Terörsüz Türkiye Süreci Nedir? 2024’ten 2026’ya Kronoloji, TBMM Komisyonu ve Yeni Yasal Düzenleme
Terörsüz Türkiye sürecinde 2024’ten 2026’ya hangi adımlar atıldı? Öcalan’ın çağrısı, PKK’nın fesih kararı, TBMM Komisyonu ve 7595 sayılı Kanun.
Türkiye’de 2024 sonbaharından itibaren gelişen ve iktidar ile MHP tarafından “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreç, 2025’te Abdullah Öcalan’ın silah bırakma ve örgütün feshi çağrısı, PKK’nın açıkladığı fesih kararı ve sembolik silah imha töreniyle yeni bir aşamaya geçti. Ardından TBMM’de özel bir komisyon kuruldu; 2026’da ise 7595 sayılı kanunla silahsızlanma ve örgütsel tasfiye sonrasındaki bazı hukuki işlemler için çerçeve oluşturuldu.
Sürecin bütün siyasi aktörler tarafından kullanılan ortak bir adı bulunmuyor. AK Parti ve MHP açıklamalarında “Terörsüz Türkiye” ifadesi öne çıkarken DEM Parti aynı dönemi “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak adlandırıyor. TBMM bünyesinde oluşturulan yapının resmî adı ise Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu.
Terörsüz Türkiye Süreci Nedir?
“Terörsüz Türkiye” ifadesi, PKK’nın silahlı faaliyetlerinin sona erdirilmesi ve örgütsel varlığının tasfiyesi hedefi etrafında 2024’ün sonlarından itibaren kullanılan siyasi bir adlandırma. Süreci tek bir tarihte başlamış resmî bir program olarak değerlendirmek yerine, art arda gelen siyasi çağrılar, örgütün açıklamaları, silahsızlanmaya ilişkin adımlar ve TBMM’deki kurumsal çalışmalar bütünü olarak ele almak daha doğru.
TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun nihai raporu da sürecin kuruluşuna giden aşamaları 2024 sonbaharındaki siyasi gelişmelerden başlayarak ele alıyor.
2024’ten 2026’ya Sürecin Kronolojisi
- 1 Ekim 2024: TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Parti yöneticileriyle tokalaşması sonraki siyasi gelişmeler açısından dikkat çeken ilk işaretlerden biri oldu.
- 22 Ekim 2024: Bahçeli, MHP Grup Toplantısı’nda Abdullah Öcalan’ın PKK’nın silah bırakması ve örgütsel varlığını sona erdirmesi yönünde çağrı yapmasına ilişkin önerisini kamuoyuna açıkladı.
- 27 Şubat 2025: Abdullah Öcalan’ın PKK’ya silah bırakma ve örgütün feshi yönündeki çağrısı DEM Parti heyeti tarafından kamuoyuna duyuruldu.
- 12 Mayıs 2025: PKK, gerçekleştirdiği kongrenin ardından örgütsel yapısını feshetme ve silahlı faaliyetleri sona erdirme kararı aldığını açıkladı.
- 11 Temmuz 2025: Irak’ın Süleymaniye bölgesinde 30 PKK mensubundan oluşan bir grup silahlarını ateşe atarak imha etti.
- 5 Ağustos 2025: TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ilk toplantısını yaptı.
- 18 Şubat 2026: Komisyonun hazırladığı nihai rapor 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi.
- 10 Ağustos 2026: Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun TBMM’de kabul edildi.
- 18 Ağustos 2026: 7595 sayılı Kanun Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
22 Ekim 2024’te Devlet Bahçeli Ne Çağrısı Yaptı?
Sürecin kamuoyu açısından en önemli dönüm noktalarından biri MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihli grup konuşması oldu. Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın PKK’nın silah bırakması ve örgütsel varlığının sona ermesi yönünde çağrı yapmasını gündeme getirdi.
TBMM Komisyonunun 2026 tarihli nihai raporu da 22 Ekim konuşmasını komisyonun kuruluşuna giden siyasi sürecin önemli aşamalarından biri olarak kayda geçiriyor.
