Yeni Çalışma Evrenin Hızlanması Savunmasına İki Metodolojik İtiraz Getirdi
Yonsei Üniversitesi ekibi, Tip Ia süpernova yaş etkisinin ihmal edilemeyeceğini savunarak evrenin bugün yavaşlıyor olabileceği iddiasını korudu.
Kozmolojide evrenin genişlemesinin bugün hâlâ hızlanıp hızlanmadığına ilişkin tartışma yeni bir çalışmayla yeniden alevlendi. Yonsei Üniversitesi araştırmacıları, kozmik hızlanmayı savunan yakın tarihli bir analizin iki temel metodolojik sorun içerdiğini öne sürerek Tip Ia süpernovalardaki yaş etkisi hesaba katıldığında evrenin genişlemesinin artık yavaşlıyor olabileceği yönündeki önceki sonuçlarını korudu.
Monthly Notices of the Royal Astronomical Society’de yayımlanan çalışma, kozmolojide uzaklık ölçümü için kullanılan Tip Ia süpernovaların standartlaştırılmış parlaklığının, süpernovayı oluşturan yıldız sisteminin yaşından etkilenip etkilenmediğine odaklanıyor. Bu etki yeterince düzeltilmezse farklı kırmızıya kayma değerlerindeki süpernovaların karşılaştırılması, evrenin genişleme geçmişine ilişkin sonucu değiştirebilir.
İki Araştırma Ekibi Yaş Etkisinde Anlaşamıyor
Yonsei Üniversitesi ekibi 2025’te, süpernovaların ata yıldızlarının yaşına bağlı sistematik etkinin düzeltilmesinin sonuçları önemli ölçüde değiştirdiğini bildirmişti. Araştırmacılar, bu düzeltmeden sonra verilerin sabit bir kozmolojik sabite dayanan standart Lambda-CDM modelinden uzaklaştığını ve zaman içinde değişen karanlık enerjiyle daha uyumlu hale geldiğini savundu.
Southampton Üniversitesi öncülüğündeki uluslararası bir ekip ise Haziran 2026’da bu yoruma itiraz etti. Aralarında 2011 Nobel Fizik Ödülü sahipleri Adam Riess ve Brian Schmidt’in de bulunduğu araştırmacılar, modern süpernova analizlerinde galaksi çevresine ilişkin düzeltmeler uygulandığında yaş ile standartlaştırılmış parlaklık arasındaki ilişkinin çok daha zayıf kaldığını belirtti. Ekip, evrenin genişlemesinin hızlanmaya devam ettiği sonucuna vardı.
Yonsei ekibinin son çalışmasındaki ilk itiraz, bu karşı analizin süpernovaları yaklaşık 0,04 ile 0,42 arasındaki geniş bir kırmızıya kayma aralığında birlikte değerlendirmesine dayanıyor. Araştırmacılar, bu aralıkta galaksilerin ortalama yaşının yaklaşık 3 milyar yıl değiştiğini ve farklı dönemlerdeki süpernovaları aynı regresyona dahil etmenin yaş ile parlaklık arasındaki ilişkiyi yapay biçimde zayıflattığını savunuyor.
İkinci tartışma ise ev sahibi galaksinin yaşı ile süpernovanın ata yıldız sisteminin yaşı arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Southampton ekibi, ata yıldızların yaşının kırmızıya kaymayla ev sahibi galaksilerin yaşı kadar hızlı değişmeyebileceğini öne sürmüştü. Yonsei araştırmacıları ise yaş farkı küçüldüğünde parlaklık-yaş ilişkisinin eğiminin buna karşılık daha dik hale geldiğini ve iki etkinin büyük ölçüde birbirini dengelediğini hesapladı.
DESI Verileri Tartışmaya Farklı Sinyaller Ekliyor
Yonsei ekibi, yaş düzeltmesi uygulanmış süpernova sonuçlarının DESI’nin baryon akustik salınımı ölçümleriyle uyumlu olduğunu belirtiyor. DESI’nin ilk üç yıllık verileri, diğer kozmolojik ölçümlerle birleştirildiğinde karanlık enerjinin zaman içinde değişiyor olabileceğine ilişkin işaretleri güçlendirmişti.
Ancak DESI’nin Temmuz 2026’da açıklanan daha yeni Lyman-alfa ormanı analizi tabloyu daha karmaşık hale getirdi. Daha yüksek hassasiyet sağlayan bu ölçümün merkezi değeri standart Lambda-CDM modeline doğru kaydı. DESI ekibi, bunun değişen karanlık enerji sinyalinin ileride zayıflayabileceğini veya mevcut ölçümlerin daha karmaşık bir modele ihtiyaç duyabileceğini gösteriyor olabileceğini bildirdi.
Bu nedenle yeni çalışma, evrenin genişlemesinin yavaşladığını kesin olarak göstermiyor. Tartışma, Tip Ia süpernovaların yaş ve çevre özelliklerinin nasıl düzeltilmesi gerektiği ile farklı kozmolojik gözlemlerin birlikte nasıl yorumlanacağı üzerinde devam ediyor.
Yonsei araştırmacıları belirsizliği azaltmak için gelecekte benzer yaşlardaki genç galaksilerde meydana gelen süpernovaların farklı kırmızıya kayma değerlerinde karşılaştırılmasını öneriyor. Vera C. Rubin Gözlemevi’nin sağlayacağı çok daha büyük süpernova örneklerinin, bu yöntemi daha yüksek hassasiyetle sınamak ve evrenin günümüzde hızlanıp hızlanmadığını belirlemek için kullanılabileceği belirtiliyor.