Yaşam

Pektus Nedir? Türleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Pektus hastalığı nedir, nasıl tedavi edilir? Kunduracı göğsü ve güvercin göğsü arasındaki farklar, korse, vakum çanı ve ameliyat yöntemleri.

Pektus, göğüs kemiği ve kaburgaların oluşturduğu göğüs duvarında görülen yapısal şekil bozukluklarının genel adıdır. En yaygın iki türü, göğüs kemiğinin içeri doğru çöktüğü pektus ekskavatum (kunduracı göğsü) ve dışarı doğru çıkıntı yaptığı pektus karinatum (güvercin göğsü) olarak bilinir. Tedavide hastanın yaşına, göğüs duvarının esnekliğine ve şekil bozukluğunun derecesine göre takip, korse, vakum çanı veya ameliyat gibi yöntemler değerlendirilebilir.

Pektus deformiteleri genellikle doğuştan gelen yapısal farklılıklar arasında yer alıyor. Ancak göğüs kafesindeki değişiklik her zaman bebeklik döneminde fark edilmiyor. Birçok kişide özellikle ergenlikteki hızlı büyüme sırasında belirginleşiyor.

Hafif vakalarda yalnızca görünüm farklılığı bulunabilirken bazı kişilerde göğüs ağrısı, çabuk yorulma ve egzersiz sırasında nefes darlığı gibi şikâyetler görülebiliyor.

Pektus tanısı alan herkesin ameliyat olması gerekmiyor. Uygun tedavi, göğüs duvarı deformiteleri konusunda deneyimli hekimlerin yapacağı değerlendirmeyle belirleniyor.

Pektus Hastalığı Nedir?

Pektus, Latince kökenli bir kelime olup göğüs anlamına geliyor.

Tıpta pektus deformiteleri, göğüs kemiği olarak bilinen sternumun ve kaburgaları bu kemiğe bağlayan kıkırdakların normal göğüs duvarı şeklinden farklı gelişmesiyle ilişkili durumları tanımlıyor.

Göğüs kemiği bazı kişilerde içeri doğru çökük, bazılarında ise dışarı doğru çıkıntılı görünebiliyor.

Bu yapısal değişiklikler göğüs kafesinin bir tarafında daha belirgin olabileceği gibi her iki tarafı da etkileyebiliyor.

Pektus deformiteleri çoğu zaman çocukluk veya ergenlik döneminde fark ediliyor. Bazı kişilerde belirgin bir fiziksel şikâyet oluşmazken bazılarında göğüs duvarının şekli kalp ve akciğerlerin çalışmasını etkileyebiliyor.

Bu nedenle pektus yalnızca estetik bir durum olarak değerlendirilmemeli.

Pektus Hastalığının Türleri Nelerdir?

Göğüs duvarı deformitelerinin başlıca iki türü pektus ekskavatum ve pektus karinatum.

Bunların dışında pektus arkuatum gibi daha nadir ve karmaşık göğüs duvarı şekil bozuklukları da bulunuyor.

1. Pektus Ekskavatum (Kunduracı Göğsü)

Pektus ekskavatum, göğüs kemiğinin içeri doğru çökmesiyle ortaya çıkan göğüs duvarı deformitesidir.

Halk arasında kunduracı göğsü veya çökük göğüs olarak adlandırılıyor.

Göğüs kemiğinin içe doğru yer değiştirmesi, göğsün orta bölümünde çukur bir görünüm oluşturabiliyor.

Çöküklüğün derinliği kişiden kişiye değişiyor. Hafif vakalarda görünüm farklılığı dışında belirti olmayabilir.

Ancak ileri dereceli pektus ekskavatumda göğüs boşluğundaki alanın azalması, kalp üzerinde baskı oluşması veya egzersiz sırasında solunum güçlüğü gibi sorunlar görülebiliyor.

Cleveland Clinic ve Johns Hopkins Medicine, pektus ekskavatumun bazı kişilerde egzersiz kapasitesinde azalma, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntıyla ilişkili olabileceğini belirtiyor.

2. Pektus Karinatum (Güvercin Göğsü)

Pektus karinatum, göğüs kemiğinin normalden daha fazla dışarı doğru çıkıntı yapmasıyla karakterize göğüs duvarı deformitesidir.

Halk arasında güvercin göğsü olarak biliniyor.

