Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar

Son Yorumlananlar
Devamını Oku LeMan'dan Bomba Resepsiyon!
Devamını Oku TÜBİTAK: UFO Görüntüleri Gerçek
Devamını Oku Bu poponun sırrı çözüldü
Devamını Oku Sayım Çınar, Ayşe Özyılmazel ile Söyleşti
Devamını Oku Bu Akşam Dem Tv'de Kırmızı Kart'tayız

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


   
 
Bu gibi hallerde şart!

Yalçın Ergündoğan

İzmir seyahatim sırasında görüp de müdahale ettiğim ve bu köşede dile getirerek sizlerle paylaştığım Güzelbahçe Belediyesi 'Halk Ekmek Tesisleri'nin bahçesindeki seyirlik 'Devekuşları' kaldırılmış. Sağolsun, hayvan korumacılar ve hayvan hakları savunucuları da yazımızdan sonra epey dilekçe yağdırmışlar hem Belediye'ye hem de Kaymakamlığa. İzmir, Güzelbahçe Kaymakamı Ekrem Büyükata da yerinde inceletmek üzere tesise görevlilerini göndermiş. Sayın Kaymakamın dilekçelere verdiği yanıttan anlaşıldığına göre; görevliler de devekuşlarının kaldırıldığını tespit etmiş. Anlaşılan, 'müşteri çekmek', 'ilgi uyandırmak' maksadı ile güneş altında, daracık tel örgülü alana hapsederek bahçeye yerleştirdikleri "Devekuşları"nı koyanlar, girişimin ters teptiğini fark ederek hatalarını düzeltmişler ve Devekuşlarını kaldırmışlar... İyi de etmişler.

* * *

Sürekli bu köşede ve dilimizin döndüğünce her yerde vurguluyorum. Canlı türleri arasında kendisini "en akıllı", "en zeki" sanan "insan türü"nün bir türlü elinden de bırakmadığı kibri karşısında, diğer canlı türlerinden yana "taraf" oluyorum. Aslında "taraf" olmayı sevmem hiç. Bağımsız bir yapım var. Ama... Taraf olmak bu gibi hallerde şart oluyor açıkçası. Yapılan muameleyi, zalimliği görüp de nasıl taraf olmayacaksın ki?!.

* * *

Doğru dürüst bir "demokrasi" ile tanışmadı bizim kuşak. Aslında bizim kuşak değil sadece. Türkiye'de ya da bu coğrafyada hangi kuşak tanıştı ki demokrasi ile? Soğuk savaş yıllarının, anti-komünist jargonu ile söylersek, "demirperde ülkeleri"nin yanı başındaki ülkemiz kapitalist dünyanın "tampon devleti" oluverdi yıllar boyunca. Bilincimiz ve irademiz dışında gövdemizi, bedenimizi, canlarımızı siper etmiştik, feda etmiştik "hür dünya" için. Hiç birimize sormadan "taraf" edildik "hür dünya"dan yana yıllar ve yıllar boyu. Üstümüzde ne nükleer pazarlıklar yapıldı kim bilir. Dünyanın atlattığı "nükleer savaş" tehlikelerinin ilk feda edilecek ülkesi idik. İsyan edenlerimiz oldu. Susturulduk, bastırıldık, kırıldık. İşkencelerden geçirildik. Sayısız askeri darbelerle bastırıldı soluk alıp verişimiz. İlk gençlik yıllarımızın isyanları, başkaldırıları dipçikle, postalla ezildi hep. Kitaplarımıza bile tahammül edemediler. Ağır bir baskı ve zulüm altında inletildik yıllar yılı. "Demokrasi" adı altında yılar boyu bir askeri "vesayet" rejimi dayatıldı Türkiye'ye. Derken, soğuk savaş dönemi sona erdi. Türkiye demokrasi ile yavaş yavaş da olsa tanışmaya başladı. Esaslı bir demokrasi mücadelesi vermeden demokrasiyi kazanmak öyle kolay olmuyor.

