Bu Kitap Medyayı Sarsacak Gazeteler
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
 
 

Haftanın Çok Okunanları
Devamını Oku Tayyip'in Komedi Dükkanı
Devamını Oku Sayısal'ın Sırrı Çözüldü!
Devamını Oku Eflatun Nuri Mizahçıları Buluşturdu
Devamını Oku Radikal'e Yeni Web Sitesi
Devamını Oku Taksim İşçilere, Kadıköy Deniz'e Yasak

En Son Yorumlananlar
Devamını Oku Bir Babanın İsyanı
Devamını Oku Hüsnü Şenlendirici ve Şöhret
Devamını Oku Fethullahçılar Köşk'e Çıkıyor
Devamını Oku Deniz Baykal'dan İlk Yorum
Devamını Oku AK Kapanırsa PAK Gelir

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS 0.91
Anasayfa> Röportaj> Alper Görmüş'le Röportaj
 Alper Görmüş'le Röportaj

Alper Görmüş'le Röportaj
Eski Nokta dergisi genel yayın yönetmeni ve Taraf gazetesi yazarı Alper Görmüş'le Renkhaber'in gerçekleştirdiği röportaj




"Bir zamanlar Komünist damgası yiyorduk, şimdi ise Fethullahçı damgası!.."

 

Geçtiğimiz yıl TSK'nın andıç olayını, STK'larla olan ilişkisini ve darbe günlükleri haberlerini patlatan Nokta dergisi, bu haberler üzerine polis tarafından basılmış ve yoğun bir baskıyla karşı karşıya kalmıştı. Nitekim, bir süre sonra derginin patronu Ayhan Durgun kapatma kararı almıştı. Daha sonra derginin yayın yönetmeni Alper Görmüş ve haberi yapan muhabirler hakkında davalar açılmıştı. Uzun süre Türkiye'nin gündemini meşgul eden bu haberler ve davalarla ilgili, derginin yayın yönetmeni Alper Görmüş'le konuştuk.

Söz konusu haberleri sonrası kendileri hakkında yapılan 'Fethullahçı', 'Kürtçü', 'Amerikancı' iddialarına da cevap veren Görmüş, 11 Nisan günü beraatiyle sonuçlanan dava sonrası basında ilk olarak Renkhaber'in sorularını cevapladı. Buyrun…

 

Ali Ersin Kelleci

 

 

Geçtiğimiz yıl kapanan Nokta dergisinin Genel Yayın Yönetmeniydiniz. Kapanmanıza neden olarak gösterilebilecek birçok şey var aslında. Bu konuya gelmeden önce, geçtiğimiz yıl ülke gündemini oldukça etkili bir şekilde sarsan Genelkurmay'ın andıçı, darbe girişimleri ve TSK'nın STK'larla olan ilişkisini ortaya çıkaran haberlerinize gelmek istiyorum. Nokta'nın kapanmasına, ardından size de davalar açılmasına kadar giden olaylar zinciri böyle mi başladı?

Nokta, 8 Mart tarihli 19. Sayısında Genelkurmay'ın gazetecileri "TSK yandaşı" ve "TSK karşıtı" olarak sınıflayan "andıç"ı; 29 Mart tarihli 22. Sayısında "Darbe Günlükleri"ni; 5 Nisan tarihli 23. Sayısında ise gene Genelkurmay'ın bazı "dost" STK'larla işbirliğine yönelik çalışmasını yayımladı. STK'lar sayısının piyasaya çıktığı gün, Genelkurmay askeri savcısı beni aradı ve o habere esas teşkil eden belgeyi kendilerine verip veremeyeceğimi sordu. Veremeyeceğimi söyledim. Bundan birkaç gün sonra ise Nokta polis ekiplerince basıldı. Ellerinde Genelkurmay askeri savcılığının düzenlediği arama emri vardı.

 

Şimdi sırayla gidecek olursak eğer, andıç mevzuuna gelmek istiyorum. Olayın iç yüzünü anlatır mısınız? Genelkurmay bir kısım yazarları bu şekilde 'TSK karşıtı-yanlısı' diye kategorilere mi sokuyor?

Evet, bazı yazarlar "açıkça "TSK yandaşı", bazı yazarlar ise "TSK karşıtı" olarak kodlanıyordu.

 

Peki söz konusu habere gelen tepkiler nasıldı o dönem Genelkurmay nazarında?

Genelkurmay, birkaç gün bekledikten sonra yayımlanan haberin doğru olduğunu, ancak çalışmanın henüz taslak durumda bulunduğunu açıkladı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ise 12 Nisan'da yaptığı basın toplantısında, kendisinin "andıç"ı hiç görmediğini anlattı gazetecilere.

 

Meslektaşlarınızın tepkisi nasıl oldu?

Çoğu Genelkurmay'a sert tepki gösterdi. Genelkurmay'ın açıklamasından önce, eski bir subay olan bir gazeteci, "andıç"ın sahte olduğunu, gûya "uzman" bilgisine dayanarak izah etmeye çalıştı. Sabah gazetesi bunu manşetten yayımladı. O sıralarda genel yayın yönetmeni Fatih Altaylı'ydı.

