Enerji

Türkiye’nin İlk Küçük Modüler Nükleer Reaktörü için Tarih Hedefi Açıklandı

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk küçük modüler reaktörünü 2030’ların ilk yarısında devreye almayı hedeflediğini açıkladı.

Türkiye, nükleer enerji programında küçük modüler reaktörler için ilk somut zaman hedefini açıkladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk küçük modüler nükleer reaktörünü 2030’ların ilk yarısında devreye almayı hedeflediğini söyledi. SMR yatırımlarını hızlandırmak amacıyla teşvik ve muafiyetler içerebilecek yeni bir düzenleme üzerinde de çalışılıyor.

Bayraktar, New York’ta düzenlenen Türkiye Yatırım Konferansı kapsamındaki Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin nükleer enerjide yalnızca santral kuran değil, teknolojinin geliştirilmesi ve üretiminde de rol alan ülkelerden biri olmasını istediklerini belirtti.

Türkiye’nin İlk SMR’si Ne Zaman Devreye Girecek?

Bayraktar’ın açıkladığı takvime göre ilk SMR için hedef 2030’ların ilk yarısı. Henüz reaktörün kurulacağı yer, kullanılacak teknoloji, kapasite veya tedarikçi şirket açıklanmış değil.

Dolayısıyla açıklanan tarih kesinleşmiş bir santral işletmeye alma takviminden ziyade Türkiye’nin mevcut politika hedefini gösteriyor. Projenin hayata geçirilmesi için teknoloji seçimi, lisanslama, finansman, saha belirleme ve düzenleyici süreçlerin tamamlanması gerekecek.

Küçük Modüler Reaktör Nedir?

Küçük modüler reaktörler, klasik büyük ölçekli nükleer santrallere kıyasla daha düşük kapasiteli ve modüler üretim yaklaşımıyla geliştirilen nükleer reaktörler olarak tanımlanıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, SMR’leri genel olarak ünite başına 300 megavat elektrik kapasitesine kadar güç üreten gelişmiş reaktörler olarak sınıflandırıyor.

Bu sistemlerde bazı ana bileşenlerin fabrikada üretildikten sonra santral sahasına taşınarak kurulabilmesi hedefleniyor. Modüler yaklaşımın daha düşük başlangıç yatırımı, farklı büyüklükteki elektrik şebekelerine uyum ve seri üretim gibi avantajlar sağlayabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte SMR teknolojilerinin lisanslama, finansman, yakıt tedariki ve radyoaktif atık yönetimi gibi alanlarda çözülmesi gereken teknik ve ekonomik başlıkları da bulunuyor.

TÜNAŞ ile ABD Kurumu Arasında SMR Anlaşması

Türkiye’nin SMR planında ABD ile yeni bir iş birliği de başlatıldı. Kamuya ait Türkiye Nükleer Enerji AŞ ile ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı arasında küçük modüler reaktörlerin Türkiye’de uygulanmasına yönelik teknik destek anlaşması imzalandı.

Program kapsamında Türkiye’de SMR yatırımlarının önünü açabilecek düzenleyici, kurumsal ve finansal çerçevenin oluşturulmasına yönelik çalışma yapılacak. Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun teknolojiler, yatırım şartları ve mevzuatta gerekebilecek değişiklikler değerlendirilecek.

USTDA’nın açıklamasına göre çalışma, önde gelen ABD menşeli reaktör tasarımlarının Türkiye’nin ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verebileceğini de inceleyecek. Hazırlanacak önerilerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Nükleer Düzenleme Kurumunun gelecekteki düzenleme ve prosedür çalışmalarına katkı sağlaması amaçlanıyor.

SMR Yatırımcıları için Teşvik Düzenlemesi Hazırlanıyor

Bayraktar, küçük modüler reaktör yatırımlarını hızlandırmak amacıyla yatırımcılara belirli teşvik ve muafiyetler sağlayabilecek bir düzenleme üzerinde çalışıldığını da açıkladı. Düzenlemenin ayrıntıları ve hangi yatırımları kapsayacağı henüz açıklanmadı.

Türkiye’nin amacı yalnızca yabancı teknolojilerin ülkede kurulmasıyla sınırlı değil. Bakanlık, yerli sanayinin nükleer enerji tedarik zincirindeki payını artırmayı ve uzun vadede teknoloji geliştirme kabiliyetine sahip olmayı hedefliyor.

2053 Hedefinde En Az 5 Gigavat SMR Var

Türkiye’nin uzun vadeli enerji planında nükleer kapasitenin önemli ölçüde artırılması öngörülüyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıkladığı hedefe göre 2053’e kadar toplam 20 gigavat nükleer kurulu güce ulaşılması planlanıyor.

Bu kapasitenin en az 5 gigavatının küçük modüler reaktörlerden sağlanması hedefleniyor. Büyük ölçekli santraller tarafında Akkuyu’nun yanı sıra Sinop ve Trakya’da yeni nükleer santral projeleri üzerinde çalışmalar yürütülüyor.

SMR’lerin gelecekte yalnızca elektrik şebekesine enerji sağlayan santraller olarak değil, sanayi tesisleri, veri merkezleri, hidrojen üretimi ve yüksek miktarda kesintisiz enerjiye ihtiyaç duyan diğer alanlarda da kullanılabilecek bir seçenek olması bekleniyor.

Türkiye SMR Teknolojisinde Üretici Olmak İstiyor

Bayraktar daha önce yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin küçük modüler reaktör teknolojisindeki küresel yarışın dışında kalmak istemediğini belirtmişti. Bakanlığın yaklaşımı, SMR’leri Türkiye’nin enerji arz güvenliği, düşük karbonlu elektrik üretimi ve nükleer sanayi kapasitesinin geliştirilmesi açısından uzun vadeli bir teknoloji alanı olarak konumlandırıyor.

İlk reaktörün 2030’ların ilk yarısında devreye alınması hedefinin gerçekleşmesi halinde SMR’ler, Akkuyu sonrasında Türkiye’nin nükleer enerji programının yeni aşamalarından birini oluşturacak. Projenin teknoloji, yatırım modeli, saha ve lisanslama ayrıntılarının ise önümüzdeki süreçte netleşmesi bekleniyor.