Bizimgazete.org  
 
 
 
Cimbom Keita-yı aldı - video
Taraftarlar kulüp başkanını dövdü - video
Futbol ve müzik dünyası karşı karşıya

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum


Alevi Siteleri Listesi

   
 
Görebilmek ve Gerçeği Kabul Edebilmek

Turan Eser

18 Ekim 2008 12:23

Son olarak yazdığım aydın ve gazetecilerin Alevi sorunu karşısında, statükonun tertipleştirici önermeleri içinde kalan tutumu hakkındaki yazılarımdan, bazı  yazarlarımızın "alınganlık" duygularını benimle paylaşmış olmalarını aslında olumlu bir gelişme olarak görüyorum. "herkese açık olmayan görüşlerini" bana özel olarak yazıldığı için, ben de günlük gazetelerde yazan, yazar arkadaşların isimlerini buradan anmadan, ama cevabımı herkese açık olarak vereceğimi kendilerine bildirdim.

 

Yazar arkadaşlar, benim yazılarımda çözüm için fazla "ılımlı ve uzlaşma bir dil" kullanmadığımı ve "kutuplaştırıcı" yaklaşım içinde olduğunu ifade edip, "zamana ayak uydurmak lazım" türünden bir öneri sunuyorlar.

 

Ben günümüz dünyasında, giderek yaygınlaşan yozlaşmanın, değerlerden ve ilkelerden vazgeçip "zamana ve güce ayak uydurmanın" cazibesine kapılmış şarlatanlığın arttığını biliyorum. Değerlere bağlı kalmanın, evrensel ilkeleri korumanın zor olduğunu ve cesaret istediğini biliyorum. Haksız güçlü diye, celladına sığınan kurbanlıkların sayısının arttığını da tanık oluyorum. Ama uğruna mücadele ettiğimiz haksızlıkları ve Aleviler üzerindeki ayrımcılık ve inkarı nasıl "yok sayarak" hareket edebiliriz.

 

 

Benim yazılarımda bir kutuplaştırma anlamı ve ayrımcılık anlamı çıkarmak için, Aleviler hakkındaki önyargının biraz zorlanmış olması gerekir. "Toplumu oluşturan farklı kesimlerden Sünniler ve Aleviler arası ayrışmayı ve ayrımcılığı körükleyen" görüşü benim yazılarımdan çıkarmak için,  ülkemizde yaşanan Alevi gerçeğinden bihaber olmak gerek.  Ben yazılarımda somut durumları, uygulamaları, ayrımcılığı ve resmi politikaların inkarcı yüzünü bir bir tespit ediyor ve göstermeye çalışıyorum. Bunları yaparken, Osmanlı devletinden beri süregelen, devletinin kendisini hangi kimlik üzerinden tarif ettiğine bakıyorum.

 

Siyasi iktidarları besleyen ideolojinin ve kendisi için benimsediği inançsal kimliğine bakıyorum. Bu ülkede kimlerin resmi olarak kollandığına ve kimlerin resmi olarak yoklandığına bakıyorum. Ben bakıp görenlerden ve yaşayanlardanım. Bu nedenlede gördüğüm ve yaşadığım gerçekleri aktarıyorum.

 

Daha açık ifadeyle, devletin ideolojik dilinin Türk İslam Senteziyle beslendiğini sadece iddia etmiyorum, bunun böyle olduğunu ve böyle uygulandığını söylüyorum. Bunun sorumlusunun Sünni vatandaşlar olduğu yazımda tek bir yerde gösteremezsiniz ve böyle aptalca bir şeyi de zaten söylemiyorum. Egemenlerin kendi egemenliklerini sürdürebilmek için, çevreden merkeze taşıdığı Sünnilik anlayışını kullandığını ve devlet olarak dinsel kimlik inşasını buna göre yaptığını ifade ediyorum. Sermayenin ve iktidarın rengi olmaz ama, bu ülkede iktidarında, sermayenin de, resmi bir dini var. Hatta medyamızın bile bir dini oluştu. Bu dinsel kimlik üzerinden siyasallaşmayı ve egemenlik kurulduğunu görmemek için, insanın gözleri kapalı gezmesi gerekir.