Pektus ekskavatumun aksine göğsün orta veya üst bölümü dışa doğru belirginleşiyor.

Bu deformite özellikle ergenlikteki büyüme döneminde daha görünür hale gelebiliyor.

Pektus karinatum bulunan birçok kişide kalp ve akciğer fonksiyonları normal olabiliyor.

Bununla birlikte bazı kişilerde göğüs ağrısı, egzersiz sırasında rahatsızlık veya duruşla ilişkili sorunlar gelişebiliyor.

Görünüm farklılığının oluşturduğu özgüven sorunları da tedavi değerlendirmesinde dikkate alınabiliyor.

3. Pektus Arkuatum

Pektus arkuatum, diğer adıyla Currarino-Silverman sendromu, göğüs duvarının nadir görülen yapısal deformitelerinden biri.

Bu durumda göğüs kemiğinin özellikle üst bölümünde belirgin açılanma ve çıkıntı oluşabiliyor. Bazı hastalarda göğüs kemiğinin alt bölümünde çöküklük de bulunabiliyor.

Pektus arkuatum kimi sınıflandırmalarda pektus karinatumun kondromanubriyal tipiyle ilişkili değerlendiriliyor. Ancak kendine özgü anatomik özellikleri nedeniyle ayrı bir deformite olarak da ele alınabiliyor.

Bu nedenle bütün pektus arkuatum vakalarını sıradan güvercin göğsüyle aynı kabul etmek doğru değil.

Deformitenin yapısına bağlı olarak tedavide özel cerrahi yöntemler gerekebiliyor.

Pektus Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Pektus deformitelerinin belirtileri, göğüs duvarındaki şekil değişikliğinin türüne ve derecesine göre farklılaşıyor.

Bazı kişilerde herhangi bir fiziksel yakınma bulunmuyor. Bazılarında ise özellikle hareket sırasında şikâyetler belirginleşebiliyor.

Görülebilecek belirtiler arasında şunlar bulunuyor:

  • Göğüs kemiğinin belirgin biçimde içeri çökmesi veya dışarı çıkması
  • Göğüs kafesinde asimetrik görünüm
  • Egzersiz sırasında nefes darlığı
  • Çabuk yorulma
  • Göğüs ağrısı veya göğüs bölgesinde rahatsızlık
  • Egzersiz kapasitesinde azalma
  • Bazı kişilerde çarpıntı
  • Duruş bozuklukları veya omuzların öne düşmesi
  • Göğüs görünümüne bağlı özgüven ve beden algısı sorunları

Bu belirtilerin her hastada görülmesi beklenmiyor.

Özellikle pektus karinatumda birçok kişi yalnızca dışa doğru çıkıntıdan şikâyet ediyor.

Pektus ekskavatumda ise ileri dereceli çöküklük bazı hastalarda kalp ve solunum fonksiyonlarını etkileyebiliyor.

Göğüs ağrısı ve nefes darlığının farklı hastalıklardan da kaynaklanabileceği unutulmamalı. Bu belirtiler yalnızca pektusa bağlanmamalı.

Pektus Hastalığı Neden Olur?

Pektus deformitelerinin kesin nedeni her hastada belirlenemiyor.

Göğüs kemiği ile kaburgalar arasındaki kıkırdak yapıların gelişimindeki farklılıkların, göğüs duvarının şeklini etkilediği düşünülüyor.

Aile öyküsü de önemli olabiliyor. Bazı hastaların ailelerinde benzer göğüs duvarı deformiteleri görülebiliyor.

Ancak ailede pektus bulunması, çocukta mutlaka aynı durumun gelişeceği anlamına gelmiyor.

Pektus deformiteleri bazı bağ dokusu hastalıklarıyla birlikte de görülebiliyor.

Bunlar arasında Marfan sendromu ve Ehlers-Danlos sendromu gibi durumlar yer alıyor.

Ayrıca bazı hastalarda skolyoz olarak bilinen omurga eğriliği pektus deformitesine eşlik edebiliyor.

Ancak pektus tanısı alan herkesin genetik bir sendromu bulunduğu düşünülmemeli.

Pektus Hastalığı Hangi Yaşta Ortaya Çıkar?

Pektus deformiteleri doğumdan itibaren mevcut olabilse de çoğu zaman çocukluk veya ergenlik döneminde fark ediliyor.

