İnternet

Amazon’a DSA Freni: Bildirim Sistemi ve Algoritma Şeffaflığına Mahkeme Kararı

Almanya’da mahkeme, Amazon’un bildirim sistemi ile tavsiye algoritmalarına ilişkin bazı uygulamalarının DSA kurallarını ihlal ettiğine hükmetti.

Almanya’da Bamberg Yüksek Eyalet Mahkemesi, Amazon’un çevrim içi pazar yerindeki bazı uygulamalarının Avrupa Birliği Dijital Hizmetler Yasası’na uygun olmadığına karar verdi. Amazon DSA kararı kapsamında mahkeme, yasa dışı içeriklerin bildirilmesinde kullanılan sistemin yanı sıra tavsiye algoritmalarına ilişkin şeffaflık düzeyini de yetersiz buldu.

29 Temmuz 2026 tarihli karar, Bavyera Tüketici Merkezi tarafından Amazon EU S.à r.l. aleyhine açılan davada verildi. Tüketici kuruluşu, Amazon’un tavsiye sistemleri, içerik moderasyonu ve yasa dışı içeriklerin bildirilmesi konusunda DSA’dan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmediğini savunmuştu.

Bildirim Düğmesi Yeterince Açık Bulunmadı

Mahkemenin değerlendirmesine göre Amazon’un ürün sayfalarında kullandığı “Bu ürünle ilgili bir sorun bildir” seçeneği, yasa dışı içeriklerin bildirilebileceğini kullanıcıya yeterince açık biçimde göstermiyor. Mahkeme, ifadenin ürünün bozuk veya kusurlu olması gibi sorunları çağrıştırabileceğine dikkat çekti.

DSA’nın 16’ncı maddesi, yasa dışı olduğu düşünülen içeriklerin bildirilmesi için kolay erişilebilir ve kullanıcı dostu bir mekanizma kurulmasını öngörüyor. Mahkeme, bildirim sürecine giriş noktasının hangi amaçla kullanılacağının açık ve anlaşılır olması gerektiği sonucuna vardı.

Amazon Hesabı Zorunluluğuna da İtiraz

Kararda, yasa dışı içerik bildirmek isteyen kişilerin önce bir Amazon hesabına giriş yapmak veya hesap oluşturmak zorunda bırakılması da DSA’ya aykırı bulundu. Mahkemeye göre hesap zorunluluğu, bildirim mekanizmasının kolay erişilebilir olması şartıyla bağdaşmıyor.

Amazon, hesapla giriş şartının kötü niyetli bildirimlerin önlenmesine yardımcı olduğunu savundu. Mahkeme ise yasa dışı içerikleri bildirme hakkının yalnızca platformda hesabı bulunan kişilerle sınırlandırılamayacağı değerlendirmesinde bulundu.

Tavsiye Algoritmalarında Daha Fazla Şeffaflık İstendi

Davanın bir diğer bölümünü Amazon’un ürünleri kullanıcılara hangi kriterlere göre sıraladığı ve önerdiği oluşturdu. Mahkeme, tavsiye sistemlerinde kullanılan önemli parametrelerin yalnızca sıralanmasının yeterli olmadığına, bu kriterlerin birbirlerine göre öneminin de anlaşılabilir biçimde açıklanması gerektiğine hükmetti.

Kararda şirketlerin ticari sırlarını veya algoritmalarının tamamını açıklamak zorunda olmadığı vurgulandı. Bununla birlikte kullanıcıların, farklı faktörlerin tavsiye ve sıralama sonuçlarını genel olarak nasıl etkilediğini anlayabilecek düzeyde bilgi sahibi olması gerektiği belirtildi.

İçerik Moderasyonu Bilgileri de Yetersiz Bulundu

Mahkeme ayrıca Amazon’un algoritmik karar alma süreçleri, içerik moderasyonunda kullanılan araçlar ve şirket içi şikayet mekanizmasının işleyişine ilişkin bilgileri yeterli ve kolay erişilebilir şekilde sunmadığı sonucuna ulaştı. Bu alanlardaki şeffaflık yükümlülüklerinin tüketicinin korunmasına hizmet ettiği belirtildi.

Buna karşılık tüketici kuruluşunun tüm talepleri kabul edilmedi. Mahkeme bazı başvuruları reddederken Amazon açısından kararın Federal Yüksek Mahkemeye taşınmasına izin verdi. Bu nedenle uyuşmazlığın daha üst yargı merciinde yeniden değerlendirilmesi mümkün olacak.