Araç Takip, GPS, Araç Takip Sistemi
Bizimgazete.org  
 
 
 

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum


Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Yorum/Analiz> Kızıldere'nin 36. Yılında...
 Kızıldere'nin 36. Yılında...

Kızıldere'nin 36. Yılında...
Oral Çalışlar, 36. yılında 1972'nin 30 Mart'ında Kızıldere Köyü'nde Mahir Çayan ve 9 arkadaşının ölümüyle sonuçlanan olayları yazdı. Çalışlar, o dönemde hapisaneden Denizlerin idamının ve Kızıldere'nin nasıl göründüğünü tasvir etti. Cumhuriyet köşe yazarı Oral Çalışlar'ın yazısını aktarıyoruz:



30 Mart 2008 18:33

Bazı olaylar vardır ki, ülkenin tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilirler. Kızıldere'de 30 Mart 1972'de, 10 devrimci arkadaşımızın ve 3 İngiliz teknisyenin 12 Mart askeri darbecileri tarafından öldürülmesi de, 1968 gençlik hareketinin liderleriyle ilgili tasfiye hareketinin bir anlamda son noktasının konulmasıydı denebilir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Ankara Mamak Askeri Cezaevi'nde yanı başımızdaki hücrelerde bir anlamda haklarında verilen idam kararının son aşamalarını yaşıyorlardı. Mahir Çayan, Ömer Ayna, Cihan Alptekin, Ziya Yılmaz ve Ulaş Bardakçı, bir süre önce İstanbul Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçmışlardı.

Ulaş, kaldığı evde basılıp öldürülmüştü. Ziya Yılmaz ise yaralı yakalanmıştı. Mahir Çayan ve arkadaşları, 12 Martçıların baskıları nedeniyle kendilerini kapana kıstırılmış gibi hissediyorlardı. Bu arada Koray Doğan Ankara'da Mahir'lere yardım ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınmak istenirken öldürüldü.

***

Denizler idam hücresinde beklerken, Mahir'lerin sessiz kalmaları mümkün değildi. Onları kurtarmak için bir şeyler yapmaları gerektiğine inanıyorlardı. Ancak koşullar çok kötüydü ve Mahir'lerin çevresindeki kuşatma artıyordu.

Sonunda Karadeniz'deki İngiliz üssünü basıp İngiliz teknisyenleri kaçırmaya karar verdiler. Aslında bu eylem 1968 kuşağının cezaevinde olmayan liderlerinin neredeyse son ve kritik eylemiydi.

***

12 Mart 1971 askeri darbesinin arkasındaki nedenleri zaman içinde daha iyi anlamaya başladık. Ordu içindeki iki askeri kanat arasındaki çatışma bir darbeyle sonuçlanmıştı. Darbeciler birbirlerini alt edebilmek amacıyla alttan alta çekişirken, darbe sola karşı bir imha hareketine dönüşmüştü.

1960'lı yıllarda yükselen sol hareket, darbecilerin hedefiydi. Gençlik hareketinin liderleri, öğretmen hareketinin, kitle hareketinin, işçi hareketinin liderleri, ilerici öğretim üyeleri askeri cezaevlerine kapatıldılar, ağır baskılarla yüz yüze geldiler.

***

12 Mart 1971 müdahalesi, bir iç hesaplaşma gibi başlasa da, iktidardaki Süleyman Demirel hükümetini hedef almış gibi gözükse de, sol hareketi ezmeye girişti.

Sol örgütler arkası arkasına kapatıldı ve yargılandı. Dev-Genç, TİP, TÖS, DİSK davaları gibi büyük davalar açıldı. Binlerce insan gözaltına alındı, işkence tezgâhları kuruldu. Askeri cezaevleri solcularla dolduruldu; askeri savcılar, idam talebiyle yüzlerce solcuyu mahkemeye sevk ettiler.

***

Kızıldere'yi de bu tablo içinde anlamak gerekiyor. O dönemin gençliği, dünyada gelişen devrimler ve direnişlerden etkilenmişti. Küba'da Fidel Castro ve arkadaşları Amerikancı Batista rejimini yıkarak bir devrim gerçekleştirmişlerdi.

Vietnam'da komünistler önderliğinde ABD işgaline karşı bir kurtuluş savaşı yürütülüyordu. ABD işgalcileri dünyanın dört bir yanında gösterilerle lanetleniyordu. Türkiye'de de Vietnam işgali karşıtı gösteriler yapılıyordu.