Özellikle ergenlikte göğüs kafesinin hızla büyümesi, mevcut şekil bozukluğunun daha belirgin hale gelmesine neden olabiliyor.

Türkiye’deki Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Pektus Polikliniği bilgilendirmesinde, deformitelerin özellikle 12-16 yaşlar arasında belirginleşebildiği aktarılıyor.

Bu yaş aralığı her hasta için kesin başlangıç dönemi değil.

Bazı çocuklarda deformite daha erken fark edilirken yetişkinlik döneminde ilk kez değerlendirmeye başvuran kişiler de bulunuyor.

Ergenlikten sonra göğüs duvarının esnekliği azalabiliyor. Ancak bu durum, yetişkinlerde tedavi yapılamayacağı veya pektusla ilişkili belirtilerin zaman içinde değişmeyeceği anlamına gelmiyor.

Pektus Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Pektus deformitelerinin değerlendirilmesinde ilk adım fizik muayene.

Göğüs cerrahisi veya çocuk cerrahisi uzmanı, göğüs kemiğinin şeklini, kaburga yapısını ve deformitenin derecesini inceliyor.

Muayene sırasında hastanın büyüme dönemi, şikâyetleri, aile öyküsü ve günlük yaşamda yaşadığı güçlükler de değerlendiriliyor.

Her hastaya aynı tetkiklerin yapılması gerekmiyor.

Hekim gerekli görürse şu incelemelerden yararlanabiliyor:

  • Akciğer grafisi: Göğüs kafesi yapısının genel değerlendirilmesinde kullanılabilir.
  • Bilgisayarlı tomografi: Özellikle ileri deformitelerde göğüs yapısı ve organlarla ilişkisini değerlendirmeye yardımcı olabilir.
  • Manyetik rezonans görüntüleme: Uygun hastalarda göğüs duvarını ve çevre yapıları incelemek için tercih edilebilir.
  • Ekokardiyografi: Kalbin yapısı ve işlevleri hakkında bilgi sağlar.
  • Elektrokardiyografi: Kalbin elektriksel aktivitesini değerlendirir.
  • Solunum fonksiyon testleri: Akciğer fonksiyonlarını değerlendirmek için kullanılabilir.
  • Egzersiz testleri: Egzersiz kapasitesi ve fiziksel yakınmaların araştırılmasına yardımcı olabilir.

Özellikle çocuklarda radyasyon içeren görüntülemeler yalnızca tıbbi gereklilik bulunduğunda tercih edilmeli.

Göğüs kafesindeki şekil değişikliğinin dışarıdan nasıl göründüğü, kalp ve akciğerlerin ne ölçüde etkilendiğini tek başına göstermeyebilir.

Pektus Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Pektus tedavisi, deformitenin türüne, hastanın yaşına, göğüs duvarının esnekliğine ve mevcut şikâyetlere göre belirleniyor.

Her hastada ameliyat gerekli değil.

Hafif vakalarda düzenli takip yeterli olabilirken uygun hastalarda korse veya vakum çanı gibi ameliyatsız yöntemler değerlendirilebiliyor.

Daha ağır veya karmaşık deformitelerde ise cerrahi tedavi gündeme gelebiliyor.

1. Korse Tedavisi

Korse tedavisi, özellikle pektus karinatum yani güvercin göğsünde kullanılan ameliyatsız yöntemlerden biri.

Bu yöntemde göğsün öne doğru çıkıntılı bölümüne kontrollü basınç uygulayan özel bir kompresyon korsesi kullanılıyor.

Amaç, büyüme döneminde esnek olan göğüs duvarının zaman içerisinde yeniden şekillenmesini sağlamak.

Çocuk Hastanesi Philadelphia (CHOP) ve Cleveland Clinic, uygun hastalarda korsenin pektus karinatum için temel tedavi seçeneklerinden biri olduğunu belirtiyor.

Korse tedavisi özellikle göğüs duvarı esnek olan çocuk ve ergenlerde daha etkili olabiliyor.

Ancak her pektus hastasına aynı korse uygulanmıyor.

Korsenin tasarımı, basınç ayarı ve günlük kullanım süresi hastaya göre belirleniyor.

Bazı tedavi programlarında korse günün büyük bölümünde kullanılırken farklı merkezlerde başka süreler önerilebiliyor.

