RENKHABER'DE ÇALIŞMA FIRSATI! Gazeteler
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Eşinin çıplak fotoğraflarını kitap yaptı!
Devamını Oku Halil Ergün pornodan son anda vazgeçmiş!
Devamını Oku TSK'dan önemli açıklamalar
Devamını Oku Müthiş iddia!
Devamını Oku "Samimi fikrimi söyleyemem!!!"

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Mutluluk Üzerine Bir Deneme
Devamını Oku Harbiye 8 Bin Yürekti
Devamını Oku LeMan'dan Bomba Resepsiyon!
Devamını Oku TÜBİTAK: UFO Görüntüleri Gerçek
Devamını Oku Bu poponun sırrı çözüldü

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


   
 
Aydını Bol Ülkenin Karanlığı

Y. Ateş Yazaroğlu

"Ruhat Mengi İle Her Açıdan" Programı'nın katılımcılarından Cüneyt Ülsever, "Ben, emperyal gücün oralara (Irak'tan ve Amerikan askeri gücü bulunan, bulunmuş diğer ülkelerden bahsediyor) petrol için, şu için, bu için girmesine karşı değilim, ama zamanı gelince çıkmasını bilmeli" buyurduktan sonra, aynı dakika içerisinde, "biz aydınlara düşen"le başlayan bir cümle kuruyor, hiç sıkılmadan...

Konumuz elbette Cüneyt Ülsever değil...

Konumuz aydınlar, siz aydınlar!

Emperyal gücün, binlerce insanın katledilmesiyle sonuçlanacağı en baştan belli olan vahşi işgaline karşı olmayan, bilakis destekleyen aydınlar...

Karşı olmak şöyle dursun, söz konusu işgal için dikilmeye çalışılan "kitle imha silahı" gibi emperyal kılıfların en büyük terzi yamağı aydınlar...

Terziden çok terzici aydınlar...

Bütün bu haksızlıklara, hukuksuzluklara, cinayetlere "real politik" adı altında methiyeler düzen aydınlar...

Bununla yetinmeyip, bu yapılanlara gerekçe bulma yarışına giren aydınlar...

Dünyanın bu coğrafyasında müslümanlar öldürülürken ortalığı yıkan, ancak dünyanın başka coğrafyalarında öldürülen farklı inançlara sahip insanlar için tek bir satır karalayamayan aydınlar...

Bazıları bir şirketin, bir holdingin yönetiminde bulunan ya da bunlara danışmanlık yapan aydınlar...

Biz aydınlar!

Siz aydınlar!

Işığı, kendisini bile aydınlatmaya yetmeyen aydınlar!

Elimizi sallasak mutlaka bir tanesine çarpacağımız aydınlar!

Pekâlâ, o zaman şu soruya cevap arayalım: Aydını bu kadar bol bir ülkede bu karanlık neden?

Yukarıdaki soruyu müteakip bir soru daha geliyor aklıma: Eğer, eli her kalem tutana ya da köşe yazıcısına aydın diyeceksek, "onur ve umutla kavranan taşı zorbalığın alnına fırlatan Edward Said"e ne diyeceğiz? *

Öncelikle gerçekten bir çok zorlukla birebir mücadele veren yüzlerce Türk aydınını hariç bırakarak sormak istiyorum:

Aydın olmak, rahat koltuklardan, plazalardan ahkâm kesmekten mi ibaret?

Ayakkabısına çamur değmeyenlere, muhalif bir ruha sahip olmayanlara, genelde iktidara yakın bir duruş sergileyenlere, muhalefetinde bile gerçek anlamda bir eleştiriye yer vermeyenlere, zorbalığa karşı olmayıp da "girdiği gibi çıkmasını da bilmeli" diyenlere mi aydın diyeceğiz?

Bu, düşük yoğunluklu, seyreltilmiş, neoliberal aydın tipine mahkum muyuz?

Bırakın halkı aydınlatmayı, neredeyse her konuda yürütülmekte olan dezenformasyonun bir parçası haline gelen aydınımsılarımızla varacağımız nokta neresi olabilir?

Bilgi kirliliğinin olabilecek en üst seviyeye çıktığı günümüzde, insanları gerçekten aydınlatmak yerine o zihinleri iyice bulandırmaya yarayan bu aydın tipi ile nasıl bir felsefi, toplumsal gelişme sağlanabileceğini düşünmek gerekiyor.

Son dönemde özellikle çok dikkat çekici olmaya başladı. Hangi görüşten olursa olsun biraz okumuş ya da mürekkep yalamış herkes aydın olarak tanıtılıyor, ağırlanıyor, pazarlanıyor. Gazetelerde, televizyonlardaki tartışma programlarında aydından geçilmiyor. Muhafazakar aydınlar, milliyetçi aydınlar, milliyetçi muhafazakar aydınlar, sürekli iktidarı savunan aydınlar, sürekli askeri savunan aydınlar, liberal aydınlar, neoliberal aydınlar, solcu aydınlar, yabancı hayranı aydınlar, yabancı düşmanı aydınlar, Türkçü aydınlar, Kürtçü aydınlar ve hatta yobaz aydınlar(!)...

Her türlü olguyu, gelişmeyi, sadece kendisinin de içinde yer aldığı siyasi akımın penceresinden gören, demokrasi anlayışı güdük, insan haklarına bakışı kendi yandaşları ile sınırlı, yolsuzluk, yoksulluk derseniz kendi yandaşı olduğu siyasi akımın uygulamaları karşısında sus pus kalırken, karşısında durduğu siyasi akımın uygulayıcılarını yerden yere vuran bir anlayışa sahip, sıkıntıyı da, çözümü de tek bir yerde gören yeni bir aydın modeli ile karşı karşıyayız hepimiz...

Evrensel bir bakış açısına sahip olmayan, iktidarlarla hemhâl olmuş bir aydın modeli ile karşı karşıya...

Bu nedenle birçok tartışma sonuçsuz, birçok tartışma anlamsız. Böyle bir ortamda tartışmak anlamsız.

Anlamlı olan mücadele etmek.

Herkesin bu soruyu bir defa olsun kendisine sorması lazım:

Aydını bu kadar bol bir ülkede bu karanlık neden?



* Adil Okay'ın 19.08.2006 tarihli "Lübnan: Sözün Bittiği Yer" başlıklı yazısından alıntılanmıştır.




Y. Ateş Yazaroğlu

30.01.2008 03:57:20
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Y. Ateş Yazaroğlu Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 21.06.2008 18:56:08 - Nasıl İşimize Gelirse
Devamını Oku 22.03.2008 13:11:22 - Vah ki Vah
Devamını Oku 02.03.2008 12:29:54 - Neşeli Bir Pazar Sohbeti
Devamını Oku 26.02.2008 14:43:27 - Sevgilim Bir Odun
Devamını Oku 12.02.2008 13:17:52 - İşi Ehline Teslim Etmek...
Devamını Oku 04.02.2008 11:37:41 - Çene Altına mı, Zihin Üstüne mi?
Devamını Oku 30.01.2008 03:57:20 - Aydını Bol Ülkenin Karanlığı
Devamını Oku 18.01.2008 19:17:19 - Borç, Ekonomi, Tüketim Üzerine
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 5 ziyaretçimizin puan ortalaması: 4,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
"Bunlar UFO Değilse Ne?"
-Bunlar UFO Değilse Ne?- Haktan Akdoğan, Kumburgaz'daki bir site bekçisinin UFO görüntüleri çektiğini belirtti...
Internette Abone Kapma Savaşı
Hrant'ız Yasak, Samast'ız Serbest
0,36 saniyede derlendi.