|

Bir ders düşünün ismi 'Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar' ve konu 'Gümrük Birliği'. Bir cümle düşünün, telaffuz edilmesi hatta duyulması bile insanı rahatsız ediyor. Çünkü cümle aynen şöyle: 'Bazıları ne yazık ki tabir yerinde ise Alevi deyince adeta 'orospu' damgasını vurabiliyor'. Ders, uluslararası ekonomi, cümle de bu. Bu ders ve bu söylenen arasında bağlantı kurmak mümkün mü? 'Allahaşkına ' uluslarası ekonomik kuruluşlarla Alevi kadınlarına 'orospu' denilmesi arasında ne ilişki olabilir?
22 Mart 2008 01:01
Öğretim üyesi Doç. Dr. İbrahim Öztürk'ün İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde verdiği derste işte bu birbiriyle hiç alakası olmayan iki konuyu biraraya getirmeyi başardı! İbrahim Öztürk'ün bu laflarının duyulmasından sonra Alevi kamuoyu haklı bir tepki gösterdi. Tepkiler artınca, Doçent ünvanlı İbrahim Öztürk açıklama yapma ihtiyacı hissetti. Öztürk çok sıkça tanık olduğumuz açıklamayı yaptı: ''Ben böyle demedim, böyle dendiğini söyledim''.
Yıllardır Alevilere yönelik yapılan hakaretleri alta alta sıraladığımızda her ne hikmetse söylenenlerin sahibi olmaz. 'Çoğunluk mensupları' söylediğini söyler, sonra da ben söylemiyorum, böyle söylüyorlar' diye topu hep başkasına atar. Ama söylenen söylenmiştir! Söylenenleri sahiplenen de çıkmaz! Üstelik arkasından sana akıl vermeye çalışırlar: Farklı inançlara, farklı kültürlere ne kadar saygılı olduklarını, kendi dünyalarında bu köken sahibi insanlarla ilişkilerinden dem vururlar. Eşi, dostu, askerlik arkadaşı, yurt arkadaşı, iş arkadaşı mutlaka birdenbire Alevi yada Kürt olur. Tavır koyunca, 'ötekini' hatırlayan bu zat-ı muhteremler, her nedense 'duydukları bu aşağılık sözleri, deyimleri' bu iftiraları yayanların suratlarına vurmazlar. Bu iftiraları söyleyenlere bir şey diyemeyen bu kişiler, üstelik söylenenleri de 'ben demiyorum, başkaları söylüyor' diye de sürekli yayarlar.
Olayın duyulmasından sonra YOL TV HABER konuşan ve ses kayıtları elimizde olan Doç. Dr. İbrahim Özdemir aynen şunları söyledi: ''Bazı insanlar Alevi deyince çok kötü mühürler basabiliyorlar. Kimine göre ateist, kimine göre tırnak içinde kullanıyorum, benim ailemden duyduğum için bu kelimeyi kullanıyorum, bazıları Alevi deyince otomatikman orospu diye anlayabiliyorlar''.
Özdemir bunu da inkar edecek değil herhalde. Bu cümleler birebir kendi sesinden kayıtlı. Şimdi dönüp sormak gerekir? Sayın Özdemir, tamam söylediklerin yanlış anlaşıldı, ancak sen, hem de kendi ailenden duyduğun bu hakarete, bu aşağılamaya ne dedin? Sesini çıkardın mı? Sesini çıkarmadığın bu aşağılık iftirayı, öğretim görevlisi sıfatıyla bir üniversitedeki ders sırasında ve alakasız bir konuda gündeme getirirken çok mu masumdun? Bu sözlerin yayılmasında bu 'aktarıcılığınızın' ne kadar rolu oluyor biliyor musunuz? Yüyllardır toplumlar arasında yayılan bu 'virüsün' en önemli taşıyıcıları acaba kimler? Sürekli yazı yazdığınız Zaman Gazetesi zihniyetinin, birlikte çalıştığınız MÜSİAD'ın bu iftiraların yayılmasında hiç mi suçu yok?
Lütfen bir düşünün! Empati dediğiniz işi dönüp kendinize uygulayın ve tepkinizi ölçün! Madem çok masumdunuz, öğrencinizden niçin özür dileme ihtiyacı hissettiniz? Bu olaydan sonra eşinizin Alevi ve Kürt olduğunu söyleme cesaretinde olmayan siz, olay kamuoyuna yansıyınca, tepkiler ortaya çıkınca mı eşinizin Alevi ve Kürt olduğunu hatırladınız? Hep siz ve sizin gibiler haklı ve masum, sizin karşınızdakiler de hep haksız ve her konuyu çarpıtırlar, öyle mi?
Öztürk ben böyle söylemedim, yanlış anlaşıldım diyor. Varsayalım ki Öztürk yanlış anlaşıldı. O zaman lütfen şu soruların cevabını hep birlikte bulalım: Alakalı alakasız, her ortamda ve her fırsatta niçin en aşağılık ifadeler Alevilere yakıştırılır? Bu bir tesadüf müdür? Örneğin birleri çıksa aynı ifadeyi 'iftira' anlaminda da olsa Sünni kadınlar için kullansa acaba ne olur? Yasalara göre inançlara hakarete etmek suç da, Alevilere hakeret suç değil mi? Bir öğretim üyesi bir sınıfta niçin 'orospu' gibi ağıza alınması bile insanı rahatsız eden bir örnek verir? Bunada mı tesadüf diyeceğiz? İlköğretim Okullarında niçin çocuklara 'Alevi misin' diye sorulur? Sonra da canım bunda ne var, semah için çocuk arıyoruz denmesi de mi tesadüftür? Bu ayrımcılığın kaynakları nerelere dayanıyor? Lütfen herkes bir kez daha düşünsün. Herkes bir kez daha düşünsünki, her seferinde söyleyip sonra da 'vallahi billahi ben böyle söylemedim' yalanları bir son bulsun, kepazelikler bitsin!
Necdet Saraç YOL tv Yayın Kurulu Başkanı
| Üniversitede Alevilere Hakaret Tartışması Dosyasının Son İçerikleri |
|
Doçent'ten Yol Tv ve Kamer Genç'e Suçlama, 25 Mart 2008
|
|
Necet Saraç: Ben Demedim, "Diyorlar", 22 Mart 2008
|
|
Zaman, "Şikayetçi Olan" Öğrencileri Suçladı, 22 Mart 2008
|
|
Skandal Meclis Gündeminde, 21 Mart 2008
|
|
Zaman Yazarı: Demedim, "Diyorlar" Dedim, 21 Mart 2008
|
|
Skandala Ne Diyecekler?, 21 Mart 2008
|
|
PSAKD'den Pazartesi Günü Basın Açıklaması, 21 Mart 2008
|
|
Boğaziçi'ne Bile Hoca Yapmışlar, 21 Mart 2008
|
|
ABF, Suç Duyurusunda Bulunuyor, 21 Mart 2008
|
|
ABF: Akademik Ünvanları Derhal Geri Alınsın, 21 Mart 2008
|
|
Haberin karnesini siz belirleyin
Bu haber için oy kullanan 43 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,98
|
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
Yorum/Analiz Bölümünden Son Yazılar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|