Bu nedenle internette yer alan sabit saat veya ay bilgileriyle kendi kendine korse tedavisine başlanmamalı.

Yanlış basınç uygulanması ağrıya, cilt sorunlarına veya tedavinin başarısız olmasına neden olabilir.

2. Vakum Çanı Tedavisi

Vakum çanı, özellikle pektus ekskavatum yani kunduracı göğsünde değerlendirilen ameliyatsız tedavi yöntemlerinden biri.

Vakum çanı olarak adlandırılan cihaz, göğüs üzerine yerleştirilen özel bir başlık aracılığıyla negatif basınç oluşturuyor.

Bu basınç, içe doğru çökük göğüs kemiğinin kontrollü biçimde öne çekilmesini amaçlıyor.

Boston Children’s Hospital, bu yöntemin özellikle göğüs duvarı esnek olan ve uygun özellikler taşıyan çocuklarda yararlı olabildiğini belirtiyor.

Ancak vakum çanı her hastada aynı sonucu vermiyor.

Hastanın yaşı, çöküklüğün derecesi, göğüs duvarının esnekliği ve tedaviye uyumu sonucu etkileyebiliyor.

Vakum çanı uygulamasında ciltte kızarıklık, morarma veya hassasiyet gibi yan etkiler görülebiliyor.

Bu nedenle cihazın kullanımı ve tedavinin takibi uzman hekim tarafından planlanmalı.

3. Nuss Ameliyatı

Nuss ameliyatı, özellikle pektus ekskavatum tedavisinde kullanılan minimal invaziv cerrahi yöntemlerden biri.

Ameliyatta göğüs kemiğinin altında konumlandırılan özel metal bar aracılığıyla içe çökük bölgenin yükseltilmesi hedefleniyor.

Bar, göğüs duvarının yeni konumunu korumasına yardımcı olmak amacıyla belirli bir süre yerinde tutuluyor.

Bu süre tamamlandıktan sonra barın çıkarılması için ikinci bir işlem yapılabiliyor.

Nuss yöntemi, ileri dereceli göğüs çöküklüğü ve buna bağlı yakınmaları bulunan uygun hastalarda değerlendiriliyor.

Ancak her kunduracı göğsü hastasının Nuss ameliyatına ihtiyacı bulunmuyor.

Ameliyat kararı, şekil bozukluğunun derecesi, kalp ve akciğerlerin durumu, belirtiler ve hastanın bireysel koşulları dikkate alınarak veriliyor.

4. Ravitch Ameliyatı

Ravitch ameliyatı, hem pektus ekskavatum hem de pektus karinatumun bazı türlerinde kullanılabilen açık cerrahi yöntem.

Bu yöntemde şekil bozukluğuna neden olan kaburga kıkırdakları üzerinde cerrahi düzeltme yapılıyor ve göğüs kemiği uygun konuma getiriliyor.

Gerekli durumlarda yeni şeklin korunması için destek malzemeleri kullanılabiliyor.

Çocuk Hastanesi Philadelphia, Ravitch yönteminin özellikle ağır veya karmaşık pektus karinatum vakalarında değerlendirilebileceğini belirtiyor.

Pektus ekskavatumda da Nuss yönteminin uygun olmadığı bazı durumlarda kullanılabiliyor.

Ameliyatın kapsamı, deformitenin yapısına göre değişiyor.

5. Abramson Ameliyatı

Abramson yöntemi, pektus karinatumun uygun vakalarında kullanılan minimal invaziv cerrahi seçeneklerden biri.

Bu yöntemde göğüs kemiğinin ön tarafında konumlandırılan destek barıyla dışa doğru çıkıntının düzeltilmesi amaçlanıyor.

Türkiye’deki bazı göğüs cerrahisi merkezleri, güvercin göğsünün cerrahi tedavisinde Abramson yöntemini uyguluyor.

Ancak hangi cerrahi yöntemin daha uygun olduğu, deformitenin şekline ve hastanın bireysel özelliklerine göre belirleniyor.

Cerrahi girişimlerin enfeksiyon, kanama, ağrı ve destek barıyla ilişkili sorunlar gibi riskler taşıyabileceği unutulmamalı.

Pektus Hastalığı Egzersizle Düzelir mi?

