|

Kasklarının numaralandırılması işleminin 29 Haziran 2009 itibariyle tamamlandığı belirtildi.
1 Temmuz 2009 13:40
Çevik Kuvvet'te görev yapan personelin kasklarının numaralandırılması işleminin 29 Haziran 2009 itibariyle tamamlandığı belirtildi. Uygulamanın işe yaramayacağını ifade eden polis mağdurları ise, tam anlamıyla bir yaptırımın olmayacağı görüşünde
Toplumsal olaylara müdahale başta olmak üzere her türlü görev esnasında Çevik Kuvvet birimlerinde görev yapan personelin ve amirlerin, birbirini kasklarından tanıyarak bir araya gelmelerinin sağlanması, fevri hareketlerde bulunan personelin tespit edilmesi, bir personele verilen kaskın bir başka personel tarafından kullanımının engellenerek kişisel hijyenin sağlanması amacıyla, Çevik Kuvvet personelince kullanılmakta olan kaskların, uzaktan görüldüğünde kişinin tanınmasını kolaylıkla sağlayacak şekilde numaralandırılması işlemi hayata geçti. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yaptığı açıklamada uygulamanın başladığı belirtilirken, polis tarafından mağdur edilen kurum temsilcileri ise toplumsal olaylarda göstericilere kontrolsüz güç kullanan polisleri için bu uygulamanın sadece caydırıcı olacağı ve tam anlamıyla bir yaptırımının olmayacağını belirtiyor.
'COPU YERKEN NUMARA OKUNMAZ' 1 Mayıs 2008 eylemleri sırasında polisten dayak yiyen gazeteci Esra Açıkgöz: "Türkiye gibi şiddetin devlet eliyle uygulandığı ülkelerde, polis kasklarının numaralandırılmasının bir işe yarayacağını düşünmüyorum. Bu, hükümetin sözüm ona kendini temizleme girişiminden başka bir şey değil. Zira böylece, kendine şiddet uygulanan vatandaştan polisin kask numarasını bilmesi beklenecek ve bilinmediği takdirde bu bahane edilebilecek. Oysa kafanıza cop inerken ya da tekmelenirken küçücük numaraların peşine düşmeniz ne kadar olası? Hoş, geçen 1 Mayıs'ta şiddet uygulayan ve teşhis edilen polisler gibi, numarası tespit edilebilen polislerin de korunacağına şüphem yok. İşkenceci polislerin bile yargılanmadığı bir ülkede, vatandaşına 'orantılı güç' uygulayan polisler niye yargılansın ki? Sonuçta, Tayyip Erdogan'ın deyişiyle, 'polis demokrasinin sigortası', değil mi?" 2008'de Hrant Dink'in anma töreninin ardından İstiklal Caddesi'nde eylem yapan gruba müdahale eden polisin açtığı ateş sonucu ayağından yaralanan Kemalettin Rıdvan Yalın: "Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu'nun Avrupa Birliği'nin önerisiyle olduğu şekilde geriye alınmasını istiyorum. Polislerin insanlara baskıcı ve faşizan tutumu var. Benim gibi yaralananlar oldu, ölenler oldu. Ben umutlu değilim. Kanundan geri adım atılmaz da, polislerin cop, silah kullanmaları engellenmezse şiddetin önleminin alınamayacağını düşünüyorum. Polis kask taksa da, takmasa da, insanlara davranışları sorunlu. Önemli olan onların insanlık dışı uygulamalarının adalet önüne çıkartılması."
'BU BİR ZİHNİYET SORUNU' Bilgi Tağaç ESP üyesi: "Numaralandırmaya çeşitli dönemlerde tanık olduk. Saldırı sırasında saldırıyı yapan polisin belirlenmesi açısından değerlendiriliyor ama bu kesin değil. Sonuçta bu bir politikadır, kendi politikalarının savunmasını yapmak zorunda oldukları için polis şiddetinin ortadan kalkmasını düşünemeyiz. Yani numaralandırma uygulaması saldırıların önüne geçmeyecektir. Düşünce özgürlüğünün kısıtlandığı bir yerde, Terörle Mücadele Yasası'nın var olduğu bir yerde istedikleri kadar kasklara numara koysunlar. Caydırıcı bir uygulama olacağını düşünmüyorum. Bu biriken muhalefete dönük bir manipülasyondur." Nuri Günay Halkevleri üyesi: "Bu uygulama inandırıcı değil. Şimdiye kadar bu konuda Avrupa Birliği süreci yaşadı Türkiye, gözaltında kayıplar yok denildi, işkence azaltıldı denildi, karakollarda birşey yok denildi aradan 3 sene geçti polisin vurduğu insan sayısı o kadar çok ki. Bu bir zihniyet, sistem problemidir. 1 Mayıs'ta o kadar çok şiddet görüntüsü çıktı ki ortaya. Sokak aralarında yapılan saldırıları gördük, polisin kaskını oradan görmek mümkün mü? Uygulama göstermelik. Kendilerine şiddet uygulayan polisleri numaraya gerek duymadan teşhis edenler de oldu. Ancak onlara verilmiş bir ceza bile yok. Belki böyle olsaydı bir umut olurdu bu uygulama. 13 yaşında öldürülen çocuğun katili belliyken affediliyor. Kaskına numara taksan ne olur takmasan ne olur! 1 Mayıs 2008'de DİSK Merkez binaya gaz bombası atıldığı sırada orada bulunan DİSK Hukuk Dairesi Müdürü Avukat Necdet Okcan: "Biliyorsun ki 2007'deki 1 Mayıs olayları sırasında Masis Kürkçügil'e tokat atan polis yapılan araştırmalara göre bulunamamıştı. Yüzüne taktığı gaz maskesinden dolayı. Dolayısıyla buna benzer bir sürü olayda polislerin tespit edilememesinden dolayı soruşturmada zorluklarla karşılaşılıyordu. Böyle bir durumda polisin tespit edilebilir olmasının bir caydırıcı özelliğinin olacağını düşünüyorum. Orantısız güç kullanmaya engel olabilir. Yargıya kadar gidebilme durumu gündeme gelecektir. Bunun tabii memuriyetin sona ermesi kadar ileri boyutlara gitmesi de etkisi olacak."
|
01.07.2009 13:40:10
|
Birgün
|
|
|
|
Haberin karnesini siz belirleyin
Bu haber için oy kullanan 6 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,67
|
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
Türkiye Bölümünden Son Yazılar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|