Amerika

Kanada ABD’ye Karşı Misilleme Tarifelerini 8 Eylül’de Başlatacak

Kanada, ABD’nin yeni tarifelerine karşı 8 Eylül’de misilleme vergilerini başlatacak. Ottawa, işçiler ve şirketler için yeni destekler de açıklayacak.

Kanada, ABD’nin yeni gümrük vergilerine karşı hazırladığı ekonomik önlemleri devreye almaya hazırlanıyor. Ottawa yönetimi, Kanada misilleme tarifeleri kapsamında ABD ürünlerine uygulanacak karşı vergilerin 8 Eylül’de yürürlüğe gireceğini bildirirken, tarifelerden etkilenen çalışanlar ve şirketler için yeni destek tedbirleri de açıklayacak.

Kanada Maliye Bakanı François-Philippe Champagne, Sanayi Bakanı Mélanie Joly, Çalışma ve Aileler Bakanı Patty Hajdu ile Yapay Zekâ ve Dijital İnovasyon Bakanı Evan Solomon’un 25 Ağustos’ta ortak basın toplantısı düzenlemesi planlandı. Kanada Maliye Bakanlığı, toplantıda ABD tarifelerine karşı alınacak yeni önlemlerin ve ekonomik desteklerin ayrıntılarının paylaşılacağını duyurdu.

Misilleme Tarifeleri 8 Eylül’de Yürürlüğe Girecek

Kanada hükümetinin açıklamasına göre ABD ürünlerine yönelik karşı tarifeler 8 Eylül’de uygulanmaya başlayacak. Ottawa, Washington’un Kanada mallarına getirdiği yeni vergilere dolar bazında karşılık vermeyi ve etkilenen sektörlerin üzerindeki ekonomik baskıyı azaltmayı amaçlıyor.

Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD’nin yaklaşık 28 milyar Kanada doları değerindeki Kanada ürününe yüzde 50 oranında tarife uygulamaya hazırlandığını açıklamış ve ülkesinin buna karşılık vereceğini belirtmişti. Kanada hükümeti aynı zamanda uygulanacak karşı önlemlerin hangi ürünleri kapsayacağı konusunda eyalet ve bölge yönetimleriyle temaslarını sürdürüyor.

Trump’tan Kanada’ya Yeni Tarife Tehdidi

Ticaret gerilimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada otomotiv sektörüne yönelik yeni açıklamalarıyla daha da yükseldi. Trump, Kanada’da üretilen otomobil, kamyon ve otomotiv parçalarına yüzde 50 tarife uygulanabileceğini ve yeni oranların 1 Ocak 2027’den itibaren devreye girebileceğini söyledi.

Trump ayrıca Kanada yönetimini ABD ile ticari ilişkiler konusunda sert ifadelerle eleştirdi. Washington, Kanada’nın otomotiv, süt ürünleri ve alkollü içecekler gibi alanlardaki ticaret uygulamalarının ABD şirketlerine karşı ayrımcılık yarattığını savunuyor.

Ticaret Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı

ABD ile Kanada arasındaki son müzakerelerde taraflar kapsamlı bir anlaşmaya ulaşamadı. Carney, Kanada’nın ABD pazarına erişimini koruyacak, stratejik sektörlerdeki tarifeleri düşürecek ve ülkenin ticari bağımsızlığını güvence altına alacak bir anlaşma istediklerini belirtmişti.

Kanada Başbakanı, Washington’un taleplerinin ülkenin egemenliği ve önemli ekonomik sektörleri açısından kabul edilemez olduğunu savundu. Carney, özellikle otomotiv, çelik ve alüminyum sektörlerini koruma konusunda geri adım atılmayacağı mesajını verdi.

Ontario Elektrik ve Kritik Mineralleri Gündeme Getirdi

Kanada’nın en büyük eyaletlerinden Ontario’nun Başbakanı Doug Ford da anlaşmazlığın büyümesi halinde daha sert önlemlerin değerlendirilebileceğini söyledi. Ford, ABD’ye gönderilen elektrik ile kritik mineral ihracatının olası karşılık seçenekleri arasında bulunduğunu belirtti.

Ontario, Kanada otomotiv üretiminin merkezinde yer alıyor. Ford, General Motors ve Stellantis’in eyalette büyük üretim tesisleri bulunurken Kanada ve ABD’deki fabrikalar aynı tedarik zincirinin farklı aşamalarında faaliyet gösteriyor. Bu nedenle otomotiv sektöründeki yüksek tarifelerin sınırın her iki tarafındaki üretimi ve istihdamı etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Ottawa Şirketler İçin Destek Paketi Hazırlıyor

Kanada hükümeti, misilleme tarifelerinin yanı sıra ABD’nin uyguladığı vergilerden etkilenen işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırmayı ve çalışanları desteklemeyi hedefleyen yeni bir paket hazırlıyor. Hükümet, iç ticaret engellerinin azaltılması, Kanada üretimi ürünlerin kullanımının artırılması ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesini de ekonomik stratejisinin parçaları arasında gösteriyor.

Kanada-ABD ticaret gerilimi, otomotivden enerjiye, tarımdan imalata kadar birbirine sıkı biçimde bağlı sektörleri yakından ilgilendiriyor. Tarafların yeni tarifeleri devreye sokması halinde, Kuzey Amerika’daki bütünleşmiş üretim ve tedarik zincirleri üzerindeki maliyet baskısının artması bekleniyor.