Bizimgazete.org  
 
 
 
Cimbom Keita-yı aldı - video
Taraftarlar kulüp başkanını dövdü - video
Futbol ve müzik dünyası karşı karşıya

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum


Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Yorum/Analiz> Tarihten Günümüze Bir Mayıslar
 Tarihten Günümüze Bir Mayıslar

Tarihten Günümüze Bir Mayıslar
Osmanlı İmparatorluğu'ndan bugüne tarihi akışı içinde Bir Mayıs'lara kuş bakışı bir göz attığımızda nasıl bir manzara görüyoruz? Bu meseleyi birkaç noktada irdelemek olası: Türkiye'de 1 Mayıs'ın İşçi Bayramı anlamında gösteri ve yürüyüşlerle kutlanması tarihinde dört belirgin dönem saptanabilir.



26 Haziran 2008 05:32

Osmanlı İmparatorluğu'ndan bugüne tarihi akışı içinde Bir Mayıs'lara kuş bakışı bir göz attığımızda nasıl bir manzara görüyoruz? Bu meseleyi birkaç noktada irdelemek olası:
Türkiye'de 1 Mayıs'ın İşçi Bayramı anlamında gösteri ve yürüyüşlerle kutlanması tarihinde dört belirgin dönem saptanabilir.
1909-1914 dönemi:
Bu dönemde ilk kez 1 Mayıs 1909'da Üsküp'de kutlandı. O gün 120 Bulgar ve Sırp ile 10 Türk işçi ellerinde kızıl bayraklarla gösteri ve yürüyüş yaptılar.
Aynı gün Selanik'te bildiriler dağıtıldı.
1910'da 1 Mayıs Selanik, Veles (Köprülü) vb. birçok Rumeli kentinde kutlandı.
1911'de Üsküp, Selanik, İstanbul, Kumanova, Veles, Edirne'de emekçiler İşçi Bayramı'nda gösteriler düzenlediler.
1912'de Selanik ve İstanbul'da Bir Mayıs kutlandı.
1913 ve 1914'te siyasi çevre koşullarının ve savaşların elvermemesi nedeniyle Bir Mayıs için bildiri dağıtmak ve afiş asmakla yetinildi.
Bu dönemdeki kutlamalar Osmanlı işçi sınıfının 1 Mayısın:
1)İşçi Bayramı,
2)İşçilerin uluslar arası dayanışma günü olduğunu; 3) "8 saat iş-8 saat istirahat-8 saat uyku" anlamına geldiğini bildiğini ispat ediyor.
Ve bir noktayı daha vurgulamak gerekiyor: Gösterilere yerine ve yılına göre onlarca, yüzlerce veya binlerce işçi katıldı, hiçbir "olay" çıkmadı. Bu da biliniyor.
İkinci dönemi 1920'den başlatabiliriz:
1 Mayıs kutlamalarına yedi yıl aradan sonra 1920'de yeniden başlandı:
1 Mayıs 1920'de Trabzon ve civarındaki birçok kentte yüzlerce işçi Lenin ve Enver Paşa'ya övgülerle dolu bandrollar taşıyarak ve sloganlar atarak gösteri ve yürüyüş düzenledi.
Kurtuluş savaşı yıllarında bir yandan savaşa katkılarını esirgemeyen işçiler, işçi bayramını da kutladılar. İşte örnekleri:
1 Mayıs 1921'de İşçi Bayramı İstanbul'da Türkiye Sosyalist Fırkası (TSF) öncülüğünde kutlandı. Şirket-i Hayriye, Haliç Şirketi, Baruthane, Feshane, Zeytinburnu fabrikaları işçileri ve öbür fabrika ve atölye işçileri işi bıraktılar.
Kağıthane'de kutlanan bayramın yanı sıra TSF'nin Babıali Caddesindeki merkezinde de bir tören düzenlendi; bando, Enternasyonal'i çaldı; işçi kuruluşları temsilcileri merkeze gelip bayramlaştılar.
2 Mayıs 1921 tarihli İkdam gazetesinin yazdığına göre, "işçiler mavi işçi gömlekleri, kırmızı boyunbağları, kırmızı rozetleriyle dolaştı, TSF merkezine ve işçilerin bindikleri bazı otomobillere kızıl bayraklar çekildi."
1 Mayıs 1922'de İşçi Bayramı, İstanbul, Ankara ve İzmir'de kutlandı.
İstanbul'da Türkiye İşçi Çiftçi Sosyalist Fırkası (TİÇSF), Türkiye İşçi Derneği, Beynelminel İşçiler İttihadı, TSF, Ermeni Sosyalist Demokrat Fırkası ve bazı esnaf cemiyetleri kutlamayı ortaklaşa yaptılar. İşçiler Sultanahmet Meydanı'nda toplanıp, oradan Pangaltı'ya ve Kağıthane'ye yürüdüler. Mitinge binlerce işçi katıldı. Emek ve emeğin değeri üzerine söylevler verildi.
Aynı gün TSF Şişli şubesinde düzenlenen toplantıda, 1 Mayıs'ın önemi ve sosyalizm üzerine konuşmalar yapıldı.
Ankara'da 1 Mayıs ilk kez 1922'de kutlandı: İmalat-ı Harbiye, Demiryolu Şirketi İşçileri ve mürettipler 1 Mayıs 1922 Pazartesi günü çalışmayarak, eş ve çocuklarının da katılımıyla bir toplantı düzenlediler. İşçiler İstanbul'daki kutlama törenlerini düzenleyenlere kutlama telgrafları gönderdiler. Aynı gece düzenlenen tiyatro gösterisinden elde edilen gelir hasta işçilere yardım sandığına yatırıldı.
1 Mayıs 1923'te bayram İstanbul ve Ankara'da kutlandı.
Ancak hükümet bu gelişmelerden rahatsız oldu ve 24 Mayıs 1923'te TİÇSF yöneticileri tutuklandılar.
Daha sonraki yıllarda yetkililer baskıcı tavırlarını sürdürdüler. İşçilerin dernek, işçi birliği ve siyasi parti gibi örgütlerinin dönemin tek partisi Cumhuriyet Halk Partisi'den ve iktidardan bağımsız tavır takınmalarının önü alınmak istendi:
Nitekim 1 Mayıs 1924'te kutlamalar engellendi. İşçiler bildiri dağıtmakla ve afiş asmakla yetindiler. 1925'te yüyürlüğe konulan Takrir-i Sükun Kanunu ile her türlü gösteri yasaklandı.

