Milli Voleybolcu Tesettüre Girdi Gazeteler
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Hristiyan Suyumuzu Kirletmesin!
Devamını Oku soL: Özkan'ın Televizyon Solculuğu Bitti
Devamını Oku Gül'e Şovalye Nişanı
Devamını Oku TRT'nin "Yayıncılık Başarısı"
Devamını Oku Ayşe Arman Feci Yüklendi

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Ülkücüler Üniversite Şenliğine Saldırdı
Devamını Oku Erdoğan'a Adana Şoku
Devamını Oku Kanaltürk Çalışanından Mektup Var
Devamını Oku Hristiyan Suyumuzu Kirletmesin!
Devamını Oku Einstein'dan Din Karşıtı Görüşler

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu
Anasayfa> Yalçın Ergündoğan> Şeyh Amca
 Şeyh Amca

Yalçın Ergündoğan




Çocukluk yıllarımı, ilk gençlik yıllarımı anımsıyorum... İzmir'de oturduğumuz Hatay semtinde birbiri peşi sıra apartman denilen çok katlı binalar yükselmişti. Oturduğumuz apartmanın yanında köşesinde, neresinde bir bahçeli, tek katlı ya da iki katlı ev varsa İzmir'in yeni gözde semti Hatay'da hemen müteahhitlerce yıkılıyor yerine bir apartman dikiliyordu. Gel zaman git zaman Hatay Caddesi'ne açılan sokağımız apartmanlarla doldu. Bizim oturduğumuz apartmanın tam karşısında, fıskiyeli havuzlu, yemyeşil çiçekler ve ağaçlarla kaplı, içinde büyük camekanlı bir kulübe olan bahçe ise; tek istisnayı oluşturuyordu. Yemyeşil, şırıl şırıl fıskiyesinden havuza sular akan o bahçe öylece kaldıkça umutlanan annemle babam, sürekli "keşke şu bahçeyi müteahhite vermeseler de, karşımızda bir soluk alma mekanı kalsa" deyip durdular...

* * *

O bahçenin içinde oldukça şişman, kocaman göbekli, elindeki bastonuna dayanarak, ayaklarını sürüyerek yürüyen, etrafındaklerle -sonradan adının "Kürtçe" olduğunu öğrendiğim- başka bir dilde konuşan bir amca yaşıyordu. Daha doğrusu, bizim sokakta yatmaktan yatmaya gittiği bir apartman dairesinde çocukları ile oturup, gözünü açar açmaz soluğu bahçede alan bir amca... Yine sonradan öğrendiğim sıfatıyla; "Şeyh amca"...

Şeyh amca sabah erkenden kalkar, yanında bir erkek refakatçi ile bastonuna yaslana yaslana, ayağını sürüye sürüye bizim apartmanın 2 bina ötesindeki evinden çıkar (yaşam alanına) bahçesine gelirdi. Bahçesinde, yazın havuz kenarına oturur, kışınsa sarmaşıklarla, yeşilliklerle bezeli geniş camekanlı büyük kulübesinde oturur nargilesini içerdi... Çocukluk ve ilk gençlik yıllarım boyunca, -sonradan öğrendiğim sıfatıyla- "şeyh amca" yaşamını hep böyle sürdürdü gitti.

Aradan yıllar geçti, ben siyasetle tanıştım, dönemin gençlik hareketleri ve emekçi hareketleri içinde yer aldım. Gel zaman git zaman, müteahhitlerin karşımızdaki yemyeşil bahçeye de kazma vurmaya, güzelim fıskiyeyi, havuzu parçalayıp, ağaçları söküp atmaya başladıklarını gördüm. (O sıralar, henüz bağımsız bir evim falan yok ama, "önemli faaliyetlerimiz" olduğundan eve sık sık da gelmiyorum.) Hemen anneme sordum: "Ne oldu, neden yıkılıyor karşısı, yoksa 'Şeyh amca' da mı direnemedi müteahhitlerin cazip tekliflerine?.." Annemin yanıtı irkiltici oldu benim için. Sanki sürekli varlığını sürdürecekmiş gibi alışageldiğim "Şeyh amca" ölmüştü. Bahçesi de peşinden...

