|

Soner Yalçın yazıyor
22 Eylül 2008 02:14
Birinci Dünya Savaşı'nda Suriye cephesinde kolundan vuruldu; nam-ı oradan geliyordu.
Savaştan sonra dağa çıktı; eşkıya oldu. Zaman zaman Malatya'ya iniyordu erzak almak için.
Dört tığ gibi adamıyla gittiği şehir yolunda, hilal kaşlı, kara gözlü, buğday tenli bir kıza vuruldu; Emine.
Soruşturdu; kız mıydı gelin mi? Emirler Köyü'nün ağası Vahap Ağa'nın küçük kızıydı; daha henüz 15 yaşındaydı.
Köye heyet gönderdi; "Allah'ın emri…"
Vahap Ağa sözlerini kesti, "benim eşkıyaya verecek kızım yok."
Haberi alan Çolak Memo 30 atlıyla Emirler Köyü'nü basıp Emine'yi kaçırdı.
Küçük Emine Çolak Memo'nun ilk karısı değildi.
Çolak Memo 13 kadınla evlendi. Dördüncüsünü boşar, bir daha alırdı.
Cumhuriyet'ten sonra eşkıyalığa ve mecburiyetten çok eşliliğe son verdi Çolak Memo.
Emine kocası Çolak Memo'dan hep korktu…
Bir gün evde kumalar Meryem, Bedriye ve Emine otururken, polisler bir hırsızlık soruşturması için eve geldi. Çolak Memo sorulara cevap verirken, diğer odada üç karısının konuşup gülmelerine sinirlendi. Gidip, Emine'yi balkonundan attı.
Çolak Memo bu olay nedeniyle üç yıl hapis yattı.
1933'de cezaevinden çıkınca Emine'nin gönlünü aldı ve onu hamile bıraktı.
Emine, Çolak Memo'dan dört çocuk sahibi oldu.
Kocası ölünce Malatya mensucat fabrikasında çalışmaya başladı.
Büyük oğluna çok güveniyordu; çok çalışkandı; sınıfları hep dereceyle bitiriyordu.
Onu küçüklüğünden beri "Horbo… Horbo" diye seviyordu…
"Horbo" dayısının kızıyla nişanlıydı…
Bir gün fabrikaya polisler geldi; Emine'yi alıp karakola götürdüler.
Oğlunun ünlü gazeteci Ahmet Emin Yalman'a suikast yaptığını öğrendi.
"Horbo" cezaevine giderken o da ameliyat masasına yattı; beyninde ur vardı.
Yıllarca oğlunun cezaevinden çıkmasını bekledi. Her gece ağladı.
Oğlu cezaevinden çıktıktan bir süre sonra hayata gözlerini yumdu…
Çolak Memo ile Emine'nin oğlu "Horbo" kimdir bilir misiniz:
Hüseyin Üzmez!
Bursa'da 14 yaşındaki B.Ç.'ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu bulunan Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez.
Nev-i şahsına münhasır biriydi; hayatında iki sorudan nefret etti; ne zaman doğdun, Ahmet Emin Yalman'ı niye vurdun?
Önceki gün Bursa 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne giderken, kameramanlara el salladığı görüntüsünü izledim TV'lerde. İçim burkuldu.
Aklıma babası Çolak Memo geldi.
Bir de, "Malatya Suikasti"ni anlattığı kitabında yazdıkları; "İtalyan Lombrozo, 'bazı insanlar doğuştan suçludur' diyor. Ben buna inanmıyorum. Allah kulunun hasmı değildir. Doğuştan suçlu yoktur." (s 67)
TV'de Hüseyin Üzmez'i elleri kelepçeli el sallarken izlerken düşündüm; Çolak Memo'nun hiç mi suçu yok?
|
Haberin karnesini siz belirleyin
Bu haber için oy kullanan 40 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,10
|
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Haber Yorumları (1 adet)
Misafir: Hikmet Öztürk
|
|
İnsanları çevre şekillendirir
|
| Olayları bilimsel değerlendirmeniz, kin duygusunun çekiciliğine kapılmamanız ve gerçeği aramanız çok güzel. Böyle durumlarda mevcut koşulları hiç düşünmeden sadece suçluyu görmek, suçu yaratan koşulların farkına varmadan kolay olanı yapmak, linç yapanların arasına karışmak en tercih edilen davranış şekli. Bu 14 yaşındaki kızın acıklı dramına, yıllar yıllar önce yine acıklı bir 14 yaşındaki kızın dramı, o dramın bir sonucu olan kahramanımız Üzmez yol açıyor? Acaba Üzmez, o sevgisiz ortamda değil de, birbirini seven, medeni iki insanın çocuğu olarak hayata başlasaydı, böyle bir sonuç yaşanacak mıydı? 20 yıl öncesinde Cumhuriyet gazetesinde sokak çocuklarını, bu çocukların ilerde (Yani bugünlerde ve yarınlarda) toplum için tehlikeli olacağını bildiren araştırma yazıları okuyordum. Şimdi, çevremizdeki insan ilişkilerine bakarken, bir de bu nedenle suçluyu yaratan toplumsal koşullara bakmalı, ve hemen suçluya abanarak içimizi boşaltıp rahatlamaya çalışmamalıyız. Bir düşünür söylemis. Her mağdur potansiyel bir canidir. |
|
|
| 23.11.2008 12:30:09 |
|
Yorum/Analiz Bölümünden Son Yazılar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|