1 MAYIS NASIL BAHAR BAYRAMI OLDU?

17 Şubat-4 Mart 1923 tarihleri arasında İzmir'de toplanan İktisat Kongresi'nde "Amele Grubu'nun İktisat Esasları"ndan 14'üncüsü "Bir Mayıs gününün Türkiye işçilerinin bayramı olarak kanunen kabulü" ilkesini getirdi.
Ancak bu öneri hükümet tarafından dikkate alınmadı.
Dahası 1935'te Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un ikinci maddesi (c) fıkrasına göre "Mayısın birinci günü Bahar Bayramı" olarak benimsendi.
Yüzyıllardan beri geleneksel olarak 6 Mayıs'ta kutlanan Hıdırellez ile baharın gelişi nedeniyle yine Mayıs ayının ilk dinlence gününde kırlara gidilmesi alışkanlığı böylece resmi bayram biçimine çevrildi.
1 Mayıs tarihi de özel olarak seçilerek, "İşçi Bayramı" kavramı unutturulmak istendi. Çünkü böylece "İşçi Bayramı" yerine "Bahar Bayramı" kavramı yerleştirilmek isteniyordu. Ama bu "tutmadı":
Çünkü yasaklanmasına karşın 1 Mayıs, "İşçi Bayramı" anlamında, 1925'ten sonra da şu yada bu biçimde kutlandı. Polis "önceden tedbir alıp" kimi "Komünisti" 1 Mayıs arefesinde "Misafir" etse bile.


DİSK'LE GELEN BAYRAM

Bir Mayıs'ların kutlanması tarihinde üçüncü dönemi 1970'lerle başlatabiliriz:


