lt-70.pdf.html

süleyman araç-senol yigen
http://rapidshare.com/...s/133287949/c_lt-71.pdf.html

senol yigen-tamer mantici
http://rapidshare.com/...s/133288087/c_lt-72.pdf.html

t - u
tamer marangozoglu-turgay lalbek
http://rapidshare.com/...s/133288321/c_lt-73.pdf.html

turgay latinler-üzeyir sahin
http://rapidshare.com/...s/133288394/c_lt-74.pdf.html

ü - v - y
üzeyir sahin-yakup özyilmaz
http://rapidshare.com/...s/133288502/c_lt-75.pdf.html

yakup özyilmaz-yener yigit
http://rapidshare.com/...s/133288558/c_lt-76.pdf.html

yener yil-yusuf dogan
http://rapidshare.com/...s/133288627/c_lt-77.pdf.html

yusuf dogan-zekeriya terzi
http://rapidshare.com/...s/133288695/c_lt-78.pdf.html

z
zekeriya terzi-zumrute kahraman
http://rapidshare.com/...s/133288828/c_lt-79.pdf.html

zumrute kilinc-z.zülal kurtulus
http://rapidshare.com/files/132938443/c_lt-80.pdf (eksi sözlük - bu kadar yurekten cagirma beni)


uc saatlik bir yolculugun hikayesi

saat 19:30, kuzenimle bir telefon konuşması, çalıştır kronometreyi:

- aloo? enis, napıyosun olum?
- la ne bağrıyon? hmmh, uyuyorum lan, aloo? ne diyon? napıyosun abi?
- ahah, olum bak ne dicem, bende kalan bi fransız karı vardı ya, o ankara'ya gelicekmiş, ev lazım ev ayarlabilcen mi?
- aaaaa(esniyo). ya baba, burada kalın dicem de, yarın valide hanım gelicek. ben bi soruyum soruşturuyum şeyaparız, hallederiz, hadi ararım ben seni.

10 dakika sonra:

- alo? usta, arkadaşların alayı tatilde, bi arkadaş da cumartesi dönecekmiş, yaramaz yani size, napsak?
- boşver lan, kız otel ayarlamış zaten şimdi öğrendim. yalnız senden ricam var, otele bi bakıver, kalınabilecek gibi mi, nedir ne değildir, bi bakıversen?
- (vay ulan) tamam bakarım ben, la tamam tamam.

***

üç saat basketbol için uzun bi süre, fakat hayat için aynı kesinlikte konuşmak zor. öss'de önünde 180 dene nur topu gibi soru olan ter pompacısı içün akar gider, erken boşalmama çabasındaki pompacı(bu da ter) içün bikaç asra tekabül eder.

bir telefonla başladı sürem. acelem olduğundan; sigara içmek, bir şeyler atıştırmak, giyinmek ve saç baş düzeltmek gibi işleri aynı anda yaptım ve sokakta buluverdim kendimi. sokakta hızlı vakit geçirmek ya da sıkılmamak için fazla alternatifiniz yoktur; müzik dinlersiniz, insanları incelersiniz ya da benim gibi her iki boku da yersiniz. insanların tavırlarını incelemek eğlencelidir ve insana dair gözden kaçmış ayrıntıları verir, daha iyi tanırsınız, göründüğünden daha eğlenceli bir varlık olduğunu idrak edersiniz.

kulağımda inceden bir keman sesi...

iki çocuk gördüm, kaldırım kenarına oturmuşlar ve bir sigarayı çeviriyorlar. sigara çevirirken yaşanan bir gerginlik vardır bilir misin, elinde sigara tutan; "lan acaba çok içtiğimi düşündü mü bu herif, tam yarısında verebilecek miyim" gibi düşüncelerle zehir eder kendine dalgayı, bi sik anlamaz. sigara sırasını bekleyen de birazdan kendisine sigara verilmeyecekmiş gibi davranır, "yoo ben hiç görmedim sigara falan, ha bana mı veriyosun, tamam olur içerim" gibi yaklaşır hadiseye, zoraki çevirir kafayı, sırf yanındaki herif rahatça takılsın tütünle diye. bir nevi karşılıklı iyi niyet gösterisi, iki tarafın da zararlı çıktığı bir gösteri. gördüğüm çocuklarda da tam olarak bu sekansı yakaladım, gözlerine baka baka güldüm.