Bu konuşma tek başına yeni bir yasal süreç başlatmadı. Ancak sonraki aylarda gerçekleşecek görüşmeler, Öcalan’ın açıklaması ve PKK’nın fesih kararına uzanan siyasi zeminin şekillenmesinde önemli bir kamuoyu dönüm noktası haline geldi.
27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan Ne Çağrısı Yaptı?
27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan’ın mesajı DEM Parti heyeti tarafından kamuoyuna açıklandı. Metinde PKK’nın kongresini toplaması, silah bırakması ve örgütsel yapısını feshetmesi yönünde çağrı yer aldı.
DEM Parti bu açıklamayı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” olarak adlandırdı. Partinin sonraki açıklamalarında da içinde bulunulan dönem “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” ifadesiyle tanımlandı.
Bu terminoloji, AK Parti ve MHP’nin kullandığı “Terörsüz Türkiye” kavramından farklı. Bu nedenle haber ve araştırma metinlerinde iki kavramı birbirinin resmî karşılığıymış gibi kullanmak yerine hangi siyasi aktörün hangi ifadeyi tercih ettiğini belirtmek gerekiyor.
PKK Ne Zaman Fesih ve Silah Bırakma Kararı Açıkladı?
PKK, Mayıs 2025’te gerçekleştirdiği kongrenin ardından 12 Mayıs 2025’te örgütsel yapısını feshetme ve silahlı faaliyetleri sona erdirme kararı aldığını kamuoyuna duyurdu.
Bu karar süreç açısından önemli bir aşamaydı ancak örgütün kendi fesih açıklaması ile silahların tamamının teslim edildiğinin ve örgütsel varlığın fiilen sona erdiğinin devlet kurumlarınca tespit edilmesi hukuken aynı şey değil.
2026’da çıkarılan 7595 sayılı Kanun bu ayrımı açık biçimde ortaya koydu. Kanunun bazı hukuki sonuçlarının uygulanabilmesi örgütün fiilî varlığının sona erdiğinin ve kontrolündeki silahların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca ayrıca tespit edilmesine bağlandı.
11 Temmuz 2025’te Süleymaniye’de Ne Oldu?
11 Temmuz 2025’te Irak’ın Süleymaniye bölgesinde 15’i kadın toplam 30 PKK mensubu silahlarını ateşe atarak imha etti.
Tören, silahsızlanmaya ilişkin ilk sembolik uygulamalardan biri olarak kayda geçti. Ancak bu olay bütün örgüt mensuplarının silah bıraktığı veya silahların tamamının teslim edildiği anlamına gelmiyordu.
Daha sonraki hukuki düzenlemede de bu nedenle yalnızca sembolik törenlere değil, silah ve mühimmatın teslim edildiğine ilişkin resmî güvenlik tespitine dayanılması benimsendi.
TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Nedir?
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi partilerle yaptığı temasların ardından oluşturulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ilk toplantısını 5 Ağustos 2025’te yaptı.
TBMM’nin açıkladığı çalışma esaslarına göre komisyon; toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, millî dayanışma ve kardeşliğin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarındaki çalışmaların değerlendirilmesi amacıyla oluşturuldu.
Komisyona ayrıca ihtiyaç duyulan kanuni düzenlemelerin tespit edilmesi, kanun teklifi taslaklarına yönelik çalışmalar yürütülmesi ve kamuoyunun süreç hakkında bilgilendirilmesi görevi verildi.
Komisyon 51 üyeden oluştu ve çalışmalarını TBMM Başkanı başkanlığında yürüttü. Bakanlar, kamu görevlileri, hukukçular, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve farklı toplumsal kesimlerden isimler toplantılarda dinlendi.
TBMM Komisyonu Raporu Ne Zaman Kabul Edildi?
Komisyon çalışmalarının sonunda hazırlanan rapor 18 Şubat 2026’da yapılan 21’inci toplantıda oylamaya sunuldu.
TBMM’nin resmî kayıtlarına göre rapor 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla nitelikli çoğunlukla kabul edildi.
Rapor yedi ana bölümden oluştu. Son bölümlerde sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri ile demokratikleşme başlığındaki önerilere yer verildi.
Komisyon raporu tek başına kanun niteliğinde değildi. TBMM’nin daha sonraki yasama faaliyetlerinde değerlendirilebilecek tespit ve önerileri içeren siyasi ve kurumsal bir çalışma olarak hazırlandı.