Türkiye işçi sınıfının bir özelliği ortak belleğini korumasıdır, bir diğeri ise hızla siyasi olgunluk sahibi olmasıdır.
İşçi Bayramı işçi sınıfının ortak hafızasında yerini almıştı ve bunu unutturmak mümkün değildi.
İşte yıllar sonra Bir Mayıs apaçık bir biçimde ve en geniş katılımla 1970'lerin ikinci yarısından itibaren kutlandı:
1975 sonunda, Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) yasasının çıkması DİSK öncülüğünde gerçekleştirilen etkin ve son derece geniş katılımlı ve çok boyutlu eylemler dizisiyle engellendi.
Aynı sırada DİSK "Demokratik Hak ve Özgürlükler" için kampanya açtı. İşte bu bağlamda 1 Mayıs yarım yüzyıl aradan sonra 1976'da kitlesel olarak kutlandı.
DİSK ve birçok kitle örgütünün katkısı ve katılımıyla Taksim'i dolduran yüz binlerce işçi, memur, sanatçı, aydın, köylü, kadın, erkek ve çocuk, işçi hareketi tarihimizde en görkemli gösteriyi gerçekleştirdiler.
Ancak "iyi saatte olsunlar" korktular:
Ve 1 Mayıs 1977 "kana bulandı": 36 ölü. Belli çevreler İşçi Bayramı'nın "terörist, kanlı" vb. nitelikli olduğunu "ispatlamak" için bu olayı yarattılar ve kullandılar.
Elbette burada önemli noktalardan biri şudur: Bugün aradan geçen onca zamana karşın suçluların, silahsız ve savunmasız insanlara, kadın, erkek ve çocuklara ateş edenlerin, göstericileri öldürenlerin henüz bulunmamış olmalarıdır. Bir Mayıs 1977'nin davası henüz görülemedi. Görülmedi. Ama mutlaka bir gün görülecek.
Katliama ve İşçi Bayramı'nı kötüleme girişimlerine rağmen 1978, 1979 ve 1980'de 1 Mayıs, sıkıyönetime ve sokağa çıkma yasağına karşın İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep, Mersin vb. kentlerde kutlandı.
1970'li yıllarda birçok toplu iş sözleşmesinde "1 Mayıs İşçi Bayramıdır" ilkesine yer verildi.
Bütün bunlar işçi sınıfının kararlı ve bilinçli mücadelesinin sonucudur ve İşçi Bayramı'nın silinemez bir biçimde ortak hafızamızda yerini aldığının bir kez daha ispatıdır.
12 Eylül 1980 darbesi ve sonrasındaki gelişmelerle ve tüzel yasaklama ile 1 Mayıs geleneği bir kez daha unutturulmak istendi.
Aradan 9 yıl geçti. Ve Bir Mayıs 1989'da işçi sınıfı ortak hafızasını yitirmediğini bir kez daha gösterdi: Bir Mayıs İşçi Bayramı İstanbul başta birçok kent ve kasabada değişik biçimlerde kutlandı. Bir Mayıs 1989'da gençecik bir delikanlı, Mehmet A. Dalcı maalesef vuruldu. Türkiye toplumsal mücadeleler ve sosyalizm tarihinde O, şimdi bir parıltıdır : 18 yaşında bir kıvılcımdır.
Böylece Bir Mayıs 1989 ile Bir Mayısların tarihi akışında dördüncü ve yeni bir dönem başladı.
İşçi sınıfı tarihinde ülkemizde Mart 1989'un ikinci yarısında başlayan yeniden yükselişin, "İşçi Baharının" kilometre taşları böyle dizildi.
Ve o günden itibaren Bir Mayıslar kutlanıyor: Ve artık bütün ülkede: Birçok kentte ve birçok kasabada. Ama hala Taksim Meydanı'nda Bir Mayıs kutlamaları engellenmek isteniyor.
Bir Mayıs 2008'de tanık olduğumuz gibi akıl almaz baskılarla, akıl almaz kabalıklarla, akıl almaz şiddetle.
Ama her baskının, her kabalığın, her şiddetin de bittiği bir nokta vardır:
VE BÜYÜK İHTİMALLE BUGÜN ÜLKEMİZDE DE O NOKTAYA VARILDI. BUNDAN SONRA TAKSİM MEYDANI'NDA VEYA BAŞKA MEYDANLARDA BİR MAYIS KUTLAMALARININ ÖNÜNE GEÇMEK MÜMKÜN OLAMAYACAK.

NOT: BU KONUDA DAHA AYRINTILI BİLGİ EDİNMEK İÇİN M. ŞEHMUS GÜZEL'İN ŞU KİTAPLARINA BAKILABİLİR:
GREV, SOSYALİST YAYINLAR, İSTANBUL, 1993.
TÜRKİYE'DE İŞÇİ HAREKETİ (YAZILAR-BELGELER), SOSYALİST YAYINLAR, İSTANBUL, 1993.
TÜRKİYE'DE İŞÇİ HAREKETİ, 1908-1984, KAYNAK YAYINLARI, İSTANBUL, 1996.
İŞÇİ TARİHİNE BAKMAK, TÜSTAV, SOSYAL TARİH YAYINLARI, İSTANBUL, 2007.

