Tarih

Nokta Dergisi Nedir? 1982’den 2016’ya Yayın Tarihi, Darbe Günlükleri ve Kapanış Süreçleri

Nokta dergisinin 1982’de başlayan yayın hayatını, 2007 Darbe Günlükleri dosyasını, AİHM kararını, Ergenekon sürecini ve 2016’daki KHK ile kapanışını inceliyoruz.

Nokta dergisi, 1980’lerin başında Ercan Arıklı tarafından kurulan ve farklı sahiplik dönemlerinden geçerek Türkiye’deki haftalık haber dergiciliğinin uzun soluklu markalarından biri haline gelen bir yayındı. Dergi özellikle araştırma dosyaları, siyasi haberleri ve dikkat çeken kapaklarıyla tanındı. Yayın tarihinin en tartışmalı dönemlerinden biri, 2007’de eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’e ait olduğu ileri sürülen günlüklerden hareketle yayımlanan “Darbe Günlükleri” dosyası oldu.

Nokta’nın tarihi tek bir kesintisiz yayın döneminden oluşmuyor. Dergi yıllar içinde el değiştirdi, yayınına ara verdi, 2006’da Alper Görmüş yönetiminde yeniden yapılandırıldı, Nisan 2007’de sahibi tarafından yayını sona erdirildi. Sekiz yıl sonra, 2015’te farklı sahiplik ve editoryal kadroyla yeniden çıktı. Bu ikinci dönem ise 2016’da OHAL kapsamında çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sona erdi.

Nokta Dergisi Ne Zaman Kuruldu?

Nokta’nın kuruluş yılı 1982. Medya tarihi çalışmalarının ve arşiv kaynaklarının önemli bölümü derginin Ercan Arıklı tarafından kurulduğunu ve yayın başlangıcını 1 Nisan 1982 olarak kaydediyor.

Bununla birlikte arşiv kayıtlarında daha erken tarihli bir nüsha da bulunuyor. “Nokta Haftalık Magazin Dergisi” adıyla hazırlanan, 15-21 Şubat 1982 tarihli ve “deneme sayısı” olarak tanımlanan ilk sayı Ercan Arıklı’nın sahipliğinde, Yalçın Pekşen’in genel yayın yönetmenliğinde yayımlanmış görünüyor.

Bu nedenle Nokta’nın tarihini anlatırken 1982 kuruluş yılı konusunda bir uyuşmazlık yok; ancak ilk deneme nüshası ile düzenli yayın hayatının başlangıç tarihini birbirinden ayırmak gerekiyor.

Nokta Dergisini Kim Kurdu?

Derginin kurucusu gazeteci ve yayıncı Ercan Arıklı idi. İlk dönemde yayıncı Gelişim Basın ve Yayın A.Ş. olarak görünüyordu.

Nokta başlangıçta magazin ile güncel haberleri bir araya getiren bir formata sahipti. 1983’ten itibaren daha belirgin biçimde haftalık haber ve siyaset dergisine dönüştü.

Türkiye’de televizyon haber kanallarının ve internet medyasının henüz bulunmadığı bu dönemde haftalık haber dergileri, günlük gazetelerin haberlerini daha geniş dosyalar, araştırmalar ve röportajlarla takip eden önemli bir yayın türüydü.

Nokta’nın İlk Döneminde Kimler Çalıştı?

Nokta yıllar boyunca çok sayıda gazetecinin çalıştığı veya yazı verdiği bir yayın oldu. İlk ve sonraki dönem kadrolarında Yalçın Pekşen, Tuğrul Eryılmaz, İpek Çalışlar, Yazgülü Aldoğan, Alper Görmüş, Can Dündar, Ayşenur Arslan, Ruşen Çakır ve Ahmet Şık gibi farklı kuşaklardan gazeteciler yer aldı.

Dergi özellikle 1980’lerde haber dosyaları ve kapaklarıyla gündem oluşturan haftalık yayınlardan biri haline geldi.

Nokta’nın Sahipliği Zaman İçinde Nasıl Değişti?

Nokta’nın yaklaşık otuz yılı aşan tarihinde birden fazla sahiplik değişikliği yaşandı.

Ercan Arıklı’nın Gelişim Yayınları döneminden sonra grubun yayınları 1980’lerin sonunda Asil Nadir’in kontrolüne geçti. 1990 tarihli Nokta künyelerinde Asil Nadir derginin sahibi, Ercan Arıklı ise yayın danışmanı olarak yer alıyordu.

