Türkiye Yeşil Taksonomisi Yürürlüğe Girdi: Şirketler ve Finans Kuruluşları için Ne Değişiyor?
Türkiye Yeşil Taksonomisi yürürlüğe girdi. Yeşil faaliyetlerin kriterleri belirlenirken finans kuruluşlarının zorunlu raporlaması için 2029’a kadar geçiş süresi tanındı.
Türkiye’de hangi ekonomik faaliyetlerin çevresel açıdan sürdürülebilir kabul edileceğini belirleyen Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Düzenleme, sürdürülebilir yatırımlara finansman akışının teşvik edilmesini ve şirketlerin ürün veya faaliyetlerini gerçekte olduğundan daha çevreci göstermesi olarak tanımlanan “yeşile boyama” uygulamalarının önlenmesini amaçlıyor.
24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik; kapsama giren ekonomik faaliyetleri, finansal kuruluşları, teknik tarama kriterlerini, raporlama ve doğrulama süreçlerini ve Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemi’nin kullanımını düzenliyor. Yönetmelik yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.
Bir Faaliyet Ne Zaman “Yeşil” Kabul Edilecek?
Bir ekonomik faaliyetin taksonomiyle uyumlu kabul edilmesi için üç temel şartın birlikte karşılanması gerekiyor. Faaliyet, belirlenen çevresel hedeflerden en az birine önemli ölçüde katkı sağlamalı, diğer çevresel hedeflerin hiçbirine önemli zarar vermemeli ve asgari sosyal koruma önlemlerine uygun olmalı.
Yönetmelikte altı çevresel hedef belirlendi. Bunlar sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitlilik ve ekosistemlerin korunması ve restorasyonu olarak sıralandı.
Ekonomik faaliyetlerin bu koşulları sağlayıp sağlamadığı İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından oluşturulacak teknik tarama kriterleri üzerinden değerlendirilecek. Katı fosil yakıt kullanılan üretim faaliyetleri ise bu kriterler çerçevesinde çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyet olarak kabul edilmeyecek.
Şirketler için Raporlama Zorunlu mu?
Yönetmelik, kapsamdaki bütün şirketlere doğrudan zorunlu raporlama yükümlülüğü getirmiyor. Ek-1’de belirtilen uygun ekonomik faaliyetlerden en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler, Başkanlığın yayımlayacağı şablonlara göre taksonomi raporlaması yapabilecek.
Ancak zorunlu raporlama kapsamındaki finansal kuruluşlar, kendi raporlamalarına konu olan işlemler nedeniyle bu şirketlerden Türkiye Yeşil Taksonomisi çerçevesinde raporlama yapmalarını talep edebilecek. Bu nedenle düzenlemenin reel sektör şirketleri üzerindeki etkisinin finansman süreçleri üzerinden de ortaya çıkması bekleniyor.
Raporlamada şirketlerin taksonomiye uygun veya uyumlu ürün ve hizmetlerinden elde ettikleri hasılatın, yatırım harcamalarının ve işletme giderlerinin toplam içindeki payları gibi anahtar performans göstergeleri kullanılacak.
Finans Kuruluşlarında Zorunlu Raporlama 2029’a Kadar Başlamayacak
Aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri, bankalar ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri yönetmelik kapsamında zorunlu raporlama grubunda yer alıyor. Ancak geçiş hükmüyle bu kuruluşların 1 Ocak 2029’a kadar taksonomi raporlaması yapma zorunluluğu bulunmayacağı düzenlendi.
Finans kuruluşlarının raporlama usul ve esasları faaliyet alanlarına göre Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından ayrıca belirlenecek.
Raporlar Çevrimiçi Sisteme Yüklenecek
Taksonomi raporları ilgili mali tablo döneminin sona ermesini takip eden altıncı ayın sonunda Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemi üzerinden yüklenecek. Raporlamalar, raporun sunulduğu tarihten önceki yıla ait dönemi kapsayacak. Sisteme yüklenen taksonomi raporlarının kamuoyuna açık olması esas olacak.
Hazırlanan raporların doğrulanmasına ilişkin ayrıntılı usul ve esasları İklim Değişikliği Başkanlığı belirleyecek. Teknik tarama kriterlerinde değişiklik yapılması halinde güncellenmiş kriterler her yıl 15 Aralık’a kadar yayımlanacak ve izleyen yıldan itibaren uygulanacak.
Yeşile Boyamaya Karşı Ortak Kriter
Yönetmeliğin temel hedeflerinden biri de sürdürülebilirlik iddiaları için ortak bir sınıflandırma sistemi oluşturmak. Düzenlemede “yeşile boyama”, bir ürün veya hizmetin çevresel hedeflere katkısı konusunda aldatıcı biçimde çevreci bir algı yaratılması olarak tanımlanıyor.
Böylece yatırımcılar, finans kuruluşları ve şirketler açısından hangi ekonomik faaliyetlerin çevresel açıdan sürdürülebilir sayılabileceğinin ortak teknik kriterlere bağlanması hedefleniyor. Türkiye Yeşil Taksonomisi, İklim Kanunu’nun sürdürülebilir finans ve yeşil yatırımlara ilişkin hükümlerine dayanıyor.