Türkiye’de Sözlük Kültürünün Tarihi: Ekşi Sözlük’ten “Entry” Kavramına
Ekşi Sözlük nasıl doğdu, entry ve çaylak ne demek? Türkiye’de katılımcı sözlüklerin tarihini, jargonunu ve sosyal medya öncesi internet kültürünü inceledik.
Türkiye’de sosyal medya henüz bugünkü biçimini almadan önce çevrimiçi gündemin önemli buluşma noktalarından biri “katılımcı sözlükler”di. Ekşi Sözlük’ün 15 Şubat 1999’da yayına başlamasıyla şekillenen bu kültür; “entry”, “başlık”, “yazar”, “çaylak”, “şükela” ve daha sonra “fav” gibi kendi kelime dağarcığını oluşturdu. 2000’li yıllarda Ekşi Sözlük’ün ardından çok sayıda benzer platform ortaya çıktı ve sözlük formatı Türkiye internet kültürünün kendine özgü modellerinden birine dönüştü.
Ekşi Sözlük Ne Zaman ve Nasıl Ortaya Çıktı?
Ekşi Sözlük, yazılımcı Sedat Kapanoğlu tarafından 15 Şubat 1999’da internete açıldı. İlk yıllarda “Sourtimes” adlı daha geniş bir internet projesinin sözlük bölümü olarak çalışan platform, zaman içinde projenin en bilinen parçası haline geldi.
Kapanoğlu’nun daha sonraki anlatımlarında Douglas Adams’ın Otostopçunun Galaksi Rehberi eserindeki, farklı yerlerden insanların katkıda bulunduğu büyük bilgi kaynağının sözlük fikrinin esin kaynaklarından biri olduğu belirtiliyor.
Platformun ilk başlığı “pena” oldu. İlk entry de gitar çalmak için kullanılan penayı tanımlayan kısa bir metindi. Bu başlangıç, daha sonra milyonlarca kullanıcı üretimli metne dönüşecek sistemin temel mantığını da gösteriyordu: Bir kişi bir kavram için başlık açıyor, farklı kullanıcılar o kavram hakkında ayrı ayrı metinler yazıyordu.
Entry Ne Demek?
“Entry”, İngilizcede kayıt veya girdi anlamına gelen kelimenin Türk internet sözlüklerinde özel bir anlam kazanmış biçimi. Bir başlığın altında kullanıcı tarafından yazılan her ayrı metne entry deniliyor. Türkçede bunun karşılığı olarak “girdi” kelimesi de kullanılıyor ancak “entry” sözcüğü sözlük kültürünün en kalıcı jargonlarından biri haline geldi.
Örneğin “İstanbul” bir başlıksa, bir yazarın İstanbul’un tarihini anlatan metni bir entry, başka bir yazarın kentte yaşama deneyimini anlattığı metin başka bir entry oluyor. Aynı başlık altında bilgi, kişisel deneyim, eleştiri, mizah veya gözlem niteliğinde çok farklı içerikler yan yana bulunabiliyor.
Bu nedenle katılımcı sözlükteki “entry”, klasik sözlükteki tanımdan daha geniş bir içerik türü. Akademik çalışmalarda da Ekşi Sözlük’te bir başlık altında yazarların oluşturduğu açıklama, tanım ve yorumların entry olarak adlandırıldığı belirtiliyor.
Başlık Nedir?
Başlık, sözlükte hakkında entry yazılan kişi, olay, nesne, eser, kavram veya ifadeyi temsil ediyor. Klasik internet forumlarındaki “konu” kavramına benzetilebilse de sözlük formatının ilk dönemlerindeki anlayış farklıydı.
İdeal sözlük formatında yazarların birbirlerine doğrudan cevap vermesinden çok, başlığın kendisi hakkında bağımsız bir tanım veya yorum yazması bekleniyordu. Böylece aynı kavrama ilişkin onlarca veya yüzlerce farklı bakış açısı tek başlık altında birikiyordu.
Özellikle ilk entry’nin başlığı tanımlaması, erken dönem sözlük kültüründe önemli format kurallarından biri haline geldi. Zamanla sözlüklerin büyümesi ve gündelik olayların daha fazla tartışılmasıyla bu kesin tanım formatı önemli ölçüde esnedi.
