Milli Voleybolcu Tesettüre Girdi Gazeteler
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Hristiyan Suyumuzu Kirletmesin!
Devamını Oku soL: Özkan'ın Televizyon Solculuğu Bitti
Devamını Oku TRT'nin "Yayıncılık Başarısı"
Devamını Oku Gül'e Şovalye Nişanı
Devamını Oku Ülkücüler Üniversite Şenliğine Saldırdı

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Ülkücüler Üniversite Şenliğine Saldırdı
Devamını Oku Erdoğan'a Adana Şoku
Devamını Oku Kanaltürk Çalışanından Mektup Var
Devamını Oku Hristiyan Suyumuzu Kirletmesin!
Devamını Oku Einstein'dan Din Karşıtı Görüşler

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu
Anasayfa> Yalçın Ergündoğan> Mor Sertifika
 Mor Sertifika

Yalçın Ergündoğan




Edebiyat dünyamızda gerçekten 3 kadın yazar mı var?.. 'Gerçek hayatta' okuduğumuz kadın yazarlarımızın eserleri aslında yok da, biz mi hayal görüyoruz yoksa... Ya da hiç aklımıza getirmek istemediğimiz liselerde okutulan ders kitapları mı bir 'illüzyon' sunuyor öğrencilere. Gerçek hayattan kopma 'illüzyonu', sorgulamama 'illüzyonu' ve tabii 'erkek' olma hali...

* * *
Birleşmiş Milletler "Kadınların ve Kız Çocuklarının İnsan Haklarının Korunması ve Geliştirilmesi" Ortak Programı , Türkiye'deki tüm Birleşmiş Milletler kuruluşları, İçişleri Bakanlığı, Hacı Ömer Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi'nin desteklediği bir toplumsal kalkınma ve insani gelişim projesi. Birleşmiş Milletler Ortak Programı (BMOP), yerel yönetimleri, kamu kuruluşlarını, sivil toplum kuruluşlarını ve özel sektör kuruluşlarını bir araya getirerek cinsiyet eşitliği ve kadın hakları konusunda kalıcı sonuçlar için birlikte çalışılabilecek bir platform oluşturmayı amaçlıyor. Geçen hafta bu çerçevede yaptığı çalışmaları paylaşmak ve fikir alışverişinde bulunmak üzere projenin katılımcısı ve yürütücülerinden olan Sabancı Üniversitesi, Sabancı Müzesi'nde bir kahvaltılı toplantı düzenledi. Kahvaltıda bir yandan çaylarımızı yudumlarken ortaya irkiltici sonuçlar çıkartan çalışmalara yönelik bilgilendik... Projeye katılan, yürüten öğretim üyesi kadınlar, Türkiye'nin önünde duran ancak fark edilmeyen bu soruların yanıtlarını, altı ilde yürütülen çalışmaların çıktılarını bizlerle paylaştılar.

Sabancı Üniversitesi, 2007 yılında bu projeye dahil olmuş. Ardından da, lise öğretmenlerine yönelik "Mor Sertifika" eğitim programını yürütmeye başlamış. Bu çerçevede, 6 proje ilindeki lise öğretmenlerine yönelik 'Toplumsal cinsiyete giriş' seminerleri düzenlemiş. Bunu sürdürüyor.
Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması yönünde öğretim üyelerince yürütülen çalışmalarda aslında şu soruların yanıtları aranıyor: "Lise eğitiminde toplumsal cinsiyet kavramı nerede? Nasıl algılanıyor, ne şekillerde kullanılıyor? Toplumsal cinsiyet lise ders kitaplarına nasıl yansıyor? Şiddet lise ders kitaplarında nasıl normlaştırılıyor? Lise ve üniversite seviyesinde cinsel tacize karşı ne yapılıyor? Cinsel taciz neden eğitim eşitsizliği demektir? Lise ders kitaplarında Türk edebiyatı, sanatı, sineması, Osmanlı tarihi ve bilim gibi konularda neden kadınlar yok?.."
Bu programı yürütmekle de şunlar amaçlanmış: Toplumsal cinsiyet çalışmalarının lise eğitimi içinde ana akımlaşmasını, bu konudaki duyarlılığın derslere ve okul içi etkinliklere yansımasını sağlamak, Lise öğretmenlerinin ve onlar aracılığıyla liseli gençlerin, kadınların insan hakları konusundaki farkındalıklarını artırmak, Katılımcılar arasında ortak bir toplumsal cinsiyet dili oluşturmak, "Öğrenmeyi öğrenme" prensibine odaklanmak; lise öğretmenlerini toplumsal cinsiyet bilinciyle eğitim stratejileri geliştirme konusunda güçlendirmek ve desteklemek...
KİTAPLARDA ADLARI GEÇMİYOR
Araştırma ve çeşitli illerde düzenlenen seminer programlarını düzenleyenlerden Sabancı Üniversitesi öğretim üyelerinden Hülya Adak ve Ayşe Yüksel'in sunumunu sırasında bana en çarpıcı gelen bilgiler, lise ders kitaplarına yönelik olarak verdikleri tarama sonuçları idi. Lise yıllarımızda, o sıralarda otururken okuduğumuz ders kitaplarda "kadının adı yoktu" gerçekten. Şimdi de yokmuş. Çalışmaya katılan öğretim üyeleri araştırmışlar, taramışlar Lise Edebiyat kitaplarında ancak 9 kadının adına rastlayabilmişler. Aynı ders kitaplarında söz edilen ve adı geçen erkek yazarların sayısı ise 440. Adı geçen 9 kadından, içlerinde çevirmen olanları da çıkarınca öğrencilere kadın yazar olarak belletilen 3 kadının adı kalıyor ortada. Leyla Saz, Şuküfe Nihal ve Halide Edip Adıvar... Gördüğünüz gibi sözü edilenler de oldukça geride kalan yıllardan, dönemlerden. Bunları işitince insanın severek okuduğu, bilgilendiği, öykülerinden, romanlarından tat aldığı yüzlerce kadın yazarımızdan tek tek özür dileyesi geliyor...
Ders kitaplarından söz etmişken bir notumu daha sizlerle paylaşayım. "Hypatia" tarihte ilk kadın matematikçi. Bizim ders kitaplarına göre ise, tek kadın matematikçi. Öyle kalmış kitaplarda...
 

