Türkiye Deprem İzlemede Avrupa’nın Zirvesine Çıktı: 1104 İstasyonla En Büyük Ağ
AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Türkiye genelindeki deprem izleme istasyonu sayısının 1104’e ulaştığını ve bunun Avrupa’nın en yüksek kapasitesi olduğunu açıkladı.
Türkiye’nin deprem izleme altyapısındaki kapasitesi yeni bir seviyeye ulaştı. AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Türkiye genelindeki deprem izleme istasyonu sayısının 1104’e çıktığını belirterek bunun Avrupa’nın en yüksek kapasitesi anlamına geldiğini açıkladı.
Pehlivan, İstanbul’da düzenlenen Avrupa Sismoloji Komisyonu 40. Genel Kurulu ve ESC2026 Avrupa Sismoloji Kongresi kapsamında yaptığı açıklamada, deprem riskinin azaltılmasında bilimsel çalışmalar ve uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti.
Türkiye’de 1104 Deprem İzleme İstasyonu Bulunuyor
Türkiye’nin aktif deprem kuşaklarından biri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Pehlivan, afet yönetiminde bilimsel altyapının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.
“Bugün itibarıyla Türkiye genelinde 1104 deprem izleme istasyonuna ulaşmış durumdayız. Bu Avrupa’nın en yüksek kapasitesi anlamına geliyor” diyen Pehlivan, üniversiteler ve araştırma kuruluşlarıyla yürütülen işbirliklerinin de artırıldığını ifade etti.
Deprem izleme istasyonları, yer hareketlerinin sürekli takip edilmesi ve meydana gelen depremlerin konum, büyüklük ve derinlik gibi temel parametrelerinin hızlı biçimde belirlenmesinde kullanılıyor. Geniş istasyon ağı, Türkiye ve yakın çevresindeki sismik hareketlerin daha ayrıntılı takip edilmesini sağlıyor.
ESC2026’ya 60 Ülkeden Yaklaşık Bin Kişi Katılıyor
İstanbul’un ev sahipliği yaptığı ESC2026 Avrupa Sismoloji Kongresi’ne 60 ülkeden bine yakın katılımcı katılıyor. Kongrede deprem bilimi ve sismoloji alanında yaklaşık 800 bildirinin sunulması bekleniyor.
İstanbul, Avrupa Sismoloji Komisyonunun genel kuruluna 2014’teki 34. Genel Kurulun ardından ikinci kez ev sahipliği yapıyor. Organizasyon hafta boyunca bilim insanları, mühendisler, akademisyenler ve afet yönetimi kurumlarının temsilcilerini bir araya getiriyor.
1999 Marmara Depremi Dönüm Noktası Oldu
Pehlivan, 1999 Marmara Depremi’nin Türkiye’nin afet yönetimi yaklaşımında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Sonraki dönemde risk azaltma, afet öncesi hazırlık, müdahale ve afet sonrası iyileştirmeyi birlikte ele alan bütünleşik afet yönetimi anlayışının geliştirildiğini söyledi.
AFAD’ın kurulmasının ardından bilimsel altyapının ve kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirildiğini ifade eden Pehlivan, deprem riskinin yalnızca afet meydana geldikten sonra müdahale edilerek azaltılamayacağını vurguladı.
“Riski Zamanında Tespit Etmek Gerekiyor”
Depremlerin önlenemeyeceğini ancak oluşturabileceği kayıpların azaltılabileceğini belirten Pehlivan, risklerin önceden tespit edilmesi, dirençli yapıların oluşturulması ve şehirlerin afetlere hazırlanmasının önemine işaret etti.
ESC2026 kapsamında gerçekleştirilen bilimsel çalışmaların yalnızca teorik düzeyde kalmaması gerektiğini ifade eden Pehlivan, ortaya çıkan sonuçların yapı güvenliği, altyapı ve şehirlerin afetlere dirençli hale getirilmesi çalışmalarına aktarılmasının kritik olduğunu belirtti.