Yazar ve Çaylak Ne Demek?
Ekşi Sözlük jargonunda içerik yayımlama yetkisine sahip kullanıcılar “yazar” olarak adlandırılıyor. Bu tercih de platformun kendisini sıradan bir forumdan farklı konumlandıran erken dönem dilinin parçasıydı.
“Çaylak” ise yazar adayları veya belirli dönemlerde tam yazarlık yetkisine henüz ulaşmamış kullanıcılar için kullanılan statü adı haline geldi. Yazarlığa kabul sistemi Ekşi Sözlük tarihi boyunca farklı biçimlerde uygulandı. Bazı dönemlerde belirli sayıda entry yazılması ve bunların değerlendirilmesi, bazı dönemlerde ise uzun bekleme listeleri söz konusu oldu.
Çaylaklık daha sonra yalnızca teknik bir kullanıcı statüsü olmaktan çıkıp internet jargonunun bir parçasına dönüştü. “Nesil”, “gammaz”, “moderatör”, “badi” ve benzeri çok sayıda ifade de yıllar içinde sözlük topluluklarının kendi iç dilini oluşturdu.
Şükela Ne Demek?
“Şükela”, Ekşi Sözlük’te olumlu oylama ve beğenilen entry’lerin öne çıkarılmasıyla özdeşleşen ifadelerden biri. Kullanıcılar entry’leri olumlu veya olumsuz biçimde değerlendirebiliyor; “şükela modu” ise bir başlık içindeki yüksek etkileşim alan entry’leri öne çıkaran okuma biçimlerinden biri olarak kullanılıyor.
Kelimenin sözlük dışındaki gündelik Türkçede sınırlı bir karşılığı olmasına rağmen Ekşi Sözlük içinde “iyi”, “beğenilen” veya olumlu oy alan içerikle ilişkilendirilen özel bir platform terimine dönüştü.
Fav Nedir?
“Fav”, İngilizce “favorite” kelimesinden türeyen internet kısaltması. Ekşi Sözlük’te bir entry’yi favorilere eklemek, kullanıcının o içeriği profilinde saklamasına ve daha sonra kolayca ulaşmasına imkân sağlıyor.
Zaman içinde favori sayısı da entry’nin gördüğü ilgiyi ifade eden göstergelerden birine dönüştü. Ancak sözlüğün kendi oylama kültüründe favorilemek ile olumlu oy vermek aynı işlem değil. Şükela sistemi oylamayla, fav ise bir içeriği favorilere kaydetmeyle ilişkili.
Ekşi Sözlük Bir Forumdan Nasıl Ayrılıyordu?
1990’ların sonu ve 2000’lerin başında forumlar da Türkiye internetinin temel topluluk alanlarından biriydi. Ancak forum ile katılımcı sözlük arasında yapısal bir fark bulunuyordu.
Forumlarda genellikle bir kullanıcı konu açıyor, sonraki kullanıcılar da önceki mesajlara cevap vererek doğrusal bir sohbet veya tartışma oluşturuyordu. Katılımcı sözlükte ise merkezde kişiler arasındaki konuşma değil başlık bulunuyordu. Her yazarın teorik olarak başlık hakkında tek başına anlamlı bir entry yazması bekleniyordu.
Bu yapı katılımcı sözlüğü klasik sözlük, forum ve daha sonra ortaya çıkacak sosyal ağlar arasında kendine özgü bir noktaya yerleştirdi. Akademik çalışmalarda da bu platformlar, kullanıcıların mevcut içeriğe katkıda bulunabildiği ve içeriği dönüştürebildiği özgün bir dijital kültür biçimi olarak ele alınıyor.
En Beğenilen Entry Kültürü Nasıl Doğdu?
Sözlükler büyüdükçe her gün binlerce yeni entry arasından nelerin okunacağı ayrı bir sorun haline geldi. Oylama sistemleri bu noktada yalnızca beğeni aracı değil, aynı zamanda bir içerik keşfetme mekanizmasına dönüştü.
Ekşi Sözlük’te yıllar boyunca haftalık veya günlük olarak beğenilen entry’leri öne çıkaran istatistik ve liste biçimleri kullanıldı. “Geçen haftanın en beğenilen entry’leri” gibi listeler 2000’lerin ortalarında sözlük kullanıcılarının takip ettiği bölümler arasındaydı.