Egzersiz, pektus deformitelerine bağlı duruş ve kas gücü sorunlarının yönetilmesine yardımcı olabilir; ancak göğüs kemiğindeki yapısal şekil bozukluğunu tek başına kesin olarak düzelttiği gösterilmiş değil.

Fizik tedavi ve uygun egzersiz programları göğüs ve sırt kaslarının güçlendirilmesine, duruşun iyileştirilmesine ve bazı hastalarda solunum hareketlerinin desteklenmesine katkı sağlayabiliyor.

Stanford Medicine Children’s Health, pektus ekskavatum bulunan hastalarda göğüs ve sırt kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizlerin ameliyat öncesinde ve sonrasında tedavi sürecini destekleyebileceğini belirtiyor.

Ancak bu çalışmalar, egzersizin bütün pektus vakalarında cerrahi veya diğer tedavi seçeneklerinin yerini aldığı anlamına gelmiyor.

Özellikle egzersiz sırasında nefes darlığı, göğüs ağrısı veya çarpıntı yaşayan kişilerin fiziksel aktivite programı için hekim görüşü alması önemli.

Ameliyat sonrasında hangi egzersizlerin ne zaman yapılabileceği ise cerrahi ekibin önerileriyle belirlenmeli.

Pektus Hastalığı Kendiliğinden Geçer mi?

Pektus deformitelerinin kendiliğinden tamamen düzelmesi beklenen bir durum değil.

Özellikle ergenlikteki hızlı büyüme döneminde göğüs duvarındaki şekil farklılığı daha belirgin hale gelebiliyor.

Ancak her hastada aynı ilerleme görülmüyor.

Bazı hafif vakalar uzun süre önemli bir fiziksel şikâyete yol açmadan devam edebiliyor.

Deformitenin takibi ve tedavi gerekip gerekmediği, çocuğun büyüme süreci ve mevcut belirtileri dikkate alınarak değerlendiriliyor.

Pektus Tedavisi Kaç Yaşında Yapılır?

Pektus tedavisi için herkes açısından geçerli tek bir ideal yaş bulunmuyor.

Korse ve vakum çanı gibi ameliyatsız yöntemler, göğüs duvarının daha esnek olduğu çocukluk ve ergenlik dönemlerinde daha etkili olabiliyor.

Cerrahi tedavinin zamanı ise hastanın gelişimine ve deformitenin derecesine göre planlanıyor.

Bazı hastalarda ergenlik döneminde ameliyat tercih edilirken yetişkinlerde de cerrahi düzeltme yapılabiliyor.

Dolayısıyla kemik gelişiminin tamamlanmış olması, pektus tedavisinin artık mümkün olmadığı anlamına gelmiyor.

Pektus Hastalığı Tehlikeli mi?

Pektus deformitelerinin büyük bölümü doğrudan yaşamı tehdit eden durumlar değil.

Ancak özellikle ileri dereceli pektus ekskavatum, bazı hastalarda kalp ve akciğerlerin çalışmasını etkileyebiliyor.

Pektus karinatumda ise ciddi kalp ve akciğer etkileri daha az görülüyor.

Göğüs duvarının görünümündeki farklılık, bazı kişilerde beden algısı ve sosyal yaşam üzerinde de önemli etkiler oluşturabiliyor.

Bu nedenle tedavi gereksinimi değerlendirilirken yalnızca dış görünüm değil, fiziksel şikâyetler ve kişinin yaşam kalitesi de dikkate alınıyor.

Pektus Hastalığı İçin Hangi Doktora Gidilir?

Göğüs kafesinde belirgin çöküklük veya çıkıntı fark eden kişiler, göğüs cerrahisi uzmanına başvurabilir.

Çocuklarda ise çocuk cerrahisi ve göğüs duvarı deformiteleri konusunda deneyimli merkezlerde değerlendirme yapılabiliyor.

Türkiye’de bazı hastanelerde bu hastalar için özel pektus poliklinikleri hizmet veriyor.

Gerekli görülen durumlarda kardiyoloji, çocuk kardiyolojisi, göğüs hastalıkları ve fizik tedavi uzmanları da değerlendirmeye katılabiliyor.

Hangi tedavinin gerekli olduğu, yalnızca dış görünüşe veya internetten incelenen fotoğraflara bakılarak belirlenmemeli.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Çocuğun göğüs kafesinde giderek belirginleşen bir çöküklük veya çıkıntı fark edilmesi halinde hekim değerlendirmesi yararlı olur.