henüz sırıtan suratım somurtmadan, o seyyar satıcıyı gördüm. bu adamı en az iki bininci görüşüm ama herifi her gördüğümde hiç sektirmeden gülmüşümdür. adamın bir kamyoneti var ve kasasında satılmadık şey bırakmamış arkadaş, bi de megafon elinde dürzünün: "dumateez, bibeer, hurdaa, bakııır, maymuuun, yelkovaan, bekiiir(en yakın arkadaşını da satıyo)"

satıcının önünden geçerek anayola çıktım, bir dolmuşa bindim, kulağıma klarnet üflenirken indim, kuzenimin kalacağı otele aceleyle yürüyorum. acelem var çünkü 21:30'da bir hastanenin acil servisinde, çocukluk arkadaşım olan doktorla randevum var, kulağımdaki problemle ilgilenecek.

elimde bir adres var ama, ne caddesini biliyorum, ne sokağını, ne otelin adını, şunca senelik ankara geçmişimde bir tek adım atmadığım yerlerde deli gibi dolanıyorum. çakmakçıya soruyorum, adam deli gibi ne söylesem kafa sallıyor, ağzını açmıyor, "la bırak dayı tamam, sormadık bişey" diyerek sinirle ayrılıyorum yanından. ve o gerginliğin arasında yine bir sahne gülümsetiyor beni; şalvarlı yelekli kasketli, yanık bi herif dolanıyor ortalıkta. beni güldüren üstü başı değildi elbet; mavi gözleriydi. bilinçaltımıza renkli gözün batıya ya da şehirliye ait olduğunu zerk etmişler ister istemez, neticede esmer de milletiz; "renkli gözlü köylü" profilini garipsiyorum ve gülümsüyorum.

sora soruştura, bahsettiğim oteli buldum, fransız kız bilememiş zaar, otel bok gibi. eşeği bağlasan isyanları oynar, köpeği bağlasan; "itler federasyonuna, olmadı cumhurbaşkanına kadar çıkıcam oğlum" deyu koftiden tehditler savurur. telefonla aradım kuzenimi ver ettim babam yalanın gözüne: "kalınır kalınır, o kadar kötü değil, la gel vallaha güzel" deyu.

doktorla olan randevuma yetişemeyeceğimi sanırken, yarım saatten fazla bir süre hastaneye erken vardım, işi gücü vardır hesabı erkenden gitmedim acil servise, dışarıda sigara üstüne sigara yaktım, bir süre sonra eeh sokarım işine diyerek daldım içeri, o da beni bekliyormuş. biraz inceledikten sonra kulak burun boğaz kliniğine, doktor arkadaşına götürdü beni, zerre anlamadığım muhabbetler yapıyolar benimle:

- şimdi kulağınızı aspire edeceğiz.
- aspirin dokanıyö.
- çıkan iltihabı kültüre yollayacağız.
- ben.. severim kitap..
- daha sonra, düşük toksisite ve yüksek bakterisid etkisi ile tedavi sürecini hızlandıracak olan rifocin uygulayacağız, ürtiker gibi alerjik reaksiyonlar görürseniz hemen beni arayın.
- hah, bak onu çok iyi dedin hocam, vallahi sen tamam, çok güzel söyledin.
- siz uzanın şöyle. hemşire hanım, bana bir steril eldiven ve bir fitil lütfen.
- bak bunu anladım heheh. fitil? lan??