Sabancı Üniversitesi ve bir avuç değerli öğretim üyesi kadının, -gerçek hayata dair- aslında ne denli önemli ve yaşamsal bir proje yürüttükleri ortada. Sonuçları ileriki yıllarda alınacak elbette. Bakın "Mor Sertifika Programı"na katılmış bir kadın öğretmen seminer sonrasında ne diyor: "Ben Edebiyat öğretmeniyim. Ders kitaplarını hiç bu açıdan (toplumsal cinsiyet) düşünmemiştim. Farkındalık kazandım. Öğrencilerimle de bundan böyle bunu paylaşacağım, tartışacağım .."

Bazı rakamları da sizlerle paylaşayım. BM "İnsani Gelişmişlik Raporu"nda Türkiye 177 ülke arasında, İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 84. sırada, Toplumsal Cinsiyet eşitsizliği Endeksi'nde ise 111. sırada. Kadınların Güçlendirilmesi Endeksi'nde ise; 93 ülke arasında 90. sırada.

* * *

Hiçbir eser bırakmamış düşünür, Sakallı Celal (Celal Yalınız)'e ait "Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkündür" sözünü, "Bu kadar cehalet ancak 'Milli Eğitim'le mümkündür"e çevirmek aslında yetersiz kalacak, biliyorum . Eklemek gerekecek, bu kadar "şiddet", bu kadar "cinsiyetçilik", bu kadar "sevgisizlik", bu kadar "doğa düşmanlığı", bu kadar "türcülük"...........




Yalçın Ergündoğan

08.04.2008 19:42:48
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Yalçın Ergündoğan Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 09.05.2008 13:37:36 - Neden Hedefiz
Devamını Oku 18.04.2008 09:07:06 - Anadolu'nun Havasını Koklayabilmek
Devamını Oku 12.04.2008 01:08:31 - Nefret İkliminden, Barış İklimine
Devamını Oku 08.04.2008 19:42:48 - Mor Sertifika
Devamını Oku 28.03.2008 15:46:05 - "Yeşilçam..."
Devamını Oku 22.03.2008 13:12:21 - Yaşam İçin Su
Devamını Oku 15.03.2008 12:24:46 - Doğadaki Tükenişin Sembolü
Devamını Oku 09.03.2008 00:06:39 - İkinci Yaşam ve 3 "B"
Devamını Oku 29.02.2008 16:46:51 - Şeyh Amca
Devamını Oku 23.02.2008 09:52:12 - Yaşamı Savunmanın Bedeli "Kör Tehdit"
Devamını Oku 15.02.2008 16:49:29 - Yaşam Savunucuları ve Toplu Ölümler
Devamını Oku 09.02.2008 18:41:01 - Güncele Dair
Devamını Oku 01.02.2008 19:19:32 - Kültürpark’a Yeni Bir 'Ölüm Fermanı'
Devamını Oku 25.01.2008 18:04:25 - İnsan Türünün Yok Ediciliği
Devamını Oku 18.01.2008 13:40:11 - Nükleer Jandarma
Devamını Oku 12.01.2008 04:51:42 - O Artık Yok
Devamını Oku 21.12.2007 13:38:41 - Artık ABD Vatandaşı Değiliz
Devamını Oku 14.12.2007 17:53:03 - Ceylanlar ve Yağmacı Boz Ayı
Devamını Oku 07.12.2007 16:58:18 - Saatlerinizi Kurmayı Unutmayın
Devamını Oku 01.12.2007 08:34:04 - "Endişeliler" Meydanlarda
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 1 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Yorum Bölümümüzdeki Sorun Giderildi
Yorum Bölümümüzdeki Sorun Giderildi Bir süredir okuyucularımız yorum girerken oluşan bir hata, okuyucularımızın bildirmesi üzerine düzeltildi....
Bu da Aşırı Sosyalleşme!
Youtube Şimdilik Yeniden Özgür
0,31 saniyede derlendi.