Araç Takip, GPS, Araç Takip Sistemi
Bizimgazete.org  
 
 
 

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum


Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Yorum/Analiz> Üniformalı Olmak
 Üniformalı Olmak

Üniformalı Olmak
Çocukluk yıllarından başlayalım; ilk okul yıllarımızda öğretmenlerimizin önlükleri vardı.Bizler miniminiler siyah önlüklerimizi, giyip beyaz yakalarımızı takıp okul yolunu tuttuğumuzda okulun kapısında bizleri "amca" dediğimiz,okuldaki öğretmenlerinse hademe dediği önlüklü görevliler karşılardı.



15 Ekim 2008 09:52

"Bazıları için güven kaynağı,
Bazıları için adeta psikolojik savaş"


Emel Sungur

Bu güne değin izlediğim kadarıyla, gözlemlerimle üzerine üniforma giyen hangi makamda olursa olsun bana göre aslan kesiliyor.
Çocukluk yıllarından başlayalım; ilk okul yıllarımızda öğretmenlerimizin önlükleri vardı.Bizler miniminiler siyah önlüklerimizi, giyip beyaz yakalarımızı takıp okul yolunu tuttuğumuzda okulun kapısında bizleri "amca" dediğimiz,okuldaki öğretmenlerinse hademe dediği önlüklü görevliler karşılardı. Bu görevli amcalar aslında biz çocukları severlerdi ancak görev başında, üzerlerinde önlükleri olunca "şunu yapma döverim ha, böyle şımarıklık yapma öğretmenine söylerim ha" diyerek bizlere hep korku salarlardı.Yolda, sokakta karşılaşınca koştura koştura yanlarına giderdik, onlarda kendi çocukları gibi başımızı okşarlardı.
O yıllarda İlkokul öğretmenlerimiz biraz sinirli, sanki birazda yaşlılardı, elbette bizim yaramazlığımızda vardı ama bu yıllarda anıların da öğretmeninden dayak yemeyen öğrenci muhtemelen hiç yoktur.Üzerinde önlüğü gözünde gözlüğü(nedense hep gözlüklüdürler) elinde ince,uzun sopasıyla öğretmenlerimiz.
İlk öğretim yılları biterken belleklerimizde bu gün üniforma diye düşündüğüm önlükleriyle öğretmenlerimiz yeretti.
Geceleri sokaklarımızda gezen, elinde copu, ağzında düdüğü, kafasında zaman zaman hafif yamuk duran şapkasıyla bekçilerimiz. Ancak anlayamadığım biçimde yüzlerine baktığımda onların bir sempatik yanı vardı. Bilemiyorum nasıl görevlendirilirlerdi, bir eğitime tabi olurlar mıydı, yoksa halkın içinden gelen, doğal yapı ve tavırlarıyla, sıradan, dövmek ve işkence yapmak üzere yetiştirilmemiş insanlardı onun için mi bana sempatik geliyordu. O yıllarda yaşımın küçük olması nedeniyle bekçilerle ilgili anılar aklımda böyle mi kaldı bilmiyorum.
Daha sonraki yıllarda bir sürü üniformalıyla yaşama devam etmek zorunda kaldık.
Cenazemiz olurdu; üniformalı imam.
Cenazelerimizi defnederdik birbirlerini ite kaka öne çıkmaya çalışan, kendince dua eden ve devlet memuru iken cenaze sahibi o acılı insanlardan para alan üniformalılar.
Sinema girişlerinde bulunan kontrol görevlileri üniformalıydı hatta yer göstericide üniformalı.
Otobüslerde biletçiler üniformalıydı, arada kontrol için gelen kontrol memurları da.
Kız Lisesinde okuyordum Askerlik Dersine gelen hoca üniformalıydı.
Annem Defterdarlıkta çalışırdı onların üniforması mavi önlükleriydi.
Defterdarlığın önünde oturan "Arzuhalci" ler vardı onların üniforması çok sempatik gelmiştir hep bana; kollarında lastikli kollukları vardı.
Yoğurtçunun önlüğü de benim için onun üniformasıydı ancak o dönemlerin üniformaları bir ölçüde ekonomik koşullarla direk ilgiliydi. Sayısı sınırlı olan kıyafetlerin temiz kalması, sık eskimemesi, görüntüsünün kötü görünmemesi için alınan bir önlemdi.
Onun için fazla rahatsızlığı yoktu anılarımda.
Ancak rahatsızlık daha sonraki yıllarda öylesine etkili oldu ki korkuyorum yakınımda, yöremde üniformalıları görmekten.
Kimilerinin de üniformaları olmasa da yaptıkları iş yüzlerine öylesine işlemiştir ki yüzler artık üniforma olmuştu.
Son yıllarda biraz değişmiş diye topluma yansıtılan üniformalılar Kızılay da özel bir gün de herkese çiçek dağıtıyorlardı çiçek dahi bana diken gibi geldi.Belki biraz fazla şartlanmış olarak değerlendirebilirsiniz ama vücudumun verdiği bu tepkimelerin ne kadarda doğru olduğunu son üç gündür bir kez daha görüyorum.
Göz altı, işkence ve en acımasız son, dönüşü olmayan bir yola genç bedenleri yollama. Geçmiş yıllarda yüzlercesini yaşadığımız olaylara bir yenisi eklendi. Daha 3 gün önce Engin Ceber gardiyanlar tarafından dövülerek katledildi. Bu olayı gerçekleştiren gardiyanların nasıl bir güvencesi vardır ki insan yaşamına son verebilirler.
Öylesine kurgulanmıştır ki beyinler artık üstüne ne giyerse giysin üslerinin verdiği görevleri, talimatları, gereğini yerine getirir o beden ve o beyin. Adeta mutfaklarda gördüğümüz mutfak robotları gibi . Doğrarlar, parçalarlar, sakat bırakırlar ama öylesine masumlulardır ki hesap vermezler verecek gibi olsalar da bütün bunları toplumun daha rahat yaşaması, sıkıntı çekmemesi, ülkenin asayişi, güvenliği, barışı için yaptıklarını söyleyerek hesap vermiş olup rahatlarlar.
Sonuç olarak hastanelerde doktorların muayene sırasını bildiren hastabakıcıda,
Adliye'de davalı ve davacıyı çağıran mübaşirde,
Cüppesini giyip nikah kıyan nikah memuru da,
En fazla trafikte karşılaştığım trafik polisi dahil, üniformasını en çok beğendiğim denizci askerde beni korkutur, ürkütür.
Cezaevlerinde gardiyanlarda ürkütür, kaldı ki daha sonra ki yıllarda tanıdığım bir kadın gardiyanın koğuştaki kadınların özel ihtiyaçları noktasında yardım ettiğini bilirim ama oda yine üniformalı bir gardiyandır zaman zaman toplantılarda bulunur ben biraz uzakta oturmayı tercih ederim.
Bunun adı üniforma korkusu olabilir.
Bunun adı eskiyi yeniden yaşama olabilir.
Sadece benim bu duyguları yaşadığımı zannetmiyorum.
Bu sosyolojik ve psikolojik irdelenmesi gereken bir konu diye düşünüyorum. Bütün bunlar yaşayan bedenlerimiz olmasına rağmen yorgun ruhlarımızın birer göstergesi.
Anı olarak en son yaşadığım; Necatibey caddesi uzun saçlarım, siyah eteğim, siyah bluzum yerde sürüklüyor bir üniformalı.
Tarihse Sivas Davasının ilk duruşması.