aslında diyalog tam olarak anlamadığım envai çeşit tıp terimini suratıma tüküren iki doktor ve her şeyi eksiksiz anlamış gibi yapan benim kafa sallamalarım şeklinde gerçekleşti. ufak bir operasyon geçirip, kulağımda sargı beziyle çıktım dışarı. ufakken insanlar benimle ilgilensin diye topal taklidi yaptığımı hatırlarım ya da lan keşke kafam yarılsa da sarsalar, herkes bana baksa heheh, dediğimi falan da. pis işmiş lan, herkes bakıyo eyvallah da, nolmuş la bunun gulaa diye bakıyo, çekici bi tarafı yok.

yine meraklı bakışlar altında bindim dolmuşa, şoförün hemen arkasında oturuyorum, koydum kafamı. belli bir süre için bir bok hatırlamıyorum çünkü salya akıda akıda uyumuşum ve bir kadının bağırmasıyla uyandım. gayet iri, heybetli bir hanımabla bağırıyor:

- kaptan beeeş inecek vaar.. kaptan altııı inecek vaar.. kaptan yediii inecek vaar.

ulan uyku sersemiyim, kafamda "lan ne sayıyo füze mi lan bu karı, yol ağzı açık kalmış gapatın olum, şş kaptan lambalarda sıçacak var" düşünceleri. karı bin kere inecek var demiş demek ki hee. herif sağda durdu, füzeyi teslim etti, arkasından şöyle bağırıyo:

- yazıııık, bir de çanta taşıyorsun çantaaa. yazık sanaa, bir de çanta taşıyorsun çantaa. çantaaa

ulan ne alakası var? çanta taşıyınca noluyo? neyi savundun sen şimdi?

ortamdaki gergin hava dağıldıktan sonra, tekrar kafamı koydum, dışarıyı seyrederken gördüklerim canımı sıktı. bir merdiven, bir yokuş, bir cami. dört sene boyunca yürüdüğüm yollar, o sahneler, o ayrıntılar. saçları uzundu, incecik beli, muhteşem bir güzellikti ki çoğu zaman bunun fazla olduğuna, tüm insanlıktan yüksekte durduğuna inanırdım. her evine bıraktığımda arkasından bakakalırdım. güzel kadındı vesselam, çok güzel kadındı. sadakatsizliğimden sadakati öğrenip, sadakatsizce hikayemize nokta koyup, bize virgül bırakan, her şeye rağmen yeni hayatına sonsuz derece sadık, geçmişine çok gördüğü sadakate hayret ettiğim sevgili; bir kırık gençlik hikayesi...

yürüdüm eve, bir sigara yaktım, anahtarı çevirirken kapının sesi bir sual eyledi, son kertede neydi bize kalan?

bir kendimiz, etrafımızda bir mahşer kalabalığı, içimizde kabir yalnızlığı. saat 22:30, kulağımda inceden bir keman sesi.. ve bir kırık gençlik hikayesi... (uludag sözlük - vaudeville for vendetta)


bakire olmayan bir kızla evlenmek

yazılanları okuyunca birkaç ay önce yaşadığım bir gün geldi aklıma.

çok önemli bir toplantım vardı, ve ben her zamanki gibi gecikmek üzereydim. üstelik rutin toplantılardan da değildi bu, çalıştığımız kurumun (isim vermeyelim şimdi) en yüksek mevkideki kişilerinden biriyle yemekte buluşulacak. gecikirsem resmen bekletmiş olacağım, panikteyim. cihangir'den bir taksiye atladım.
'acilen bebek'e.'

taksici kavruk, tipik türk erkeği. her daim öfkeli bakışlar, sert, tepkili. neye tepkili olduğunu kendisi de bilmeyenlerden. içinde halledemediği meseleler yüzünden 'her şeye' kızgın bir hal ve tavır.

firuzağa camii'nin yanından tophaneye inen yokuşa sapıyoruz. taksiye bineli henüz 20 saniye bile olmamışken macera başlıyor. hamile bir kadın geçiyor taksinin yanından. karnının durumuna bakılırsa 4 - 5 aylık. havaların yeni yeni ısınmasını fırsat bilmiş olacak ki, sıfır kollu bir bluz ve kumaş pantolon giymiş, birisine gülümseyerek yürüyor.
'şunun haline bak' diye giriyor lafa taksici. dönüp bakıyorum. 'hamile olacak bi de. .mı g.tü meydanda. bunları tutup bi güzel s.keceksin, akılları başlarına gelecek. ar namus kalmamış kimsede!'

