Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Hatırlıyorum demek ki hep vardım
Devamını Oku Aradaki '7 fark'ı göster bana Efes Pilsen
Devamını Oku Bir Zabıta Dayağıyla Ölüm Eksikti, O da Oldu
Devamını Oku Kanada'da Meteor Paniği
Devamını Oku "Devlet Destek Verir Sandım"

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Artemis'ten Ilgın Sönmez'le söyleşi
Devamını Oku Hepsi Grubu Dağılıyor mu?
Devamını Oku Bir Zabıta Dayağıyla Ölüm Eksikti, O da Oldu
Devamını Oku Aradaki '7 fark'ı göster bana Efes Pilsen
Devamını Oku Genelkurmay'dan 'Alevi' açıklaması

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


   
 
Radyasyon ve deve kuşu

Yalçın Ergündoğan

Geçen yılki gelişim bir zorunluluk nedeni ile idi. Geçirdiğim beyin kanaması sonrası, tedavi ve ameliyatım için doğduğum ve büyüdüğüm kente koşmuştum. Bu kez, dinlence ve ziyaret maksadı ile gelmiştim İzmir'e. Ama, nedense yaptırma zorunda olduğum yıllık 'diyabet' kontrollerimi bu kez İzmir'de yaptırayım dedim. Bu arada hemen her yaz döneminde olduğu gibi yine bir dişimi ağrı sardı ve "dişimi" doğduğum kentte bırakmak zorunda kaldım. Ama bu kez çoktandır ihmal ettiğim tedavi ve onarımımı da Yeşilyurt'ta, diş hekimi Betül Özkayalı'nın güvenli ellerine teslim ettim. Yani tatil, dinlence, doğduğum kent, aile ve dostlarla bir arada olmak derken hem günler geçti hem de bu arada kendime zaman ayırıp bir nevi "bakım ve onarım"ımı tamamladım. Sonuna dek birlikte yaşayacağım "diyabet" (şeker) hastalığının yılda bir yapılması zorunlu tahlilleri sırasında "Gazi Hastanesi"nin kalp kontrolü için sevk ettiği, Kahramanlar semtindeki "Bilim Spect Nükleer Tıp Merkezi"nde yaptırdığım "sintigrafi" sırasında, damarlarıma "radyasyon"u zerk eden genç laborantın 'yumuşak eli', bilgilendiren 'tatlı dili' olmasa, belki de testi yaptırmaktan vaz geçecektim. Öyle ya, nükleerin "santrali"ne de, "bombası"na da, bilinçli yaşamı boyunca karşı çıkmış biri olarak, barışçı ve sağlık nedenli olsa da, damarlarına gel de "radyasyon" zerk ettir... Benim için, olacak şey değildi doğrusu, ama oldu... Testin özelliği gereği, uzun bekleme aralarında, her geldiğimde mutlaka ziyaret ettiğim "Pak Bahadur"un yıllardır yaşadığı mekânı ziyaret etme fırsatım oldu. Yürüyerek 3-4 dakikada ulaştığım Kültürpark'taki Hayvanat Bahçesi'nde 1953 yılından beri yaşadığı mekânda artık Pak Bahadur (1948 Pakistan - 21 Temmuz 2007 İzmir-Türkiye) yok tabii... Onun yerinde "Begümcan" adlı dişi fil var yalnız başına şimdilerde. Daracık beton zemin üzerinde kızgın kızgın, söylenerek, homurdanarak dolanıp duruyor. Hortumuna kıstırdığı bir ağaç dalını hıncından ve sinirinden yerlere vurdukça vuruyor ve tiz bir boru sesini andıran haykırışı ile ortalığı inletiyor. İnsan türünün ve İzmir Belediye başkanlarının suratına bir şamar gibi patlıyor tutsak filin çığlığı. Hayvanat Bahçesi'ndeki görevliye dert yanıyorum. "Çok acı çektirdik, değil mi?.." diyorum. "Merak etme artık, 1 yıl içinde Begümcan da diğerleri ile birlikte Sasalı Doğal Yaşam parkına taşınacak" diyor...
'Sintigrafi' molası sırasında uğradığım Kültürpark'ta dolaşıyorum. Geçen yıl geldiğimde içinde yürünmeye bile olanak vermeyen 'otopark' inşaatı durmuş. İzmir Büyükşehir ve Konak Belediyelerinin, Kültürpark'ı "otopark" yapma girişimi yaşam savunucularının yoğun uğraşları sonucu mahkeme kararı ile "iptal" edilmiş. Ama inşaatın kalıntıları, İzmir girişinde, Alsancak limanı çevresinde nasıl bir dönemin Belediye Başkanı Burhan Özfatura'nın "utanç abidesi" olarak karşımızda duruyorsa, aynen öylece duruyor. Etrafı perdelenmiş içi betonla doldurulmuş derin çukurlar, yine üzerinde paslanmış, çürümeye yüz tutmuş demir filizleri... Bu kez (Anakent) "Aziz Kocaoğlu" ve (Konak) "MuzafferTunçağ"ın "otopark macerası"nın kalıntıları olarak karşımızdalar... Kentin değişik yanlarındaki bu "utanç abideleri" İzmir'in kaderi mi oldu artık?...