 

Bu haberden sonra birilerinin sizden hoşnutsuz olacağını ve hedefte olabileceğinizi düşündünüz mü hiç?

Onları hiç aklıma getirmedim, kafanız ve ruhunuz öyle işlerse yapacağınız şey, başka türden bir gazeteciliktir.

 

Çok konuşulan, tartışılan ve uzun süre gündemden düşmeyen 'Sarıkız' ve 'Ayışığı' darbe girişimlerini ortaya çıkardınız. Nedir bu 'Sarıkız' ve 'Ayışığı'? TSK içinden birileri, bir zamanlar gerçekten böyle bir darbe planları içinde mi olmuş?

Yayımladığımız günlükler onu gösteriyordu. 2004'te, tam Annan Planı görüşmelerinin yarattığı hassasiyeti bu yönde kullanmak gibi bir amaç… Dönemin dört kuvvet komutanının içinde olduğu, ancak Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün başından beri engellemeye çalıştığı bir girişim…

 

Size eski Oramiral Özden Örnek'in tuttuğu günlükler ulaştırılmış belirttiğiniz gibi. Kendisi başta günlük tutmadığını, elinizdeki notların başkaları tarafından yazıldığını ifade etmişti. Daha sonra ise görevi boyunca her gün notlar aldığını itiraf etmişti. Bu çelişkiler konu hakkındaki şüpheleri daha da artırmıyor mu aslında?

Artırıyor tabii. Neticede 11 Nisan'daki duruşmamda "hakaret ve iftira" suçlamasından beraat ettim zaten.

 

Bu haberin ardından derginize yaşanan baskın olayını anlatır mısınız? Nasıl gerçekleşti?

Biraz önce de dediğim gibi, Genelkurmay askeri savcısının beni aramasından birkaç gün sonra dergimizin Bakırköy'deki bürosu 50 kadar polis tarafından basıldı. Ellerinde askeri savcılığın izin belgesi vardı. Belge, kendilerine Nokta'daki bütün dokümanların kopyasını alma ve bilgisayarların hard disklerindeki bütün bilgileri kopyalama yetkisi veriyordu.

 

Hükümet yetkilileri darbe girişiminden ziyade, bu belgeleri ortaya çıkaran Nokta'yı hedef gösteren açıklamalar yaptılar. Başbakan, 'malum dergi' deyip savcıları göreve (!) davet etmişti. Ne diyeceksiniz bunun için?

Hükümet ve siyasetçiler çok kötü bir sınav verdi. Geçmiş olsun demek için bile aramadılar. Yalnız bir noktayı düzelteyim, Başbakan'ın "malum dergi" dediği konuşmada savcıları dergiye yönelik bir soruşturmaya davet etmemişti. Tam tersine, iddiaları soruşturma yönündeydi bu talep. Fakat düşünün, ülkenin başbakanının iradesine rağmen, bu gerçekleşemedi.

 

 

AKP iktidarı o günkü tavrıyla bu meseleyle yüzleşmek istemedi mi sizce? Askerle arasının açılmaması kaygısı mıydı onlara bunu yaptıran?

Tabii. Tıpkı Şemdinli'de olduğu gibi… Ama aradan geçen bir yılda ortaya çıkan kimi gelişmeler (367 komedisi, kapatma davası vb.) onların da gözünü açmış gibi görünüyor. Darbeciliğin gözünün ne kadar kara olduğu, sanırım artık onlar tarafından da anlaşılmış bulunuyor.

 

Darbe planlamak anayasal bir suç ve buna rağmen söz konusu darbe girişimlerinden ziyade sizlerin üzerine gelindi. Sizin beklentiniz ne yöndeydi? Bu planlar hakkında bir soruşturma başlatılacağını mı düşünüyordunuz?

Haberi ilk yayımladığımızda, bunun, o aşamada bir "iddia" olduğunu, dergimize iddiasını ispat hakkı verilmesi gerektiğini, bunun da ancak yargı zemininde yapılabileceğini söyledim. Şunu da söylemiştim o zaman: Sonunda biz bir yalan haber yayımladıysak cezamızı çekelim, ama bu iddia da sorgulansın. Fakat maalesef bu yönde hiçbir gelişme olmadı. Cumhuriyet savcılarına yapılan suç duyuruları, onların görevsizlik kararıyla askeri savcılığa gönderildi. Askeri savcılık da Genelkurmay Başkanı'ndan gerekli izin çıkmadığı için darbe girişimlerini soruşturamadı.

 

Bu süreçte birçok spekülasyon ortaya çıkmıştı. Bilgilerin TSK'yı yıpratmak için Fethullahçı kesim tarafından size ulaştırıldığı, bu sebepten derginin ve sizlerin Fethullahçı olduğunuz iddia edilmişti. Tabii iddialar bununla sınırlı kalmamıştı. Amerikancı ve Kürtçü olduğunuz da dile getirildi. Bu söylenenler için ne diyeceksiniz?