7595 Sayılı Kanun Nedir?
Komisyon çalışmasının ardından 2026 yazında hukuki düzenleme aşamasına geçildi. 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun 10 Ağustos 2026’da TBMM’de kabul edildi.
Kanun Cumhurbaşkanının onayının ardından 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kanunun amacı, kendi metninde PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiilî varlığını sona erdirdiğinin ve kontrolünde bulunan silah ve mühimmatın teslim edildiğinin resmî olarak tespit edilmesinden sonraki soruşturma, kovuşturma ve infaz işlemlerinin nasıl yürütüleceğini düzenlemek olarak tanımlanıyor.
Kanunun Uygulanması Hangi Şarta Bağlı?
7595 sayılı Kanunun en önemli hükümlerinden biri, düzenlemenin bazı sonuçlarının yalnızca örgütün kendi açıklamasına bağlanmamış olması.
Kanuna göre öncelikle PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiilî varlığını sona erdirdiğinin ve kontrolündeki her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor.
Bu tespitin ardından, tespiti teyit eden Millî Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanması şartı bulunuyor. Soruşturma, kovuşturma ve cezaların infazına ilişkin kanunda düzenlenen erteleme mekanizmaları bu aşamadan sonra uygulanabiliyor.
7595 Sayılı Kanun Genel Af mı?
Kanunun yapısı bütün suçları veya bütün hükümlüleri kapsayan genel bir af şeklinde düzenlenmedi.
Düzenleme belirli örgüt suçları ile örgütün faaliyeti kapsamında işlenen belirli suçlar hakkında soruşturma, kovuşturma ve mahkûmiyetlerin infazına ilişkin özel hükümler getiriyor. Bunun yanında kanunda açık istisnalar bulunuyor.
Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren bazı suçlar, kanundaki erteleme mekanizmasının dışında bırakıldı.
Soruşturma ve Davalar Nasıl Ertelenebilecek?
Kanundaki şartların gerçekleşmesi halinde, kapsam içindeki suçlardan yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar cezanın üst sınırına göre belirli sürelerle ertelenebilecek.
Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası olan suçlarda beş yıllık; 15 yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren kapsamdaki suçlarda ise on yıllık erteleme öngörülüyor.
Erteleme süresi içinde yeni bir terör suçu işlenmesi halinde erteleme kararının kaldırılmasına ilişkin hükümler de kanunda yer alıyor.
Kesinleşmiş Cezaların İnfazında Ne Olacak?
7595 sayılı Kanun yalnızca devam eden soruşturma ve davaları değil, kapsam içindeki bazı kesinleşmiş mahkûmiyetlerin infazını da düzenliyor.
Kanundaki koşullar oluştuğunda toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası bulunanların cezalarının infazının beş yıl, daha ağır cezaların ise on yıl süreyle ertelenebilmesi öngörülüyor.
Erteleme süresinin yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanması halinde kanunda mahkûmiyetin infazına ilişkin ayrıca sonuçlar düzenleniyor. Bu işlemler otomatik değil; ilgili yargı mercilerinin kararlarına bağlı olarak yürütülüyor.
Kanundan Yararlanmak İçin Başvuru Süresi Ne Kadar?
Kanun kapsamında öngörülen mekanizmadan yararlanmak isteyenler için de süre şartı bulunuyor.
Güvenlik kurumlarının tespitini teyit eden MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren altı ay içinde ilgili Cumhuriyet başsavcılığına veya kanunda belirtilen yetkili kuruma yazılı bildirim yapılması gerekiyor.
Bu nedenle 7595 sayılı Kanunun yürürlüğe girmiş olması, kanundaki bütün hukuki sonuçların aynı gün kendiliğinden ortaya çıktığı anlamına gelmiyor.
Takip ve Değerlendirme Kurulu Nedir?
Kanun, uygulamanın izlenmesi için yürütme bünyesinde ayrıca bir kurul oluşturuyor. Kurula Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlık ediyor.
Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Millî Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri bulunuyor.
