Kadıkalesi-Anaia İçin Güç Birliği: UNESCO Süreci Sonrası Tanıtım Hamlesi
Kadıkalesi-Anaia’nın UNESCO Geçici Listesi’ne girmesinin ardından Kuşadası’nda kültürel mirasın tanıtımı ve turizme kazandırılması için iş birliği gündemde.
Kuşadası’nın binlerce yıllık tarihini günümüze taşıyan Kadıkalesi-Anaia için koruma, tanıtım ve kültür turizmi odaklı iş birliği çalışmaları gündeme geldi. Kadıkalesi-Anaia Kazıları Bilimsel Sorumlusu ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Suna Çağaptay ile Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan’ın görüşmesinde, arkeolojik alanın ulusal ve uluslararası ölçekte daha görünür hale getirilmesi ve turizme kazandırılması için yapılabilecek ortak projeler değerlendirildi.
Görüşme, Kadıkalesi’nin Ağustos 2026’da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine dahil edilmesinin ardından gerçekleşti. Alan, “Ceneviz Ticaret Yolu’nda Akdeniz’den Karadeniz’e Kale ve Surlu Yerleşimler” dosyası kapsamında listeye alındı. Gelişme, Kadıkalesi’nin uluslararası kültürel miras çalışmaları açısından yeni bir aşamaya geçmesini sağladı.
Kadıkalesi’nin Uluslararası Tanıtımı İçin Ortak Projeler Gündemde
Çağaptay ile Akdoğan’ın görüşmesinde, devam eden bilimsel kazıların yanı sıra alanın tanıtımı, Kuşadası’nın tarihi kimliğinin öne çıkarılması ve kültür turizminin çeşitlendirilmesi üzerinde duruldu. Kuşadası Ticaret Odası’nın tanıtım imkanları ile kazı ekibinin bilimsel çalışmalarının bir araya getirilebileceği ortak projeler ele alındı.
Serdar Akdoğan, Kadıkalesi’nin korunmasının yanında doğru biçimde tanıtılmasının da önem taşıdığını belirtti. Akdoğan, UNESCO sürecinin alanın yanı sıra Kuşadası’nın uluslararası bilinirliğine ve kültür turizmindeki konumuna katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Kazılar 2001’den Bu Yana Devam Ediyor
Kadıkalesi-Anaia’daki arkeolojik çalışmalar 2001’den bu yana sürdürülüyor. Kuşadası Belediyesi de kazı çalışmalarına nakdi ve ayni destek sağlıyor. Temmuz ayında belediye ile kazı başkanlığı arasında imzalanan yeni hizmet protokolüyle bu desteğin devam etmesi kararlaştırıldı.
15 Temmuz’da başlayan 2026 kazı sezonu kapsamında çalışmalar beş farklı noktada yürütülüyor. 48 kişilik uzman ekibin görev aldığı sezonda, 2005 yılında ortaya çıkarılmaya başlanan kilise-manastır kompleksinin çevresindeki mimari yapının incelenmesi ve Erken Bizans ile Geç Bizans dönemleri arasındaki ilişkinin daha ayrıntılı biçimde ortaya konulması hedefleniyor.
Yerleşimin Geçmişi Yaklaşık 5 Bin Yıla Uzanıyor
Kadıkalesi-Anaia, tarih öncesi dönemlerden Osmanlı dönemine kadar farklı uygarlıkların izlerini taşıyan çok katmanlı bir arkeolojik alan olarak öne çıkıyor. Kazılarda bugüne kadar tarih öncesi dönemlere ait kaplar ve taş aletlerden Hitit dönemine tarihlenen eserlere, Bizans dönemine ait dini yapılardan seramik ve takılara kadar farklı buluntular gün yüzüne çıkarıldı.
Alan özellikle Bizans döneminden kalan kilise-manastır kompleksi, vaftizhane, şapel ve 5’inci yüzyıla tarihlenen kutsal su bölümüyle dikkat çekiyor. Orta Çağ’da liman ve kıyı yerleşimi niteliği taşıyan Anaia’nın daha sonra Ceneviz deniz ticaret ağlarıyla bağlantılı hale geldiğine ilişkin arkeolojik ve tarihsel veriler de UNESCO adaylık dosyasında yer alıyor.
Hedef Kültür Turizmindeki Payı Artırmak
Yeni dönemde bilimsel araştırmaların yanı sıra Kuşadası Ticaret Odası ile yürütülebilecek tanıtım projelerinin de Kadıkalesi’nin daha geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sağlaması amaçlanıyor. Görüşmede, Kuşadası’nın deniz ve kruvaziyer turizminin yanında tarihi ve arkeolojik değerleriyle de öne çıkarılmasının önemi vurgulandı.
Kadıkalesi-Anaia’nın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınması, alanın doğrudan Dünya Mirası Listesi’ne girdiği anlamına gelmiyor. Geçici liste, ileride hazırlanabilecek Dünya Mirası adaylık dosyası için önemli aşamalardan birini oluşturuyor. Bundan sonraki süreçte bilimsel çalışmalar, koruma politikaları, alan yönetimi ve uluslararası tanıtım çalışmaları belirleyici olacak.