|

İlk bakıldığı anda ülkemiz için nedenli önemli olduğunu bildiğim iki kelime Barış ve Dostluk.Her iki kelimenin açılımı için,içeriği ve yaşama geçirilmesi için dünyada ve ülkemizde son 20 yılda 100'binlerce insan katledildi.
19 Ağustos 2008 16:31
İlk bakıldığı anda ülkemiz için nedenli önemli olduğunu bildiğim iki kelime Barış ve Dostluk.Her iki kelimenin açılımı için,içeriği ve yaşama geçirilmesi için dünyada ve ülkemizde son 20 yılda 100'binlerce insan katledildi.Sadece bizim ülkemizde barış ve dostluk için son 20 senenin bilançosu; 50 bine yakın insanın yaşamdan göç etmesi.Bu göç ne yazık ki diğer göçlere benzemiyor,dönüşü olmayan bir yolculuk.Bu yolculuğa çıkanlarda ne yazık ki daha çok genç,sırayla kadın,çocuk.Evet bu denli anlamlı içerik taşıyan bir ödüle sahip olmak için çok özelliklere sahip olmak gerekir.Bu güne değin verilen ödüller belleklerde kaldığına göre yerini bulmuş ödüller anlamına gelir.Kişisel ilişkiler,ideolojik birliktelikler,ekonomik veya siyasal çıkarların dışında daha özen gösterilerek seçilmiş kişilere verilen bu ödüller yerine doğru ulaştığında bizleri de mutlu eder. Evet bu ödülün bu sene Sn.Seyfi Oktay'a verilmesi uygun görülmüştü.Açıkçası benim çokta hoşuma gitti.Sayın Oktay ağabeyim kadar sevdiğim,zaman zaman tartıştığımız ancak saygıda asla kusur etmeyeceğim bir büyüğümdür.Sayın Oktay,çok sevdiğim hocam Aydın Güven Gürkan ve benim öylesine çok paylaştığımız anımız ve başkalarıyla paylaşamadığımız dertleştiğimiz yaşanmışlıklarımız vardır ki.Keşke onların bir kısmını özellikle bu iki büyüğüm toplumla paylaşabilseydi,büyük ölçüde giderken yanımızda götürdüğümüz özellerimiz olarak kalmaz yaşanan ve yapılan idari,yönetimsel hataların ve ülkeyi yönetenlerin vatandaşlarına farklı bakışları bir anı olarak değil bir fotoğraf olarak duvarda çakılı dururdu. İşte zaman zaman bu iki büyüğümle tartışma nedenim buydu;ben onlara göre daha fazla heyecanı olan,sakin düşünemeyen biraz daha genç bir kişilik,iki büyüğüm de bana göre biraz ürkek,biraz da kestirme yerine adanın etrafını dolaşıp yerine ulaşmayı yeğleyenlerdi. Siyasette de genel olarak birlikteliğimiz hep devam etti ta ki ben Sivas Katliamı'ndan sonra yazdığım bildiri nedeniyle partimin(öyle zannediyor da olabilirim) beni ihraç istemiyle disipline verdiği tarihe kadar.Ben bu büyüklerim den hiç oy istemedim,genellikle onlar karar verdi ben de verilen karara saygı duyarak destekledim. Sayın Gürkan ve Oktay'la birlikteliğim dünyaya bakışın dışında sıcak bir aile ilişkisiydi.Evlerimiz de birlikte olduğumuz zamanlar ne yazık ki geri gelemeyecek.Dün ikiye inen sayımız ne zaman bire iner bilemem Sevgili Seyfi Ağabeyim izin verdiği ölçüde bu özel diye düşünülen ancak bazı kesimlerin bilme hakkının olduğuna inandığım anılar ve yaşanmışlıklar ülkenin özgürlük,demokrasi ve eşitlik anlayışının da bir yansıması olması nedeniyle toplumla mutlaka bir gün paylaşılmalıdır.Bu anılardan birini hoca ameliyattan çıktıktan sonra heyecan,dehşet ve kaygı ile anlatan Sayın Oktay'ın anlatırken kızaran gözlerinin odaya ve odadaki bizlere yansımasıdır ve bizi bu denli etkileyenin ne olduğu da paylaşılmalıdır.Bazı kereler isyanını kendi yakınlarına,sevdiklerine yansıtan bu iki büyüğüm toplumun yaşanan olayları detaylarıyla olmasa da bilmesi gerekliliğini de artık anlamalıdır.
