|

Din ve ahlak kuralları üzerine yayın yaptığını iddia eden Yeni Şafak Gazetesi'nin ahlak, terbiye, din ve vicdandan yoksun ahlak dışı kalemi Ali Murat Güven'den ahlaksızca yazılmış bir mail daha!
|
Din ve ahlak kuralları üzerine yayın yaptığını iddia eden Yeni Şafak Gazetesi'nin ahlak, terbiye, din ve vicdandan yoksun ahlak dışı kalemi Ali Murat Güven'den ahlaksızca yazılmış bir mail daha!
Yeni Şafak Gaetesi yayın ilkeleri arasında din ve ahlak kuralları ön plana çıkıyor fakat gazetenin sinema yazarı Ali Murat Güven adlı terbiyeden yoksun, ahlak dışı kalemi kendisini köşe yazılarında eleştiren herkese ağza alınmayacak, aile ve toplum terbiyesi görmekten uzak kelimeler sarfettiği mailleriyle hakaretler yağdırmaya devam ediyor.
Ali Murat Güven'in ahlak dışı mailleri ile özdeşleşmekten Yeni Şafak Gazetesi adının bu adamla anılmasından da asla gocunmuyor.
Yıllardır her fırsatta kendisini elştiren her kurum ve kişiye mailler atarak küfürler eden ve hakaretler yağdıran Ali murat Güven'in ahlak dışı davranışlarına bir yenisi daha eklendi.
Kendisini dindar olarak lanse edip islamcı basından sürekli nemalanan Ali Murat Güven'in gerçek yüzü, terbiye ve ahlak yapısı kendisini eleştiren kişi ve kurumlara attığı ahlak yoksunu maillerde ortaya çıkıyor.
Yeni Şafak Gazetesi'nin ahlak ve terbiyeden yoksun kalemi Ali Murat Güven, şimdi de kendisini köşe yazılarında eleştirdiğini iddia ettiği Kanal T Ana Haber sunucusu Taylan Efe Çeki'ye gönderdiği iki ayrı e mail de ağza alınmayacak, ahlak dışı ithamlarda ve saldırılarda bulunuyor.
Bu olay Ali Murat Güven'in ilk vukuatı değil, Yeni Şafak Gazetesi de adının böyle ahlak yoksunu bir adam ile anılmasını umursamıyor. Bu da Yeni Şafak Gazetesi'nin hangi ahlak, din ve vicdan kurallarını önemesediğini ortaya koyuyor.
Turuncutime.com olarak Allahtan Yeni Şafak Gazetesi ve Ahlak yoksunu, terbiye fakiri kalemi Ali Murat Güven'e temiz ve güzel vicdan vermesini diliyoruz.
İŞTE O AHLAK DIŞI, TERBİYE YOKSUNU E MAİLLER!
MAİL 1
Sevgili ibne kardeşim Taylan, Güzel Türkçemizde "Yenilen pehlivan güreşe doymazmış" şeklinde, harika bir halk sözü vardır. Hayatın beni senin o (cinsel tercihinle hiç bir paralellik içermeyen) ilginç ve erkeksi isminle ("Efe") aynı kavşakta (Ve emin ol, zerre kadar istemeden) buluşturduğu malum yazışma olayından bu yana, senin şahsında hep aynı patolojik hali gözlemlemekteyim. Yani, "insanlarla kavga etmeye ve çevresine pisliğini bulaştırmaya doyamama" halini... Sanırım, bu yüzdendir ki Emre Aköz ile ilgili bir yazı yazarken bile lafı (tam da kaşarlanmış ibnelere yaraşır nitelikte bir kıvırma ile) ta iki yıl öncesine uzatıyor ve yazdığın metnin bir köşesinde ne yapıp edip bana (artık gerçek işlevini bütünüyle kaybetmiş olan bazı organlarını) dokundurmaya çalışıyorsun.. Sen ne terbiyesiz, ne hazımsız, ne ahlaksız, ne yalama bir adammışsın yahu... Bir kere bulaşmayı ve pislik çıkarmayı denedin ve yemedi işte... Tadında bırak ve git başka kapılarda ziftlen... Benim sana iki numara büyük gelecek olan ismimin civarında dolanıp durarak ne elde etmeye çalışıyorsun? Bir türlü gelemeyen bir kişisel şöhreti mi? Eğer derdin şöhret ise, hiç merak etme, bir ibne olarak er ya da geç şöhret olacaksın zaten. Bu memlekette ve dünyada ibneler birbirlerini destekleyip bir yerlere taşımayacaklar da Müslümanlar mı taşıyacak? Medya sizin, moda sizin, sinema sizin, her yer sizin... Yaşın daha genç, zirveye ulaşmış başka bir ibne arkadaşın seni mutlaka elinden tutar ve medyada şöhret basamaklarını teker teker çıkartır. Benim gibi gerici bir adamın isminden bu âlemde yükselmek için medet ummak kadar boş bir şey olabilir mi? Şaka ve kinaye bir yana, sana