* * *



İzmir'de dolaşmayı sürdürüyor ve ilginç bulduklarımı sizlerle paylaşıyorum ya. Bir ilginç ve sinir bozucu durum da Güzelbahçe'de başıma geldi. Çeşme istikametine doğru yol alırken, sahile paralel olarak yol boyunca uzanan "mandalin bahçeleri"nin yerinde çoktandır "yeller" esiyor. Yok hayır. Yeller esse çok iyi. Yel falan kalmamış. Koca koca dev alış-veriş merkezleri, binalar, apartmanlar. İşte Güzelbahçe de, Narlıdere'yi hemen geçince. Güzelbahçe Belediyesi "Halk Ekmek" adı altında bir "unlu mamuller" fırını işlettiriyor. İşte bu küçük tesisin girişinde tel örgülerle çok dar bir alana 2 "devekuşu" hapsedilmiş. Seyirlik olarak. Önlerinde sıcaktan buharlaşmış küçük bir tas su. Dolanıp duruyorlar. İşletmecisine itiraz ediyor, tepkimi belirtiyorum: "İşkence bu!..." Üstlerine branda diktirmekte olduğunu söylüyor yetkili. "Ne zamandır bir türlü diktiremediğini" vuruyorum yüzüne. Hayvanların, insanların eğlence unsuru olmadığını, seyirlik malzeme olmadıklarını buradan kaldırılmaları gerektiğini söyleyerek oradan ayrılıyorum. Yolunuz düşerse, "siz de" tepkinizi esirgemeyin... Tepki demişken anımsatayım, bugün (cumartesi) Türkiye'nin her yanında Antalya'da sokak köpeklerinin "turizme feda edilerek" itlâf edilip Varsak beldesi'ndeki bir araziye topluca gömülmeleri protesto ediliyor. Ben İzmir'de olduğum için saat:14.00'de, (Güzelyalı Vapur İskelesinin karşısı) Recis Kafe'nin arkasındaki koruluk alanda olacağım. Hayvan koruma örgütü HAYTAP'ın düzenlediği "Sizleri koruyamadık, özür diliyoruz!" etkinliğine katılacağım çünkü. Sizler de buyurun gelin. Hem dünyanın yalnızca bizim olmadığını haykırmak, hem de yaşamı savunmak için...
Tüm yaşam savunucuları birleşin!..


13.06.2008 22:48:05
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Yalçın Ergündoğan Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 13.11.2008 16:15:24 - DESA direnişinin düşündürdükleri...
Devamını Oku 06.10.2008 22:58:37 - Duyarlı ve vicdanlı olabilmek için...
Devamını Oku 09.08.2008 02:47:56 - ‘Vicdan Mahkemesi’
Devamını Oku 01.08.2008 14:07:38 - Tehlike geçmiş değil
Devamını Oku 25.07.2008 11:42:12 - Ses çıkar!
Devamını Oku 18.07.2008 14:49:47 - Bu gibi hallerde şart!
Devamını Oku 12.07.2008 22:57:09 - Nasıl bir ‘komedi’ bu?
Devamını Oku 04.07.2008 11:32:48 - Siyanürsüz su ve demokrasi...
Devamını Oku 27.06.2008 11:26:35 - Tokyo'dan, İnay'a...
Devamını Oku 20.06.2008 10:59:25 - Kayda Geçsin!
Devamını Oku 13.06.2008 22:48:05 - Radyasyon ve deve kuşu
Devamını Oku 06.06.2008 13:24:42 - Hâlâ İzmir'deyim...
Devamını Oku 01.06.2008 22:03:47 - Hippi Hasan...
Devamını Oku 23.05.2008 18:57:26 - Yaşamı Savunmaya Geliyorlar
Devamını Oku 16.05.2008 12:45:54 - Aslan ve Vahşi Tür
Devamını Oku 09.05.2008 13:37:36 - Neden Hedefiz
Devamını Oku 18.04.2008 09:07:06 - Anadolu'nun Havasını Koklayabilmek
Devamını Oku 12.04.2008 01:08:31 - Nefret İkliminden, Barış İklimine
Devamını Oku 08.04.2008 19:42:48 - Mor Sertifika
Devamını Oku 28.03.2008 15:46:05 - "Yeşilçam..."
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 11 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,45
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Bilgisayar kullanıcılarına müjde
Bilgisayar kullanıcılarına müjde Microsoft'un yeni uygulaması antivirüs programı üreticilerini zora sokacak...
YouTube rekora koşuyor!
MSN Video geliyor
0,45 saniyede derlendi.