|

Aydın Çubukçu 19 yıl, Ertuğrul Kürkçü 14 yıl, Oğuzhan Müftüoğlu 14 yıl, Mahir Sayın 4.5 yıl ve ben Oral Çalışlar 7 yıl cezaevinde yattık.
Bu beş adam, önceki gün Ankara'da bir panelde aynı masanın etrafında konuşmacıydık.
Yıl 2008. Türkiye 68'inin bilinen isimleri. Aradan tam 40 yıl geçmiş. Bu duygulu buluşma bana, bundan 39 yıl önceki bir toplantıyı anımsattı. Belki de o günden bu yana başlayan bölünmelerin, ayrılıkların, askeri darbelerin, idamların, öldürmelerin ardından bu beş insan ilk kez bir araya geliyorduk.
Mahir Sayın'ın aramızda en az hapis yatıyor olmasının nedeni uzun yıllarını yurtdışında sürgünde geçirmek zorunda kalmasıydı. Yoksa toplam 58.5 yıllık hapis, 70'i rahat geçerdi.
***
19 Mayıs 1969 gecesi, o dönemde gençlik hareketini etkileyen en önemli isim olan Mihri Belli 'nin annesinin Ankara Kızılay'da Çelikkale Sokak'taki dairesinde toplanmıştık. Mihri Belli ile topluca görüşmek istiyorduk.
Deniz Gezmiş , Mahir Çayan , Gülten (Şavaşçı) Çayan , Doğu Perinçek , Yusuf Küpeli , Cengiz Çandar , Oral Çalışlar, Gün Zileli , Ömer Özerturgut , Tarık Almaç , Mustafa Kemal Çamkıran gibi o dönemde gençlik hareketinin önde gelen isimlerinin çoğunun katıldığı bir görüşmeydi bu. Bir başka yönüyle bakıldığı zaman TİP'e karşı muhalefetin, MDD'nin tüm temsilcileri oradaydı...
Hepimiz Mihri Belli'den bir inisiyatif bekliyorduk. Bu beklenti yasal bir parti üzerineydi. TİP'ten umudumuzu kesmiştik ve yeni bir yasal parti, artık eylemlerimizi ve hedeflerimizi, sınırlı bir gençlik hareketi olmaktan çıkarır, daha etkili bir siyasi mücadeleye dönüştürebilirdi.
Bunu o dönemdeki büyük ağırlığı nedeniyle bir tek Mihri Belli yapabilirdi. Hepimiz bu beklentiyle Mihri Ağabey'in çağrısına uyarak bir araya gelmiştik.
Mihri Belli bu beklentimize uygun bir tutum göstermedi. Bu nedenle herkes ona kızdı. Sonraki yıllarda da bu kritik toplantının günahı hep onun üzerine yıkılır.
Ben de daha önceki değerlendirmelerimde buna benzer düşünceler dile getirmiştim. Aradan 40 yıla yakın bir zaman geçtikten sonra Mihri Ağabey'in bu konuda geri durmasının haklı olduğunu düşünüyorum. Çünkü artık gençlik eylemlerinin içinde şiddetin önemli bir ağırlığı vardı. Belli'nin buna dur demesinin imkânı yoktu.
Parti böyle bir kontrolü sağlayabilir miydi, ondan da emin değilim. Zaten aradan çok geçmeden gençlik gruplarının bu önde gelen temsilcileri kendilerine yeni siyasi çizgiler belirleyip eylemlere giriştiler.
Biz de o akşam daha sonra hep "Aydınlıkçılar" olarak anılacak akımın önde gelen beş ismi, Mihri Belli'nin evinden çıkıp bir pastaneye gittik. Saatler gece yarısını geçmişti. Doğu Perinçek, Ömer Özerturgut, Gün Zileli, Cengiz Çandar ve ben Oral Çalışlar, gizli bir parti kurmaya karar verdik.
Yollar ayrılmıştı. Sonraki yaşananlar biliniyor. THKO'yu Denizler kurdular, Mahir THKP-C'yi kurdu. İdamlar, Kızıldere katliamıyla o dönem bir tarih haline dönüştü.
***
Aradan 40 sene geçtikten sonra Kızıldere'den sağ çıkan tek isim Dev-Genç'in son genel başkanı Ertuğrul Kürkçü, Dev-Yol hareketinin önde gelen ismi Oğuzhan Müftüoğlu, Halkın Kurtuluşu geleneğinden Aydın Çubukçu, Kurtuluş geleneğinin tanınmış isimlerinden Mahir Sayın ve ben eski Aydınlıkçı Oral Çalışlar, bir masanın etrafında geçmişi ve geleceği konuşuyorduk.
Belki de ilk kez son Dev-Genç kurultayından bu yana aynı salondaydık. Tam 38 yıl sonra. Üstelik o zaman birbirimize neredeyse düşman gözüyle bakıyorduk.
Konuşacak o kadar çok şey birikmişti ki. 68'de neler olmuştu, bugün büyük bir kriz içindeki sosyalist hareketin o günlerden kaynaklanan zaafları nelerdi?
Örneğin bugünkü soldaki milliyetçi etkilerinin kökleri o günlere uzanıyor muydu? Askeri darbeler sırasında solda ortaya çıkan zaaflar hangi tarihsel köklerden kaynaklanıyordu?
Bugün sosyalistler birleşebilirler miydi? Bunun ne gibi koşulları vardı?
Konuştuk... Uzun yıllardan sonra...
Neler konuştuğumuz yeri geldikçe aktaracağım...
Oral Çalışlar / Cumhuriyet
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|