Asil Nadir grubunun yaşadığı mali sorunların ardından Nokta yeniden el değiştirdi. 1994’te derginin büyük bölümünün Masum Türker tarafından satın alındığı dönem basınında haberleştirildi.

2000’lerin başında marka yeniden sahip değiştirdi. Dergi 2006 baharında mali sorunlar nedeniyle yayınına ara verdi ve daha sonra Ayhan Durgun’un kontrolüne geçti.

Alper Görmüş Kimdir ve Nokta’daki Görevi Neydi?

Gazeteci Alper Görmüş, Nokta’nın 2006 sonunda başlayan yeni döneminin genel yayın yönetmeniydi.

Dergi, 7 Nisan 2006’da ara verdiği yayınına Ayhan Durgun’un sahipliğinde ve Görmüş’ün genel yayın yönetmenliğinde 2 Kasım 2006’da yeniden başladı.

Yeni dönemde Nokta kendisini haftalık siyasi haber dergisi olarak konumlandırdı. Ahmet Şık ve Banu Uzpeder gibi araştırmacı gazetecilerin de bulunduğu yeni kadro, özellikle asker-siyaset ilişkileri, kamu kurumları ve güncel siyasi gelişmeler üzerine dosyalar hazırladı.

Bu yayın dönemi yalnızca yaklaşık altı ay sürdü ancak derginin tarihindeki en çok tartışılan haberlerden bazıları bu kısa dönemde yayımlandı.

Darbe Günlükleri Nedir?

Nokta’nın 29 Mart-4 Nisan 2007 tarihli 22’nci sayısında, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu ileri sürülen günlüklerden bölümler yayımlandı.

Dergi, günlüklerden hareketle 2003 ve 2004 yıllarında üst düzey bazı askerler arasında hükümete yönelik müdahale seçeneklerinin tartışıldığını ileri sürdü.

Yayınlanan metinlerde özellikle “Sarıkız” ve “Ayışığı” kod adlarıyla anılan müdahale hazırlıklarına ilişkin iddialar öne çıktı.

Derginin haberi o dönemde geniş bir siyasi ve hukuki tartışma başlattı. Ancak metinlerin Özden Örnek’e ait olduğu iddiası başından itibaren taraflar arasında ihtilaflıydı.

Özden Örnek Günlükleri Kabul Etti mi?

Hayır. Özden Örnek, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda yayımlanan günlüklerin kendisine ait olduğunu reddetti.

29 Mart 2007’de yaptığı açıklamada komutanlığı döneminde bu nitelikte bir günlük tutmadığını ve haberin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Örnek daha sonraki açıklamalarında da aynı tutumunu sürdürdü ve günlüklerin kendisine ait olduğu yönündeki iddiayı kabul etmedi.

Bu nedenle Darbe Günlükleri anlatılırken “Özden Örnek’in günlüğü” biçiminde kesin bir sahiplik ifadesi yerine, “Özden Örnek’e ait olduğu ileri sürülen günlükler” tanımını kullanmak tarihsel tartışmayı daha doğru yansıtıyor.

Sarıkız ve Ayışığı İddiaları Neydi?

Nokta’nın yayımladığı metinlerde, 2004 yılı dolaylarında bazı üst düzey askerlerin hükümete yönelik müdahale seçeneklerini değerlendirdiği ileri sürülüyordu.

“Sarıkız” adı verilen hazırlığın farklı toplumsal kesimlerin ve kurumların harekete geçirilmesi yoluyla müdahale için siyasi ortam oluşturulmasına ilişkin olduğu öne sürüldü.

“Ayışığı” ise daha sonraki ve farklı bir müdahale planı olarak haberleştirildi.

Bunlar Nokta’nın yayımladığı belgelerde ve daha sonraki Ergenekon iddianamesinde yer alan iddialardı. Bu iddiaların tamamının daha sonraki yargılamalarda kesinleşmiş maddi gerçekler haline geldiğini söylemek doğru değil.

Nokta Dergisinde 2007’de Neden Arama Yapıldı?

13 Nisan 2007’de Nokta’nın İstanbul’daki merkezinde geniş çaplı bir arama gerçekleştirildi. Ancak bu olayın hukuki dayanağını Darbe Günlükleri haberinden ayırmak gerekiyor.

