Bizimgazete.org  
 
 
 
Cimbom Keita-yı aldı - video
Taraftarlar kulüp başkanını dövdü - video

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum


Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Yorum/Analiz> Büyük Alevi yürüyüşü
 Büyük Alevi yürüyüşü

Büyük Alevi yürüyüşü
Ali Murat İrat yazdı



18 Kasım 2008 16:15

Aleviler Cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa 9 Kasım 2008'de Alevi-Bektaşi Federasyonu'nun düzenlediği mitingde "Alevi" kimlikleriyle yürüdüler. Zorunlu din derslerinin kaldırılmasından, Diyanet'in lağvedilmesine kadar birçok taleple gerçekleşen bu yürüyüş, cumhuriyetin en önemli kurucu unsurlarından olan ve zaman zaman onu eleştiriyor gibi görünse de bizzat cumhuriyetin iktidar mekanizmalarından nemalanan "Devlet Sünniliği"nin tepkisini çekmekte gecikmedi. Yürüyüş günü "mezhepçiliğe karşı olduklarını" belirtenlerin Cumhuriyet tarihinin artık "Sünni-Türk tarihinden" bile sıyrılıp neredeyse yalnızca "Nakşibendi" tarihine doğru evrildiğini gözlerden ırak tutmaya çalıştığı açıktı. İlginçtir ki Cem Vakfı gibi bazı İslamcı Alevi örgütleri de, Alevilik tekellerindeymiş gibi, yürüyenlerin Alevi olmadıkları hakkında bir fetva yayımladı. Ancak onların da gözlerden kaçırmak istedikleri şey, Hacıbektaş postnişininin yürüyüşe bizzat destek verdiğiydi. Yürüyüş bütün bu tartışmalar arasında gerçekleşti. Kimilerinin her daim söylediği provokasyon olmadı. Kitleler asıl provokasyonculara, yani provokasyon olacak diyenlere yanıtlarını alanda verdiler.
Ancak bu yürüyüş, bizzat Alevilerin kendi paradokslarıyla olan mücadelelerini de, iyi bakan gözlere bir kez daha hatırlattı.

Devletin Alevi paradoksu

Örneğin mitingde, geçmiş mitinglerde Alevilerin sıklıkla attığı "Türkiye laiktir laik kalacak" sloganının atılmaması dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Çünkü, bu slogan, Alevilerin devlet Sünniliğinin üretildiği mekânizmaları beslemesine aracı bir rol oynuyordu. Şöyle ki, Türkiye Cumhuriyeti Alevilerin ibadethanelerini, bürokratik akılla bir yandan "cümbüş evi" olarak nitelerken diğer yandan da onları laik rejimin sigortası olarak gördüğünü zaman zaman hatırlatıyordu. Tanrıyla bağları devletin bürokratik aygıtı tarafından koparılmaya çalışılan, ibadethaneleri tanınmayan, cemleri yaptırılmayan ve hâlâ Alevi olduğu için (münferit ve sistematik hiç fark etmez ve bunlardan herhangi birisi devletin sorumluluğunu azaltmaz) baskıya uğrayan bu topluluğun azınlıkların yasal haklarından bile mahrum olduğunu görmemek için kör ya da aymaz olmak; bu tarz bir devlet yapısının da laik olmadığını anlamamak için aptal olmak gerekiyor. Kısacası, satanistlere bile sözde tahammül edebileceğini ima eden bir "devlet çokkültürcülüğünün" yaratılmaya çalışıldığı bir reklam dünyasında Aleviler hâlâ tahammül sınırlarının ötesindeki konumlarını sürdürüyor.
Gelinen süreçteyse artık iktidarın "Alevi paradoksu" başlıyor. Bundan önce ikircikli laikliğin teminatı olarak Alevileri gösteren iktidar, artık tam da Alevilerin varlığı nedeniyle laik olmadığını görüyor ve huzursuzlanıyor. Bu devletin Alevi paradoksudur.

İkircikli laiklik

Alevilerin savunmaya çağrıldığı söz konusu laiklik ise Alevilerin Alevilikle bağlarının kopmaya ve deyim yerindeyse erimeye başladığı son 70 yıldaki devlet Sünniliğinin laiklik anlayışıdır.