şu andan itibaren, Emre Aköz ile ilgili olarak yazdığın son yazıda ismimin karşısında kullandığın "YENİ ŞAFAK ÇİZİKTİRİCİSİ" sıfatını yeni bir yazıyla düzeltip benden bu küstah, terbiyesiz, haddini aşmış nitelemen için özür dilemen için net 7 gün süre veriyorum. Bundan tam 7 gün sonra ilgili internet sitelerine yeniden bakacağım. Eğer o tarihte, bu sitelerde, halen ulusal bir gazetede köşe yazarı ve haberci olarak çalışmakta olup 22 yıldır da bu mesleğe emek veren, bu işin yükseköğrenimini görmüş, senin yaşın kadar da tecrübesini yaşamış sarı basın kartı sahibi bir medya emekçisi olarak ismimin karşısında aynı aşağılayıcı ifadeyi görürsem, avukatım Mustafa Haki Okutucu sana 50.000 YTL'si maddi, 50.000 YTL'si manevi tazminat olmak üzere, iki yönlü bir dava açacaktır. Bunun yanısıra, Basın Konseyi'nin avukatlarını da arayıp, kendilerine (muhtemelen henüz görmedikleri o) aynı yazıda kullandığın "Satılmış Basın Konseyi" ifadesini göstereceğim. Yazının o yönüyle ilgili işlemleri de onlar zaten kendi içlerinde halledeceklerdir. Oğlum, sen ne zavallı bir adammışsın böyle yahu... Kıçındaki kaşıntıdan kime ve nereye saldıracağını iyice şaşırmışsın, dönüp dönüp aynı kavgalardan kendine ekmek çıkarmakla ömrünü tüketip duruyorsun. İbneliğin bir insana bu kadar körü körüne, bu kadar bodoslama bir cahil cesareti verdiğini bilmiyordum doğrusu... Aklını başına topla... Bu ülkede "Basın Kanunu" diye birşey var... Ve internet de yeni Basın Kanunu uyarınca bir "medya organı" olarak kabul edilmektedir. Nasıl ki bir gazete sayfasında saygın bir meslek örgütü için "satılmış" yazılamazsa, nasıl ki 22 yıllık bir medya mensubuna, bir sinema yazarına "çiziktirici" denilemezse, aynı şekilde bu sıfatların internetteki kullanımı da bir basın suçudur. Eskişehir'de öğrenciyken bütün benliğinle daha başka ilgi alanlarına yoğunlaştığın için, okulda "Basın Hukuku" alanında öğretilenleri dikkatlice dinlemedin anlaşılan... Bir pire kadar şeref ve haysiyeti bulunan hiç bir gerçek basın mensubu, siyasi ve ahlaki görüşleri kendisininkine ne kadar ters olursa olsun, aynı sektördeki bir meslektaşına asla "çiziktirici" diye hitap etmez. Sözgelimi, Oray Eğin bana hiç bir zaman "çiziktirici" dememiş, aksine yazılarıma saygı dolu atıflarda bulunmuştur. Ben de ona o atıfları için aynı saygı dolu ifadelerle teşekkür mesajları göndermişimdir. Bu, çok basit bir meslektaşlık kuralı ve karşılıklı saygıdır. Bir yazı karşısında eleştirel olmak ve ona katılmamak, hiç kimseye hakaret etme hakkını vermez. Ancak sen şeref ve haysiyet sahibi, iyi yetişmiş, üstün nitelikli bir gazeteci değilsin... Mesleğin yazılı olmayan bazı etik kurallarına vakıf normal bir medya mensubu da değilsin... Sen, tez zamanda şöhreti yakalabilmek için umutsuzca çırpınan bir eğlence sektörü zavallısısın. O yüzden de kafanı bozan herkese ve herşeye posta koyup hakaret etme hakkını kendinde görmektesin. Bu çiğ ve cahil yönünü, bana iki yıl önce gönderdiğin o düzeysiz ifadelerle dolu (dolapdere'de hapçılık ve fuhuşçuluk yapan en sıradan ibneleri andıran) ilk mektubunda da yakından gözlemlediğim için, sana okuyunca içine oturan o ünlü "Siktir"imi çekmiştim. Ki bu benim senden önce ve sonra birine siktir çektiğim ilk ve son mektuptur. Normalde "insan"larla böyle konuşmuyorum ve yazışmıyorum. Dediğim gibi, terbiyesizliğini ve haddini bilmezliğini düzeltmen için tam bir hafta veriyorum sana... Ondan sonra, senin hakkında yapacaklarımı ve yazacaklarımı hayal bile edemezsin. Şimdi ikinci kez diyorum ki "Hassiktir git!" Ali Murat Güven Yeni Şafak gazetesi sinema yazarı ("Çiziktiricisi" değil, "yazarı", iyice anladın mı öküz ile ibne karışımı sorumsuz herif...)