Daha sonra en bilinen sistemlerden biri DEBE, yani “Dünün En Beğenilen Entry’leri” oldu. Sistem dönem dönem değiştirilip kaldırıldı ve yeniden devreye alındı. Ekşi Sözlük yönetimi 2019’da DEBE’yi yeni bir sıralama yöntemiyle tekrar kullanıma aldığını açıklarken listenin daha farklı başlıklardan ve içerik türlerinden entry göstermesi için algoritmada değişiklik yapıldığını belirtmişti.
Bu listeler sözlük içinde ikinci bir içerik katmanı oluşturdu. Kullanıcının tek tek bütün gündemi takip etmesi yerine o gün veya hafta yüksek etkileşim alan yazıları okuyabilmesi, günümüzdeki sosyal medya “trend” ve öneri akışlarının daha erken bir biçimine benziyordu.
“Haftanın En Beğenilen Entryleri” Neden Başka Sitelerde de İçerik Oluyordu?
2000’li yıllarda kullanıcı üretimli platform sayısı bugüne göre daha sınırlıydı. Bu nedenle Ekşi Sözlük’te çok konuşulan veya çok beğenilen bir metin, sözlük dışındaki bloglara, forumlara ve haber sitelerine de taşınabiliyordu.
Daha genel açıdan bakıldığında bu tür listeler, sosyal medya algoritmalarından önce kullanıcı oylamasıyla oluşan popüler içeriğin editoryal bir derlemeye dönüştürülmesiydi.
Ekşi Sözlük’ten Sonra Hangi Sözlükler Kuruldu?
Ekşi Sözlük’ün popülerleşmesiyle Türkiye’de aynı temel formatı kullanan çok sayıda platform ortaya çıktı. Bunların bir bölümü genel sözlük, bir bölümü üniversite topluluğu, bazıları ise belirli ilgi alanlarına yönelik tematik sözlük olarak kuruldu.
- İTÜ Sözlük: 1 Mart 2004’te İstanbul Teknik Üniversitesi çevresinde kuruldu. Daha sonra herkese açıldı ve yıllar sonra Instela adını aldı.
- Uludağ Sözlük: 2005’te yayına başladı ve uzun yıllar Ekşi Sözlük dışındaki büyük katılımcı sözlüklerden biri oldu.
- SözlükSpot: 2007’den itibaren kullanıcıların kendi tematik sözlüklerini oluşturmasına imkân veren altyapısıyla çok sayıda küçük sözlüğün kurulmasını kolaylaştırdı.
- İnci Sözlük: 19 Aralık 2009’da kuruldu. Daha serbest formatı, argo ağırlıklı topluluk dili ve internet mizahıyla farklı bir sözlük alt kültürü oluşturdu.
Bunların dışında üniversitelere, şehirlere, mesleklere, müzik türlerine ve farklı ilgi alanlarına yönelik yüzlerce küçük sözlük kuruldu. Akademik araştırmalar Türkiye’deki katılımcı sözlük akımının 1999’da Ekşi Sözlük ile başlayıp çok sayıda farklı platformla genişlediğini belirtiyor.
Üniversite Sözlükleri Neden Bu Kadar Yaygınlaştı?
2000’lerin ortalarında üniversite sözlükleri ayrı bir kategoriye dönüştü. Bunun önemli nedenlerinden biri aynı kampüsteki öğrencilerin hocalar, dersler, fakülteler, yemekhaneler, yurtlar ve kampüs hayatı hakkında ortak bir dijital hafıza oluşturabilmesiydi.
Forumlarda belirli konuşmalar zaman içinde sayfalar arasında kaybolabilirken sözlük yapısında örneğin bir öğretim üyesinin veya dersin adı kalıcı bir başlık haline gelebiliyor, yıllar boyunca farklı öğrenciler aynı başlığa yeni entry ekleyebiliyordu.
Bu model, katılımcı sözlüklerin yalnızca mizah ve gündem platformu olmadığını; aynı zamanda belirli topluluklar için deneyim arşivi işlevi görebildiğini gösterdi.
Sözlükler 2000’li Yılların İnternet Dilini Nasıl Etkiledi?