Aramaya giden süreçte Nokta, Genelkurmay’a ait “gizli” ibareli belgelerden hareketle basın kuruluşları ve gazetecilerin silahlı kuvvetlere karşı tutumlarına göre sınıflandırıldığını ileri süren ayrı bir haber yayımlamıştı.

Askeri Savcılığın başlattığı soruşturma üzerine askeri mahkeme arama kararı verdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı temsilcileri ve polisler 13 Nisan’da dergi merkezine gitti.

Daha sonra AİHM kayıtlarına da giren işlemlerde dergideki 46 bilgisayarın verileri kopyalandı. Arama birkaç gün sürdü.

Darbe Günlükleri Haberi ile 2007 Baskını Aynı Dosya mıydı?

Tam olarak değil. İki haber birbirine çok yakın tarihlerde yayımlandığı ve aynı yayın organını ilgilendirdiği için sonraki anlatımlarda zaman zaman birbirine karıştırıldı.

Darbe Günlükleri, Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen metinlerden hareketle hazırlanmıştı.

AİHM’in daha sonra incelediği arama ve el koyma sürecinin asıl hukuki zemini ise Genelkurmay’a ait gizli belgelerden hareketle basın kuruluşlarının ve gazetecilerin sınıflandırılmasını konu alan başka bir Nokta haberiydi.

AİHM’in Görmüş ve Diğerleri/Türkiye kararında bu ayrım açık biçimde görülüyor.

Nokta Dergisi 2007’de Neden Kapandı?

Arama ve yoğun hukuki tartışmaların ardından derginin sahibi Ayhan Durgun 20 Nisan 2007 civarında yayını sona erdirme kararı aldı.

Nokta’nın son sayılarından biri “Sözde Değil Özde Demokrasiye Kadar Aynen Devam” kapağıyla çıktı.

Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş, 21 Nisan’da yaptığı basın açıklamasında derginin yayınının resmen durdurulduğunu söyledi.

Görmüş aynı açıklamada, kapatma kararını kendisinin vermediğini ve dergi sahibi Ayhan Durgun’un kendisine belirli bir ekonomik veya siyasi baskıdan söz etmediğini de belirtti.

Nokta Mahkeme Kararıyla mı Kapatıldı?

Hayır. Nokta’nın 2007’deki yayın hayatı bir mahkemenin “dergi kapatılsın” kararıyla sona ermedi.

Karar derginin sahibi Ayhan Durgun tarafından alındı.

Dergi hakkında soruşturmalar bulunması, merkezinde arama yapılması ve çalışanlarının hukuki süreçlerle karşılaşması başka konular; yayın sahibinin derginin faaliyetini sona erdirmesi başka bir hukuki olguydu.

Bu nedenle 2007 dönemi için “Nokta mahkeme tarafından kapatıldı” ifadesi doğru değil.

Alper Görmüş Hakkındaki Darbe Günlükleri Davası Neydi?

Özden Örnek, kendisine ait olduğu ileri sürülen günlüklerin yayımlanmasının ardından şikâyetçi oldu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Alper Görmüş hakkında iftira ve basın yoluyla hakaret suçlamalarıyla dava açtı.

Dava Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. İddianamede Görmüş hakkında toplam 6 yıl 8 aya kadar hapis cezası talep ediliyordu.

Alper Görmüş Davası Nasıl Sonuçlandı?

Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi 11 Nisan 2008’de Alper Görmüş’ün beraatine karar verdi.

Mahkeme, kendisine yöneltilen iftira ve neşren hakaret suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığı sonucuna ulaştı.

Bu beraat kararının kapsamını da doğru okumak gerekiyor. Karar, Görmüş’e yöneltilen hakaret ve iftira suçlamalarıyla ilgiliydi. Mahkemenin bütün darbe iddialarını ayrıca yargılayıp kesinleştirdiği anlamına gelmiyordu.

Darbe Günlükleri ve Ergenekon Süreci

Darbe Günlükleri tartışması 2007’de Nokta’nın kapanmasıyla sona ermedi. Belgelerdeki bazı iddialar daha sonra Ergenekon soruşturması kapsamında yeniden gündeme geldi.

2009’da hazırlanan ikinci Ergenekon iddianamesinde “Sarıkız”, “Ayışığı”, “Yakamoz” ve “Eldiven” adlarıyla anılan müdahale planlarına ilişkin iddialara geniş yer verildi.