MAİL 2
SEN DUR HELE, BEN SANA HUKUKUN İŞLEYİŞİNİ BAK NASIL ÇATIR ÇATIR GÖSTERECEĞİM... SANA AŞAĞIDAKİ İLK UYARI MESAJINI YAZDIĞIMDA, ADIMIN GEÇTİĞİ METİNLERİ İNCELEDİĞİM TESADÜFİ BİR GOOGLE TARAMASINDA (BANA BULAŞTIĞIN) YALNIZCA BİR TEK YAZINI GÖRMÜŞTÜM. SONRADAN ARKADAŞLARA VE AVUKATIMA YAPTIRDIĞIM DAHA ÖZENLİ BİR ARAŞTIRMADA İSE, SON AYLARDA YAZDIĞIN NEREDEYSE HEMEN HER YAZIDA LAFI BİR BİÇİMDE NE YAPIP EDİP BANA GETİRDİĞİNİ VE BAZEN DOLAYLI, BAZEN DE DOLAYSIZ OLARAK HEM GAZETEME, HEM DE ŞAHSIMA BİR SÜRÜ HAKARETLER YAĞDIRDIĞINI FARK ETTİM. BUNU ÖĞRENMEM DE ÇOK İYİ OLDU. BÜTÜN O HAKARETLERİNİ, SOKUŞTURMALARINI, YENİ ŞAFAK İÇİN "RAKI SARMAYA YARAYAN GAZETE", BASIN KONSEYİ İÇİN "SATILMIŞ", ŞAHSIM İÇİN "ÇİZİKTİRİCİ", "YAZAR BOZUNTUSU" GİBİ REZİL İFADELERİNİ BİL Kİ SANA TEKER TEKER YEDİRECEĞİM. DİKKAT ET, BEN SANA BUGÜNE KADAR HİÇ BİR YAZIMDA YA DA SÖZLÜ OLARAK "SPİKER BOZUNTUSU" DEMEDİM, ÇÜNKÜ BİR İNSANLA İDEOLOJİK MANADA NE KADAR TERS DÜŞSEM DE İŞİ BU NOKTALARA İNDİRİP ONUN EKMEĞİNİ KAZANDIĞI MESLEĞİNİ SORGU KONUSUNU YAPMAK HİÇ TARZIM DEĞİLDİR. FAKAT, SEN DAHA BANA YAZDIĞIN İLK HAKARET MESAJINDAN BU YANA BEL ALTI ÇALIŞMAYI ALIŞKANLIK HALİNE GETİRMİŞ BİR TİPSİN. BU SENİN GENEL HUYUN... VE GÖRÜYORUM Kİ ÖZELLİKLE YAZI YAZARKEN AYARIN GERÇEKTEN FENA HALDE KAÇMIŞ, İNTERNETİ DE BABANIN ÇİFTLİĞİ SANIYORSUN. BİR MAHKEMENİN SANA YENİDEN İNCE AYAR YAPIP "FABRİKA AYARLARI"NA GERİ GETİRMESİ GEREKİYOR. AYRICA, ÜÇ GÜN SONRA AÇACAĞIM DAVA İÇİN SENİNLE İLGİLİ YAZILI DELİL TOPLARKEN (Kİ İNTERNET ALEMİNDE ŞAHSININ TERBİYESİZ ÜSLUBUYLA İLGİLİ OLARAK İSTEMEDİĞİM KADAR DELİL VAR) YENİ BİR KEPAZELİĞİNLE DAHA KARŞILAŞTIM. YEMEMİŞ İÇMEMİŞ, MESAJIMLA İLGİLİ OLARAK BANA, YANİ KONUNUN BİR NUMARALI MUHATABINA DAHİ BİR CEVAP YAZMADAN ÖNCE, SANA GÖNDERDİĞİM "KİŞİYE ÖZEL" BU MEKTUBU (SÖZDE BAŞKA BİRİNİN NİCKİ ÜZERİNDEN) "HOMOLOJİ" SİTESİNDE HAKKIMDA YAZILAN ENTRYLERİN EN SONUNA HEMEN EKLETMİŞSİN. PES BE YAHU... NEREDEYSE MEKTUBU SANA