Abidin Sönmez Kimdir? Gelişmiş Ülke Adamı’ndan Gezegende Gezerken’e Yazarlık Yolculuğu
Abidin Sönmez’in Gelişmiş Ülke Adamı ile başlayan yazarlık çizgisi, Eleştirme Sanatı ve Gezegende Gezerken üzerinden nasıl gelişti?
Abidin Sönmez, 2008’de yayımlanan ilk kitabı Gelişmiş Ülke Adamı ile öykü alanında okur karşısına çıkan, daha sonra insan ilişkileri ve eleştiri üzerine bir çalışmaya ve şiire yönelen bir yazardır. Sönmez’in kitaplarla izlenebilen yazarlık çizgisi, Gelişmiş Ülke Adamı, Eleştirme Sanatı ve Gezegende Gezerken arasında yaşam deneyimi, insan gözlemi ve gündelik ayrıntılar etrafında gelişiyor.
Sönmez hakkında doğum tarihi, doğum yeri ve eğitim geçmişi gibi klasik biyografik ayrıntılar erişilebilir kitap kataloglarında kapsamlı biçimde yer almıyor. Bu nedenle yazarın edebiyat serüvenini en sağlıklı biçimde yayımlanmış eserleri ve ilk kitabının ardından verdiği dönemin söyleşisi üzerinden izlemek mümkün.
Gelişmiş Ülke Adamı Ne Zaman Yayımlandı?
Gelişmiş Ülke Adamı, Cinius Yayınları tarafından 2008 yılında yayımlandı. Kütüphane ve kitap kataloglarında Türk edebiyatı ve öykü kategorisinde yer alan eser, Sönmez’in ilk kitabı olarak tanıtılıyor.
Kitabın merkezinde büyük olaylardan çok insanın gündelik hayat içinde karşılaştığı durumlar bulunuyor. İnsan ilişkileri, dostluk, aidiyet, kendine güven, çalışma hayatı, yoksulluk ve farklı sosyal çevrelerde edinilen gözlemler öykülerin beslendiği başlıca alanlar arasında.
Sönmez, Sayım Çınar’la yaptığı eski söyleşisinde kitabın kendi yaşamından ve karşılaştığı insanlardan önemli ölçüde beslendiğini anlatıyordu. Yazarın yaklaşımına göre amaç, yaşananlardan kesin dersler çıkarıp bunları okura öğretmekten çok, kişinin hangi deneyimlerden geçerek ne düşündüğünü ve belirli sonuçlara nasıl ulaştığını paylaşmasıydı.
Öyküler Gerçek Yaşam Deneyimlerine mi Dayanıyor?
Sönmez’in kendi açıklamaları, Gelişmiş Ülke Adamındaki öykülerin önemli bölümünün gerçek yaşam deneyimleri ve gözlemlerinden hareketle oluştuğunu gösteriyor. Ancak bu durum öykülerin yaşananların değişmeden aktarılmış birer anı metni olduğu anlamına gelmiyor.
Gerçek hayatta karşılaşılan kişiler, olaylar ve küçük ayrıntılar yazının başlangıç noktasını oluştururken, hayal gücü bu malzemenin öyküye dönüşmesinde belirleyici bir işlev üstleniyor. Böylece yaşanmış bir olay yazıya geçtiğinde yalnızca kaydedilmiş olmuyor, yazarın düşüncesi, çağrışımları ve kurduğu yeni bağlantılarla edebi bir yapıya dönüşüyor.
Seyahatlerin de bu süreçte özel bir yeri var. Farklı şehirlerde ve ülkelerde karşılaşılan insanlar, çalışma ortamları ve gündelik hayatın alışılmadık ayrıntıları Sönmez’in anlatı dünyasına yeni malzeme sağlıyor. Yazarın sonraki şiirlerinde de yolculuk ve karşılaşma temasının devam etmesi bu bakımdan dikkat çekici.
“Öykünün Genleşmesi” Ne Anlama Geliyor?
Sönmez, yazma biçimini anlatırken kullandığı “öykünün genleşmesi” ifadesiyle, başlangıçta kısa bir not veya gözlemden ibaret olan metnin zaman içinde büyümesini tarif ediyor.
Bir olay, kişi ya da cümle önce küçük bir not olarak kayda geçebiliyor. Yazar metne yeniden döndükçe yeni ayrıntılar, çağrışımlar ve düşünceler ekleniyor. Başlangıçtaki çekirdek korunurken anlatının çevresi genişliyor ve kısa bir gözlem giderek bağımsız bir öyküye dönüşüyor.
Bu yöntem, Sönmez’in gerçeklik ile hayal gücü arasında kurduğu ilişkiyi de açıklıyor. Gerçek hayat yazının hammaddesini sağlıyor, hayal gücü ise bu malzemenin sınırlarını genişletiyor. Dolayısıyla onun öykücülüğünde yaşanmış olanla kurgulanmış olanı birbirinden tamamen ayırmak yerine, ikisinin nasıl birbirini beslediğine bakmak gerekiyor.
Abidin Sönmez’in Yazarlık Anlayışı Nasıl?
Sönmez’in ilk dönem açıklamalarında en belirgin düşüncelerden biri, yazarın kendisini okurun üzerinde konumlandırmaması gerektiği. Ona göre edebiyatın temel görevi okuru “eğitmek” ya da ona yukarıdan doğru bilgiler sunmak değil, deneyimleri ve bunlardan doğan düşünceleri paylaşmak.
