İran Yaptırımları Sertleşiyor: Çin ve Hürmüz Riski Büyüyor
ABD, İran’a yönelik yaptırımları sertleştirmeye hazırlanırken Çin’le gerilim, Hürmüz Boğazı ve küresel enerji fiyatları üzerindeki riskler büyüyor.
ABD yönetimi, Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı daha da artıracak yeni İran yaptırımları için hazırlık yaparken, Washington’ın stratejisinin Çin’le gerilimi büyütebileceği ve küresel enerji piyasalarında yeni riskler yaratabileceği değerlendiriliyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in 24 Ağustos’ta ayrıntılarını açıklaması beklenen yeni önlemler, yalnızca İranlı kurumları değil, Tahran’la ekonomik ilişkilerini sürdüren üçüncü ülkelerdeki şirket ve finans kuruluşlarını da hedef alabilecek.
Bessent, planlanan ekonomik baskıyı ABD’nin İran’a karşı şimdiye kadarki en kapsamlı mali hamlesi olarak nitelendirirken, Başkan Donald Trump da İran’a ekonomik destek sağlayan ülkelerin sonuçlarla karşılaşacağını söyledi. Washington’ın hedefinde petrol ticareti, finansal işlemler, taşımacılık ağları ve yaptırımların aşılmasında kullanıldığı belirtilen şirketler bulunuyor.
İran Ekonomisindeki Baskı Artıyor
İran ekonomisi uzun süredir yaptırımların yanı sıra yaklaşık altı aydır devam eden çatışmaların ve ticaret üzerindeki kısıtlamaların etkisi altında. İran riyali 24 Ağustos’ta serbest piyasada dolar karşısında 2,02 milyon seviyesine gerileyerek yeni bir dip gördü. Uluslararası Para Fonu’nun tahminleri de İran ekonomisinin 2026’da yüzde 5’in üzerinde daralabileceğine işaret ediyor.
Yüksek enflasyon ve para birimindeki değer kaybı, temel ihtiyaçların maliyetini artırırken hane halklarının satın alma gücünü de zayıflatıyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunların ağırlığını kabul ederek diplomatik çözüm çağrılarını sürdürdü.
Yaptırımların Önündeki En Büyük Soru Çin
Washington’ın stratejisinin başarısı açısından en kritik başlıklardan biri Çin’in İran petrolü alımları olarak öne çıkıyor. Çin son yıllarda İran petrolünün en büyük müşterisi olurken, ticarette özellikle bağımsız rafinerilerin önemli rol oynadığı belirtiliyor.
İran’ın Çin’e petrol sevkiyatının ağustos ayında günlük yaklaşık 534 bin varile gerilediği, temmuz ayında ise yaklaşık 823 bin varil olduğu hesaplanıyor. Sevkiyatların yılın daha erken dönemlerinde günlük 1,58 milyon varile kadar çıktığı belirtilirken, ABD’nin uyguladığı baskıya rağmen ticaretin tamamen kesilemediği görülüyor.
İran petrolünün bazı işlemlerde farklı menşeler üzerinden gösterildiği, ödemelerin ise dolar dışındaki yöntemlerle ve daha az şeffaf ticaret ağları üzerinden gerçekleştirilebildiği belirtiliyor. ABD Mali Suçları Uygulama Ağı FinCEN de 2024 yılına ilişkin incelemesinde, İran bağlantılı yaklaşık 9 milyar dolarlık potansiyel gölge bankacılık faaliyetinin ABD’deki muhabir hesaplardan geçtiğini tespit etmişti.
Pekin ABD’nin Baskısına Karşı Çıkıyor
Yeni yaptırımların Çinli rafinerileri, şirketleri veya finans kuruluşlarını daha doğrudan hedef alması durumunda ABD ile Çin arasındaki ekonomik gerilimin yeni bir alana taşınabileceği değerlendiriliyor. Pekin ise tek taraflı yaptırımlara karşı olduğunu belirterek İran konusundaki anlaşmazlıkların diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini savunuyor.
Bu tablo, ABD’nin İran’a ekonomik baskı politikasının temel açmazlarından birini oluşturuyor. Washington’ın İran’ın petrol gelirlerini ciddi biçimde azaltabilmesi için Tahran’ın en önemli ticaret ortaklarına yönelik baskıyı artırması gerekiyor. Ancak bu adım, İran meselesinin ötesinde Çin ile daha geniş kapsamlı ekonomik sorunlara yol açma riski taşıyor.
Hürmüz Boğazı Küresel Ekonomi İçin Kritik
Tahran yönetimi de yeni yaptırımlara karşı sert karşılık verilebileceği mesajını veriyor. İranlı yetkililer, ABD’nin ekonomik baskısına destek veren ülkelerin çıkarlarının hedef alınabileceği uyarısında bulunurken, Körfez’deki petrol sevkiyatının tamamen durdurulabileceğini öne sürdü.
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olması nedeniyle bu tehditlerin merkezinde bulunuyor. Bölgede tanker trafiğinin azalması ve yeni bir askeri gerilim ihtimali, petrol arzında daha fazla aksama yaşanabileceği endişelerini artırıyor.
Enerji piyasalarında Brent petrol 24 Ağustos’ta 90 doların üzerinde işlem görürken, yatırımcılar ABD’nin açıklayacağı yeni yaptırımların kapsamını ve İran’ın olası tepkisini izliyor. İran’ın petrol ihracatının daha fazla düşmesi veya Hürmüz’deki geçişlerin yeniden sert biçimde kısıtlanması halinde küresel arz üzerindeki baskının artabileceği değerlendiriliyor.
Ekonomik Baskının Siyasi Sonucu Belirsiz
Washington’ın en önemli sorusu, daha sert yaptırımların İran yönetiminin politikasını değiştirip değiştiremeyeceği. İran, onlarca yıldır yaptırımlarla karşı karşıya bulunması nedeniyle alternatif ticaret, finansman ve petrol sevkiyatı kanalları geliştirmiş durumda.
Bu nedenle ekonomik baskının artması İran’daki yaşam koşullarını daha da ağırlaştırabilecek olsa da bunun doğrudan siyasi tavize dönüşeceğine ilişkin kesin bir gösterge bulunmuyor. Yeni İran yaptırımları Tahran’ın gelirlerini daha fazla azaltabilir ancak aynı zamanda Çin ile gerilimin büyümesi, Hürmüz’deki tansiyonun yükselmesi ve enerji maliyetlerinin küresel ölçekte artması risklerini de beraberinde getiriyor.