Vietnam'da ABD'nin uğradığı yenilgi yeni umutlara kapı açıyordu. Devrim beklentisini tüm dünyaya yayıyordu. 68 gençliği, bu umutların içinde oradan oraya koşuyor, geleceğe umutla bakıyordu.

***

Tabii her yeni umut, kurulu düzenin baskısını da beraberinde getiriyordu. Gençler, devlet yanlısı ülkücü çetelerin saldırısına uğruyor, kurulan pusularda öldürülüyordu.

12 Mart, 68'le yükselen solun hesabının sorulması hamlesiydi. Bizler devrim için umutlarla dolu eylemler yaparken, darbeciler daha baskıcı bir rejimin hazırlıklarını yapıyordu.

Kızıldere'de 36 yıl önce 10 devrimci genç imha edildi. Orada bu imha hareketine katılanlar daha sonraki yıllarda da, Türkiye'nin kaderi üzerinde rol oynadılar. 12 Mart'ın generalleri, savcıları, işkencecileri siyasi hayatımızda varlıklarını sürdürdüler. Daha etkili yerlere geldiler.

***

Kızıldere'nin 36. yılındayız. Arkadaşlarımızın vahşice öldürülmesinin yıldönümünde bir grup 68'li arkadaşımız Kızıldere'ye gittiler, onları öldürüldükleri yerde anıyorlar.

Kızıldere, bize tarihimizle yüzleşmemiz gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. Kızıldere, bu ülkeyi ölümler ve acılarla yönetmeye alışmış bir geleneği sorgulamamız gerektiğini gözler önüne seriyor.

Kızıldere'de yitirdiğimiz sevgili arkadaşlarımızı hep sevgiyle anacağız.

Onlar bizim kuşağın gözüpekliğinin ve fedakârlığının temsilcileriydiler...

Oral Çalışlar / Cumhuriyet


30.03.2008 18:33:35
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Haberin karnesini siz belirleyin
1 - Zayıf 2 - Geçer 3 - Orta 4 - İyi 5 - Pekiyi
Bu haber için oy kullanan 45 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,62
Haberi Paylaşın
Google Google Live Live MySpace MySpace Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Haber Yorumları (2 adet)

kizilbas Editöre Bildir
ölümsüzler
halkı uğruna şehit olan tüm devrimciler onurumuzdur. onların mücadelesi davamıza ışık saçmaya devam edecektir.
%0 %0 %0
31.03.2008 14:19:07

surgun_ Editöre Bildir
Kızıldere
Kızıldere'de katledilen devrimci canlarımızı saygı ve sevgiyle anıyoruz.YOLUNUZDAYIZ...
%0 %0 %0
31.03.2008 08:50:25




Yorum/Analiz Bölümünden Son Yazılar
Ali Yıldırım: -AKP-nin Alevisi olmayacağız!- Ali Yıldırım: 'AKP'nin Alevisi olmayacağız!'
Ali Yıldırım'dan sert çıkış
Bırakın artık şu Alevilerin yakasını! Bırakın artık şu Alevilerin yakasını!
"Neden hep Aleviler darbe yanlısı, şakşakçısı olar...
Reşat Çalışlar, Ekşisözlük-ün kurucusu SSG-ye seslendi Reşat Çalışlar, Ekşisözlük'ün kurucusu SSG'ye seslendi
İşte o yazdı
Türkiye- nin yeni gündemi: Sol parti Türkiye" nin yeni gündemi: Sol parti
src="http://www.bizimgazete.org/haberresim/cp14019...
Türkiye- nin yeni gündemi: Sol parti Türkiye" nin yeni gündemi: Sol parti
Oral Çalışlar yazdı
Türkiye- nin yeni gündemi: Sol parti Türkiye" nin yeni gündemi: Sol parti
Oral Çalışlar yazdı
Ezel dizisinin Alevi-Sünni meselesiyle ilgisi ne? Ezel dizisinin Alevi-Sünni meselesiyle ilgisi ne?
Açıklıyoruz
İşte -resmi tarih- yalanları! İşte 'resmi tarih' yalanları!
Kadir Sarıkaya yazdı
-Gladiio-yu bir de benden dinleyin- 'Gladiio'yu bir de benden dinleyin'
"Gladio'yu anlama kılavuzunu yazmak şart oldu"
Ahmet Ümit neden Nobel almalıdır? Ahmet Ümit neden Nobel almalıdır?
A. Mümtaz İdil yazdı
TARTIŞMA YARATANLAR
OKUMADAN GEÇMEYİN
0,48 saniyede derlendi.

Evden eve Nakliyat - Hubyar - Nur Pompa - GPS Araç Takip Sistemi - Oto aksesuar