Son günlerde ortaya serilen "kirli çamaşırlar" da hep o dönemin pislikleri. O dönemlerden kalma derin tortu. "Ergenekon Terör örgütü" de, o dönemin yeni figürlerle tazelenmiş uzantısı.

TBMM'ye araştırma önergesi veren ÖDP Genel Başkanı, İstanbul Milletvekili Ufuk Uras'ın vurguladığı gibi; ''Türkiye'nin yakın tarihi 'kahraman' olarak ortalıkta dolaşan yargılanmamış darbecilerle, binlerce kanunsuz operasyonun sorumlusu olan siyasetçi ve devlet memurlarıyla dolu..''

'Vesayet rejimi'ni sürdürmek isteyen, iktidarı elinden bırakmak istemeyen güçlerin "karanlık oyunları"nı sona erdirme mücadelesi veriliyor bu günlerde. Her kim, hangi sınıf, bu mücadelede yer almışsa, alıyorsa, canı çok yanmış başkaldıran kuşakların içinden gelenlerin de bu mücadelede "taraf olması" kaçınılmaz geliyor bana. Tüm canlıları merkeze alan yeni bir demokrasi ve özgürlük tasavvuru ancak "vesayet rejimi"ni alt etmekle mümkün olabilir.

* * *

Yukarıda da vurguladığım gibi, aslında "taraf" olmayı sevmem hiç. Bağımsız bir yapım var. Ama... Taraf olmak bu gibi hallerde şart oluyor açıkçası. Yapılan muameleyi, zalimliği görüp de nasıl taraf olmayacaksın ki?!.


18.07.2008 14:49:47
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Yalçın Ergündoğan Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 09.08.2008 02:47:56 - ‘Vicdan Mahkemesi’
Devamını Oku 01.08.2008 14:07:38 - Tehlike geçmiş değil
Devamını Oku 25.07.2008 11:42:12 - Ses çıkar!
Devamını Oku 18.07.2008 14:49:47 - Bu gibi hallerde şart!
Devamını Oku 12.07.2008 22:57:09 - Nasıl bir ‘komedi’ bu?
Devamını Oku 04.07.2008 11:32:48 - Siyanürsüz su ve demokrasi...
Devamını Oku 27.06.2008 11:26:35 - Tokyo'dan, İnay'a...
Devamını Oku 20.06.2008 10:59:25 - Kayda Geçsin!
Devamını Oku 13.06.2008 22:48:05 - Radyasyon ve deve kuşu
Devamını Oku 06.06.2008 13:24:42 - Hâlâ İzmir'deyim...
Devamını Oku 01.06.2008 22:03:47 - Hippi Hasan...
Devamını Oku 23.05.2008 18:57:26 - Yaşamı Savunmaya Geliyorlar
Devamını Oku 16.05.2008 12:45:54 - Aslan ve Vahşi Tür
Devamını Oku 09.05.2008 13:37:36 - Neden Hedefiz
Devamını Oku 18.04.2008 09:07:06 - Anadolu'nun Havasını Koklayabilmek
Devamını Oku 12.04.2008 01:08:31 - Nefret İkliminden, Barış İklimine
Devamını Oku 08.04.2008 19:42:48 - Mor Sertifika
Devamını Oku 28.03.2008 15:46:05 - "Yeşilçam..."
Devamını Oku 22.03.2008 13:12:21 - Yaşam İçin Su
Devamını Oku 15.03.2008 12:24:46 - Doğadaki Tükenişin Sembolü
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 9 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,67
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Google Chrome ne kadar hızlı?
Google Chrome ne kadar hızlı? Bir Google ürünü olan, Google chrome, gerçekten de çok mu hızlı?...
Dünya nefesini tuttu bu deneyi bekliyor
Film yıldızı olmak ister misiniz?
0,36 saniyede derlendi.