İddianamede, çeşitli şüphelilerden ele geçirildiği belirtilen dijital belgeler ve notlar üzerinden hükümeti devirmeye yönelik hazırlıklar yapıldığı ileri sürüldü.

Özden Örnek’e ait olduğu ileri sürülen günlüklerdeki bilgiler de soruşturma dosyasındaki materyaller arasında değerlendirildi.

Darbe Günlükleri Ergenekon Örgütünün Varlığını Kanıtladı mı?

Bu yönde kesin bir ifade kullanmak mümkün değil.

Ergenekon soruşturmasının savcıları söz konusu materyalleri iddianamelerinde çeşitli suçlamaları destekleyen deliller arasında değerlendirdi. Ancak 2013’te verilen geniş kapsamlı mahkûmiyet kararları daha sonra Yargıtay tarafından bozuldu.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 21 Nisan 2016’da Ergenekon davasındaki yerel mahkeme kararını hem usul hem esas yönünden bozdu ve yerel mahkemenin “Ergenekon Terör Örgütü” kabulünde isabet bulunmadığını belirtti.

Ergenekon Davası 2019’da Nasıl Sonuçlandı?

Bozma kararından sonra yapılan yeniden yargılamada İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi 1 Temmuz 2019’da kararını açıkladı.

Mahkeme, sanıkların tamamının Ergenekon adlı silahlı örgütle bağlantılı örgüt kurma, yönetme, üyelik ve yardım suçlamalarından beraatine karar verdi.

Dosyada bazı sanıklar örgüt suçlarından bağımsız başka suçlardan mahkûm edildi. Bu nedenle Ergenekon örgüt suçları hakkındaki beraatlerle Danıştay ve Cumhuriyet gazetesi saldırısı gibi farklı fiillerden verilen hükümleri birbirine karıştırmamak gerekiyor.

Sonuç olarak Nokta’nın 2007’de yayımladığı iddialarla Ergenekon soruşturması arasında tarihsel bir bağlantı kuruldu; ancak sonraki yargı süreci, ilk iddianamelerde ortaya konulan geniş “Ergenekon örgütü” tezinin mahkûmiyetle kesinleşmesiyle sonuçlanmadı.

Görmüş ve Diğerleri/Türkiye AİHM Davası Neydi?

Nokta’nın 2007’deki arama ve el koyma işlemleri yıllar sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önüne geldi.

Başvurucular arasında Alper Görmüş, Mehmet Ferda Balancar, Ahmet Haşim Akman, Ahmet Şık, Nevzat Çiçek ve Banu Uzpeder bulunuyordu.

Başvurunun merkezinde gazetecilerin haber kaynaklarının korunması ve derginin bilgisayarlarındaki verilerin geniş kapsamlı biçimde kopyalanması yer aldı.

AİHM Nokta Baskını Hakkında Ne Karar Verdi?

AİHM 19 Ocak 2016 tarihli Görmüş ve Diğerleri/Türkiye kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesinin ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetti.

Mahkeme, söz konusu Nokta haberinin silahlı kuvvetlerin bazı medya kuruluşları ve gazetecileri “olumlu” veya “olumsuz” biçimde sınıflandırdığı iddiasıyla ilgili olduğunu belirtti.

AİHM’e göre konu kamusal tartışmaya katkı sağlayabilecek nitelikteydi.

Mahkeme özellikle dergideki 46 bilgisayarın bütün verilerine ulaşılmasını, konuyla ilgisi olmayan dosyaların da kopyalanmasını ve işlemlerin haber kaynaklarını belirlemeye yönelik sonuçlarını orantısız buldu.

AİHM, bu ölçekte bir müdahalenin yalnız mevcut kaynaklarla gazeteciler arasındaki ilişkiye zarar vermekle kalmayıp başka potansiyel kaynaklar üzerinde de caydırıcı etki yaratabileceğini değerlendirdi.

AİHM Kararı Darbe Günlüklerinin Doğruluğunu mu Onayladı?

Hayır. Görmüş ve Diğerleri/Türkiye kararı Darbe Günlüklerinin gerçekliğine ilişkin bir AİHM hükmü değildi.

Dava, askeri makamların medya kuruluşları ve gazetecileri sınıflandırdığına ilişkin gizli belgeler temelinde yapılan başka bir haber sonrasında gerçekleştirilen arama ve veri el koyma işlemleriyle ilgiliydi.