15.10.2008 09:52:43
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Haberin karnesini siz belirleyin
1 - Zayıf 2 - Geçer 3 - Orta 4 - İyi 5 - Pekiyi
Bu haber için oy kullanan 41 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,85
Haberi Paylaşın
Google Google Live Live MySpace MySpace Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Yorum/Analiz Bölümünden Son Yazılar
Ali Yıldırım: -AKP-nin Alevisi olmayacağız!- Ali Yıldırım: 'AKP'nin Alevisi olmayacağız!'
Ali Yıldırım'dan sert çıkış
Bırakın artık şu Alevilerin yakasını! Bırakın artık şu Alevilerin yakasını!
"Neden hep Aleviler darbe yanlısı, şakşakçısı olar...
Reşat Çalışlar, Ekşisözlük-ün kurucusu SSG-ye seslendi Reşat Çalışlar, Ekşisözlük'ün kurucusu SSG'ye seslendi
İşte o yazdı
Türkiye- nin yeni gündemi: Sol parti Türkiye" nin yeni gündemi: Sol parti
src="http://www.bizimgazete.org/haberresim/cp14019...
Türkiye- nin yeni gündemi: Sol parti Türkiye" nin yeni gündemi: Sol parti
Oral Çalışlar yazdı
Türkiye- nin yeni gündemi: Sol parti Türkiye" nin yeni gündemi: Sol parti
Oral Çalışlar yazdı
Ezel dizisinin Alevi-Sünni meselesiyle ilgisi ne? Ezel dizisinin Alevi-Sünni meselesiyle ilgisi ne?
Açıklıyoruz
İşte -resmi tarih- yalanları! İşte 'resmi tarih' yalanları!
Kadir Sarıkaya yazdı
-Gladiio-yu bir de benden dinleyin- 'Gladiio'yu bir de benden dinleyin'
"Gladio'yu anlama kılavuzunu yazmak şart oldu"
Ahmet Ümit neden Nobel almalıdır? Ahmet Ümit neden Nobel almalıdır?
A. Mümtaz İdil yazdı
TARTIŞMA YARATANLAR
OKUMADAN GEÇMEYİN
0,55 saniyede derlendi.

Evden eve Nakliyat - Hubyar - Nur Pompa - GPS Araç Takip Sistemi - Oto aksesuar