şaşırıyorum. küfürsüz bir dünyada yaşayan elit çocuk değilim, arkadaş arasında kimi zaman her 3-5 cümlemizin yareni bir küfür, o ayrı mesele. ama sokakta kendi halinde gülümseyerek yürüyen hamile bir kadına küfür maksatlı değil, ciddi ciddi sarf edilmiş bu sözler şaşırtıyor beni. rahatsız oluyorum. namussuz olmak ne kolaymış meğer bu ülkede.

tophaneye iniyoruz. iki liseli sevgili sarmaş dolaş yürüyorlar. bahar havası onları da sarmış, belli. ben sus pus, toplantıya yetişir miyim diye ecel terleri dökerken amcadan bir atak daha geliyor,
'ayakta s.kecek karıyı, şu o. çocuğuna bak! seni s.kmek istiyo kızım, s.kmek! ananız babanız bunun için mi okula gönderiyo sizi? namussuzluk, şerefsizlik... çivisi çıktı milletin!'

bir kez daha şaşırıyorum. birbirlerinin beline sarılmış yürüyorlar sadece. belli ki sahile inecekler. ceplerinde çay parası varsa tophanede oturup bir el tavla atarlar belki, yoksa fındıklı parkında banklarda oturup biraz meşk ederler. hiç de 'emmeli gömmeli' bir halleri yok oysa ki. ama bilmiyorlar ki bazıları için çoktan namussuz, şerefsiz olmuşlar.

dolmabahçe sarayı'nın önünden geçiyoruz. duvar dibindeki bir çifte takılıyor gözüm: erkek duvara yaslanmış, kıza sarılmış sımsıkı. şimdiye kadar rastladığımız en ağır vaka: resmen vücut teması var! daha içimden 'eyvah' der demez amca çifti tespit ediyor,
'şunlara bak şunlara! yaslamış s.kini kızın a.cığına, ayaküstü resmen s.kişiyolar! namussuzlar! şimdi bütün karılar o.ospu oldu!'

ve amcada şalter atıyor. beşiktaş'a varıyoruz, her taraf sevgililerle dolu. tek tek tespit etmeye gerek yok, amcada da hal kalmadı zaten. saydırmaya başlıyor.
'a.cıklar! bunları tuttuğun gibi s.keceksin, istedikleri bu! anca bundan anlarlar! namus, haysiyet, ar nerde! bizim zamanımızda böyle miydi? köyde kız bile görmedik biz doğru düzgün, yaşımız geldi evlendirdiler. namusumuzla yaşadık. şimdikilerin hepsi o.ospu. hepsi...'

amca saydırmaya devam ediyor. toplantıya yetişme kaygısını unutmuşum çoktan, sinirlerim bozulmuş, düşünüyorum. sırf kolsuz bir bluz ve biraz dar bir pantolon giydi diye fahişe damgası yiyen 'hamile' bir kadın ; sarmaş dolaş yürüdükleri için namussuz ilan edilen liseliler, yeni yeni ısınan havaları fırsat bilip duvar kenarında coşkuyla sarıldığı için uluorta seviştikleri öne sürülen bir diğer çift... ve onları bir çırpıda 'şerefsiz, namussuz, ahlaksız, haysiyetsiz' ilan eden, önüne gelene küfürler yağdıran bir yurdum erkeği... hiçbir suçu olmayan insanlara küfürleri ve hakaretleri yağdıran kişi olarak kendini en namuslu, en haysiyetli, en şerefli, en terbiyeli kişi sanıyordu ve ciddiydi. küfürlerinde de, kendini övmesinde de. bir anda dank etti kafama,

o sadece, kendisinin isteyip de yaşayamadıklarını yaşayabilenleri kıskanıyordu!

