|

Ben hiç anlayamazdım İsraillilerin büyük kısmı için, en azılı, en acımasız militanla tüm Filistin halkının aynı sayılmasını.
Derlerdi ki, "Filistinliler içinde barış isteyen yok. Fırsat bulsalar bizi kıtır kıtır kesecekler."
Ben hiç anlayamazdım Filistinlilerin büyük kısmının, İsrailliler söz konusu olduğunda, "Hepsi bizi yok etmek istiyor. Hepsi, hep en radikal uygulamalardan yana" demesi.
İsrailli ya da Filistinli olsun, "Bir dakika, burada bir sorun var, çözüm diyalogdan geçiyor" diyenlerin kendi toplumlarında zaman zaman linç edilecek hale gelmelerini de hiç anlayamazdım. Ben hiç anlayamazdım, her iki toplumda da, en sekter, en kaba lafları edenlerin en olmayacak işler önerenlerin, sesi en çok duyulanlar olmasını. Yarım saat uzaklıkta yaşayan iki toplumun birbirlerinin yaşamlarından haberi olmamasını da öyle. Aç bırakmanın, toplu cezalandırmanın, sivilleri hedef alan terör saldırılarının, çoluk çocuk demeden katliamın yalnızca ve yalnızca çözümsüzlük ve şiddet isteyenlerin saflarına yenilerini katmaya yarayacağının bir türlü anlaşılamaması da çok tuhaf gelirdi.
Bu zincirleme reaksiyonu iyi bilen, tek hedefi devamını sağlamak olan örgütlerin, 'gidip öbür tarafın canını acıtayım, onların akılsızları da bizim halkımıza saldırsın, halkım da kırılsın ki ekmeğime yağ sürülsün' planlarını da anlayamadım. Görece sakin dönemlerde, atılması gereken onca adım varken, 'aman suyu bulandırmayalım, neme lazım' zihniyetinin, bumerang etkisi yapacağı bu kadar açıkken, bunun bir türlü görülmemesini de anlayamadım.
Bu çatışmadan ekmek yiyenlerin, gücüne güç katanların olmasını da öyle.
Sorunu çözmek için birçok fırsat olduğunda, bir hiç yüzünden heba edilmesini, her geçen gün karşılıklı nefretin büyütülmesini de aklım almadı bir türlü. Büyük stratejistlerin ortaya koyduğu 'güvenlik şeridi oluşturalım', 'düşmanlarıyla işbirliği yapalım' gibi önerileri de öyle.
Bugünlerde İsrail, Gazze'ye elektriği kesmeyi düşünüyor mesela. Amaç, İsrail'e füze saldırılarının önünü kesip Hamas'ı cezalandırmak. Ama Gazze'nin Akdeniz'in dibine gömülmeyeceği ve dünya durdukça, İsrail ile yan yana kalacağını unutuyorlar sanki. Çünkü Hamaslılar jeneratör bulur ama fakir Gazzeli bulamaz. Onlar da Hamas'a kızmak yerine, hâlâ olmadılarsa eğer, Hamaslı olur.
Bu kadar basit bir şeyin anlaşılamamasını da kavrayamadım, bir türlü.
Türkiye'deki durumu, İsrail-Filistin meselesine benzetenleri de hiç anlayamadım. Türkiye, kimsenin toprağını işgal etmiyor. Diyarbakır'da toplumsal olaylarda eline taş alan çocuklara bakıp, 'Güneydoğu Filistinlileştiriliyor' yorumu yapanları da anlayamadım. Ne demek bu? Zihinlerimizde kalplerimizde çoktan böldük de memleketi, iki düşman taraftan mı söz ediyoruz artık? Bazılarının zihinlerinde Kuzey Irak'taki Kürtlerle, Türkiye'deki Kürtlerin aynı şey sayılmasını da anlayamıyorum. Hele ki, aklını tamamıyla kaçırmış bazılarının, her Kürdü PKK ile bir tutması, anlayamamanın ötesinde beni dehşete düşürüyor.
Ortalıkta bu kadar çok kötü niyetli, çatışmadan para ve güç uman, öfkesine yenilmeye hazır, kendi ayağına ateş açmaya hazır insan varken, kriz yönetmesi gerekenlerin, kan donduran çığlıklar atmasını da anlamıyorum.
Anlamıyorum doğru ama bu çılgınlık bitsin artık istiyorum.
(Radikal)
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|