GÖNDERİŞİMDEN BİR KAÇ SAAT SONRA YAPMIŞSIN BUNU... TARİHLER VE SAATLER HERŞEYİ AÇIKÇA ORTAYA KOYUYOR. BUNU DA SENİN KİŞİLİĞİNİ ORTAYA SERECEK RENKLİ BİR MATERYAL OLARAK TEPE TEPE KULLANACAĞIM, HİÇ MERAK ETME. ULAN, İNSAN ÖNCE MEKTUBUN SAHİBİNE BİR TEPKİ VERİR DE ONDAN SONRA ONDAN GELEN MEKTUBU SAĞA SOLA YAYAR. BU OLAYDAN DA NASIL ÇAÇARON BİR MAHALLE KARISININ RUHUNA SAHİP OLDUĞUNU ÇOK DAHA İYİ ANLADIM VE SENİNLE İLGİLİ BÜTÜN YARGILARIM İYİCE PEKİŞTİ. GERÇEKTEN ÇİRKEF BİR ADAMSIN SEN... ANCAK UNUTMA, ÇİVİ ÇİVİYİ SÖKER. KRONOMETREN İŞLEMEYE DEVAM EDİYOR. O ESKİ YAZILARINDAKİ HAKARET İÇERİKLİ İFADELER BİR DÜZELMESİN, TÜRKİYE YILIN MEDYA DAVASINI İZLEYECEK. BENİ ALİ ATIF BİR İLE KARIŞTIRMA SAKIN... O, SENİN YAZDIKLARINI RAHATÇA YUTABİLİR, BEN İSE YUTMAYACAK KADAR ONURLU BİR ADAMIM. İNTERNETTE BİR GEZİN BAKALIM, EKŞİ SÖZLÜK'ÜNDEN ATEİST SİTELERİNE KADAR, ŞİMDİYE KADAR HAKKIMDA YAZILIP ÇİZİLEN KAÇ YÜZ TANE HAKARETAMİZ YAZIYI KANUN YOLUYLA SÖKE SÖKE SİLDİRTMİŞİM, ÖĞREN... BU ÜLKE DAĞBAŞI DEĞİL... ÖNCE BÜYÜYECEKSİN, OLGUNLAŞACAKSIN, EN AZ KENDİ İBNELİĞİNE GÖSTERDİĞİN İHTİMAM KADAR BAŞKALARININ GÖRÜŞLERİNE VE HAKKINA HUKUKUNA DA SAYGILI OLMAYI ÖĞRENECEKSİN, ANCAK ONDAN SONRA YAZI YAZMAYA BAŞLAYACAKSIN. BAK, SANA GÖNDERDİĞİM MESAJLARDA NE KADAR RAHAT YAZIYORUM HERŞEYİ, BUNLARI ÜZERİNE TİTREYEREK SAKLAYACAĞINI VE KARŞI DELİL OLARAK KULLANMAYA KALKACAĞINI DA ÇOK İYİ BİLİYORUM. ÇÜNKÜ ELİNDE BAŞKA HİÇ BİR TUTAMAK NOKTAN YOK. OYSA BENDE SENİNLE İLGİLİ TONLA BİLGİ VAR. ÇİRKEF, HAKARET ETMEYE AÇIK VE SALDIRGAN KİŞİLİĞİNLE İLGİLİ OLARAK ŞAHİTLİK ETMEYE HAZIR 4 KİŞİ ŞİMDİDEN HAZIR BİLE.... BU YÖNÜNLE SEKTÖRDE EPEY MEŞHURSUN. ÖZETLE, HİÇ YOLUN YOK OĞLUM... KENDİNİ VE ÜSLUBUNU İNSAN GİBİ DÜZELTECEKSİN. YOKSA BEN SENİ KANUN YOLUYLA DÜZELTECEĞİM. ÇÜNKÜ HAKARETLERİNDEN ÇOK SIKILDIM ARTIK... ALİ MURAT GÜVEN YENİ ŞAFAK SİNEMA YAZARI
|
09.08.2008 12:22:48
|
Turuncutime
|
|
|
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|