AİHM’in değerlendirdiği temel sorun, ifade özgürlüğü, kamu yararı taşıyan bilginin yayımlanması ve gazetecilik kaynaklarının korunmasıydı.

Nokta 2007’den Sonra Ne Oldu?

2007’de yayının sona ermesinin ardından Nokta yaklaşık sekiz yıl basılı haftalık dergi olarak çıkmadı.

Marka 2015’te yeniden gündeme geldi. Ancak bu dönem, Alper Görmüş’ün yönettiği 2006-2007 Nokta’sının aynı kadroyla yeniden başlaması değildi.

Sahiplik, yönetim ve editoryal kadro değişmişti.

Nokta Ne Zaman Yeniden Yayımlandı?

Nokta 18 Mayıs 2015’te yeniden yayın hayatına başladı.

Dönemin haberlerinde derginin yeni sahibinin Fransa’da yaşayan iş insanı Ramazan Köse olduğu belirtildi.

Yeni Nokta, önceki markanın adını ve haftalık haber dergisi formatını kullanmakla birlikte farklı bir kurumsal ve editoryal dönemdi.

Bu nedenle 2007’de Alper Görmüş yönetiminde yapılan yayınlarla 2015-2016 dönemindeki yayınları tek bir editoryal yönetimin devamı gibi değerlendirmek doğru değil.

2015 Döneminde Nokta’nın Yönetiminde Kimler Vardı?

2015’in ilerleyen döneminde Cevheri Güven derginin genel yayın yönetimiyle ilişkilendirilen başlıca isimlerden biri oldu. Murat Çapan ise sorumlu yazı işleri müdürü olarak görev yaptı.

Dergi 2015’te bazı kapakları nedeniyle soruşturma ve toplatma kararlarıyla karşılaştı.

2 Kasım 2015 tarihli sayı hakkında başlatılan soruşturma kapsamında Güven ve Çapan gözaltına alındı, ardından “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyana tahrik” suçlamasıyla tutuklandılar.

İkili 29 Aralık 2015’te yapılan ilk duruşmada adli kontrol uygulanarak tahliye edildi. Haklarındaki yargılama daha sonraki yıllarda devam etti.

Nokta Dergisi 2016’da Nasıl Kapatıldı?

Nokta’nın ikinci yayın dönemi, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra ilan edilen olağanüstü hal sırasında sona erdi.

27 Temmuz 2016 tarihli ve 29783 sayılı Resmî Gazete’nin ikinci mükerrer sayısında yayımlanan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında Nokta da kapatılan dergiler arasında yer aldı.

KHK’nin 2’nci maddesinde, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen ve karar metninde FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğu belirtilen listelenmiş kuruluşların kapatılması hükme bağlandı.

Nokta’nın adı KHK’nin ilgili ekindeki kapatılan dergiler listesinde yer aldı.

Burada kullanılan aidiyet, iltisak ve irtibat nitelemesi KHK’nin hukuki gerekçesidir; bağımsız bir editoryal değerlendirme olarak değil, kararın kendi ifadesi olarak aktarılmalıdır.

2007 ve 2016 Kapanışları Arasındaki Fark Ne?

Nokta’nın iki kapanış süreci hukuken birbirinden tamamen farklıydı.

  • 2007: Derginin sahibi Ayhan Durgun yayın faaliyetini sona erdirme kararı aldı. Bir mahkeme tarafından verilmiş dergi kapatma hükmü yoktu.
  • 2016: Dergi, OHAL kapsamında çıkarılan 668 sayılı KHK’nin ekli listesinde yer alarak hukuki düzenlemeyle kapatıldı.

Bu ayrım Nokta tarihinin doğru anlaşılması açısından temel önemde.

Nokta Dergisinin Yayın Tarihi Neden Önemli?

Nokta’nın tarihi, Türkiye’de haftalık haber dergiciliğinin yükselişini ve daha sonra değişen medya ortamını izlemek açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.

Dergi 1980’lerde günlük gazetelerin dışında araştırma ve dosya haberciliğine alan açan yayınlardan biri oldu. Birçok gazeteci kariyerinin farklı dönemlerinde Nokta kadrosunda çalıştı.