Kurulun görevi kanunun uygulanmasını takip etmek, değerlendirme yapmak ve ihtiyaç halinde alt komisyonlar oluşturmak. Kanunda ayrıca kurulun TBMM’yi düzenli olarak bilgilendirmesi ve Meclis Başkanlığı bünyesinde faaliyetleri takip edecek bir İzleme Komisyonu kurulması öngörülüyor.
“Terörsüz Türkiye” ile “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” Arasındaki Fark Ne?
Fark öncelikle siyasi terminolojiden kaynaklanıyor. AK Parti ve MHP süreci ağırlıklı olarak “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırıyor ve PKK’nın silah bırakması ile örgütsel varlığının sona ermesini merkezde tutuyor.
DEM Parti ise aynı dönemi “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak adlandırıyor ve silahsızlanmanın yanı sıra demokratikleşme, hukuki düzenlemeler ve Kürt meselesine ilişkin kendi siyasi yaklaşımını öne çıkarıyor.
Bu isim farklılığının yalnızca dışarıdan yapılan bir yorum olmadığı, TBMM Komisyonu çalışmalarında da kayda geçtiği görülüyor. DEM Parti temsilcileri komisyon raporu görüşmelerinde “Terörsüz Türkiye” adlandırmasına katılmadıklarını ve kendi kullandıkları ifadenin “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olduğunu açıkça belirtti.
Dolayısıyla süreç hakkında yazılırken herhangi bir adlandırmayı bütün tarafların kabul ettiği ortak ve tarafsız resmî isim gibi sunmak doğru değil.
Bu Süreç Eski Çözüm Süreciyle Aynı mı?
2010’lu yıllardaki çözüm süreciyle günümüzdeki süreç arasında PKK’nın silahsızlandırılması ve çatışmanın sona erdirilmesi gibi kesişen başlıklar bulunuyor. Ancak iki dönemin kurumsal ve hukuki yapıları aynı değil.
Önceki dönemde 2014 tarihli 6551 sayılı kanun, dönemin çözüm süreci kapsamında hükümetin yürütebileceği faaliyetlere ilişkin çerçeve oluşturmuştu.
2024 sonrasında gelişen dönemde ise önce siyasi çağrılar ve PKK’nın fesih açıklaması geldi; ardından TBMM bünyesinde 51 üyeli özel bir komisyon yaklaşık altı ay çalıştı ve rapor hazırladı. 2026 tarihli 7595 sayılı Kanun da örgütün fiilî varlığının ve silahlarının durumuna ilişkin resmî tespit şartını doğrudan kanun metnine yerleştirdi.
Bu nedenle bugünkü dönemi geçmişteki çözüm sürecinin birebir devamı veya aynısı olarak nitelendirmek iki dönemin hukuki ve kurumsal farklılıklarını gözden kaçırır.
Süreç 2026 İtibarıyla Hangi Aşamada?
2026 itibarıyla gerçekleşmiş somut adımlar; Öcalan’ın silah bırakma ve fesih çağrısı, PKK’nın açıkladığı fesih kararı, Süleymaniye’deki sembolik silah imhası, TBMM Komisyonunun çalışmaları ve raporu ile 7595 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi olarak sıralanabilir.
Bundan sonraki hukuki aşamalarda ise kanunda belirtilen güvenlik tespitlerinin yapılması, silah ve mühimmat teslimlerinin kayıt altına alınması, Takip ve Değerlendirme Kurulunun uygulamayı izlemesi ve TBMM’nin denetim mekanizmasının işletilmesi önem taşıyor.
“Terör tamamen sona erdi”, “PKK’nın tasfiyesi tamamlandı” veya “Kürt sorunu çözüldü” gibi kesin sonuç ifadeleri mevcut resmî belgelerin ötesine geçer. 7595 sayılı Kanunun kendisi de hukuki sonuçların önemli bölümünü örgütün fiilî varlığının sona erdiği ve silahların teslim edildiğine ilişkin resmî tespitlere bağlamış durumda.
Bu nedenle 2024-2026 döneminin mevcut tablosu, tamamlanmış bir sonuçtan çok siyasi çağrılardan silahsızlanma adımlarına, oradan TBMM çalışmasına ve yasal uygulama mekanizmasına uzanan çok aşamalı bir süreç olarak tanımlanabilir.