M. ŞEHMUS GÜZEL


26.06.2008 05:32:19
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Haberin karnesini siz belirleyin
1 - Zayıf 2 - Geçer 3 - Orta 4 - İyi 5 - Pekiyi
Bu haber için oy kullanan 22 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,23
Haberi Paylaşın
Google Google Live Live MySpace MySpace Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Yorum/Analiz Bölümünden Son Yazılar
Bu bir osuruk filmi değildir! Bu bir osuruk filmi değildir!
Kimse alınmasın, gücenmesin! Ali Ersin Kelleci yaz...
Zaman gazetesi ve Madımak acısı Zaman gazetesi ve Madımak acısı
Türkiye'deki toplumsal farklılıklar, kışkırtmaları...
Madımak oyunu! Madımak oyunu!
Her yıl 2 Temmuz
Helal olsun sana Kütahyalı! Helal olsun sana Kütahyalı!
Sevilay Yükselir, kim için "Hepimize kapak oldun" ...
Nihat Genç belgenin ne olduğunu yazdı Nihat Genç belgenin ne olduğunu yazdı
İşte o çarpıcı yazı
Flaş! Kenan Evren-e -Teslim ol- çağrısı! Flaş! Kenan Evren'e 'Teslim ol' çağrısı!
Çağrı kimden geldi?
Kenan Evren hem beslenecek, hem yargılanacak! Kenan Evren hem beslenecek, hem yargılanacak!
Beslemeyip de n'apacaktık?!
Solcular & İslamcılar arasına kimler girdi? Solcular & İslamcılar arasına kimler girdi?
Türkiye'de İslamcılar neden sağcıdır?
Ali Ersin Kelleci: Michael Jackson-ın ölümüne üzülmedim! Ali Ersin Kelleci: Michael Jackson'ın ölümüne üzülmedim!
Neden?
Çarşı-ya ne oluyor? Çarşı'ya ne oluyor?
Beşiktaşlılar kulak kabartsın
TARTIŞMA YARATANLAR
Flaş! Kenan Evren-e -Teslim ol- çağrısı! Flaş! Kenan Evren'e 'Teslim ol' çağrısı!
Çağrı kimden geldi?
Laikliğin teminatı orduysa o gün neredeydi? Laikliğin teminatı orduysa o gün neredeydi?
Madımak'ta kardeşini kaybeden Serdar Doğan Devrim ...
BBP-den Sivas anması hakkında ağır laflar BBP'den Sivas anması hakkında ağır laflar
BBP Sivas il başkanı: "Anma haklarını kullanmak ye...
Çelik-çomak solculuğuyla bir yere varılamaz! Çelik-çomak solculuğuyla bir yere varılamaz!
ÖDP'den istifa eden Ufuk Uras çarpıcı açıklamalard...
-Türk Solu-nun arkasında kim var? 'Türk Solu'nun arkasında kim var?
Türk Solu dergisinin arkasındakiler kimler?
OKUMADAN GEÇMEYİN
Sıvas Katliamı unutturulmayacak!(GALERİ) Sıvas Katliamı unutturulmayacak!(GALERİ)
2 Temmuz 1993'te ''Madımak Oteli''nde yakılarak ka...
Sivas Katliamı sanığı Cafer Erçakmak-ı az daha kurtarıyordu Sivas Katliamı sanığı Cafer Erçakmak'ı az daha kurtarıyordu
Madımak katliamında Aziz Nesin'i itfaiye merdiveni...
Basın Sivas katliamını unuttu Basın Sivas katliamını unuttu
Sivas Katliamı'nın 16. yıl dönümü bir çok gazete t...
TRT-de oruç bozan çocuğa -ceza- TRT'de oruç bozan çocuğa "ceza"
TRT'nin çocuk kanalında yayınlanan çizgi filmde or...
Taraf yazarı Reina-da yakalandı Taraf yazarı Reina'da yakalandı
Taraf yazarı ile seksi oyuncu şimdi de Reina'da ya...
-Vatandaşa zarar gelmedi...- "Vatandaşa zarar gelmedi..."
2 Temmuz 1993'te yaşananları ve kimin ne dediğini ...
Popescu ajan olduğunu kabul etti! Popescu ajan olduğunu kabul etti!
Gheorghe Popescu, 3-4 gün önce hakkında çıkan "aja...
Sivas-ta hükümete öfke vardı Sivas'ta hükümete öfke vardı
Dün Madımak Oteli'nin önünde buluşan yaklaşık on b...
Keser döndü sap döndü bu da oldu Keser döndü sap döndü bu da oldu
İÜ Rektörlüğü, Başbakan Erdoğan'a 'fahri doktora' ...
Zaman gazetesinin aklı karıştı Zaman gazetesinin aklı karıştı
Albay Dursun Çiçek'in tutuklanmasını, "Ergenekon'u...
0,38 saniyede derlendi.

Evden eve Nakliyat - Hubyar - Nur Pompa