* * *

nesillerce tabularla büyütülmüş bir milletiz biz. en büyük tabularımızdan biri ise, şüphesiz ki 'kadın'dır. yeni bir şey değil, ilk kavimlerden bu yana gizemli çekiciliği yüzünden her ilkel toplumun kadını baskı altına almaya çalıştığı bilinen bir gerçek. zamanına göre ilkel bir toplum olan arap toplumu da (ki o dönemden bu yana ne kadar geliştikleri tartışmaya açıktır, her ne kadar gerek yoksa da) islamiyetle birlikte tabularını, ilkel sistemlerini dünyaya yaymış ve araplarla yakın ilişki içinde olan türkler de kadına karşı bu baskıcı ve tabulaştırıcı tavrı edinmiştir. işin trajik kısmı ise, bu tabulaştırmanın halen korkunç seviyede etkin olması elbette. kadın bizim için hala 'öteki'dir, hala bilinç altımızda kadının 2. sınıf olduğu yalanları yatar. kadının yeri erkeğin yanı, eksik etek, kaşık düşmanı, belinden sopayı, karnından sıpayı...

hadi gelin, doğamızı itiraf edelim artık. bir erkeğin en büyük tutkusudur bir 'kadın'. kadın 'güzellik'tir, 'anne'dir, 'derinlik'tir, kimi zaman sığınılası bir liman, kimi zaman fethedilesi gizemli bir kıta, kimi zaman aşılması gereken bir okyanustur kadının varlığı. vücudu ise, dünyadaki en kusursuz sanat eseridir. hiçbir sanatçı, aşık olduğu kadınla sevişirken duyduğu memnuniyeti duymamıştır başyapıtlarından, emin olun. ve hiçbir sanat eseri, bir kadın varlığının güzelliğine ulaşamamıştır hala. hadi itiraf edelim. kadınlar için süsleniriz biz erkekler, kadınlar için güç gösterilerinde bulunur, göğsümüzü şişiririz. bir kadının onayı, pek çok kriterden daha değerlidir pek çoğumuz için. hadi çıkarın bilinçaltınızda rahatsızlık verip duran gerçekleri: kadınlar, ifade edilenden çok daha değerlidir!

artık eminim ki, fahişelikle suçladığı kadınlara değildi aracına bindiğim taksicinin öfkesi: o kadınların hayatlarındaki erkeklere kızıyordu o! kendisi o yaşlardayken yaşamak isteyip yaşayamadığı anlara sahip oldukları, güzel kadınlara sarılabildikleri, kendilerine gülümseyen bir kadını öpebildikleri için. gerçekleşmeyen arzularını yaşayabilenlereydi onun öfkesi. ve yaşayamadığı aşkları anımsadıkça öfkeleniyor, çarşaflara sarılmamış bir kadın görmeye dahi tahammül edemiyordu. tutunacak son dalı da elbette ki 'namus' maskesiydi, yaşayamadıklarını bir anlama bürümezse, yaşayamazdı ki!

biraz dekolte görüp de öfke nöbetlerine tutulanlar, namus kavramını hayatının en önemli kavramı haline getirip ahlak bekçiliğine soyunanlar, bekaretle kafayı bozup 'ısırılmış elma istemem' diye tutturanlar... bilin ki ne dekolte giyinen kadına öfkeleniyorlar aslında, ne de 'elmaya'. onların katlanamadıkları, elmadaki diş izlerinin sahibi... gençliklerinde bir kadına yanaşabilselerdi, bilin ki onlar da öğrenirdi kadının güzelliğini, ilişkilerin anlamını, sevişmenin hem çok normal, hem de çok kutsal bir 'tekleşme' hazzı verdiğini... ve bir insanın hayatından birkaç insanın geçmesinin işin normali olduğunu idrak edebilirlerdi.

ama edemiyorlar.

