Milli Voleybolcu Tesettüre Girdi Gazeteler
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Hristiyan Suyumuzu Kirletmesin!
Devamını Oku soL: Özkan'ın Televizyon Solculuğu Bitti
Devamını Oku Gül'e Şovalye Nişanı
Devamını Oku TRT'nin "Yayıncılık Başarısı"
Devamını Oku Ayşe Arman Feci Yüklendi

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Ülkücüler Üniversite Şenliğine Saldırdı
Devamını Oku Erdoğan'a Adana Şoku
Devamını Oku Kanaltürk Çalışanından Mektup Var
Devamını Oku Hristiyan Suyumuzu Kirletmesin!
Devamını Oku Einstein'dan Din Karşıtı Görüşler

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu
Anasayfa> Yorum/Analiz> 'Kahrolsun' Demekle...
 'Kahrolsun' Demekle...

'Kahrolsun' Demekle...
Turgut Özal, yakın dönem siyasi hayatının ilk tabu yıkıcısıydı.




Çok iyi hatırlıyorum, komünizm korkusunun yaygın olduğu, hatta rahmetli Celal Bayar'ın her mevsim 'Bu kış komünizm gelebilir' dediği günlerde Özal, 'Kahrolsun demekle komünizm kahrolmaz' demişti. Ona göre komünizmin kahrolması için komünizm tehlikesini yanında getiren ekonomik ve sosyal ortamı değiştirmek, düzeltmek gerekiyordu.

Dün sabah Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Demokratik Toplum Partisi hakkında Anayasa Mahkemesi'nde kapatma davası açtığını öğrendiğimde ilk aklıma gelen Turgut Özal'ın bu anektodu oldu.

'Kahrolsun' demekle terör bitecek olsaydı, bugüne kadar milyon kere biterdi. Kahrol demekle Kürt milliyetçiliği sona erecek olsa, milyon kere ererdi. Kahrol demekle, Kürt milliyetçisi siyasi akım ortadan kaybolacak olsa, bugüne kadar en azından üç kere yok olması gerekirdi.
Ama öyle olmadı. Şimdi dördüncü kez Kürt milliyetçisi siyasi hareketin partisini kapatmaya çalışıyoruz. Ve daha kapatma davasının açıldığı gün o siyasi hareket yeni bir parti kurmanın sinyallerini vermeye başladı.

Onu kapatırsak bir tane daha kuracaklarından herkes emin olabilir.

Elbette Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın yeterince delil oluştuğuna kanaat getirdiğinde kapatma davası açması onun görevi. Aksi halde Başsavcıyı görevi ihmalle suçlayanlar çıkabilir.

Yani sorun, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın dava açmasında değil; siyaseti çerçeveleyen yasalarla bizim siyasi gerçeklerimiz arasındaki derin mesafede.

Yasalarımız bizi ve partilerimizi bir nevi yalanda yaşamaya zorluyor. Hepimiz biliyoruz ki bugün kapatılması istenen DTP Kürt milliyetçisi bir siyasi partidir ama yasalarımız onu 'Türkiye'nin partisi' olmaya zorluyor, onlar da kâğıt üzerinde 'Türkiye partisi' olduklarını iddia ediyorlar mecburen.

Sonra Başsavcılık, muhtemelen bu partinin kurulduğu ilk günden itibaren, onların Türkiye partisi değil Kürt partisi olduğunu zaten bildiği için, delil toplamaya başlıyor. Yeterince beklediğinizde de elinizde yeterince delil ve bu arada partinin 'bölücü odak' olduğunu kanıtlamaya yetecek kadar kişi de oluyor. İster istemez davayı açıyor Başsavcı. O davayı açınca da ötekiler hemen yeni partinin hazırlıklarına başlıyor.

Bu tiyatroyu biz yıllardır izliyoruz, anlaşılan daha uzun süre de izlemeye devam edeceğiz. Çünkü siyasi gerçeklerimizle yasalarımız arasındaki mesafeyi azaltmaya kalkışmıyoruz bile.

