Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Hatırlıyorum demek ki hep vardım
Devamını Oku Aradaki '7 fark'ı göster bana Efes Pilsen
Devamını Oku Bir Zabıta Dayağıyla Ölüm Eksikti, O da Oldu
Devamını Oku Kanada'da Meteor Paniği
Devamını Oku TV İlanıyla Yasak Aşk

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Artemis'ten Ilgın Sönmez'le söyleşi
Devamını Oku Hepsi Grubu Dağılıyor mu?
Devamını Oku Bir Zabıta Dayağıyla Ölüm Eksikti, O da Oldu
Devamını Oku Aradaki '7 fark'ı göster bana Efes Pilsen
Devamını Oku Genelkurmay'dan 'Alevi' açıklaması

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


Anasayfa> Umur Talu - Sabah> Baskıya Karşı Omuz Omuza
 Baskıya Karşı Omuz Omuza

Umur Talu




Önce şunda anlaşmalı.
Ama nasıl olsa anlaşamayacağız.
Çünkü bir "ilke" miz yok.
Pek olmayacak.
Herkes kendi safının mücahidi, cengaveri, yiğidi, pohpohçusu; başkasının başına gelenin izleyicisi, ohohçusu kalacak.
Bir de şöyle olmaya devam edecek:
Baskı, şiddet, küstahlık, susturma, suçlama, aşağılama, ezme girişiminin kime ve nereden geldiğine bakılacak.
Kerteriz alınacak.
Herkes keriz sanılacak.
Ona göre kızılacak yahut pısılacak.

Neyse.
Dün yazı sonuna not düşmekle yetinmek zorunda kalmıştım.
Bugün tüm kalbimle tekrar diyorum ki;
Başbakan'ın, cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla eleştiri yapan, "Benim cumhurbaşkanım olmayacak" diye yazan "gazeteci" Bekir Coşkun için, "Vatandaşlıktan çık git o zaman" diyesi, kabul edilesi laf ile geçiştirilecek gaf değildir.
"İçimizdeki sıradan faşizm" in aniden dışımıza sıçrayacağı an ve mekan ile makam hiç belli olmuyor.
"Ya sev ya terk et" diyenden "vatandaşlıktan çık git" diyene ne yelpaze!
"Aramızdaki hainler" diyenden "içimizdeki düşmanlar" diyene ne demokrasi!
Kendini her birimizin sahibi, ağası sananların arasında, cumhuriyetçiden muhafazakâra, ne müthiş benzerlik!
"Keşke anlaşsak da zor anlaşırız" dediğim manzara şu:
Genelkurmay baskısıyla gazeteci atılmasına, sansüre, andıçlanmaya, dergi kapatılmasına hiç itirazı olmayanlar bir yanda saf duracak...
Başbakan'ın vatandaşlıktan kovmasına yahut başbakan korkusuyla köşe kapatılmasına hiç itirazı olmayanlar öte yanda saf duracak...
Patronun, şirketin, cemaatin menfaati, keyfi, beklentisi, öfkesi, iktidarla, güçlerle takaslar sonucu arkadaşlarının susturulmasına gıkı çıkamayanlar her iki safta da bulunacak...
Orta yerde de gazeteciliğin, özgürlüğün, adaletin, ilkelerin, hakkın, dayanışmanın cenazesi kalkacak! Kimimiz de mevtaya ancak omuz vermeye çabalayacağız.
Emin Çölaşan' ın gidişi üstüne iki satır lafı bir araya getiremeyenler, "Gazetemden çık git" i hiç konuşamayanlar da şimdi Bekir Coşkun için köpürüyor.
Haklılar. Elbet en azından bunu yapmalılar.
Komşuları susturulurken, "liberal" yahut "merkez sol" hükümetlere siparişler ile başka meslektaşlarının işten atılışları trampa edilirken susmuşlardı.
Genelkurmay zoruyla gazeteci kazınırken de susmuşlardı.
Öte yanda, o suskunluğa kızmışların ciddi kısmının da bugün Başbakan'a diyeceği söz yok.
Başbakan'ı haklı çıkarmak için, zaten her baskının bahanesini, "O da öyle yazmasaydı" yı anlatıyorlar uzun uzun.
Bu manzara, her türlü iktidara, güce, kuvvete, kudrete cesaret, cüret veriyor.
"İlkesizlik"; orada burada saflaşanlar duruma göre ne kadar bağırırsa bağırsın, aslında kesif sessizlik demek.
Bu esneklik, esastan yamukluk demek.
Geçen gün Çölaşan da takas odası icabı işten atılamasaydı, belki Başbakan da Coşkun' a o lafları o kadar rahat söyleyemezdi.
Başkaları susturulurken, Çölaşan ile Coşkun gibi "Basın Özgürlüğü Ödüllü" iki ağır kalem sessiz kalmasaydı, bu işler bu kadar keyfi olmayabilirdi.
Birileri kendi başına gelene dahi gık çıkaramadan pısmasa, köşe bucak sırnaşıp kendini affettirip göze girmeye uğraşmasaydı, başka türlü olabilirdi çok şey.
Kendimize saygının, kendi gururuna ve onuruna en sağlam sahip çıkış yolunun, başkasınınkini de önemsemek ve ona da sahip çıkabilmek olduğu bir anlaşılabilseydi.
Mesele şu:
Kudret, baş ve göz döndürüyor.
Kuvvet, eleştiriyi ezmeye uğraşıyor.
Güç, sindirmek istiyor.
Bu siyasi iktidar da olabilir; askeri kuvvet de, iş dünyası da, medya patronajı da.
Mesele şu:
Başları, gözleri döndüğünde, ezmeye uğraştıklarında, sindirmek istediklerinde; kudretler, kuvvetler, güçler arasında ayrım yapacak mısınız?
Birine bağırıp birine susacak, bir başkasına yaltaklanacak mısınız?
Tüm kalbim ve kalemimle, Bekir Coşkun'un iktidarı eleştiri hakkı ve özgürlüğünün yanında, Başbakan'ın, "işten kovar" gibi "vatandaşlıktan kovma" zihniyetinin tam karşısındayım.
Sonra, mesela Coşkun'un hiç kelamı ile selamı olmasa dahi, onsuz da gider, Genelkurmay'ın hakkımdaki suç duyurusu ve askeri ceza isteği için yine ifade veririm.
"Press(e)" hem "basın"dır; hem de "baskı"!
Omuz ise, bildiğiniz omuzdur:
Verilebilir de; atılabilir, hatta satılabilir, satabilir de!



Umur Talu - Sabah

23.08.2007 13:47:43
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Umur Talu - Sabah Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 27.08.2007 00:38:49 - Biat Kültürü imiş
Devamını Oku 23.08.2007 13:47:43 - Baskıya Karşı Omuz Omuza
Devamını Oku 20.08.2007 12:41:22 - Yabancı Olduk Şimdi
Devamını Oku 19.08.2007 12:15:13 - Ozan'ı Kim Öldürdü
Devamını Oku 18.08.2007 09:53:22 - Hatamla Sev Beni!
Devamını Oku 16.08.2007 09:31:06 - Takas Odası
Devamını Oku 15.08.2007 08:44:03 - Ariflere Tarifler
Devamını Oku 14.08.2007 09:53:53 - Aslında Kuraklık Yoktu
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 4 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,50
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Bilgisayar kullanıcılarına müjde
Bilgisayar kullanıcılarına müjde Microsoft'un yeni uygulaması antivirüs programı üreticilerini zora sokacak...
YouTube rekora koşuyor!
MSN Video geliyor
0,47 saniyede derlendi.