Katılımcı sözlüklerin en belirgin kültürel etkilerinden biri kendi jargonlarını üretmeleri oldu. “Entry”, “çaylak”, “bkz”, “fav”, “şükela”, “badi”, “uçurulmak”, “nesil” gibi ifadeler, platformların düzenli kullanıcıları arasında kısa sürede ortak bir dil oluşturdu.
Dilbilim alanındaki araştırmalar da Ekşi Sözlük kullanıcılarının yeni olaylar ve durumlar karşısında sürekli yeni sözcükler, kalıplar ve türetmeler oluşturduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle sözlük kültürü yalnızca mevcut internet dilini kullanan değil, kendi dilsel biçimlerini üreten bir alan haline geldi.
Bazı terimler sözlük sınırlarını aştı. “Entry” bunun en iyi örneklerinden biri. İngilizce kökenli sözcük, Türkiye’de belirli bir nesil internet kullanıcısı için doğrudan “sözlükte yazılan metin” anlamını kazandı.
Sözlüklerin Haber Kültüründeki Yeri Neydi?
Akıllı telefon bildirimlerinin ve sosyal medya akışlarının olmadığı dönemde katılımcı sözlükler, gündemdeki bir gelişmeyle ilgili kullanıcı yorumlarına hızla ulaşılabilen alanlardan biri haline geldi.
Bir olay gerçekleştiğinde dakikalar içinde başlık açılabiliyor ve farklı kullanıcılar bilgi, gözlem veya yorum ekleyebiliyordu. Bu hız sözlükleri zaman zaman bir tür canlı gündem akışına dönüştürdü.
Ancak sözlükte yazılan bir entry haber kaynağıyla aynı şey değil. Entry’lerin doğru veya doğrulanmış olması zorunlu olmadığı için kullanıcıların aktardığı bilgiler yanlış, eksik veya tamamen mizah amacıyla yazılmış olabiliyor. Sözlüklerin haber kültüründeki etkisi büyük ölçüde gündemin nasıl yorumlandığını göstermek ile ilgiliydi; doğrudan doğrulanmış bilgi kaynağı olmakla değil.
Mizah Sözlük Kültüründe Neden Bu Kadar Önemliydi?
Katılımcı sözlüklerin yaygınlaşmasında mizahın önemli bir rolü vardı. Kısa tanımlar, kelime oyunları, ironik başlıklar, “bakınız” bağlantıları ve gündelik hayat gözlemleri platformun kendine özgü yazı biçimlerini oluşturdu.
Bir entry’nin çok uzun veya ayrıntılı olması gerekmiyordu. Bazen tek cümlelik bir gözlem veya başka bir başlığa yönlendiren kısa bir “bkz” yüksek oy alabiliyordu. Bu durum sözlük mizahının önemli bir bölümünü bağlamı bilen kullanıcıların anlayabileceği içeriden esprilere dönüştürdü.
Böylece internet sözlükleri yalnızca bilgi paylaşım alanı değil, kendi referansları, klişeleri ve dil oyunları bulunan dijital alt kültürler haline geldi.
Sosyal Medyanın Yükselişiyle Sözlük Kültürü Nasıl Değişti?
2000’lerin sonundan itibaren Facebook, Twitter ve daha sonra Instagram, YouTube, Reddit benzeri platformların günlük internet kullanımındaki ağırlığının artması sözlüklerin konumunu değiştirdi.
Daha önce kullanıcının kişisel internet günlüğü, gündem yorumu, mizahı ve sosyalleşmesi aynı sözlük hesabında birleşebilirken yeni sosyal ağlar bu işlevlerin önemli bölümünü kendi platformlarına taşıdı.
Sözlükler buna karşılık başlık merkezli ve büyük ölçüde metin ağırlıklı yapılarını korudu. Zaman içinde görsel, video ve sosyal özellikler eklense de bir kavramın yıllarca aynı başlık altında biriken yorumlardan oluşması sözlükleri klasik sosyal medya akışlarından ayırmaya devam etti.
Sosyal ağlarda eski gönderiler kronolojik akışta hızla geriye düşerken sözlükte on veya yirmi yıl önce açılmış bir başlık yeni bir entry ile tekrar gündeme gelebiliyor. Bu özellik sözlükleri aynı zamanda Türkiye internetinin uzun soluklu kullanıcı arşivlerinden birine dönüştürdü.