1990’lar ve 2000’lerde değişen medya ekonomisi, sahiplik değişimleri ve azalan haftalık dergi pazarı Nokta’nın kurumsal yapısını da etkiledi.

2007 dönemi ise askeri-sivil ilişkiler, gazetecilik kaynaklarının korunması ve soruşturmacı gazeteciliğin sınırları üzerine uzun yıllar süren hukuki tartışmalar bıraktı.

Nokta’nın 1982’den 2016’ya Kısa Kronolojisi

  • 1982: Ercan Arıklı tarafından Nokta kuruldu. Yaygın kronolojiler düzenli yayın başlangıcını 1 Nisan olarak verirken arşivlerde 15-21 Şubat tarihli deneme sayısı bulunuyor.
  • 1983: Dergi daha belirgin bir haftalık haber ve siyaset dergisi formatına yöneldi.
  • 1989-1990: Gelişim Yayınları’nın satışıyla Nokta Asil Nadir grubuna geçti.
  • 1994: Derginin çoğunluk hissesi Masum Türker tarafından satın alındı.
  • 2006: Yayına ara veren Nokta, Ayhan Durgun’un sahipliğinde Alper Görmüş yönetiminde 2 Kasım’da yeniden çıktı.
  • 29 Mart 2007: Özden Örnek’e ait olduğu ileri sürülen Darbe Günlükleri yayımlandı.
  • 13 Nisan 2007: Askeri mahkeme kararıyla Nokta merkezinde arama başladı; bilgisayar verileri kopyalandı.
  • 20-21 Nisan 2007: Sahibi Ayhan Durgun derginin yayınını sona erdirdi.
  • 11 Nisan 2008: Alper Görmüş, Darbe Günlükleri yayını nedeniyle açılan hakaret ve iftira davasından beraat etti.
  • 2009: Darbe planlarına ilişkin iddialar ikinci Ergenekon iddianamesinde ele alındı.
  • 18 Mayıs 2015: Nokta farklı sahiplik ve kadroyla yeniden yayımlanmaya başladı.
  • 19 Ocak 2016: AİHM, Görmüş ve Diğerleri/Türkiye davasında 2007 arama ve el koyma işlemleri nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti.
  • 21 Nisan 2016: Yargıtay 16. Ceza Dairesi Ergenekon davasındaki mahkûmiyet kararlarını bozdu.
  • 27 Temmuz 2016: Nokta, 668 sayılı KHK ile kapatılan yayınlar arasına alındı.
  • 1 Temmuz 2019: Yeniden görülen Ergenekon davasında tüm sanıklar örgüt kurma, yönetme, üyelik ve yardım suçlarından beraat etti; bazı sanıklar farklı suçlardan mahkûm edildi.

Nokta Dergisi Bugün Nasıl Değerlendirilebilir?

Nokta’nın 1982’den 2016’ya uzanan yayın tarihi tek bir siyasi çizgi, tek bir patron veya tek bir gazeteci kuşağı üzerinden anlatılamaz. Derginin sahipliği, kadrosu ve editoryal yaklaşımı farklı dönemlerde önemli ölçüde değişti.

Özellikle 2006-2007 Alper Görmüş dönemi ile 2015-2016 dönemini birbirinden ayırmak gerekiyor. Aynı yayın markası kullanılmış olsa da sahiplik ve editoryal yönetim aynı değildi.

Darbe Günlükleri de kendi tarihsel bağlamı içinde değerlendirilmek zorunda. Nokta’nın yayımladığı iddialar daha sonra Ergenekon soruşturmasına taşındı; ancak Ergenekon davasının ilk mahkûmiyetleri Yargıtay tarafından bozuldu ve yeniden yargılamada örgüt suçlamaları yönünden beraat kararları çıktı.

Benzer biçimde AİHM’in Nokta hakkındaki 2016 kararı da Darbe Günlüklerinin gerçekliğini doğrulayan bir karar değil, gazetecilik kaynaklarının korunması ve ifade özgürlüğü üzerine verilmiş bir insan hakları kararıydı.

Bu ayrımlar korunduğunda Nokta’nın tarihi, Türkiye’de haber dergiciliğinin gelişimi, medya sahipliğinin değişimi, araştırmacı gazetecilik, basın özgürlüğü ve gazetecilik kaynaklarının korunması gibi birçok başlığın kesiştiği uzun bir medya tarihi dosyası olarak okunabiliyor.