* * *

Peki kimdi 'Şeyh amca'?.. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarımın verdiği umursamazlıkla hiç üzerinde durmamıştım. Daha sonra siyasal mücadeleye atıldığım gençlik yıllarımda da, açıkçası şimdi algıladığım gibi hiç algılayamamış, bu denli önemsememiştim. O zaman 'Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı' gibi bir kavramın var olduğunu öğrenmiş, savunmuş ama bu denli gündelik yaşam boyutunda sorgulamamıştım. O "öyle" bir kavramdı. Doğru kabul etmiştik. Ee, ne de olsa "Milli Eğitim"den geçmiştim. Olacaktı o kadar...

* * *

"Şeyh amca" sürgündü. Diyarbakırlı idi. Yurdundan, yöresinden koparılıp İzmir'e sürgün edilmişti. Bizimkiler evde konuşurlardı sık sık fısıldaşarak "Şeyh amca" hakkında öğrendiklerini. Bir "Kürt isyanı"ndan sonra sürgün edilmişti İzmir'e. Demek, bunun için "Şeyh amca" da, yurduna, yöresine, toprağına olan özlemini kendine özgü kurduğu bu dünyasında gidermeye çalışmıştı ölene dek. Kim bilir ne acılar çekerek...

* * *

TSK'nın Kuzey Irak'a başlattığı Kara Harekatı'ndan sonra değerli tarihçi Ayşe Hür, "Bu kaçıncı harekat?" başlıklı araştırmasını sesonline.net'te yayınladı. Onu okurken "Şeyh amca" gözümün önüne geldi. "Ayaklanma", "sürgün", "harekat"...

Keşke Türkiye yıllardır harcadığı enerjisini, maddi, manevi kaynaklarını şiddet, baskı ve savaşlara değil de bir arada, mutlu yaşamaya yönelik çabalara harcasa ve gereklerini de yerine getirse idi. Onca kan da dökülmese idi. O yaşında "Şeyh amca" da kendi alıştığı ortamında, topraklarında huzur içinde yaşamını noktalasa idi...

Şimdi seni daha iyi anladım "Şeyh amca"... Geç anladığım için de bir "özür" borçluyum sana...




Yalçın Ergündoğan

29.02.2008 16:46:51
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Yalçın Ergündoğan Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 09.05.2008 13:37:36 - Neden Hedefiz
Devamını Oku 18.04.2008 09:07:06 - Anadolu'nun Havasını Koklayabilmek
Devamını Oku 12.04.2008 01:08:31 - Nefret İkliminden, Barış İklimine
Devamını Oku 08.04.2008 19:42:48 - Mor Sertifika
Devamını Oku 28.03.2008 15:46:05 - "Yeşilçam..."
Devamını Oku 22.03.2008 13:12:21 - Yaşam İçin Su
Devamını Oku 15.03.2008 12:24:46 - Doğadaki Tükenişin Sembolü
Devamını Oku 09.03.2008 00:06:39 - İkinci Yaşam ve 3 "B"
Devamını Oku 29.02.2008 16:46:51 - Şeyh Amca
Devamını Oku 23.02.2008 09:52:12 - Yaşamı Savunmanın Bedeli "Kör Tehdit"
Devamını Oku 15.02.2008 16:49:29 - Yaşam Savunucuları ve Toplu Ölümler
Devamını Oku 09.02.2008 18:41:01 - Güncele Dair
Devamını Oku 01.02.2008 19:19:32 - Kültürpark’a Yeni Bir 'Ölüm Fermanı'
Devamını Oku 25.01.2008 18:04:25 - İnsan Türünün Yok Ediciliği
Devamını Oku 18.01.2008 13:40:11 - Nükleer Jandarma
Devamını Oku 12.01.2008 04:51:42 - O Artık Yok
Devamını Oku 21.12.2007 13:38:41 - Artık ABD Vatandaşı Değiliz
Devamını Oku 14.12.2007 17:53:03 - Ceylanlar ve Yağmacı Boz Ayı
Devamını Oku 07.12.2007 16:58:18 - Saatlerinizi Kurmayı Unutmayın
Devamını Oku 01.12.2007 08:34:04 - "Endişeliler" Meydanlarda
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 1 ziyaretçimizin puan ortalaması: 1,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Yorum Bölümümüzdeki Sorun Giderildi
Yorum Bölümümüzdeki Sorun Giderildi Bir süredir okuyucularımız yorum girerken oluşan bir hata, okuyucularımızın bildirmesi üzerine düzeltildi....
Bu da Aşırı Sosyalleşme!
Youtube Şimdilik Yeniden Özgür
0,63 saniyede derlendi.