Entry Kavramı Bugün Neden Hâlâ Biliniyor?
“Entry” kelimesinin hâlâ anlaşılmasının en önemli nedeni Ekşi Sözlük’ün 1999’dan beri faaliyet göstermesi ve oluşturduğu formatın başka platformlar tarafından da benimsenmesi. İTÜ Sözlük, Uludağ Sözlük, İnci Sözlük ve çok sayıda küçük katılımcı sözlük aynı temel terminolojinin önemli bölümünü kullandı.
Böylece kelime tek bir sitenin teknik terimi olmaktan çıkıp Türkiye’deki katılımcı sözlük türünün genel jargonuna dönüştü. Akademik makalelerde bile platformlardaki tekil metinlerden söz edilirken “entry” veya Türkçe karşılığı “girdi” ifadeleri birlikte kullanılabiliyor.
Bugün internete ilk kez giren bir kullanıcının “post”, “tweet”, “yorum” veya “gönderi” kelimelerini kullanma ihtimali daha yüksek olabilir. Ancak 2000’lerin ve 2010’ların Türk internet kültürünü yaşamış geniş bir kullanıcı kitlesi için “entry” hâlâ çok belirgin bir anlam taşıyor.
Türkiye’deki Sözlük Kültüründen Geriye Ne Kaldı?
Katılımcı sözlükler artık Türkiye internetinin tek merkezî kullanıcı üretimli içerik modeli değil. Sosyal ağlar, video platformları, mesajlaşma toplulukları ve algoritmik içerik akışları çevrimiçi kültürü çok daha parçalı hale getirdi.
Buna rağmen sözlük formatının Türkiye internet tarihinde kalıcı bir yeri bulunuyor. Başlık altında bağımsız kullanıcı metinlerinin birikmesi, takma adla yazarlık, oylama sistemi ve platforma özgü jargon, sosyal medya çağından önce oluşan farklı bir dijital topluluk modelini temsil ediyor.
Eski bir internet sayfasında “Haftanın En Beğenilen Entryleri” başlığını görmek de bugün biraz bu nedenle nostaljik geliyor. O ifade, algoritmaların kişiye özel sonsuz akışlar oluşturmadığı; kullanıcıların haftanın veya günün öne çıkan metinlerini ayrıca arayıp okuduğu başka bir internet döneminin izini taşıyor.
Türkiye’de öne çıkan internet sözlükleri
Türkiye’de katılımcı sözlük kültürü 1999’da Ekşi Sözlük’ün kurulmasıyla yaygınlaşmaya başladı. Ekşi Sözlük, Sedat Kapanoğlu tarafından 15 Şubat 1999’da açıldı ve daha sonra Türkiye’de çok sayıda benzer platformun ortaya çıkmasına öncülük etti.
Ekşi Sözlük
Türkiye’de katılımcı sözlük formatının en eski ve en bilinen örneğidir. Kullanıcılar başlıklar altında “entry” olarak adlandırılan içerikler girer; bu içerikler bilgi, yorum, deneyim, mizah veya kişisel değerlendirme içerebilir.
İTÜ Sözlük / Instela
İTÜ Sözlük, 2004 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi çevresinde başlayan bir platformdu. Daha sonra herkese açıldı ve 2015 yılında “Instela” adını alarak klasik sözlük yapısından daha geniş bir sosyal topluluk modeline yöneldi.
Uludağ Sözlük
Uludağ Sözlük 2005 sonunda İsmail Alpen tarafından kuruldu. Ekşi Sözlük sonrasında ortaya çıkan önemli katılımcı sözlüklerden biri oldu ve yıllar boyunca kendi kullanıcı topluluğunu oluşturdu.
İnci Sözlük
İnci Sözlük 2009 yılında ortaya çıktı ve daha serbest, argo ağırlıklı internet kültürüyle diğer sözlüklerden ayrıştı. Özellikle 2010’ların başındaki internet mizahı ve “caps” kültürüyle birlikte anıldı. Akademik kaynaklarda da Türkiye’deki önemli genel katılımcı sözlüklerden biri olarak sınıflandırılıyor.