Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Uras'tan Gül'e destek
Devamını Oku Deniz Akkaya'yı Vampir Yapan Dergi
Devamını Oku Lost dizisinin felsefi şifresini açıklıyoruz
Devamını Oku Kelle Paça (2)
Devamını Oku Yaşlıların seks filmi ülke karıştırdı!

Son Yorumlananlar
Devamını Oku LeMan'dan Bomba Resepsiyon!
Devamını Oku TÜBİTAK: UFO Görüntüleri Gerçek
Devamını Oku Bu poponun sırrı çözüldü
Devamını Oku Sayım Çınar, Ayşe Özyılmazel ile Söyleşti
Devamını Oku Bu Akşam Dem Tv'de Kırmızı Kart'tayız

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


   
 
Tehlike geçmiş değil

Yalçın Ergündoğan

O gün, herkes soluğunu tutmuş televizyonlarının başında bekliyordu. Milyonlarca yurttaşımızın oy verdiği bir parti 11 kişinin kararı ile kapatılıverecek miydi acaba?.. Ne acı.

* * *

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç da kararı heyecanla bekleyenlerin sayısının farkında olmalı ki, beklenen kararın ne olduğunu açıklamak yerine, fırsatı bulmuşken kamuoyuna aktarmak istediği düşüncelerini paylaşmanın en iyi ortamının bu olduğuna karar verdi. Ve konuştu. Düşüncelerini sıraladı. O konuşurken heyecanlı bekleyişim arasında 'siyaset'in içine düştüğü / düşürüldüğü duruma üzüldüm hep. İyi niyetle de olsa, verdiği mesajlar aslında siyaseti yaraladı...

Neyse ki, açıkladığı karar ince dengeler üzerine kurulu olsa da "kapatılma" yönünde olmadı. Toplum bir 'ohh' çekti. Ama unutulmamalı ki, 'Yargı darbesi' tehlikesi henüz geçmiş, tam anlamıyla savuşturulmuş değil.

'12 Eylül Anayasası' kaldığı müddetçe de savuşturulması imkansız. Siyasal Partiler Yasası ve Seçim Yasası da değiştirilmeyi bekliyor toplumun daha içten bir "ohh" çekebilmesi için.

* * *

Anayasa Mahkemesi'nin kararını açıklanmasının ardından yapılan önemsediğim kimi açıklamalarda içimi acıtan ve çok önemli bulduğum bazı talihsiz yanlar oldu.

Hemen ilk aklıma gelen, Mahkeme kararından çıkartılması istenen 'dersler' kısmı. Ben Türkiye siyasetinin, siyaseten çözmesi gereken konuların çeşitli kumpaslarla mahkemelere havale edilip sonra da 'dersler' çıkarması gerektiği kanısında değilim.

* * *

Askeri vesayet rejimini sürdürmek isteyen güçlerin, özellikle 'silahlı askeri bürokrasinin' yaptığı hamlelerin sonuç vermemesi üzerine devreye sokulan başka kurumsal hamlelerin 'külliyen' siyaset kurumu tarafından reddedilmesi gerektiği kanaatini taşıyorum. Böyle düşününce, Mahkeme kararlarından 'ders çıkartmak' yaklaşımı ister istemez üstüne 'tuz biber' gibi oluyor.

Siyasetçiler ve siyasi partiler demokratik rejimlerde ancak ve ancak izledikleri siyasetlerin toplum tarafından nasıl algılandığı gözleminden, toplumsal desteklerini yitirip yitirmemelerinden 'ders' alabilirler. İlla ders almaları gerekiyorsa. Hele Türkiye gibi, 'vesayet rejimi'ni ayakta tutmak için direnen gizli, açık güçlerin manevraları sonucu, zoraki mahkemeye düşen siyasetin ve partilerin yargılanmasından çıkan sonuçların "ders sayılması" hiç beklenemez. Aksini beklemek, yapılan bazı Anayasa değişiklikleri sonrası yaratılan 'krize' istemeden de olsa 'meşruiyet' sağlayıcı tutum olur ki. Demokratlıkla asla bağdaşmaz...

Gerekçeli karar henüz açıklanmadı ama, Anayasa Mahkemesi üyelerinin kullandıkları oyların rengi, 'vesayet rejimi'ni sürdürmek isteyenlerce 'Demoklesin kılıcı' gibi siyasetin üzerinde tutulmak isteneceği 'kesin'.

Bu bağlamda 'iktidar partisinin alması gereken ders' diye başlayan açıklama cümlelerine hiç sıcak bakmıyorum. Hele önemsediğim, değer verdiğim ağızlardan da benzeri sözler işittiğince doğrusu bazen umutsuzluğa kapılmıyor da değilim...

* * *

Aslında, demokrasi güçleri şimdi daha çetin bir sınavla karşı karşıya. O da elbette Demokratik Toplum Partisi (DTP)'nin aynı mahkemede sürmekte olan 'kapatılma' davası. Unutmayalım 'ağır çekim darbe' süreci hâlâ devam ediyor. Tehlike de geçmiş değil...


01.08.2008 14:07:38
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Yalçın Ergündoğan Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 09.08.2008 02:47:56 - ‘Vicdan Mahkemesi’
Devamını Oku 01.08.2008 14:07:38 - Tehlike geçmiş değil
Devamını Oku 25.07.2008 11:42:12 - Ses çıkar!
Devamını Oku 18.07.2008 14:49:47 - Bu gibi hallerde şart!
Devamını Oku 12.07.2008 22:57:09 - Nasıl bir ‘komedi’ bu?
Devamını Oku 04.07.2008 11:32:48 - Siyanürsüz su ve demokrasi...
Devamını Oku 27.06.2008 11:26:35 - Tokyo'dan, İnay'a...
Devamını Oku 20.06.2008 10:59:25 - Kayda Geçsin!
Devamını Oku 13.06.2008 22:48:05 - Radyasyon ve deve kuşu
Devamını Oku 06.06.2008 13:24:42 - Hâlâ İzmir'deyim...
Devamını Oku 01.06.2008 22:03:47 - Hippi Hasan...
Devamını Oku 23.05.2008 18:57:26 - Yaşamı Savunmaya Geliyorlar
Devamını Oku 16.05.2008 12:45:54 - Aslan ve Vahşi Tür
Devamını Oku 09.05.2008 13:37:36 - Neden Hedefiz
Devamını Oku 18.04.2008 09:07:06 - Anadolu'nun Havasını Koklayabilmek
Devamını Oku 12.04.2008 01:08:31 - Nefret İkliminden, Barış İklimine
Devamını Oku 08.04.2008 19:42:48 - Mor Sertifika
Devamını Oku 28.03.2008 15:46:05 - "Yeşilçam..."
Devamını Oku 22.03.2008 13:12:21 - Yaşam İçin Su
Devamını Oku 15.03.2008 12:24:46 - Doğadaki Tükenişin Sembolü
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 7 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,14
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
İnternet devine büyük operasyon
İnternet devine büyük operasyon Türkiye'de faaliyet gösteren bir internet devine bir operasyon yapılabilir...
Google Chrome ne kadar hızlı?
Dünya nefesini tuttu bu deneyi bekliyor
0,34 saniyede derlendi.