Almanya’da Kırsal Toplu Taşıma Krizi: Otobüs Seferleri Bütçe Baskısıyla Azalıyor
Almanya’nın kırsal bölgelerinde belediyeler artan maliyetler nedeniyle otobüs seferlerini azaltıyor. Kesintiler otomobile bağımlılığı artırıyor.
Almanya’nın kırsal bölgelerinde belediyelerin mali sıkıntıları toplu taşıma hizmetlerini etkiliyor. Bazı otobüs hatları tamamen kaldırılırken bazılarında sefer sayıları azaltılıyor. Kırsal toplu taşıma imkanlarının daralması, özellikle otomobili veya ehliyeti bulunmayan bölge sakinlerinin işe ve günlük hizmetlere ulaşımını zorlaştırıyor.
Bu durumun yaşandığı yerlerden biri Bavyera eyaletinin Eichstätt bölgesindeki Dunsdorf oldu. Yaklaşık 200 kişinin yaşadığı yerleşimde daha önce günde birkaç kez çalışan otobüs, 31 Temmuz’dan bu yana yalnızca okul günlerinde ve sınırlı sayıda sefer yapıyor.
Otobüs Hattının Kaldırılması 373 Bin Euro Tasarruf Sağlıyor
Eichstätt Bölge İdaresi, belediye bütçelerindeki sıkıntı ve toplu taşıma maliyetlerindeki artışın hizmetlerin finansmanını zorlaştırdığını belirtiyor. Krut, Dunsdorf ve Biberg gibi küçük yerleşimlerde yolcu sayısının düşük olması da seferlerin azaltılmasında etkili oldu.
Dunsdorf ve çevresindeki hatların kaldırılmasıyla Eichstätt bölgesi ile Ingolstadt kentinin yıllık yaklaşık 373 bin Euro tasarruf edeceği hesaplandı. Ancak karar, otobüsü düzenli kullanan bölge sakinlerini alternatif ulaşım arayışına yöneltti.
Bazı Yolcular Otomobile Dönmek Zorunda Kaldı
Dunsdorf’tan 15 kilometre uzaklıktaki Ingolstadt’ta çalışan Carmen Gros, daha önce işe otobüsle giderken seferlerin kaldırılması üzerine Deutschlandticket aboneliğini iptal ederek otomobil kullanmaya başladı. Otobüs seferlerinin azaltılması, toplu taşımadan özel araca geçişin ulaşım dönüşümü ve iklim hedefleriyle çelişebileceği tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Ehliyeti bulunmayanlar için ise seçenekler daha sınırlı. Bölgede talep üzerine çalışan bir çağrı otobüsü sistemi bulunuyor ancak yoğun talep nedeniyle aracın önceden tamamen rezerve edilebildiği belirtiliyor. En yakın düzenli otobüs hattına ulaşmak için yaklaşık üç kilometrelik dar ve yokuşlu bir yolun kullanılması gerekiyor.
Bavyera'da Toplu Taşıma Belediyelerin İsteğe Bağlı Görevleri Arasında
Almanya’da toplu taşımanın belediyeler açısından hukuki statüsü eyaletlere göre değişiyor. Bavyera’da yerel toplu taşıma belediyelerin isteğe bağlı hizmetleri arasında bulunurken Saarland, Hessen ve Saksonya-Anhalt gibi eyaletlerde kamu hizmeti kapsamında zorunlu görev olarak değerlendiriliyor.
Almanya Ulaşım Kulübü VCD, bu farklılığın ekonomik sıkıntı dönemlerinde hizmetlerin geleceğini etkileyebildiğine dikkat çekiyor. Kuruluşa göre bir hattın kaldırılması yolcuların kısa sürede başka ulaşım yöntemlerine geçmesine neden olurken, yeni veya iyileştirilmiş bir hattın tam anlamıyla benimsenmesi üç ila beş yıl sürebiliyor.
Çağrı Otobüslerinde Yapay Zekâ Seçeneği
Kırsal bölgelerde klasik hatlara alternatif olarak kullanılan çağrı otobüslerinin daha verimli çalıştırılması için de araştırmalar yürütülüyor. Eichstätt-Ingolstadt Katolik Üniversitesi ile Ingolstadt bölgesinin ulaşım kuruluşu VGI tarafından yapılan çalışmalarda yapay zekâ destekli rota planlamasının etkileri incelendi.
Araştırmaya göre yolculukların daha iyi birleştirilmesi ve rezervasyon saatlerinde sınırlı esneklik sağlanması halinde ek araç kullanmadan teorik olarak yüzde 16’ya kadar daha fazla yolcu taşınabilir. Bununla birlikte VCD, bazı güzergahlarda düzenli hatlı otobüslerin çağrı sistemlerinden daha ekonomik olabileceğini savunuyor.
VCD Saatte En Az Bir Sefer İstiyor
VCD, küçük yerleşimlerin toplu taşımadan tamamen kopmaması için kademeli bir ulaşım ağı kurulmasını öneriyor. Kuruluş, özellikle nüfusu 500’ün üzerindeki yerleşimlerin saatte en az bir otobüs veya tren seferiyle bağlantısının sağlanmasını istiyor.
Almanya Federal Ulaştırma Bakanlığı ise kırsal bölgelerde güçlü bir toplu taşıma sisteminin hükümet açısından önemli olduğunu belirterek Deutschlandticket ve çeşitli destek programlarına işaret ediyor. Belediyeler ve ulaşım işletmeleri ise artan işletme maliyetleri karşısında uzun vadeli ve yeterli finansmanın hizmetlerin korunması açısından belirleyici olduğunu savunuyor.