Türkiye üniter bir devlet. Devletin üniter karakterini tartışmaya açmak bence de yanlış olur.

Ama Türkiye üniter diye, 'ülkesi ve milletiyle bölünmez bütün' diye, bütün siyasi hareketlerin de böyle olması gerekmiyor. Bunu sırf tartışma açmak amacıyla söylüyorum: Ne olur bölgesel partilere, özel bir ilgi alanına yoğunlaşmış partilere de izin versek, siyasi partilerimizden devletin idari yapılanmasına uygun örgütlenme modelleri geliştirmelerini talep etmekten vazgeçsek?

Bu yöndeki siyasi örgütlenme ve siyasete katılma özgürlüğü düzenlemelerinin üniter devlet ilkesine aykırı olduğu söylenebilir mi?

Herkesin bildiğini saklamanın âlemi yok: DTP ile PKK arasında zımni de olsa bir ilişki var.

PKK şiddet eylemlerine devam ettiği sürece DTP'yi (veya yarın adı her ne olacaksa onu) siyasi sistemin taşıması zor. Siyaset doğası gereği hararetli tartışmalarla giden bir şey. Bu siyasi hareket varoldukça siyasi tartışması da bitmeyecek.


İsmet Berkan
(Radikal)


18.11.2007 01:28:23
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Yorum/Analiz Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 11.05.2008 07:22:49 - 'Erdoğan Laik Medyadan Rahatsız'
Devamını Oku 01.05.2008 04:38:40 - 1 Mayıs'a "Takıntı" Diyenlere
Devamını Oku 27.04.2008 19:06:52 - Kudurdun mu Be Adam?
Devamını Oku 16.04.2008 08:43:19 - 58.5 Yıl Yatan 5 Devrimci...
Devamını Oku 09.04.2008 09:33:23 - Koldaki 'Gamalı Haç'ın Manası
Devamını Oku 08.04.2008 14:30:24 - 'Eli Silahlı Adamı Daha Önce Gördüm'
Devamını Oku 06.04.2008 14:04:54 - 'Tehditçi Avukat Gülen’in Akrabası'
Devamını Oku 01.04.2008 11:48:46 - Erdoğan'ı Bahçeli Şımarttı
Devamını Oku 01.04.2008 11:35:10 - Son Yazısını Yoğunbakımda Yazdı
Devamını Oku 31.03.2008 15:23:45 - Delikanlılığı Bırak Menderes'e Bak!
Devamını Oku 27.03.2008 16:26:07 - İşte O İki 'geri Adım'
Devamını Oku 15.03.2008 12:22:17 - Zahit Akman'ın Yeni Yasa Tasarısı
Devamını Oku 13.03.2008 14:14:33 - Biraz Cesaret
Devamını Oku 03.03.2008 13:39:35 - Zihinleri Tırmalayan Soru
Devamını Oku 18.02.2008 11:09:37 - Kendine Gel Tayyip Bey!
Devamını Oku 15.02.2008 06:50:00 - Özkök Daha Korkutucu
Devamını Oku 13.02.2008 07:20:38 - Gazetecinin "Mafyatik" Cevap Hakkı
Devamını Oku 12.02.2008 10:50:24 - 301 Kere Maşallah
Devamını Oku 08.02.2008 10:19:22 - Anayasa Mahkemesi'nin En Zor Sınavı
Devamını Oku 07.02.2008 16:10:46 - ''İran'da 3 Yılda Herkes Örtündü''
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 1 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Yorum Bölümümüzdeki Sorun Giderildi
Yorum Bölümümüzdeki Sorun Giderildi Bir süredir okuyucularımız yorum girerken oluşan bir hata, okuyucularımızın bildirmesi üzerine düzeltildi....
Bu da Aşırı Sosyalleşme!
Youtube Şimdilik Yeniden Özgür
1,78 saniyede derlendi.