Burası Türkiye. Eskiden devletin canını sıkan bütün insanlar "komünist" damgasıyla damgalanırdı, şimdi bunun adı "Fethullahçı" oldu. Ben bunlara alışığım. 1994'te, Aktüel dergisinin yayın yönetmeniyken ara seçimlerde Refah Partisi'nin beklenmedik başarısını anlamak üzere verdiğimiz Refah Partisi eki nedeniyle rakip dergideki arkadaşlarım tarafından Refah'çı ilan edilmiştim. Sonra Fethullahçılık geldi. Şimdi de Taraf'ta yazıyorum, biliyorsunuz o da dinci!

 

Nokta'nın kapanma kararına gelirsek, bu kararı derginin patronu Ayhan Durgun mu almıştı?

Evet, öyle.

 

Sebebi nedir? Maddi kriz denildi, daha sonra yaşanan baskılar denildi. Siz 'Aynen devam' kapağıyla çıkmıştınız baskınlardan sonra ama kısa bir süre sonra kapandı dergi.

Derginin imtiyaz sahibi Ayhan Durgun bana hiçbir zaman üzerinde somut baskılar olduğu, birilerinin dergiyi kapatmak istediği yönünde bir beyanda bulunmadı. Ama sıkıntısı o kadar barizdi ki, yüzüne vuruyordu. Sanıyorum o strese dayanamadığı için kararı "kapatma" yönünde oldu. "Aynen devam" taahhüdü, Nokta'daki gazetecilerin bir taahhüdüydü. Sermayemiz olsaydı hiç kuşkusuz devam ederdik.

 

Nokta'nın kapanmasından sonra eski yayın yönetmeni olduğunuz Yeni Aktüel'de yazmaya başladınız. Şimdilerde de Taraf'ta Medyaironik köşesini hazırlıyorsunuz. Peki yeniden eski Nokta ekibini yeni bir dergide görecek miyiz?

Derginin "resmen" kapandığını ilan ettiğim basın toplantısının son cümlesinde şöyle demiştim: "Nokta'daki türden bir gazeteciliği sürdürebilmek için her şeyimiz var, fakat sermayemiz yok…" Bir gün böyle bir sermaye çıkarsa, Nokta tekrar yayımlanabilir.

 

Şimdi eski hengameden uzak, sakin bir hayat mı geçiriyorsunuz?

Şimdi Akdeniz'de bir köyde yaşıyorum. Ne var ki hengâmeden uzak olduğumu söyleyemem. Bir ayağım hâlâ İstanbul'da.

NOT: Haberimiz "kaynak gösterilmeden" kullanılamaz.



13.04.2008 14:58:28
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Röportaj Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 10.05.2008 08:35:29 - Hayallerde Yaşamak, Sarsıcı Şeylere Yol Açıyor
Devamını Oku 07.05.2008 19:38:36 - Fotoğrafta İz Bırakma Hayali
Devamını Oku 05.05.2008 21:19:09 - Yazarlara Yayıncılık Hizmeti
Devamını Oku 02.05.2008 12:10:04 - LeMan Çizeri Can Barslan'la Söyleşi
Devamını Oku 29.04.2008 03:13:41 - Mavi Deniz Kırmızı Balık
Devamını Oku 27.04.2008 00:37:00 - Reşat Çalışlar'la Arabesk Anarşi Üzerine
Devamını Oku 26.04.2008 17:13:06 - Hasan Önürdeş'le Röportaj
Devamını Oku 23.04.2008 18:02:56 - Metal Fırtına'nın Yazarı Orkun Uçar
Devamını Oku 22.04.2008 18:43:05 - Hayat Bir Yutturmaca mıdır?
Devamını Oku 21.04.2008 18:40:51 - Deviniş Projesi Söyleşisi
Devamını Oku 21.04.2008 12:14:37 - Reşat Çalışlar, Fazıl Say'a Sert Çıktı
Devamını Oku 21.04.2008 09:15:38 - Tarık Ali’nin Gözünden Türkiye
Devamını Oku 13.04.2008 14:58:28 - Alper Görmüş'le Röportaj
Devamını Oku 01.04.2008 12:01:08 - Kazan: Biz Deniz Gezmiş'i Asmazdık
Devamını Oku 31.03.2008 15:15:47 - MİT'çiden Perinçek Yorumu
Devamını Oku 22.03.2008 05:27:45 - Tasdiknamemi Aldım Karikatürist Oldum
Devamını Oku 21.03.2008 09:53:57 - Yasin Yirmibeşoğlu Röportajı RH'de
Devamını Oku 18.03.2008 14:08:28 - Aman Edu, Sen Gol Atma
Devamını Oku 17.03.2008 12:32:25 - Feryal Pere Renkhaber'e Konuştu
Devamını Oku 15.03.2008 12:37:39 - Davayı Kazanacağımızı Düşünmüyordum
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 1 ziyaretçimizin puan ortalaması: 5,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
 
Radikal'e Yeni Web Sitesi
Radikal-e Yeni Web Sitesi Radikal gazetesi, yeni web sitesiyle okurunun karşısına çıktı. İşte yeni Radikal'deki ayrıntılar....
OOXML Standartına Tepki
Renkhaber'de Yenilenme Devam Ediyor
0,0 saniyede derlendi.