Özellikle aşağıdaki durumlarda muayene geciktirilmemeli:

  • Göğüs kafesindeki şekil bozukluğunun hızla belirginleşmesi
  • Egzersiz sırasında nefes darlığı yaşanması
  • Göğüs ağrısının tekrarlaması
  • Çarpıntı veya belirgin çabuk yorulma
  • Göğüs duvarındaki değişikliğe omurga eğriliğinin eşlik etmesi
  • Görünüm nedeniyle günlük yaşamı etkileyen yoğun kaygı yaşanması

Ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı veya bayılma gibi belirtiler basit bir pektus yakınması olarak görülmemeli; acil tıbbi değerlendirme için 112 aranmalı.

Pektus Hastalığı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Pektus Hastalığı Geçer mi?

Pektus deformiteleri bazı kişilerde tedaviyle düzeltilebiliyor. Ancak her hastada aynı yöntem kullanılmıyor. Korse, vakum çanı veya cerrahi tedavi seçimi deformitenin türüne ve derecesine bağlı.

Güvercin Göğsü ile Kunduracı Göğsü Aynı mı?

Hayır. Güvercin göğsünde göğüs kemiği dışarı doğru çıkıntı yaparken kunduracı göğsünde içeri doğru çöküyor.

Pektus Ameliyatsız Tedavi Edilir mi?

Evet. Uygun pektus karinatum hastalarında kompresyon korsesi, seçilmiş pektus ekskavatum hastalarında ise vakum çanı değerlendirilebiliyor. Ancak bu yöntemlerin her hastada etkili olacağı söylenemez.

Pektus Korsesi Kaç Saat Kullanılır?

Korsenin günlük kullanım süresi ve toplam tedavi süresi hastaya göre değişiyor. Göğüs duvarının esnekliği, deformitenin derecesi ve kullanılan korsenin özellikleri dikkate alınıyor. Kullanım programı tedaviyi yürüten uzman tarafından belirlenmeli.

Pektus Hastalığı Kalbi Etkiler mi?

İleri dereceli pektus ekskavatum bazı hastalarda kalp üzerinde baskı oluşturabiliyor. Ancak her göğüs çöküklüğü kalp fonksiyonlarının bozulduğu anlamına gelmiyor. Gerekirse ekokardiyografi ve diğer testlerle değerlendirme yapılıyor.

Pektus Hastalığı Genetik mi?

Pektus deformitelerinin bazı ailelerde daha sık görülmesi genetik faktörlerin rol oynayabileceğini düşündürüyor. Ancak kesin neden her hastada bilinmiyor.

Pektus Yetişkinlerde Tedavi Edilir mi?

Evet. Yetişkinlerde de pektus tedavisi mümkün. Ancak göğüs duvarının esnekliği yaşla azaldığından uygun yöntem çocuk ve ergenlerden farklı olabiliyor.

Pektus Egzersizle Düzelir mi?

Egzersiz ve fizik tedavi, duruşun ve kas gücünün iyileştirilmesine yardımcı olabilir. Ancak göğüs kemiğinin yapısal çöküklüğünü veya çıkıntısını tek başına güvenilir biçimde ortadan kaldıran bir tedavi olarak kabul edilmiyor.

Pektus Tedavisinde Erken Değerlendirme Neden Önemli?

Pektus deformiteleri, göğüs kemiğinin içeri çökmesi veya dışarı çıkıntı yapmasıyla ortaya çıkan yapısal farklılıkları kapsıyor.

Hafif vakalarda yalnızca takip yeterli olabilirken uygun hastalarda ameliyatsız tedaviler veya cerrahi yöntemler kullanılabiliyor.

Özellikle büyüme döneminde göğüs duvarının esnek olması, korse ve vakum çanı gibi yöntemlerin değerlendirilmesini önemli hale getiriyor.

Ancak her hastanın tedavi ihtiyacı farklı. Korse kullanmak, egzersiz yapmak veya ameliyat olmak konusunda karar vermeden önce göğüs duvarı deformiteleri konusunda deneyimli bir uzman tarafından değerlendirme yapılması gerekiyor.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya kişiye özel tedavi önerisi yerine geçmez.