Gelelim Alevi Ulularından Hacı Bektaş-ı Veli'nin Serçeşmesi'ne.Hacı Bektaş' ki eşitliği,iç barışı ve dostluğu yıllar önce egemen kılmanın mücadelesini vermiş,o kapı ki herkese açılmış,mağdurlar,haksızlığa uğrayanlar hep o kapıdan içeriye girmişler. O kapının bu gün sahipleri olmaya çalışanlar,kendilerini öyle görenler bilmeliler ki bu kapıdan içeriye yetim hakkı yiyenler giremez,o kapıdan içeri kız-erkek evlat ayrımı yapanlar giremez,hele hele insan yakanlar değil kapıdan girmek Serçeşme'nin yakınından dahi geçemez.Gözleri uzun zamandır postta olanlar bu gün kapıyı tutmuşlar ve asıl sahiplerine " giremezsin diyorlar" "konuşamazsın diyorlar" "bunları anlatamazsın "diyorlar öylemi?Bu ne cüret,bu ne gaflet,bu ne büyük onarılmaz hata;siz kimsiniz,nerden geldiniz,kimler size bu hakkı verdi? Tabi bu sorduğum sorunun yanıtı hemen karşımda duruyor sayın başkan vermiş muhtemelen bu yetkiyi.Şimdi ben başkanı,yaptıklarını,birlikteliklerini sorgulayacak değilim geldi,gidiyor.Ancak benim dünya görüşüm ve inanmışlığım da hiçbir katkı,hiçbir konuşmacı,hiçbir hizmet karşılığında sayın Oktay'ın konuşması kısıtlanamaz.Bu gün televizyon kanallarının birinde Sayın Oktay ve Sayın Belediye Başkanı canlı yayında.Sayın Oktay " adeta bizler Serçeşme'de yalnız kaldık"diyor,belediye başkanı; "ağabey ben oradaydım"diyerek yanıt veriyor.Ben orada değildim,ama böyle bir nokta da reaksiyonumu biraz zor kontrol ederdim diye düşünüyorum.Kaldı ki bu ağabey ibareleri bana iki gün önce anlatmaya çalıştığım bizi yönetenlerin tarzını bana fazlasıyla anımsattı.Sayın Belediye Başkanı ile Sayın Oktay'ın kişisel ilişkilerini bilemem ancak o tarz maalesef beni fazlasıyla rahatsız eden külhanbeyli tarzıdır.Sayın Oktay Serçeşme'ye saygısızlık yapmadı,Sayın Oktay Hünkar Hacı Bektaş'a haksızlık yapmadı,sayın Oktay orada Alevilere haksızlık yapmadı.Orada yaşanan karışıklık ne yazık ki en fazla bizleri üzecekti.Nede olsa yılları üst üste koyarsak ilk defa siyaseten Hacı Bektaş 'a gelenler arkalarında ne bıraktıklarına dahi bakmadan çekip gideceklerdi ancak bizler o mekanları,o değerleri korumak kollamak ve gelenlere saygı duymak zorundaydık.Öylede oldu kendi evinde susturulmaya çalışılan Sayın Bakan'dan şimdi özür dilenmelidir.Sadece Sayın Bakandan değil toplumdan özür dilenmelidir.Eğer ki rahatsızlık Sayın Oktay'ın söyleyeceklerini duymamak ve duyurmamaktan kaynaklanıyorsa o mümkün değil.Yarın Ankara'da,öbür gün Banaz'da,daha ertesi gün Antalya,Elmalı'da Sayın Oktay elinde olan belge ve bilgileri Aleviler,demokratlar,toplumun duyarlı kesimi,Cumhuriyet,Laiklik, Demokrasi,Barış ve Dayanışma yanlılarıyla paylaşmalıdır ve paylaşacaktır.Çünkü alınan bu ödül öyle bir ödüldür ve emek verilerek alınmıştır.O bir mükafatlandırma değil bir vakanın tespitidir., Umarım bir gün Sayın Oktay'la yaşanmış daha özelleri de sizlerle paylaşırız.Yüreğim ve evim eskisi gibi hep açıktır.Bu ikiliyi,bu gün tek kişi olarak görsek te yine de bu ikilinin kavgasını,tartışmalarını,kısa süren küslüklerini yaşamış kardeşleri olarak hiç unutmayacağım.Bakan ağlarmı? Diyebilirsiniz.Her iki bakanın da bana göstermeseler de gözlerin den süzülen yaşlarını gördüm;zaten bu ödülde acı çekenlerin acılarını paylaşmayı bilenlere,haksızlığa itiraz edenlere verilmiş bir ödüldü.Eksiklerimiz,yapamadıklarımız ve yaptırılmayanlarla yaşam bir bütündür.Bu yaşam da unutulmayan isimler vardır.Bu değerlerimizi elbette itirazlarımızı da zaman zaman yaparak unutmayalım. VE KENDİ MEKANLARIMIZA, ULULARIMIZA,DEĞERLERİMİZE,KÜLTÜRÜMÜZE,İNANCIMIZA SAHİP ÇIKALIM.KENDİMİZİ,İHTİYAÇLARIMIZI İFADE EDEBİLECEK YETİYE SAHİBİZ.BİRLİKTELİĞİMİZ SALT İNANCIMIZ VE KÜLTÜRÜMÜZ DEĞİL;DEMOKRASİ,ÖZGÜRLÜK,BARIŞ,DAYANIŞMA,LAİKLİK,CUMHURİYET İLKELERİ ETRAFINDA BİRLİKTELİKLERİ İÇERMEKTEDİR. Sayın Oktay'dan özür dilenmeli,kendi kürsülerimiz bizlere bırakılmalıdır.19.08.2008 Emel Sungur
|
Haberin karnesini siz belirleyin
Bu haber için oy kullanan 58 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,07
|
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
Yorum/Analiz Bölümünden Son Yazılar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|