Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Hatırlıyorum demek ki hep vardım
Devamını Oku Aradaki '7 fark'ı göster bana Efes Pilsen
Devamını Oku Bir Zabıta Dayağıyla Ölüm Eksikti, O da Oldu
Devamını Oku Kanada'da Meteor Paniği
Devamını Oku TV İlanıyla Yasak Aşk

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Hepsi Grubu Dağılıyor mu?
Devamını Oku Bir Zabıta Dayağıyla Ölüm Eksikti, O da Oldu
Devamını Oku Aradaki '7 fark'ı göster bana Efes Pilsen
Devamını Oku Genelkurmay'dan 'Alevi' açıklaması
Devamını Oku Doğu Kadınlarındaki Duygusal Lezbiyenlik

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


Anasayfa> Umur Talu - Sabah> Biat Kültürü imiş
 Biat Kültürü imiş

Biat Kültürü imiş
Umur Talu'nun Sabah gazetesindeki köşe yazısı Ertuğrul Özkök'ü hedef alıyor.




Sanırım kimilerinin hayattaki en büyük kabiliyeti bu: Pozisyon değiştirdiğinde, kendisinin bir önceki pozisyonunda yakalananı, sanki kendisi hiç öyle olmamış, hiç öyle değilmiş gibi yerden yere vurabilmek.
Cumhurbaşkanlığı, cumhurbaşkanı sevmek, kovulan veya sahip çıkılan yazarlar, memlekete ve güzide medyasına, birbirinden omurgalılara dair ne çok şey öğretti.
Bir podyum var.
Bir de soyunma odası.
Odada askılarda, çekmecelerde; işte özgürlük, demokrasi, meslek ahlakı, bağımsızlık, baskıya karşı olmak gibi çeşitli kıyafet ve aksesuarlar duruyor.
Arkadaşlar duruma göre içeri giriyor, takıp takıştırıyor.
Vallahi çok da yakıştırıyor.
Birbirlerine karşı salınırlarken dahi, birbirlerine ne çok benziyorlar!
Bildiğim ilke şudur:
Bir kudret; devlet, siyasi iktidar, askeri odaklar, para ve servet güçleri filan, birisine fikrinden, yazdığından, konuştuğundan, yaşadığından ötürü baskı yaptı mı, buna girişti mi, hakaret, aşağılama veya tehditte bulunduğunda...
Önce buna tavır koyarsın.
Bunun "haklı" gerekçelerini aramadan çok çok önce.
Tabii "ilke" bir de şudur:
Bunu, ayrımcılıkta bulunmadan, her seferinde yapmaya çalışırsın.
Yani başbakan yaparsa başka, Genelkurmay yaparsa daha başka, patron yaparsa bambaşka, cemaat büyüğü yaparsa bir tuhaf olmazsın.
Ama inanamadım.
Aslında inanıyorum da hayal kırıklığım koyulaştı.
"Demokrat" bildiğim nicesinin böyle içten bir derdi yokmuş.
Birdenbire "demokrat,özgürlükçü" kesilenlerin de hiç utanması yokmuş.
Birinciler, "haklı gerekçe imalatçısı" olarak harikalar yarattılar.
Yahu, baskı veya tehditte bulunan herkesin mutlaka "haklı" gerekçesi, bahanesi olur!
(Bu arkadaşların bir kısmının "demokrasi kültürü", mesela yüz binlerce çalışanın zaten kağıt üstünde can çekişen "grev hakkı" nı da "ekonomiyi mahveden bir canavar" yapıp manşetten taşlamak!)
İkinciler ise bir alem:
Hiç bilmeseniz, mesela Ay'dan, yok Ay en azından geceleri aydınlatıp hakikatin bir kısmını görüyor da, ister Mars'tan ister Venüs'ten gelseniz, ilk defa okusanız, mesela Ertuğrul Özkök' ü o kadar haklı bulabilirsiniz ki.
Dediğinin doğru tarafı çok: Birileri "hükümetin, ekselanslarının medyası" olmuş; "biat gazeteciliği" yüzünden bağımsız bir tavır geliştirememiş; hükümet medyası olunca her gün bir yerden gelecek "emir" beklenirmiş.
İyi de...
Bugün, bir süreliğine, bu olayda siz öyle değilmiş gibi yapıyorsunuz diye...
Ne çabuk "tam bağımsız", ne çabuk "her daim mert" oluverdiniz!
Onca senede tek emirle atılan onca manşet, tek emirle gizlenen onca haber, "hükümet medyası" olarak, RTÜK, banka, benzin vesaire için onca manipülasyon ve otosansür, Genelkurmay andıç emirlerinde hazır ol durmak, hükümetlere yaranmak için kovulanlar, manşetlerden linç edilenler, "biat gazeteciliği" nin had safhası köşe sansürleri: RTÜK ekindeki baskıcı basın kanununa dair tek satır yazamamak, azledilen bir bakanın lehindeki yazıların sayfalardan çıkarılması.
Sadece gazeteciliğe, gazetecilere yapılanlar değil:
Bütün bir ülkenin aklının, fikrinin, geleceğinin; siyasetin, ekonominin, özellikle çalışanların rehin alınması? Şantaj ve tehditler?
Bir tarafta 301'lere filan bayrak açan demokrat özgürlükçülerin, bir tarafta mesela bu iktidara bindiren cumhuriyetçi yiğitlerin; patron, holding, grup, piyasa "kültürü" ne boynu ve başı eğik, vicdanı yamuk "biat gazeteciliği"?
Onlar neydi ha?
Laikliğin, cumhuriyetçiliğin, demokrasinin, medya ahlakının mı gereği!
Şaşıra şaşırmaya, binmişiz bir alamete...



Umur Talu - Sabah

27.08.2007 00:38:49
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Umur Talu - Sabah Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 27.08.2007 00:38:49 - Biat Kültürü imiş
Devamını Oku 23.08.2007 13:47:43 - Baskıya Karşı Omuz Omuza
Devamını Oku 20.08.2007 12:41:22 - Yabancı Olduk Şimdi
Devamını Oku 19.08.2007 12:15:13 - Ozan'ı Kim Öldürdü
Devamını Oku 18.08.2007 09:53:22 - Hatamla Sev Beni!
Devamını Oku 16.08.2007 09:31:06 - Takas Odası
Devamını Oku 15.08.2007 08:44:03 - Ariflere Tarifler
Devamını Oku 14.08.2007 09:53:53 - Aslında Kuraklık Yoktu
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 4 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,25
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Bilgisayar kullanıcılarına müjde
Bilgisayar kullanıcılarına müjde Microsoft'un yeni uygulaması antivirüs programı üreticilerini zora sokacak...
YouTube rekora koşuyor!
MSN Video geliyor
0,48 saniyede derlendi.