Devlet, olgunlaştıramadığı bir laiklik anlayışını Alevilerle Alevilik arasına yerleştirdi ve tam da bu laiklik anlayışı nedeniyle kötürümleşen Alevilik inancıyla sorunlar yaşayan Alevilere müdahale etti (Özellikle Diyanet eliyle Aleviliği yeniden tanımlama çabalarına kısaca göz gezdirilebilir).
Aleviler kendilerini Osmanlı'nın fetvalarından kurtaran Cumhuriyet'e vefa borçlarını yıllardır "Türkiye laiktir laik kalacak" şeklinde sloganlarla öderken, "kalacak dedikleri" bu laiklik anlayışının asimilasyoncu devlet Sünniliğini beslediğini görmek istemedi ve tam da bu noktada "Diyanet İşleri'nin olduğu bir ülke laik olamaz" diye açıklama yapan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın gerisinde kaldılar.

Ayrıca yıllardır diri tutulan "şeriat tehdidi" söylemiyle, yeni-İslamcı aktörlerin laiklik eleştirisi karşısında, eldeki ikircikli laiklik anlayışına sığınmaktan başka çıkar yol bulamadılar. Son 20 yıldır kendi örgütlülüklerini oluşturan ve Alevi diasporasının da katkılarıyla siyasal taleplerde bulunmaya başlayan Alevilerin, söz konusu devlet Sünniliğinden rahatsız olmayan birçok çevreyi (bazı sol partiler de dahil) rahatsız ettiği açıktır. Bundan sonra, büyük olasılıkla, Alevicilik ve mezhepçilikle suçlanacak olan bu tarz-ı siyaset, mezhepçilik yapmaksızın kendini inşa edemeyen devlet Sünnilerine ve devlet Alevilerine huzursuzluk vermeye devam edecek gibi görünüyor.

Alevi aydınlanması zorunlu

Ancak son yıllarda gecikmiş de olsa bir "Alevi aydınlanması" başlamak zorunda diye düşünüyorum ve sanırım bu "aydınlanmanın", var olan ikircikli laiklik anlayışının eleştirel bir gözle yeniden değerlendirilmesinden geçeceğine inanıyorum. Bu aydınlanmanın, bir çıkmaza giren ve inancının sınırlarını bürokrasinin belirlediği Sünni yurttaşların da özgürleşmesine yarayacağı açıktır. Çünkü Türkiye'de Sünnilik bugün devletin belirlediği sahih sınırlarda hareket eden ve söylemini Diyanet gibi kısır bir kuruma bağlamış bir gerçekliğe dönüştü.
Şimdi gelelim Aleviliğin hamiliğine soyunanlara: Aleviliği kendi köken arayışlarına alet etmeye çalışan Kürt ve Türk ırkçılarının ve İslamcı Alevi grupların, Aleviliği yedek bir güç olarak bekleten modernist laikçilerin bilmesi gerekense, Aleviliğin kimseye ait bir inanç olamayacak kadar geniş, senkretik ve gnostik bir yapılanma içinde olduğudur. Ancak elbette reel siyaset yapan kimi dernek ve vakıflar, Alevilerin birer yurttaş olarak sorunları üzerinden talepte bulunmak haklarına sahiptir. Fakat Alevilerle kendi inançları olan Alevilik arasındaki sorunlara gelince, bu problemler tamamen Alevilerin bileceği ve çözüme ulaştıracağı türden problemlerdir ve devletin bu noktalara bilinçli müdahalelerden kaçınması gerekiyor.

ALİ MURAT İRAT: Ankara Üni.