çünkü hala tabularımız içinde boğuluyoruz hepimiz, ve başımızı çamurdan çıkartıp nefes almak yerine, dibe çökmeyi tercih ediyoruz. ne de olsa çamurlu bir suyla boğuşmak zordur kendini bırakmaktan.

ve ahlak bekçiliğiyle ahkam kesmek, bin kere daha kolaydır, 'insan' olmaktan.. (itü sözlük - haşmet asilkan)


kobra

elvan dalton üstadımızın bir güzel şarkısı. ironide tavan yapmış bir şarkı. bir bilen bir de bilmeyen pişman.

sözlerini de yazayım tam olsun.


değirmenin oluğu
gız nerden alıyon soluğu
değirmenin oluğu
gız nerden alıyon soluğu
oğlan geçmiş karşıya da
uzatıyo boruyu


nakarat:
tut kobranın başını
sor bakalım yaşını
onsekizini geçiyorsa
çevir aşağı başını

kobra durmaz yuvada
zıp zıp zıplıyo burada
öyle bir avrat arıyo ki
bacakları havada


nakarat:
tut kobranın başını
sor bakalım yaşını
onsekizini geçiyorsa
çevir aşağı başını


not: kopi peyst degil alın teri. (nacizane sözlük - bosanac)


04.08.2008 12:52:24
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Teknoloji Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 09.10.2008 13:13:09 - "Bunlar UFO Değilse Ne?"
Devamını Oku 02.10.2008 14:38:47 - Internette Abone Kapma Savaşı
Devamını Oku 02.10.2008 14:35:51 - Hrant'ız Yasak, Samast'ız Serbest
Devamını Oku 01.10.2008 15:08:44 - Çinliler Çakma iPhone Yaptı
Devamını Oku 01.10.2008 15:07:16 - Dünyayı Kurtaracak İcat
Devamını Oku 01.10.2008 14:59:07 - Eksik Bilgi + Kötü Yasa = Internete Yasak
Devamını Oku 10.09.2008 12:23:22 - Google gazeteleri dijitalleştiriyor
Devamını Oku 10.09.2008 12:22:40 - Büyük deney başladı
Devamını Oku 06.09.2008 15:06:49 - İnternet devine büyük operasyon
Devamını Oku 04.09.2008 10:43:38 - Google Chrome ne kadar hızlı?
Devamını Oku 01.09.2008 19:37:58 - Dünya nefesini tuttu bu deneyi bekliyor
Devamını Oku 01.09.2008 11:30:38 - Film yıldızı olmak ister misiniz?
Devamını Oku 01.09.2008 11:26:26 - ADSL'de büyük indirim
Devamını Oku 26.08.2008 11:47:54 - Yeni bir galaksi bulundu
Devamını Oku 25.08.2008 12:19:38 - USB bellekte GB rekoru!
Devamını Oku 25.08.2008 12:18:44 - Efsane hacker Kevin Mitnick
Devamını Oku 24.08.2008 01:08:54 - Ve Youtube yasağı kalktı
Devamını Oku 23.08.2008 13:08:51 - Youtube'ye kapak olsun!
Devamını Oku 23.08.2008 13:08:11 - Sanal çeteye büyük vurgun
Devamını Oku 23.08.2008 13:07:23 - YouTube yasağı dünya basınında
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 17 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,82
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
"Bunlar UFO Değilse Ne?"
-Bunlar UFO Değilse Ne?- Haktan Akdoğan, Kumburgaz'daki bir site bekçisinin UFO görüntüleri çektiğini belirtti...
Internette Abone Kapma Savaşı
Hrant'ız Yasak, Samast'ız Serbest
0,38 saniyede derlendi.