 

Bu ülkede Alevi, Sünni ve Gayri Müslüm yurttaşların vicdanına müdahale vardır. Hem de siyasi iktidarın ve Diyanetin müdahalesi vardır.  Yani vicdana ait olanın vicdanda kalması gerektiğini ifade ediyorum. İster kişi, ister devlet olsun vicdana müdahale edemez. Bu müdahalenin kendisini, din, vicdan ve inanç özgürlüğüne aykırı olduğunu ifade ediyorum.  Yani devletin ve onun kurumlarının böyle bir işlevi olmaması gerektiğini savunuyorum. Fakat bu duruma Aleviler ve demokrasi güçleri itiraz ederken, siyasal İslamcılar bu durumu besliyor ve durumdan nemalanıyor. Kamusal alanda dinsel hizmet verenleri, ne kadar mutlu ve durumundan memnun olduğunu görecekseniz. İnancın ait olduğu yere, yani vicdana girmesine izin vermiyorlar. Devlet adına bunu düzenlemek istiyor ve memur olarak aracılık yapmak istiyor. Sivil değil, resmi kalmasının mücadelesini veriyorlar. Türkiye'de kamusal alanda dinsel hizmet verenler, hizmet alanlar, vicdanlara müdahaleden rahatsız iseler, neden sus pus otururlar. Evrensel hukukun ve insan halklarının vazgeçilmez olan din, vicdan ve inanç özgürlüğünü neden savunmazlar.

 

Tarihsel gerçeklerle yüzleşmek acı gelebilir. Biz yıllardır bu acıları içimize gömdük. Şimdi biraz da tartışalım istiyoruz. Daha derdimizi ifade etmeden, bazı yazarlar, demokrat ve liberal görünüp, siyasal İslamcıların klişe görüşlerine başvuruyorlar. Sonra da kalkıp "Aleviler eşittir, statükoculardır" argümanlarıyla siyasal İslamcılara destek sunarlar.

 

Oysa durum öyle değil, bu ülkede tek tipleştirme karşısında en sağlam duruşu gösteren demokratik toplumsal kesimlerin içinde Aleviler vardır. Aleviler gizlenmeye çalışılan bir fotoğrafın görülmesini sağlamaya çalışıyor. Sadece tertipleştirme amaçlı asimilasyon politikalarını değil, siyasetin ve medyanın kirlenmiş yüzünü de açığa çıkarıyor.

 

Bu nedenle de, iktidarın ve devlet kurumlarının Sünnilik ekseninde dinsel faaliyetlerini vicdan ve inanç özgürlüğüne müdahale olarak görüyorum. Diyanet işleri Başkanlığını, Zorunlu Din derslerini, İmam Hatip Okullarını, din bütçesini, devlet eliyle cami yapılmasını laikliğin özgürlük alanına müdahale ettiğini ifade ediyorum.

 

Alevi örgütlenmeleri ittihatçı ve tarikatçı siyasetin çatışması arasında ezilmek istemiyor. Bunun içinde siyasal alanın dinsel ve askeri vesayetten kurtulması gerektiğine inanıyor.

 

Bu nedenle, Diyanetin kaldırılması, Zorunlu din dersi yerine tüm inançları kapsayan dinler ve inançlar tarihini ve felsefesini, o inanç grubunun katılımını önemseyen bir yöntemle seçmeli şekilde verilmesini talep etmek neden ayrımcılık olsun?

 

Bu ülkenin tüm farklı inanç sahiplerinden ve inanmama hakkını kullananlardan yurttaşlarından vergi toplayıp, sadece Sünnilik lehime kullanmasını ayrımcılık olarak görmeyip, bunun eşitlik ve laiklik ilkesine aykırı olduğunu söylemek mi ayrımcılık oluyor? Eğer bir devlet kendisini hem laik, hem de cumhuriyet rejimi olarak tanımlıyorsa, böyle bir devlet neden namaz kıldırır? Oruç tutar? Hac'a gider? Abdest alır? İnsana ve vicdana ait olanı siyaset ve devlet neden kullanır?

 

Alevilerin devleti dinsizleştirme ve laikleştirme mücadelesi, aynı zamanda dinin ve inancın ait olduğu yere, yani inananın vicdanına, gönlüne koyma mücadelesidir.  İnançlı Sünni yurttaşın vicdanını, devletin ve diyanetin fetvası ve hurafeleriyle şekillendirmesini doğru bulmadığımızı ifade etmek, neden tuhaf olarak algılansın?

Benim derdim tek tek kişiler değil.  Benim ilgim, bu ülkede yaşayan ılımlı, ılımsız tüm siyasal İslamcıların görüşlerini takip eden birisi olarak, bu İslamcı aydınların, neden Diyanet İşleri Başkalığı aracılığıyla devletin Sünnilerin vicdanını şekillendirmesini itiraz etmediğidir. Devletin tüm ekonomik, mevki, statü ve dinsel alandaki kadrolaşmaya ve nemalanmaya neden itiraz etmedikleridir.

 

Lütfen bana kısaca, DİB'nın varlığına itiraz eden ve farklı kimlikleri olduğu gibi kabul eden tek bir İslamcı aydın gösterin! Lütfen bana, farklı inanç gruplarından insanların çocuklarına zorla Sünniliği öğreten milli eğitim bakanlığının müfredatına tek bir eleştiri getiren ılımlı ya da ılımsız bir İslamcı aydın gösterin.