18.11.2008 16:15:59
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Haberin karnesini siz belirleyin
1 - Zayıf 2 - Geçer 3 - Orta 4 - İyi 5 - Pekiyi
Bu haber için oy kullanan 25 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,96
Haberi Paylaşın
Google Google Live Live MySpace MySpace Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Yorum/Analiz Bölümünden Son Yazılar
Unutma Sivas-ı! Unutma Sivas'ı!
Sivas Katliamının 16. yıl dönümü
Bu bir osuruk filmi değildir! Bu bir osuruk filmi değildir!
Kimse alınmasın, gücenmesin! Ali Ersin Kelleci yaz...
Zaman gazetesi ve Madımak acısı Zaman gazetesi ve Madımak acısı
Türkiye'deki toplumsal farklılıklar, kışkırtmaları...
Madımak oyunu! Madımak oyunu!
Her yıl 2 Temmuz
Helal olsun sana Kütahyalı! Helal olsun sana Kütahyalı!
Sevilay Yükselir, kim için "Hepimize kapak oldun" ...
Nihat Genç belgenin ne olduğunu yazdı Nihat Genç belgenin ne olduğunu yazdı
İşte o çarpıcı yazı
Flaş! Kenan Evren-e -Teslim ol- çağrısı! Flaş! Kenan Evren'e 'Teslim ol' çağrısı!
Çağrı kimden geldi?
Kenan Evren hem beslenecek, hem yargılanacak! Kenan Evren hem beslenecek, hem yargılanacak!
Beslemeyip de n'apacaktık?!
Solcular & İslamcılar arasına kimler girdi? Solcular & İslamcılar arasına kimler girdi?
Türkiye'de İslamcılar neden sağcıdır?
Ali Ersin Kelleci: Michael Jackson-ın ölümüne üzülmedim! Ali Ersin Kelleci: Michael Jackson'ın ölümüne üzülmedim!
Neden?
TARTIŞMA YARATANLAR
Flaş! Kenan Evren-e -Teslim ol- çağrısı! Flaş! Kenan Evren'e 'Teslim ol' çağrısı!
Çağrı kimden geldi?
Laikliğin teminatı orduysa o gün neredeydi? Laikliğin teminatı orduysa o gün neredeydi?
Madımak'ta kardeşini kaybeden Serdar Doğan Devrim ...
-Türk Solu-nun arkasında kim var? 'Türk Solu'nun arkasında kim var?
Türk Solu dergisinin arkasındakiler kimler?
BBP-den Sivas anması hakkında ağır laflar BBP'den Sivas anması hakkında ağır laflar
BBP Sivas il başkanı: "Anma haklarını kullanmak ye...
İşte Sarıgül-ün partisi İşte Sarıgül'ün partisi
Yeni bir oluşum kuran Sarıgül'ün hedefinde Baykal ...
OKUMADAN GEÇMEYİN
Frikik üstüne frikik verdi Frikik üstüne frikik verdi
Hadise süper minisiyle frikik vermekten kurtulamad...
Kenan Evren yargılanmamalı! Kenan Evren yargılanmamalı!
Ceyhun Günal'la Derin Mevzular 2. bölümüyle, geçen...
Hangi gazeteciler Kanal-i Zasyon-da? Hangi gazeteciler Kanal-i Zasyon'da?
Okan Bayülgen'in yanısıra çok sayıda ünlü oyuncu v...
İzmir-de Gül-e protesto İzmir'de Gül'e protesto
İzmir'e giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül protestoy...
Oral Çalışlar Zaman-ı eleştirdi Oral Çalışlar Zaman'ı eleştirdi
"Zaman'ın Madımak acısını değerlendiren haberi ger...
Osmanlı-ya övgü, Cumhuriyet-e eleştiri! Osmanlı'ya övgü, Cumhuriyet'e eleştiri!
Başbakan, 'Osmanlı'yı övdü, cumhuriyet döneminde '...
Tecavüzcü öğretmene ibretlik ceza Tecavüzcü öğretmene ibretlik ceza
56 yaşındaki M. Ş. 52 yıl hapis cezasına çarptırıl...
Baykal-a -Karaoğlan- sürprizi Baykal'a 'Karaoğlan' sürprizi
Kars'ı ziyaret eden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal...
Askerdeki oğuldan ağlatan mektup Askerdeki oğuldan ağlatan mektup
Kemal Sunal, vefatının 9. yılında Zincirlikuyu Mez...
Sabah-ATV grevi büyüyor Sabah-ATV grevi büyüyor
Dün, Turkuvaz Medya Grubu'nun Adana, Antalya, Trab...
0,36 saniyede derlendi.

Evden eve Nakliyat - Hubyar - Nur Pompa