Bu yaklaşım, Gelişmiş Ülke Adamındaki gündelik insan hikâyeleriyle uyumlu. Sönmez büyük iddialar yerine karşılaşmalara, küçük ayrıntılara ve insanların birbirleriyle kurduğu ilişkilere bakıyor. Bir kişinin nasıl davrandığı, başka birinin bu davranışı nasıl algıladığı ya da sıradan görünen bir olayın insan üzerinde nasıl iz bıraktığı anlatının hareket noktası olabiliyor.
Hayal gücü de bu anlayışın tamamlayıcı unsuru. Yazar açısından gözlem tek başına yeterli değil. Yaşananların yazıya dönüşebilmesi için zihinde yeniden kurulması, başka ihtimallerle buluşması ve anlatının kendi dünyasını oluşturması gerekiyor.
Eleştirme Sanatı ile Yazarlığında Yeni Bir Alan
Abidin Sönmez’in daha sonraki kitaplarından Eleştirme Sanatı, Ray Yayıncılık tarafından 2015’te yayımlandı. Kitap kataloglarında kişisel gelişim ve insan-toplum ekseninde sınıflandırılan eser, eleştirinin neden yapıldığına ve insanlar arasındaki iletişimde nasıl kullanıldığına odaklanıyor.
Kitabın yaklaşımı, karşıdaki kişiyi rahatsız etmeyi veya tartışmayı büyütmeyi amaçlayan eleştiriden çok, sorunun görülmesini ve çözüm aranmasını sağlayan bir iletişim biçimini öne çıkarıyor. Bu yönüyle kitap ilk bakışta öyküden farklı bir türde olsa da Sönmez’in ilk kitabından beri ilgilendiği insan ilişkileri temasının başka bir biçimde devamı olarak okunabilir.
Gelişmiş Ülke Adamında insan davranışları öyküler ve gözlemler üzerinden anlatılırken, Eleştirme Sanatında aynı alana daha açıklayıcı ve doğrudan bir anlatımla yaklaşılıyor.
Gezegende Gezerken Ne Anlatıyor?
Sönmez’in sonraki eserlerinden Gezegende Gezerken, Cinius Yayınları tarafından 2020’de yayımlanan bir şiir kitabı. Kitabın tanıtımında şiirlerin sade, insan odaklı bir dille kurulduğu; iş gezileri sırasında karşılaşılan olay ve kişilerle daha duygusal temaların bir arada yer aldığı belirtiliyor.
Bu içerik, Sönmez’in ilk dönem öykücülüğüyle doğrudan bir temas noktası oluşturuyor. Gelişmiş Ülke Adamında seyahatler ve farklı insanlarla karşılaşmalar öykülerin kaynaklarından biriyken, Gezegende Gezerkende benzer deneyimler şiirin malzemesine dönüşüyor.
Kitabın güncel dijital tanıtım metinlerinde Gezegende Gezerkenin 2022 yılında Altın Kalem ödülü aldığı da belirtiliyor. Bu bilgi kitap için yayımlanan tanıtım metinlerinde yer alan ödül kaydı olarak aktarılıyor.
Öyküden Şiire Uzanan Devamlılık
Abidin Sönmez’in üç kitabı yan yana değerlendirildiğinde türler değişse de bazı temel ilgilerin korunduğu görülüyor. Gelişmiş Ülke Adamı yaşam deneyimlerini ve insan gözlemlerini öyküye dönüştürüyor. Eleştirme Sanatı insan ilişkilerinin bir başka boyutu olan eleştiriyi ve iletişimi ele alıyor. Gezegende Gezerken ise seyahatleri, karşılaşmaları ve duyguları şiir diliyle işliyor.
Bu çizginin ortak noktası insanı gündelik hayatın içinde gözlemlemek. Dostluk, çalışma, ilişki kurma, başka insanları anlama, farklı yerlerde bulunma ve deneyimlerden anlam çıkarma isteği Sönmez’in farklı türlerdeki çalışmalarını birbirine bağlıyor.
İlk kitabında kısa notlardan başlayıp zamanla büyüyen öyküler için kullandığı “öykünün genleşmesi” düşüncesi de bu yazarlık çizgisini açıklayan anahtarlardan biri. Sönmez’in yazısında küçük bir karşılaşma yalnızca yaşanmış bir an olarak kalmıyor. Gözlem, hafıza ve hayal gücü devreye girdikçe öyküye, düşünce yazısına veya şiire dönüşebiliyor.
İnternette Abidin Sönmez adıyla farklı alanlarda yayımlanmış başka kitaplar da aynı yazar kayıtları altında listelenebiliyor. Ancak aynı ismi taşıyan kişilerin eserlerinin kataloglarda birleşebilmesi nedeniyle, doğrulanabilir yayın bağlantısı kurulmadan bu kitapları Gelişmiş Ülke Adamı, Eleştirme Sanatı ve Gezegende Gezerkenin yazarına ait kabul etmek doğru değil. Sönmez’in burada izlenen yazarlık yolculuğu, yayın kayıtları ve eser bağlantısı açık biçimde doğrulanabilen bu üç kitapla sınırlı tutuluyor.