 

Lütfen bana, Madımak katliamını, Maraş katliamını kınayan tek bir İslamcı yazar gösterin.  Lütfen bana, ramazanda oruç tutmadığı için dayak yiyen öğrenciler ve vatandaşlar ve Amasya'da ayrımcılığa maruz kalan Alevi kızlar için destek olan bir İslamcı yazarın görüşlerini aktarın. Lütfen yıllardır insan hakları adı altında mücadele veren ama bugüne kadar bir çok hak ihlalini rapor eden İslamcı kuruluşların neden Madımak ve Gazi katliamı ile ilgili tek bir sayfalık rapor bile tutmadıklarını açıklayın.

 

Fakat şunu herkesin anlaması gerekiyor.

 

Alevi hareketinin zorunlu din derslerinin kaldırılması ve Diyaneti İşleri Başkanlığının kaldırılması mücadelesi, bu ülkede vicdanı ve inancı devlet tarafından işgal edilmiş Sünni kardeşlerimizin de inancını ve dini hayatlarını özgürlüğünü de beraber getirecektir. Devlet mezhebi halini almış resmi Sünniliğe karşı, sivil Sünni yurttaş insan haklarından, demokrasiden, özgürlükçü laiklikten, emekten, barıştan ve sosyal devletten yana tavır alırsa, ortak paydalarımızı bulmak daha da kolaylaşacaktır.




Turan Eser

18.10.2008 12:23:28
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Turan Eser Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 01.07.2009 17:13:53 - "Geçmişi kaşımayanlar"
Devamını Oku 11.06.2009 14:00:56 - Siyaset dilinin hukuksal fakirliği
Devamını Oku 03.06.2009 11:53:57 - Turan Eser: AKP'nin Alevi çalıştayı
Devamını Oku 20.04.2009 10:16:12 - CHP'de yaşanan "koltuğu koruma" değişimidir
Devamını Oku 15.04.2009 11:04:25 - Demokrasiye ve insan haklarına sığınmak
Devamını Oku 13.04.2009 13:24:35 - "Baykal CHP'sinden sol parti yaratılamaz"
Devamını Oku 05.04.2009 16:31:23 - CHP'yi samimiyetsiz yeniden yapılandırma kurtarmayacaktır
Devamını Oku 12.03.2009 03:29:45 - ÖZGÜRLEŞTİREN BİLİM Mİ, ÜMMETÇİLEŞTİREN TUBİTAK MI?
Devamını Oku 04.03.2009 15:25:18 - Eğitim kime teslim, laik okula mı, medreseye mi?
Devamını Oku 06.02.2009 18:08:45 - CHP Çarşafa Açıldı, Alevilere Açılamadı
Devamını Oku 12.01.2009 02:30:45 - Sevgili Bilge İnsan; İrene Melikof
Devamını Oku 21.12.2008 01:01:23 - Çatı Partisi mi, Siyaseti Toplumsallaştırmak mı?
Devamını Oku 11.12.2008 11:50:08 - İnsan Hakları Bildirgesi'nin 60. Yılında
Devamını Oku 24.11.2008 23:56:20 - Aleviliği Tanımlama, Tanı!
Devamını Oku 15.11.2008 05:28:22 - Alevi Sorununa Çözüm Mümkün
Devamını Oku 13.11.2008 17:09:05 - ŞEYHÜLİSLAM REFERANSLI UÇ FİKİRLER
Devamını Oku 06.11.2008 16:26:10 - 9 Kasım'da Ankara'dayız
Devamını Oku 18.10.2008 12:23:28 - Görebilmek ve Gerçeği Kabul Edebilmek
Devamını Oku 25.09.2008 13:22:29 - Zaman, Kılıçdaroğlu İçin Linç Çağrısı Yapıyor
Devamını Oku 19.09.2008 09:34:12 - Hüseyin Gazi Şenliği'nde Deniz Baykal
Haberin karnesini siz belirleyin
1 - Zayıf 2 - Geçer 3 - Orta 4 - İyi 5 - Pekiyi
Bu haber için oy kullanan 38 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,03
Haberi Paylaşın
Google Google Live Live MySpace MySpace Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg




 
Ay'da uranyum bulundu
Ay-da uranyum bulundu Ay'da en ağır doğal element olan uranyumun varlığına ilişkin bulguların ilk defa saptandığı bildirildi....
Faturanızı ucuzlatın!
2 bin 601 internet sitesi yasaklandı
0,16 saniyede derlendi.

Evden eve Nakliyat - Hubyar - Nur Pompa